T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/411
KARAR NO : 2025/273
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/06/2023
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;
----- adına tescilli bulunan----- plakalı araç ile 16.04.2023 tarihinde saat 06.20 sularında ----- seyir halinde iken müvekkil şirket adına tescilli bulunan ----- plakalı araca çarpmış ve iş
bu suretle maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Arz olunan şekilde 16.04.2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde müvekkilim şirkete ait ---- model araç tamir edilmesi amacı
ile 16.04.2023 tarihinde “ -----” unvanlı özel servise bırakılmış olup, araç 25.07.2023 tarihinde müvekkil şirkete teslim edilebilmiştir. Müvekkil şirkete ait araç 116.466,00 TL karşılığında tamir edilmiş olup,
servis tarafından oluşturulan araç hasar hesap özeti ve araç teslim tesellüm tutanağı dilekçemiz ekinde ibraz
ediyoruz. 16.04.2023 tarihinde yukarıda arz etmiş olduğumuz şekilde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası
neticesinde müvekkilim şirkete ait ----- plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının ödenmesi için öncelikle
karşı taraf aracın trafik sigortası olan---- başvurulmuştur. ------ tarafından 21.06.2022
tarihinde müvekkil şirkete 2022 yılının teminat limiti olan 50.000,000 TL tutarında ödeme yapılmıştır. Kazaya
sebebiyet veren araç----- kasko poliçesiyle sigortalı olduğundan müvekkil şirketçe -----başvuru yapılmış ve yapılan başvuruya istinaden müvekkil şirkete 29.06.2022 tarihinde 48.699,78 TL
tutarında ödeme yapılmıştır. Müvekkil şirkete ait araçta oluşan hasar sebebiyle bakiye onarım bedeli, değer kaybının
araç sahibinin kasko poliçesinden karşılanması ve kazanç kaybının davalı araç sürücüsü tarafından karşılanması
talebiyle tarafımızca öncelikle 22.07.2022 tarihinde---- Arabuluculuk Bürosu ---- numaralı
dosya kapsamında ------aleyhine arabuluculuk kanun yoluna başvurulmuş ve toplantı
“ANLAŞAMAMA” olarak sonuçlanmıştır. 29.12.2022 tarihinde ------ yazılı dilekçe ile başvuru
yapılmış olup, müvekkil şirket adına kayıtlı araçta oluşan değer kaybının kasko poliçesinden karşılanması talep
edilmiştir. Başvurumuza istinaden ----- tarafından 06.02.2023 tarihinde 34.779,99 TL tutarında
ödeme yapılmıştır. Müvekkil şirket yolcu taşımacılığı ve servis işleri ile iştigal etmektedir. Müvekkil şirket adına
kayıtlı ------ plakalı araç 16.04.2022 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle 16.04.2022 tarihinde servise teslim
edilmiş ve 70 gün boyunca araç çalıştırılmamış olduğundan müvekkil şirketin ticari kazanç kaybı oluşmuştur. Davalı ----- adına tescilli ve davalı ---- sevk ve idresinde bulunan -----plakalı aracın 16.04.2023 tarihinde müvekkil şirkete ait ----- plakalı araca çarpması neticesinde
müvekkil şirkete ait araç nezdinde oluşan değer kaybı karşılığı şimdilik 50,00 TL ve kazanç kaybı karşılığı şimdilik
50,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL kısmi alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte,
kazanç kaybı yönünden davalı ----- açısından bir talebimiz olmamakla birlikte davalılardan müştereken
ve müteselsilen tahsili, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirket vekili cevap dilekçesinde özetle:
Kazaya karışan ------ plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 30.03.2022 tanzim tarihli, 30.03.2022 - 30.03.2023 tarihleri arasında geçerli, ------ numaralı poliçe ile Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıdır (Ek 1: Poliçesi). Müvekkil şirket poliçe limitini aşan bedelden sorumlu değildir. Aynı zamanda poliçede de düzenlendiği üzere müvekkil şirket, sigortalı aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçede teminat kapsamında olmak şartıyla, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik) limitlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı limitlere kadar temin etmektedir. Her türlü kazanç kaybı talepleri teminat haricidir. Somut olay nedeniyle müvekkil şirket nezdinde ----- numaralı hasar dosyası açılmış ve bu dosya kapsamında davacıya: Toplam 66.465,74 TL hasar tazminat ödemesi (Davacının ------ IBAN numaralı hesabına 29.06.2022 ve 05.07.2022 