T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/54 Esas
KARAR NO:2025/263
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/01/2024
KARAR TARİHİ: 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ve davacı arasında ticari ilişki sonucu ahşap ve mobilya satımına ilişkin ----- sayılı icra dosyası ile takibe dayanak teşkil eden -------- nolu ekte sunulan fatura düzenlendiğini, takibe ilişkin ödeme emrinin davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından ----- tarihinde icra dosyasında borca ve ferilerine itiraz edildiğini ve icra müdürlüğünce düzenlenen tensip zaptıyla takibin durdurulmasına karar verildiğini, alacağın likit ve muayyen olmasına rağmen haksız ve kötüniyetli olarak yukarıda esas numarası verilen icra dosyasında borca, borcun ferilerine haksız ve kötüniyetli, olarak itiraz ettiğini, Davalı tarafından davacı şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturalara itiraz edilmediğini, davacı şirket tarafından davalının inşaatlarına mobilya sağlandığını ve kurulumu yapıldığını, ticari işlere ilişkiye istinaden ------ numaralı fatura düzenlendiğini, süresi içerisinde itiraz edilmediğini, alacağın tahsili istemi ile davalı aleyhine icra takibine başlandığını, davalı tarafından ------- dosyasına yapılan borca itirazın şimdilik -fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere- 10.000-TL için iptaline ve takibin devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça, -------- Sayılı dosyasından, faturaya dayalı ve toplam 1.065.868,20 TL (takibe konulan miktar) üzerinden yapılan icra takibinden ötürü gönderilen ilamsız ödeme emrine karşı , yasal süresinde borca ve eklentilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacı tarafından e-posta yoluyla davalı firmaya --- tarihinde tebliğ edilen, ---- meblağlı faturaya, davalı ------ adresine cevap verilerek itiraz edildiğini, İtirazın içeriğinde; ilgili faturanın ------- tarafından kabul edilmediği, kayıtlara alınmayacağı ve faturaya iptal talebi oluşturulması talep edildiğini, dolayısıyla davacının iddiasının aksine davaya konu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmiş olup işbu faturanın ticari kayıtlarda yer almadığını, davacının kesinleşmiş bir fatura alacağından söz etmesinin yasal dayanağı bulunmadığını, Davacı tarafın davaya konu alacağın likit ve muayyen olduğundan söz etmesine rağmen ve fatura değeri KDV dahil 1.065.868,20 TL olduğu halde dava değerinin 10.000- TL olmasının çelişki yarattığını, eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davalı şirketin muavin defter kayıtlarında davalının borçlu olmadığı gibi davacıdan ----- alacaklı durumda olduğunu, davacı ile davalı firma arasında ---- tarihli yazılı mutabakat anlaşması söz konusu olup buna bağlı olarak sonrasında gerçekleşen mal veya hizmet alışverişi sonucunda düzenlenen ----- düzenleme tarihli ve ---- faturanın tamamının davalı tarafından ödenmiş olup zaten bu fatura davaya konu olmadığını davaya konu olan ---düzenleme tarihli --- meblağlı faturanın ise, davalı firmanın -------- cari alacağını bertaraf etmek ve alacaklı duruma geçmek için düzenlenmiş mesnetsiz bir fatura olduğunu, 2023 yılında yapılmış herhangi bir mal veya hizmet alışverişi söz konusu olmadığı halde tek taraflı olarak,alacak yaratmak adına bu faturanın düzenlendiğini savunarak, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi ve haksız, kötü niyetli takipten ötürü davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve bu giderlerden olan avukatlık ücretinin davaıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.-----dosyası celp edilmiştir.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ------Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 14/05/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2021, 2022, 2023 yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, davalı tarafa yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar sunulmamıştır.SMMM bilirkişi -------- tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...Davacı Şirketin, davanın dayandığı takibe konu ettiği 1.065.868,20 TL Fatura Alacağının, şimdilik ve fazlaya ilişkin talep hakları saklı tutularak 10.000.-TL” lik Kısmı üzerinden harçlandırılarak, İtirazın Kısmi İptali/Takibin Devamı istemli olarak Davalı Şirketin aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına düzenlenen, ancak davalı şirketçe kabul edilmeyerek Ticari Defterlere kaydedilmeyen Takip/Dava konusu,-------Tutarlı E-Fatura yönünden, Sayın Mahkemenin, Davacı Şirketin işbu Fatura bedeline hak kazandığı yönünde hüküm kurması halinde, Davacı Şirketin Davalı Şirketten 817.265,85 TL Alacaklı durumda olacağı, Davacı Talebinin 10.000.-TL olması nedeniyle Taleple Bağlılığın Sayın Mahkemece değerlendirileceği, Sayın Mahkemenin, Davacı Şirketin işbu Fatura bedeline hak kazandığını ispatlayamadığı yönünde hüküm kurması halinde ise, Davalı Firmanın Davacı Firmaya Borcunun bulunmayacağı, hatta 248.602,35 TL ASIL Alacaklı durumda olacağı, dolayısıyla davanın dayandığı takibe itirazında da bir isabetsizlik olmayacağı...