T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/662
KARAR NO : 2025/240
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı ile davalı sigorta şirketi arasında 27.04.2022-27.04.2023 vadeli ----- nolu Yurt İçi Taşıyıcı Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, söz konusu poliçe kapsamında teminat altına alınan davacıya ait----- plakalı araçta taşınan yükte 03.07.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kayma meydana geldiğini, kayma nedeni ile taşınan yükte toplam 14.942,50 USD değerinde maddi zarar meydana geldiğini, trafik kazasının 03.07.2022 tarihinde ---- Tekeli beldesi civarında meydana geldiğini, davacıya ait aracın önündeki başka bir araç yol çalışması nedeni ile aniden durduğunu, davacıya ait aracın sürücüsünün de ona çarpmamak için ani fren yaptığını, Dava konusu maddi hasarın da ani fren nedeni ile taşınan yüklerin kaymasından kaynaklandığını, taşınan ve zarara uğrayan yükün ------ait olduğunu, zararın davacı şirket tarafından karşılandığını, davalı şirkete müracaat edildiğini ancak talebin reddedildiğini, talebin ret edilmesi nedeni ile 21.11.2022 tarihinde----- sayılı dosya ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, Hakem Heyeti "Uyuşmazlığın Genel Yargı Yolu çözümlenebileceği" gerekçesi ile 29.05.2023 tarihinde ---- sayılı karar ile "esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı" şeklinde karar vererek davacının başvurusunun iade ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 14.942,50 USD' nin davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, kanunda belirtilen evraklar ile davalı şirkete başvuru yapılmadığını, yurtiçi karayolu sigorta poliçesi şartları gereği sadece yurtiçi taşımaları teminat kapsamına alındığını, yurtdışı taşımalarında meydana gelebilecek hasarlarda davalı sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, her halükarda dava konusu emtia poliçe şartlarına uygun olarak taşınmaması sebebiyle davacının taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, yabancı para cinsinden yapılan hesaplamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur durumunun tespiti gerektiğini, davalı şirketin temerrüde düşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Hasar dosyası, trafik tescil kayıtları, STK dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizin 27/02/2024 tarihli celse ara kararı ile uyuşmazlık konuları bakımından rapor tanzim edilmek üzere dosya taşıma ve alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, tanzim edilen raporda özetle;''...Dosya münderecatından; dava konusu emtiaya yönelik ana nakliyecinin ---- ve alt nakliyecinin davacı şirketin yüklenmiş olduğu, Taşımanın yapıldığı güzergah itibariyle taşımaya Türkiye'nin de 05 Ocak 1995 tarihinde onayladığı, 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe koyduğu CMR (Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi) Konvansiyonu hükümleri uygulanması gerektiği, CMR Md 8/1 gereğince, taşıyıcı kural olarak malı yükleme yerinde teslim alırken bir kontrol yükümlülüğü altında olduğunu, bu yükümlülüğün kapsamı içine yükün ve ambalajının durumu dâhil olduğunu, ancak kontrol için gereken araçlardan yoksun olduğunda CMR taşıma senedine çekincesini gerekçesi ile birlikte yazması gerektiği, Dosyadaki CMR senedinde veya diğer belgelerde taşıyıcının bu tür bir çekince koymadığı açık olduğuna göre karine olarak taşıyıcının temiz durumda ve eksiksiz aldığı malı aynı şekilde varma yerinde alıcıya teslim etmesi (CMR Md. 17/1) gerektiği, Ancak, bu karinenin tersini taşıyıcı kanıtlama hakkını haiz olduğunu, MADDE 879- (1) Taşıyıcı; a) Kendi