tarihilerinde), 16.402,88 TL ATS-Tedarik ödemesi ile, 34.779,99 TL değer kaybı ödemesi (Vekilin ------ IBAN numaralı hesabına 06.02.2023 tarihinde) yapılmıştır (EK 2: Mahsup fişleri. İlgili ödemelere ilişkin belgelerin gerekirse celbini talep ederiz. EK----- numaralı hasar dosyası). Görüldüğü üzere, dava konusu kazaya istinaden 117.668,61 TL ödeme müvekkil şirketçe davacıya yapılmıştır. Değer kaybı bedeli talebi yukarıda açıklananlar doğrultusunda haksız olsa da şu hususların da vurgulanması gerekir: Değer kaybı hesaplanırken aracın daha önce değer kaybına yol açacak kazalara karışıp karışmadığının, araçta daha önceki tarihli kazalara ilişkin parça değişimi/hasar onarımı yapılıp yapılmadığının, işbu kazaya ilişkin kısımlarda daha önce hasar görülüp görülmediğinin, değer kaybı talebinin teminat dışı kaldığı hallerin mevcut olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Bu hususta aracın bu husustaki kayıtlarının celbi elzemdir. Bu kayıtlar olmadan, talep edilen kalemler bakımından karar verilmesi hukuka aykırılık teşkil edecektir. Aşağıda da belirtildiği üzere aracın kilometresi 255.251'dir. 5 yaşını doldurmuş bir araçtır. Tüm bu hususlar değer kaybında hesaplama yapılırken gözetilmelidir, söz konusu araçta meydana gelen değer kaybının uzman sigorta eksperince belirlenmesi şarttır. Müvekkil şirketçe gerçekleştirilen ödemede bu hususlar gözetilmiştir. Aynı zarara ilişkin ikinci ödemenin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı tartışmasızdır. Bu itibarla müvekkil şirketin mükerrer ödeme yapmasının önüne geçmek adına davacının olası bir kasko poliçesi kapsamında dava konusu değer bakımından bir ödeme alıp almadığının da tespitini talep ederiz. Araçtan mahrum kalma tazminatı bakımından müvekkil şirketin bir sorumluluğunun olmadığı açıktır. Karşı tarafın da müvekkil şirketten bu kalem bakımından bir talebi yoktur. Ayrıca -durumu kabul etmek anlamına gelmemekle- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun -----,16.02.2000 Tarihli Kararı uyarıınca müvekkil şirket ancak başvuru tarihinden sonra yasal ödeme yükümlülüğü süresinin bitiminden itibaren ve yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabilir. Karşı tarafın faize dair talebi de bu doğrultuda haksızdır. Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek diğer sebeplerle, Haksız davanın REDDİNE, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ------ ile ----- ortak vekilinin cevap dilekçesinde özetle;
Davacı Tarafça dava dilekçesinde belirtilen “7O günlük” araç tamir süresi fahiş derecede uzun olup işbu süre hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmektedir. Zira Davalı Müvekkil tarafından aracın olağan tamir süresine ilişkin ----- yetkili servisinden bilgi alınmış, yetkililerce dava konusu aracın tamir süres çin iddia edilen 70 gün sürenin FAHİŞ olduğu belirtilmiştir. Sayın Mahkemenin de takdir edeceği üzere, dava konusu trafik kazasının meydana geldiği 16.04.2022 tarihinde, ülkemiz genelinde koronavirüs (Covid-19) salgını, pandemi ilan edilmiş olup işbu dönem yetkili servislerin araç tamir işlerinin en durgun olduğu dönemdir. Bu dönemde aracın tamir işlemlerinin Davacının iddia ettiği gibi 70 gün sürmesi mümk n olmayıp aksi dahi işbu bedelin Müvekkilden talep edilmesi mümkün değildir. Dava konusu -----plakalı araç, trafik kazasının akabinde şoförü tarafından çekiciye yüklenerek ---- adresindeki ------ yetkili servisine götürülmüştür. Ancak araç Davacı Taraf yetkililerince yetkili servisten alınmış ------ Sanayinde bulunan özel bir servise bırakılarak uzunca bir süre bekletilmiş olup işbu dava ile birlikte haksız taleplerde bulunulmuştur. Kaldı ki Davacı Tarafça da dava dilekçesinde, “... 