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı tarafça rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.Davacı vekili ------- sistemi üzerinden Mahkememize sunmuş olduğu -------- dilekçesi ile özetle;''...dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle talep edilen toplam 10.000 TL taleplerinin 807.265,85 TL artırılmak suretiyle toplamda 817.265,85 TL ‘nin hükmen tahsiline karar verilmesi yönünde beyanda bulunmuş ve ıslah taleplerinin kabulü ile davalı tarafından ----------dosyasına yapılan borca itirazın dosyada bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda 817.265,85 TL için iptaline ve takibin devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiş, 12/02/2025 tarihinde ıslah harcı Mahkeme veznesine depo edilmiş, sunulu dilekçe davalı tarafa tebliğ edilmiştir.İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Davacı tarafından ticari satımdan doğan alacağın davalıdan tahsili isteminin konu edildiği icra takibine yapılan davalı itirazının iptali istemiyle huzurdaki dava açılmıştır.Davalı tarafından, takibe konu faturanın e-posta ile tebliğ edildiği, itiraz ile davacı tarafa iade edildiği, faturanın herhangi bir mal veya hizmet alışverişi söz konusu olmadan tek taraflı olarak düzenlendiğinin savunulduğu görülmüştür.---------Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Davacı tarafından ------asıl alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, borcun sebebi olarak------- bedelli fatura olarak gösterildiği, davalı tarafından borca itiraz edilerek takibin durduğu, huzurdaki davanın 10.000,00 TL üzerinden harçlandırılmak suretiyle yasal süre içerisinde açıldığı, 30/12/2024 tarihli dilekçesi ile taleplerinin 807.265,85 TL artırılmak suretiyle toplamda 817.265,85 TL ‘nin hükme başlanmasını talep etmiştir.Yapılan yargılama ile 6100 sayılı HMK 222. Madde ihtarı yapılmak suretiyle taraflara ticari defterleri sunmaları için kesin süre verildiği, alınan bilirkişi raporunda; taraflara ait ticari defterlerin açılış onaylarının bulunduğunun, davacı şirket ticari kayıtlarında takibe konu 05/12/2023 tarihli faturadan kaynaklı olarak davacı tarafın 1.065.868,20 TL alacaklı durumda bulunduğu, davacı şirket tarafından ticari defter ve kayıtlarıyla örtüşmeyen açık hesap ekstresinde ise 817.265,85 TL alacaklı olarak görüldüğü, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde ise davacı şirketten 248.602,35 TL alacaklı durumda bulunduğu, takibe konu faturanın davalı şirket ticari defterlerinde yer almadığı, taraflar arasında 1.065,868,20 TL - 248.602,35 TL = 817.265,85 TL mutabakatsızlık bulunduğu, Tarafların 16/06/2021 tarihli sipariş sözleşmesinden doğan ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda mutfak dolapları, iç kapılar ve süpürgelik, vestiyer dolabı, banyo dolapları wc dolabı, tezgahlararası ahşap panel şaft kapağı ve tezgahı işleri nedeniyle toplam 2.640.580.00-TL Sipariş Sözleşmesi bulunduğu, ancak "Tezgahlararası ahşap panel şaft kapağı ve tezgahi” 634.030.-TL kalemine ilişkin olarak yapılacak imalatların üstünün çizilmiş ve yapılmayabilir notunun şerh edilmiş olduğu, davalı şirketçe davacı şirkete ileri vadeli çekler keşide etmek ve banka havaleleri gerçekleştirilmek suretiyle; ------- Yılında Toplam 1.900.000.-TL, --- Yılında Toplam 300.000.-TL ve ------ Yılında Toplam 450.000.-TL olmak üzere Toplamda 2.650.000.-TL ödeme yapılmış olduğu, işbu ödeme tutarı yönünden taraflar arasında çekişme bulunmadığı, takibe konu faturada yer alan kalemlerin sözleşmede yer almayan, ilave ve fark işlemleri ile montajı yapılan imalatların tekrar sökülüp, takılması veya yenilenmesi gibi alacak kalemlerden oluştuğu, davalı şirketçe yasal süresi içinde 06/12/2023 tarihinde itiraz edildiği, bu kapsamda ticari defter kayıtlarının dayanakları ile uyumlu olduğu görülen davalı taraf ticari defterlerine itibar edilmesi gerektiği, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olduğu, davacı tarafından her ne kadar bir kısım ------- yazışması sunulmuş ise de delil yasal süre içerisinde sunulmadığı gibi davalı tarafından aşama itibariyle delil sunulmasına muvaffakat edilmediği, uyuşmazlık miktarı dikkate alındığında iddianın tanık delili ispatının mümkün bulunmadığı, davacı tarafından yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmultur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine,
3-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)Karar ve ilâm harcı olan 615,40-TL harçtan peşin ve ıslah suretiyle alınan 13.956,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.341,45-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine,
5-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-)Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 126.417,22-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde --------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/03/2025