T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/494
KARAR NO : 2025/233
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/04/2018
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacının davalı şirketten ----- şasi nolu ve ---- motor nolu ----- plakalı aracı satın aldığını, aracın 23/03/2018 tarihinde arıza yaptığını, müvekkiline satılan aracın gizli ayıplı olduğunu, araçta meydana gelen hasar son derece büyük olduğunu, meydana gelen hasar ile ilgili alınan ekspertiz raporunda hasarın mekanik aksamlı arızadan kaynaklandığını bildirildiğini, aracın ayıplı olmasından dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını, ayıplı çıkan malın ayıpsız sıfır kilometre ile değiştirilmesine, bu durumun mümkün olmaması halinde aynı nevide 0 km aracın karar tarihindeki satış bedelinin işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının aracının ayıplı olmasından dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle 20.411,12 TL maddi tazminatın işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte ve kaza sırasında yaşadığı korku ve elem bir nebze olsun giderilmesi için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Araçta ayıp gizli ayıp veya üretim hatası bulunmadığını, davacının aracı sorunsuz bir şekilde kullandığını, ayıpsız misli ile değişimi veya bedel iadesi talebinin hakkaniyete aykırı olduğunu, talep edilen faizin ancak dava konusu aracın müvekkiline iadesinden itibaren işletilebilmesi hukuken mümkün olduğunu, dayanaksız maddi -manevi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, tüketicinin seçimlik haklarını kullanma koşulları gerçekleşmediğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Ayıp iddiasına dayalı misli ile değişim, mümkün olmaması halinde ayıpsız bedelin tahsili ile ayıp nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dava,----- Tüketici Mahkemesi'nin ----Esas sayılı dosyasında 26/04/2018 tarihinde açılmış, Mahkemesinin -----.sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----HD'nin -----sayılı kararı ile özetle;''...inceleme konusu kararın görev yönünden usul ve yasaya uygun olmadığından HMK m. 353/1-a-3 uyarınca ----TÜKETİCİ MAHKEMESİ'nin 01/10/2020 tarihli ve ---- Esas ----- Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2.Davanın görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,3.Davaya bakma görevinin -----Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğuna,'' karar verilmesi üzerine dosya 19/07/2023 tarihinde Mahkememize tevzi edilmiş ve işbu esas numarası üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin 19/03/2024 tarihli celsesinde davalı tarafın yetki itirazının reddine karar verilmiş, yine aynı tarihli celse ara kararı ile dosya uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmek üzere makine mühendisi ve sigorta alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, tanzim edilen raporda özetle;''... Dava konus---- plaka sayılı aracın --- model ---- tipi marka model araç olduğu, Dava konusu aracın Motor No: ----- olduğu, Dava konusu aracın 30.05.2018 tarihli Ekspertiz Raporuna göre olay tarihinde 41.198 km olduğunun belirtilmiş olduğu, Dosya muhteviyatına sunulmuş olan 28.03.2018 tarihli ---- Ekspertiz Raporunda ( Rapor No: ------) dava konusu araçta KDV hariç ve işçilik dahil 9.465,49 TL hasar meydana gelmiş olduğu yönünde tespitte bulunulmuş olduğu, Söz konusu Ekspertiz Raporunda hasar tespit edilen ve görsel olarak da sunulmuş olan Porya, Rot Kolu, Ön Amortisör, Jant, Alüminyum, Rot Başı, Aks Taşıyıcı, Kapak, Aks Mili Muhafaza Sacı, Rotil, Lastik, Çamurluk Davlumbazı, Salıncak, Fren Diski parçalarının olduğu, Dava konusu aracın SBM kayıtlarına göre 03.07.2017 tarihli “ Cam Kırılması “ olarak