adamlarının, b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Ayrıca taraflar arasında Nakliye kısmı yönünden ihtilaf olmadığından, ihtilaf Türk Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu genel hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, Taraflar arasındaki yazışmalar, Yurtdışı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi, Taşıma Evrakları Gümrük Belgeler, CMR vb. belgelerin dosyaya ibraz edilmemiş olduğu, Dosya muhteviyatına sunulmuş olan poliçe yurtiçi taşımayı kapamaktadır. Dosya muhteviyatında taşımanın davacı tarafından gerçekleştirilmiş olması hususunda ihtilaf olmadığı Dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge ve dokümanların incelenmesi neticesinde söz konusu hasarın yol çalışması nedeni ile aracın aniden İren yapması neticesinde yükün savrularak hasarlanmış olabileceği, eksper raporunda belirtilen kasalardaki kırığın da bu savrulmadan kaynaklı olabileceği, Davacı tarafından sunulan bilgi belge ve dokümanların incelenmesi neticesinde hasarlı ürünün 6.950,00 Kg olarak belirtilmiş olduğu, Bu kapsamda hasarlı kısmın 6.950,00 Kg. x 8.33 = 57.893,50 SDR ( Olay tarihindeki (04.07.2022) SDR Kuru: 22.3615 TL), Taşıyıcı sorumluluğunun CMR Konvansiyonu gereği taşıyıcı sorumluluğunun üst sınırını oluşturduğu, Davacının oluştuğunu beyan ettiği gerçek zararın sınırlı sorumluluk limitinin altında kalması halinde gerçek zarar, üstünde kalması halinde ise limitle bağlı olarak sorumluluğunun doğacağı, Bu kapsamda SDR kuru üzerinden toplam zararın 57.893,50 SDR X 22.3615 TL=1.294.556 TL olduğu, Bu rakamın sorumluluk limitinin üst sınırını gösterdiği, bu nedenle talep edilmiş olan 14.942,50 USD (251.766.18 TL) nin gerçek zarar olarak değerlendirilmesi gerektiği, TTK MADDE 888- Fiili taşıyıcı (1) Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilen ile, sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmeler, fiili taşıyıcıya karşı, bunları yazılı olarak kabul etmesi şartıyla geçerlidir. (2) Filli taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def'ileri ileri sürebilir. (3) Asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar. Söz konusu zararın taşıma esnasında sürücü tarafından yapılmış olan ani fren nedeni ile hızı ile doğru orantılı olarak meydana gelmiş olan G kuvveti nedeni ile oluşmuş olduğu, davalı eksper raporunda belirtilmiş olan alt kat kasaların da bu kuvvet nedeni ile hasar meydana gelmiş olduğu kanaati oluştuğundan gerek CMR Konvansiyonu gerekse kanun kapsamında (TTK Madde 888/3 ) davacı ve dava dışı ----- müşterek ve müteselsilen sorumlu olması gerektiği,... Ancak dava konusu hasarın taşımadan kaynaklı olmadığı ve trafik kusur tespiti nedeni ile meydana gelmiş olduğu dikkate alındığında davacı fili taşıyıcının asli kusurlu olarak değerlendirilmesi gerektiği Ürünlerin yüklemesinde 10 sıra üst üste olmasının sorun teşkil etmeyeceği, yatay şeritlerin ve köşebentlerin istiflemeye uygun olduğu, paletlerin taşıma kapasitesinin ve araç içinde yerleşimlerinin uygun olduğu, ürün ambalaj ve yükleme ile alakalı teknik bir sorun tespit edilemediği, Muhtemel olayın aracın ani freni ile tüm yükün ani ivmesi ile öndeki sıradaki kasalara depolama ve taşıma esnasında ki normal taşıma kapasitesinin çok üzerinde ağırlık yüklemesi sonucu kasalarda kırılma şeklinde gerçekleştiği, Zarar gören emtia nın sevk edileceği bölgeye uzaklık, gümrük vergileri/giderler ve ticari anlaşmalara göre farklılık gösterecek olsa da, kaza tarihi fiyatları bakımından gideceği ---- bölgesi için 2.15 USD nin uygun olacağı, ...