16.04.2023 tarihinde ------ “unvanlı özel servise bırakılmış olup 25.07.2023 tarihinde müvekkil şirkete teslim edilebilmiştir.” Şeklinde belirtilmiş, aracın ------ yetkili servisinden ziyade özel bir servise bırakıldığı açıkça belirtilmiş olup aracın tamir süresinin hesabında Davacının kusuru bulunduğunun göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Davacının kazanın oluşumunda ve zararın artmasındaki kusurunun araştırılması gerekmektedir. Kaza tarihi itibari ile pandemi dönemi ve ramazan ayı olduğunun bilincinde olan Davacı kötü niyetle hareket etmektedir Davacı Tarafça aracın serviste kaldığı süre boyunca ilgili servis şirketi tarafından Davacıya ikame araç verilip verilmediğinin de araştırılması gerekmektedir .Tamir süresini kabul manasına gelmemek kaydı ile; Davacı Tarafça açıkça haksız ve kötü niyetli bir şekilde araç tamir işlerinin en durgun olduğu bir dönemde araç yetkili servisin dışında sıradan bir servise teslim edilerek tamir süresi uzun tutulmuştur. Zira yukarıda da” belirtildiği üzere, Davalı Müvekkil tarafından yetkili servis ile görüşülerek aracın tamir süresinin belirtilen süre kadar uzun olamayacağı yönünde bilgi verilmiştir. Sayın Mahkemenin de takdir edeceği üzere, geçen süreçte kazanç kaybı edilmesi gerekmektedir dava konusu aracın kaza tarihinden bu yana hesaplamasında aşağıda yer verilen hususlara dikkat edilmesini, Son olarak, Davacı Tarafça maddi hasarlı dava konusu araca ilişkin değer kaybı talebinde bulunulmuşsa da işbu talep de yine açıkça haksız ve hukuki Mesnetten yoksundur. Zira Sigorta Şirketi tarafından Davacıya değer kaybı ödemesi tam ve eksiksiz bir şekilde yapılmış olup Davacı Tarafça haksız kazanç sağlamak maksadıyla soyut beyanlar ile talepte bulunulmuştur. Sonuç olarak; Davalı Müvekkillerin Davacı yana herhangi bir borcu bulunmamakta olup Davacı yan haksız kazanç sağlama amacıyla huzurdaki davayı ikame etmiştir. Keyfiyet Sayın Mahkeme tarafından yapılacak yargılama ile de sübut bulacak olup haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerekmektedir. Haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin Davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tarafların kusur oranlarının tespiti için ATK birimine gönderildiği görüldü.
ATK bilirkişi raporu sonuç kısmında:
" Mevcut verilere göre;
A) Davalı sürücü ------, sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız şekilde sürdürmesi, ön ilerisinde, aynı istikamette seyretmekte olan sürücü ------ yönetimindeki minibüsle arasında güvenli takip mesafesini bırakması gerekirken bunları yapmadığı, sevk ve idare hatasıyla sürüş hakimiyetini kaybedip bu minibüsün arka kısımlarına çarparak trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmakla gerçekleşen olayda kusurludur.
B) Sürücü ------ sevk ve idaresindeki minibüs ile seyri sırasında, gerisinden gelerek yönetimindeki minibüsün arka kısımlarına çarpan davalı sürücü yönetimindeki otomobile karşı alabileceği bir önlemi bulunmadığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Davalı sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B) Sürücü ----- kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." görüş ve kanaatine varılmıştır.
Raporun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
Dosyanın uyuşmazlık hususlarında rapor alınması için Makina Mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, Teknik bilirkişi raporu sonuç kısmanda;
"A-) 16.04.2022 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde
----- ekspertiz tarafından sunulmuş mevcut listeler üzerinde yapılan
incelemelerde, ---- plakalı araca ait hasar bilgilerinin, araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu
olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.
B-) Yargıtay uygulamaları doğrultusunda ‘’aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri,
kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana
geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne
olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı’’,
hususları çerçevesinde yapılan teknik incelemede:
Ayrıntıları belirlenmiş bilgiler dâhilinde ---- plakalı, ----- marka, ------ tipi, ------ model araçta oluşan dava konusu değer kaybı bedeli ve kazanç kaybı bedeli için:
DEĞER KAYBI BEDELİ = 85.000,00 TL
----- tarafından 06.02.2023 tarihinde 34.779,99 TL tutarında ödeme yapılmış olduğu, (davacı
tarafında kabulünde olduğu)
BAKİYE TUTAR= 85.000,00 TL - 34.779,99 TL= 50.220,00 TL hesap edilmiştir.
C-)---- plakalı, ---- marka, ----- tipi, ------ model
araç için 16.04.2022 kaza tarihi itibari ile serbest piyasa koşullarında kiralama bedellerinin ortalama 25.300,00 TL
(30 günlük) İkame araç bedeli hesap edilmiştir.