dava konusu olay öncesinde 1 (bir) adet geçmiş hasar kaydının bulunduğu, Dava konusu aracın 15.11.2017 tarihinde ---- servisine ----- no.lu iş emrinde 28.011 km de iken 30.000 km bakımı için gelmiş olduğunu ve 30.000 km bakımın yapılmış olduğun belirtilmiş olduğu, Dava konusu aracın 15.11.2017 tarihinde --- servisine --- no.lu iş emrinde 12.268 km de iken 15.000 km bakımı için gelmiş olduğunu ve 75.000 km bakımın ve ---- servisinin yapılmış olduğun belirtilmiş olduğu, Dava konusu aracın 23.03.2018 tarihinde Sağ Alt takım hasarlı , tespit onarım şikayetine binaen --- servisine ----- no.lu iş emrinde 41.198 km de iken servise götürülmüş olduğu, “... Ön Tampon, ızgarası, sağ çamurluk davlumbazı, sağ ön kapı alt bandı değiştiril in çamurluk düzeltildi, sağ önden hasarlı olan parçalar yenisiyle değiştirildi, ön fren diski ve arka balata değişti, arka sağ tekerlek poryası boşluk olduğundan değişti, araca rot ayarı yapıldı...” işlemlerinin belirtilmiş olduğu, Dava konusu aracın 23.03.2018 tarihli Servis Ön İşlem Formunda “....Rot başı, rotil, jant alüminyum, çamurluk davlumbazı, kapak, salıncak, aks mili, ön amortisör, rot kolu, aks taşıyıcı fren diski, muhafaza sacı, porya somun, kelepçe, cıvata, kapı bandı, ön tampon ızgarası işlemlerinin belirtilmiş olduğu, Dava konusu aracın 11.05.2018 tarihli ---- servisine ----- no.lu iş emrinde 44.790 km de iken 45.000 km bakımı için servisine götürülmüş olduğı 45.000 km bakımın ve arka balata değişimin yapılmış olduğun belirtilmiş olduğu, Servis Ön İşlem Formunda Rot başı, rotil, jant alüminyum, çamurluk davlumbazı, kapak, salıncak, aks mili, ön amortisör, rot kolu, aks taşıyıcı fren diski, muhafaza sacı, porya somun, kelepçe, cıvata, kapı bandı, ön tampon ızgarası işlemlerinin belirtilmiş olduğu, Dava konusu aracın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kaza tarihi için tespit edilen Kasko Değerinin 147.900,00 TL olduğu,Dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge ve dokümanların incelenmesi neticesinde; Dava konusu --- plaka sayılı aracın ---- model ----- tipi marka model araç olduğu, Dava konusu aracın 106.927,83 TL bedel ile 31.05.2016 tarihinde davacı tarafından ----- satın alınmış olduğu, faturanın---- adına düzenlenmiş olduğu, Dosya muhteviyatına sunulmuş olan 28.03.2018 tarihli---- Ekspertiz raporunda ( Rapor No: -----) dava konusu araçta Rot Kolunun kopması sonucu hasar meydana gelmiş olduğu, hasarın mekanik aksamlı arızadan meydana gelmis olduğu ünde tespitte bulunulmuş olduğu,Söz konusu olayın 23.03.2018 tarihinde meydana gelmiş olduğu dikkate alındığında ilk tespitin olaydan 5 (beş) gün sonra yapılmış olduğu, Dosya muhteviyatında ---- Otomotiv tarafından ... adına 30.03.2018 tarihli ve ------ no.lu ve KDV dahil 1.453,35 TL fatura tanzim edilmiş olduğu, Dosya muhteviyatında ---- Otomotiv tarafından ... adına 30.03.2018 tarihli ve ------- no.lu ve KDV dahil 12.463,96 TL fatura tanzim edilmiş olduğu, Dava konusu olayın araç henüz 41.198 km de iken meydana gelmiş olduğunun Eksper Raporunda belirtilmiş olduğu dikkate alındığında olay tarihi itibariyle dava konusu aracın 2. El piyasa rayiç değerinin yaklaşık 165.000,00 TL civarında olacağı, sunulmuş olan yukarıda incelenen Bilirkişi Heyet Raporunda aracın rayiç değer tespitine yönelik ana esaslara katılmakla birlikte olay tarihinde kasko değeri 147.900,00 TL olan bir aracın rayiç değerinin 23.03.2018 tarihinde azalış göstererek 130.000,00 TL olmasının hayatın olağan akışına ve teknik teamüllere aykırı olduğu, nitekim rapor tarihi itibariyle aracın Olay tarihi 23.03.2018 , rapor tarihi 25.04.2019 olduğu dikkate alındığında rapor tarihinde araç rayicinde yukarı doğru ivme ile 193.076,00 TL olarak belirtilmişken aynı yükselişin olay tarihi baz alınarak uygulanmamış olması nedeni ile katılmak mümkün olmamıştır. 