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Mahkememizin 01/10/2024 tarihli celse ara kararı ile daha önce rapor sunan bilirkişi heyeti yanına sigorta alanında uzman bilirkişide eklenmek suretiyle yeniden rapor alınmasına karar verilmiş olmakla, tanzim edilen raporda özetle;''...Davacı tarafından dava dilekçesinde; “Taşınan ve zarara uğrayan yük ----- aittir. Şirketin zararı müvekkil tarafından karşılanmıştır. Buna ilişkin ibra yazısı dilekçe ekindedir.” Şeklinde olup, ----- adına düzenlenmiş 27.04.2022-27.04.2023 tarihleri arasında geçerli------ poliçe nolu yurt içi Karayolu Taş. Sor. Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, teminat tutarının beher seferde azami 1.000.000,00 TL olduğu, yıllık 1.000.000,00 TL olduğu, 04.07.2022 tarihinde meydana gelen kaza tarihinde poliçenin yürürlükte olduğu, Davacının poliçe teminatı kapsamında hasar bedelini sigortacıdan talebinin yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda heyetimiz tarafından; Davacı tarafından sunulan bilgi belge ve dokümanların incelenmesi neticesinde hasarlı ürünün 6.950,00 Kg olarak belirtilmiş olduğu, Bu kapsamda hasarlı kısmın 6.950,00 Kg. x 8.33 = 57.893,50 SDR (Olay tarihindeki (04.07.2022) SDR Kuru: 22.3615 TL) Taşıyıcı sorumluluğunun CMR Konvansiyonu gereği taşıyıcı sorumluluğunun üst sınırını oluşturduğu, Davacının oluştuğunu beyan ettiği gerçek zararın sınırlı sorumluluk limitinin altında kalması halinde gerçek zarar, üstünde kalması halinde ise limitle bağlı olarak sorumluluğunun doğacağı, Bu kapsamda SDR kuru üzerinden toplam zararın 57.893,50 SDR X 22.3615 TL = 1.294,556 TL olduğu, Bu rakamın sorumluluk limitinin üst sınırını gösterdiği, bu nedenle talep edilmiş olan 14.942,50 USD (251.766.18 TL) nin gerçek zarar olarak değerlendirilmesi gerektiği, Bu nedenle heyetimiz tarafından talep edilmiş olan 14.942,50 USD (251.766.18 TL) nin gerçek zarar olarak değerlendirilmesi gerektiği, görüşüne varıldığından 251.766,18 TL nin sigortacıdan talep edilebileceği, TTK MADDE 888- taşıyıcı (1) Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilen ile, sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmeler, fiili taşıyıcıya karşı, bunları yazılı olarak kabul etmesi şartıyla geçerlidir. (2) Fiili taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def'ileri ileri sürebilir. (3) Asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar. Söz konusu zararın taşıma esnasında sürücü tarafından yapılmış olan ani fren nedeni ile hızı ile doğru orantılı olarak meydana gelmiş olan G kuvveti nedeni ile oluşmuş olduğu, davalı eksper raporunda belirtilmiş olan alt kat kasaların da bu kuvvet nedeni ile hasar meydana gelmiş olduğu kanaati oluştuğundan gerek CMR Konvansiyonu gerekse kanun kapsamında ( TTK Madde 888/3 ) davacı ve dava dışı ----- müşterek ve müteselsilen sorumlu olması gerektiği, Açıklanan nedenle sigortacının rücu hakkı konusunun ayrı bir dava konusu olup, olmadığının takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğu, Yukarıda belirtilen hususların Sn. Mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmasını bunun haricinde Kök Rapor görüş ve kanaatlerin aynen devam ettiği...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Huzurdaki dava, taşıma sigorta poliçesi kapsamında sigorta tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dosyada mübrez poliçeden; Davacı şirketin Yurtiçi Karayolu Taşıma Sorumluluk Sigorta Poliçesi" ile ----- plakalı araçla gerçekleştirilen taşımanın sigortalı olduğu, Sigorta Özel Şartları altında;
-Sigorta konusunun Muhtelif Ticari emtia yaş sebze, meyve,..v.s. Olduğu, beher seferde azami sorumluluk limitinin 1.000.000,00-TL (araç başına) olduğu, sigortalı olduğu,