---- plakalı, ---- marka, ---- tipi, ------ model aracın
tamir süresi içerisinde elde edemediği kazanç kaybı bedelleri hesabında; Vergi Dairesi Müdürlüğünden alınacak
aylara ilişkin KDV beyannameleri, SGK kayıtlarının incelenmesi, Hakediş faturası, sürücü ücreti, yakıt gideri, bakım
ücreti, yapılan işin durumuna göre fatura kesilmesi dolayısı ile ticari defter kayıtlarının incelenmesi ve amortisman
giderleri düşülerek net kazanç tespiti yoluna gidilecek olup, yapılacak incelemenin Nitelikli Hesaplama Uzmanı
Bilirkişi aracılığı ile yapılmasının Takdiri Yüce Mahkemeye aittir.
" görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle:" fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, ıslah dilekçemizin kabulü ile 50.220,00-TL değer kaybı alacağının------ poliçe limitiyle sınırlı olarak) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER
*ATK bilirkişi raporu,
*Teknik bilirkişi raporu,
*Tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı ve kazanç kaybı bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Davacı şirketin maliki olduğu ----- plakalı araç ile, davalı ---- adına kayıtlı ve davalı ---- sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracın 16.04.2022 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının aracı zarar görmüştür. Kaza tespit tutanağına ve dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna göre, davalı ------ %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücüye ise kusur izafe edilmediği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan 16.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda, kazaya karışan----- plakalı davacı araca ilişkin piyasa rayiç değeri ile hasar durumu birlikte değerlendirilerek 85.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, ------ tarafından kasko poliçesi kapsamında 34.779,99 TL ödeme yapıldığı, bakiye 50.220,00 TL’nin tazmin edilmediği tespit edilmiştir.
Kazanç kaybı talebine ilişkin olarak, dosyada araç sahibinin gerçek kazanç kaybına ilişkin SGK kayıtları, vergi levhası, beyanname gibi belgeler sunulmamış, yalnızca araç değerine ve servis süresine dayalı ikame araç bedeli hesaplanmıştır. Ancak bu hesaplama, kazanç kaybının somut şekilde ispatı için yeterli görülmemiştir
Öte yandan, dava dilekçesinde davalı -----kazaya sebebiyet veren ----- plakalı aracın sigortacısı olduğu ileri sürülmüş ise de, dosyada yer alan poliçe bilgileri ve ödeme dekontları birlikte değerlendirildiğinde, ----- davalı tarafa ait ------ plakalı araç bakımından zorunlu mali sorumluluk sigortacısı (ZMSS) olmadığı, yalnızca davacının aracı için düzenlenen genişletilmiş kasko sigortası poliçesi kapsamında ödeme yaptığı, dolayısıyla davaya konu kazada doğrudan sorumlu sıfatının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi ve Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesi gereğince, motorlu araç işleteninin ve sürücüsünün, kazaya ilişkin meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu oldukları açık olup, kusur oranı %100 olarak tespit edilen davalılar ---- yönünden tazmin sorumluluğu doğmuştur.Ancak, -----. yönünden doğrudan pasif husumet ehliyeti bulunmadığından, bu davalı yönünden açılan davanın, davalılar ------yönünden kısmen kabulüyle, 50.220,00 TL değer kaybı bedelinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline,Davanın,----- yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
2-Davanın ----- şirketi yönünden pasif husumet yönünden reddine,
3-50.222,00TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ----- ile davalı ------ alınarak davacıya verilmesine,
4-50,00-TL kazanç kaybı talebi yönünden davanın reddine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılar --- ile davalı ------ tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Karar ve ilâm harcı olan 3.430,53-TL harcın peşin suretiyle alınan 1.036,90-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına eksik kalan 2.393,63-TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılar ---- ile davalı ------ tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
7-Davanın kabul edilen miktarı yönünden;Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılar ---- ile davalı ------ tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davanın red edilen kazanç kaybı talebi yönünden; Davalılar ---- ile davalı ------ kendilerini ortak vekil ile temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar------ödenmesine,
9-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı sigorta şirketine ödenmesine,
10-Davacı tarafça yatırılan 1.242,40-TL harç giderinin ve posta, tebligat gideri ve sistem dışı ödenen 1 adet atk faturası olmak üzere toplam 8.037,75-TL yargılama giderinin davayı kabul/red oranı dikkate alınarak 8.029,76-TL'nin davalılar ---- ile davalı ---- tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı ----ile davalı ------ vekilinin ve davalı sigorta vekilinin yüzüne karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.