2. El araç ilanlarında ilan sahipleri tarafından pazarlık payı bırakılarak piyasa değerinin biraz üzerinde rakamlar ile ilana çıkabildiklerini,, ilanlarda marka, tip, model yılı ve km muadil olan araçların fiyatlarını sistemde gören diğer araç sahiplerinin bu rakamları baz alarak piyasa gerçekliğinden uzaklaşarak fiyatları yükselebildikleri, zaman zamanda tam tersi durumların oluşabildiği, nakite ihtiyacı olan ve acil olarak aracını satmak isteyen bazı araç sahiplerinin aracın değerinin çok altında bir rakamla ilan verebileceği, etik değerler hilafında web sitesinin ziyaretçi sayısını artırmak için gerçek fiyatın çok altında bir rakam ile ilanın kısa sürede yayılarak internet kullanıcıları arasında hızla yayılıp söz konusu web nın ziyaret trafiğinin artırılarak arama motorundaki sıralamasının yükseltildiğinin sıkça görü ü, bu nedenle artan veri sayısı ile ortalama alınmasının söz konusu sakıncaları minimize edebileceği, bu nedenle ortalama fiyatlar ( En düşük ve sek ortalamaları) alınarak 2. El değer tespiti yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir. Dava konusu aracın ----- Makine Fakültesi ve Taşıtlar Laboratuvarında Öğretim Üyeleri tarafından bizzat araç üzerinde parçalar görülerek tespitte bulunulmuş olduğu, Davalı vekili tarafından incelemenin olaydan 9 (dokuz) ay sonra ----- laboratuvarında incelenmiş olduğu iddiasının bulunduğu, Ancak olaydan 5 (beş) gün sonra yapılmış olan Ekspertiz incelemesi ile laboratuvar ortamında yapılmış olan incelemenin paralellik arz ettiği, Ayrıca davalı vekili tarafından hasarın her ne kadar çarpma vb. harici etkenler nedeni ile meydana gelmiş olduğu iddia edilmiş olsa da ----- gibi dünya çapında eğitim veren bilimsel ve teknik bir üniversitede Öğretim Üyesi olarak çalışan akademisyenlerin çarpma ve/veya üretim hatasından kaynaklı kopma/ kırılmayı ayırt edebilecek yetkinlikte olduklarının kabulü gerektiği, aksini düşünmenin gorlama bir düşünce olacağını, ----- Laboratuvarında yapılan inceleme esnasında aracın 67.105 km de olduğun belirtilmiş olduğu, ve aracın Porya, Rot Kolu, Ön Amortisör, Jant Alüminyum, Rot Başı, Aks Mili, Lastik, Çamurluk Davlumbazı, Salıncak, Fren Diski pat incelenmiş olduğu, Bu kapsamda dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge, doküman ve fotoğrafların birlikte değerlendirilmesi sonucunda aracın davacı tarafından tüm bakımlarına zamanında hatta titizlenerek bakımı yapılacak km den daha önce bakımlarına götürülmüş olduğu, Söz konusu olayın dosya muhteviyatına sunulmuş olan ----- Bilirkişi Heyet Raporundaki 23.03.2018 tarihli seyri esnasında herhangi bir darbe veya başka bir fiziksel etki olmaksızın ön sağ amortisör poryasının bağlantı mafsal başının salıncak yuvasından çıkmış olduğu, başka bir deyişle kullanıcı kaynaklı olmayan üretimden kaynaklı fabrikasyon bir hata nedeni ile amortisör salıncak bağlantı mafsalının arızalanması neticesinde sağ ön tekerlek askı düzenini bozarak amortisör poryasının jantın içine düşmesine ve jantı parçalamasına sebebiyet vermiş olduğu yönündeki tespitler ile aynı kanaatin kabul edilebilir olduğu,> Bu kapsamda söz konusu sorunun aracın satın alınmasında davacı tarafından fark edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, ( Menfi) söz konusu ayıbın ancak aracın bir süre ve belli km yol yapılmasına mütcakip ortaya çıkabileceği, Söz konusu ayıbın trafikte seyir halinde emniyetsiz/yaralanma/ölüme neden olabilecek sonuçlar doğurabileceği, bu nedenle GİZLİ AYIPLI MAL olarak değerlendirilmesi gerektiği, değerlendirilmiştir. 