- Yalnızca bir kazayı önlemek amacıyla sevk aracının ani ve şiddettli fren yapılması nedeniyle (kaza olsun, olmasın ) sevk konusu emtianın/konteynerin (kilitlerinin kırılarak, fırlayarak vb) kasa üzerinden kayması, düşmesi veya devrilmesi sonucu taşınan emtiada (ambalajı ve istiflenmesi usulüne uygun olması, yetersiz ambalaj ve /veya hatalı yükleme /istiflemeden kaynaklanmamış olması kaydıyla) meydana gelecek hasar bedeli sözleşme teminatına dahil edildiği,
- Sigortalının yapacağı ihracat taşımalarına Türkiye sınır kapılarına kadar teminat verildiği, (poliçede aksine hüküm yoksa) Hiçbir şekilde teminat Türkiye sınırlarının dışını kapsamayacağı, Serbest bölge olarak adlandırılan bölgelerde meydana gelecek hasarlar teminat dışı olduğu, Sigortalının yapacağı ithalat taşımalarına Türkiye sınır kapılarından sonra teminat verilmiştir. (poliçede aksine hüküm yoksa) Hiçbir şekilde teminat Türkiye sınırlarının dışını kapsamayacağı, Sigortalının bu tür taşımalar için CMR poliçesinin mevcut olması halinde işbu poliçe teminatının geçersiz. olacağı, CMR poliçesinin devreye gireceği konusunda sigortalı ile mutabık kalındığına dair düzenlemeler bulunduğu görülmüştür.
Kaza Tespit Tutanağından;“...04.07.2022 tarihinde saat 11:15 sıralarında beyana göre sürücü --- sevk ve idaresindeki ----plaka ayıla araç ile ---- beldei civarında seyir halinde iken yol çalışmat nedeni ile aynı istikamette önünde seyir halinde olan aracın aniden durması neticesinde çarpmamak için fren yaptığında römork kısmında emteaların kayması ve zarar görmesi ile sonuçlanan maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş...“ olduğuna dair tutanak tanzim edilmiş olduğu görülmüştür.
Dosya muhteviyatı sunulu 27/07/2022 tarihli muvaffakatname belgesinden; -----. tarafından yükün kayması neticesinde meydana gelmiş olan 14.942,50 USD hasarın taşıyıcı firma alacak hesabından mahsup edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Doya muhteviyatına sunulmuş olan ----Eksper Raporundan taşımanın ----- güzergahında ve yükleme tarihinin 03/07/2022 tarihi olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama ile dava dışı ---ait "taze kayısı" emtiasının----- karayolu ile taşınmasında akdi taşıyıcının dava dış----. Ve fiili taşıyıcının davacı şirket olduğu, emtianın taşınmak üzere 03/07/2022 tarihinde---- araca yüklendiği, 04/07/2022 tarihinde --- Beldesi civarında araç seyir halinde iken yol çalışması nedeni ile aynı istikamette önünde seyir halinde olan aracın aniden durması neticesinde çarpmamak için fren yaptığında römork kısmında emtiaların kayması ve zarar görmesi ile sonuçlanan maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde -----plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, emtianın taşınmak üzere davacıya tesliminde hasarına ya da ambalaj ve istifleme eksikliğine ilişkin dosya muhteviyatında "ihtirazı kayıt" beyanı bulunmadığından karine olarak emtianın hasarsız ve eksiksiz şekilde teslim alındığının kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar ekspertiz raporunda hasar nedeni "ambalaj yetersizliği ve yola hazırlıktaki yetersizlik" olarak değerlendirilmiş ise de Mahkememizce alınan bilirkişi heyet kök ve ek raporunda yükleme, kullanılan paletlerin taşıma kapasitesi ve araç içi yerleşimleri, kasaların özelikleri ile istiflenme yüksekliği, şerit ve köşebentlerle kasa hareketinin kısıtlanıp kısıtlanmadığı gibi teknik veriler değerlendirilmek ve açıklanmak suretiyle somut olayda "ürün ambalaj ve yükleme" ile alakalı teknik bir sorunun tespit edilemediğinin, hasarın aracın ani freni ile tüm yükün ani ivmesi ile meydana geldiğinin tespit