4. NİTELİKLİ HESAPLAMA YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: Dava ayıptan kaynaklanan sorumluluk talebi ile açılmıştır. Davanı Tüketici Mahkemesi huzurunda görülmüşse de --- BAM ----- Hukuk Dairesinin----- sayılı ve 18.05.2023 Tarihli kararı ile kaldırıldığı, aracın ilk sahibinin tacir olup, davacının haklarının tacir sıfatına sahip bulunan alıcının haklarına halefiyet niteliği gösterdiğinden Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği görüşünün kabul edildiği ve huzurdaki dava esasına kaydının yapıldığı anlaşılmaktadır. ---- Tüketici Mahkemesi tarafından verilen----, sayılı ve 01.10.2020 tarihli kararında kısmen kabul yönünde karar verilmiş bulunmaktadır. Bu kapsamda olmak üzere manevi tazminat davası reddedilmiş, araçta bulunan gizli ayıp sebebiyle 1.900 TL değer kaybı yaşandığı, ayrıca ayıp sebebiyle gerçekleştiği anlaşılan kaza sebebiyle davacının 20.41 1,12 TL masraf gerçekleştirdiği belirtilerek bu bedelin de tahsiline karar verildiği görülmektedir. BAM Dairesi kararına uygun olarak uyuşmazlık bakımından uygulanacak kuralların Türk Borçlar Kanunu'nun satışa ilişkin kuralları olduğu benimsenmelidir. Buna göre dosyaya önceki heyet tarafından sunulan kök raporda belirtilen gizli ayıp olgusunun heyetimiz tarafından da kabul edildiği belirtilmelidir. TBK md. 223, f. 2 gereği ortaya çıkması üzerine derhal bildirimde bulunulması gerekmektedir. Ayıbın ortaya çıkışı 23.03.2018 tarihli kaza ile olmuştur. Davacının bu kaza üzerine aynı gün ------ Otomotiv'e başvurduğu görülmekte olup söz konusu dava dışı üçüncü kişinin yetkili servis olduğu faturalarda araç amblemini kullanmasından anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı şirket yetkilileri imzalı 12.04.2018 tarihli TEKNİK RAPOR başlıklı belge incelendiğinde, 23.03.3018 tarihinde servis girişi yapıldığı ve davalı şirket teknik elemanları tarafından incelendiği belirlenmektedir. Bu haliyle TTK md. 223, f. 2 gereği bildirimin yapıldığı ve ayıptan kaynaklanan hakların kulanılma şartlarının oluştuğu benimsenebilir. BAM kararında da vurgulandığı üzere alıcı olan dava dışı üçüncü kişiden aracı satın alan davacının, bu kişinin halefi olduğu benimsendiğinde, TBK md. 227 gereği alıcıya tanınan seçimlik haklardan vararlanması gerektiği benimsenmelidir.3. Aşırı bir masrafi gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzeresatılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklıgöstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.Davacının değişim ve değişim mümkün olmazsa, karar tarihindeki değeri talep ettiği anlaşılmaktadır.Irtaya çıkan zararın miktarı dikkate alındığında, sözleşmeden dönme veya ayıpsız misli ile değişimraklarının kullanılmasının haklı bir talep olmadığı kanaatine varılmış olup, takdiri Sayın Mahkemeyeittir.Bu durumda davacının talebinin ayıp oranında satış bedelinde indirim ve genel hükümlere göreazminat talebi olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Özellikle genel hükümlere göre tazminatalebinin, ayıptan kaynaklanan diğer zararlar olarak nitelendirilmesi ve ayıp sebebiyle ortaya çıkan ve araçta meydana gelen sair zararların bu kapsamda incelenmesi ve değerlendirilmesiserekmektedir. 5.BEDEL İNDİRİMİNE YÖNELİK TESPİT:Dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge ve dokümanların incelenmesi neticesinde; Dava konusu aracın henüz 41.198 km de iken Rot Kolu kopması nedeni ile hasarlanmış olduğu, bakımı düzenli olarak yapılmış olan aracın bu kadar kısa süre Rot Kolu kırılmasının hayatın olağan akışına ve teknik teamüllere aykırı olduğu, 44 Dosya mühteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge, doküman ve fotoğrafların birlikte zamanında hatta titizlenerek değerlendirilmesi sonucunda aracın davacı tarafından tüm bakımların: yakımı yapılacak