edildiği gibi ekspertiz çalışmalarının olay tarihinden 25 gün sonra yapıldığı da dikkate alınarak Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığı, taşıyıcının taşıdığı eşyayı varma yerinde “teslim aldığı haliyle” alıcısı emrine veya onun temsilcisine teslim borcunu üstlendiği ve kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan mesul olduğu, somut olayda taşıyıcının ağır kusuru söz konusu olmadığından CMR Konvansiyonun 23/3 maddesi gereği tayıcının üst sorumluluk sınırı içinde zararı tazmin yükümlülüğü bulunduğu ve dosya taraflarının hukuki durumları dikkate alındığında davalı sigortacı sorumluluğunun da teminat limitleri dikkate alınarak bu esas üzerinden değerlendirilmesi gerektiği, taşımaya konu emtianın toplam ağırlığının 23.500,00 kg olup, hasarlı emtianın 6.950,00 kg olduğu, bu kapsamda taşıyıcının üst sınır sorumluluğunun hasarlı kısmın 6.950,00 Kg x 8.33 = 57.893,50 SDR ile sınırlı olduğu, hasar tarihinde SDR kuru üzerinden toplam zararın 57.893,50 SDR X 22.3615 TL = 1.294,556 TL olduğu görülmekle somut olayda eksik sigorta bulunduğu anlaşılmış ise de eksik sigorta durumunun uyuşmazlığa menfi bir etkisi bulunmadığı, bu kapsamda sunulu raporda yapılan aşkın sigortaya yönelik değerlendirmeye Mahkememizce itibar edilmediği, CMR Md.23/7' de sorumluluk üst sınırının belirlenmesinde kullanılacak olan SDR kurunun taraflar aksini sözleşme ile kararlaştırmamış ise Mahkemenin karar verdiği tarihteki SDR kuru olması gerektiği, karar tarihinde (11/03/2025) 1 USD =36,5762 TL, 1 SDR/USD = 1.33037 USD, 1SDR /TRY = 48.5435 TL olduğu, bu kapsamda davalı taşıyıcının üst sınır sorumluluğunun 57.893,50 x 48.5435 =2.810.353,11 TL olduğu, talep edilen tazminat tutarı (14.942,50 USD = 725.361,24 TL) tespit edilen üst sınır altında kaldığından ve bilirkişi raporu ile emtiaya yönelik tespit edilen değer dikkate alındığında talep miktarının dikkate alınması gerektiği, davacı taşıyıcının hasar tarihinde geçerli olduğu anlaşılan "Yurtiçi Karayolu Taşıma Sorumluluk Sigorta Poliçesi" sigortalı olduğu, taşıma sırasında gerçekleşen hasarın poliçe teminat limiti olan 1.000.000,00-TL (araç başına) altına alındığı, sigorta özel şartları kapsamında kazayı önlemek amacıyla sevk aracının ani ve şiddettli fren yapılması nedeniyle meydana gelen hasarların teminat altına alındığı gibi somut olaydaki taşımanın ---- yapıldığı ve poliçede sigortalının yapacağı ihracat taşımalarına Türkiye sınır kapılarına kadar teminat verildiği dikkate alındığında, ---- Beldesinde" meydana gelen davaya konu hasarın teminat kapsamında olduğu anlaşılmakla savunmaya itibar edilemeyeceği, davacı tarafından yük sahibine ödenen hasar bedelinin davalı sigortalısından talep yasal koşulları bulunduğu, davalı şirket nezdinde davadan önce yapılan başvurunun reddi tarihinde davalı nezdinde temerrüd meydana geldiği, alacağa CMR Konvansiyonu 27. madde gereğince yıllık %5 oranında faiz işletilmesi gerekiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın kabulü ile; sigorta teminat limiti olan 1.000.000,00-TL'yi aşmamak kaydıyla 14.942,50-USD alacağın 15/09/2022 tarihinden itibaren CMR 27.maddesine göre yıllık %5 faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-)Karar ve ilâm harcı olan 27.994,32-TL harçtan peşin alınan 6.998,52-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.995,80-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 65.564,07-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-)Davacı tarafça yatırılan 7.306,77-TL harç ve 7.115,25-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 14.422,02-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.