km den daha önce bakımlarına götürülmüş olduğu görülmüştür. Söz konusu olayın dosya muhteviyatına sunulmuş olan ----- Bilirkişi Heyet Raporundaki 23.03.2018 tarihli seyri esnasında herhangi bir darbe veya başka bir fiziksel etki olmaksızın ön sağ amortisör poryasının bağlantı mafsal başının salıncak yuvasından çıkmış olduğu, başka bir deyişle kullanıcı kaynaklı olmayan üretimden kaynaklı fabrikasyon bir hata nedeni ile amortisör salıncak bağlantı mafsalının arızalanması neticesinde sağ ön tekerlek askı düzenini bozarak amortisör poryasının jantın içine düşmesine ve jantı parçalamasına sebebiyet vermiş olduğu yönündeki tespitler ile aynı kanaatte olduğumu,> Bu kapsamda söz konusu sorunun aracın satın alınmasında davacı tarafından fark edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, ( Menfi) söz konusu ayıbın ancak aracın bir süre ve belli km yol yapılmasına mütcakip ortaya çıkabileceği, Söz konusu ayıbın trafikte seyir halinde emniyetsiz/yaralanma/ölüme neden olabileceği sonuçlar doğurabileceği, bu nedenle GİZLİ AYIPLI MAL, olarak değerlendirilmesi gerektiği, Yargıtay içtihatları gereği bedel indirimine yönelik nispi metoda göre yapılan hesaplamada; Söz konusu aracın olay tarihi itibariyle ayıpsız 2. el piyasa rayiç değerinin 107.000,00 TL , ayıplı değerinin ise 105.000,00 TL civarında olduğu, Bu kapsamda yapılan hesaplama ile aracın değerinin 105.000,00 TL / 107.000,00 TL — 0.981 olduğu, Olay tarihindeki 2.el rayiç değeri 165.000,00 TL x 0.981 = 161.915,88 TL olduğu, Bu kapsamda dava konusu aracın km bilgisi, marka, modeli, hasar durumu, geçmiş hasar kaydı vb. etkenler dikkate alındığında olay tarihi itibariyle 165.000,00 TL - 161.915,88 TL = 3.084,12 TL bedel indirimi yapılması gerektiği, Davacının talep ettiği bir diğer husus ayıplı malzeme sebebiyle kaza gerçekleştirilmiş olması ve bundan dolayı faturalar ile sabit bulunan 20.411,12 TL parça ve işçilik ödemesidir. Dosyada ---- tarafından düzenlenen iki ayrı fatura bulunmaktadır: 1. 30.03.2018 tarihli ----- nolu 1.453,35 TL bedelli olup içeriğinde Fren balatası, Fren diski, 215-55-17 ebatlarında lastik bulunan fatura, 2. 30.03.2018 tarihli ----- nolu 12.463,96 TL bedelli olup içeriğinde boya, işçilik, aks mili, aks taşıyıcısı, amortisör, muhafaza saçı, rotil, rot kolu, kelepçe, rot başı, jant, çamurluk, tampon izgarası, kapı bandı, Fren diski, 215-55-17 ebatlarında lastik bulunan fatura, Söz konusu ödemenin olay ile uyumlu olup olmadığı incelendiğinde, olay sonrası alınan Sigorta Eksperi Raporunda 9.297,20 TL yedek parça tutarının, 1.220,00 TL işçilik tutarının takdir edildiği, toplam miktarın ise 9.374,26 TL olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı şirket tarafından sunulan 24.05.2018 tarihli - belge içinde ürünlere yönelik sigorta bedelsiz açıklamalı kayıtların yer aldığı anlaşılmaktadı---- tarafından 31.05.2018 tarihli yazı ekinde sunulan belgeler incelendiğinde, ödeme yönelik bir belgeye rastlanmamıştır. Bu durumda davacının sunduğu iki fatura ile toplam talep miktarının toplam 13.917,31 olduğu görülmektedir. Davacının talep ettiği 20.411,12 TL fark, yukarıda anılan faturalardan ------ nolu faturanın iki sayfadan oluşması ve ilk sayfada yer alan miktarın ara toplamının 6.493,81 olmasından kaynaklanmaktadır. Esasen bu miktarın yukarıda incelenen faturaya ait olduğu açıkça anlaşılabilmektedir.Diğer taraftan sigortacı tarafından davacıya bir ödeme yapıldıysa, yapılan ödeme miktarının da mahsubu gerekmektedir. Zarar sigortalarında geçerli olan zenginleşme yasağı, sigortacının ödeme yaptığı ölçüde hakka kanunen halef olması anlamına gelmekte olup, davacının zararı sigorta şirketi tarafından karşılanmışsa, davalıdan bunu talep etme yetkisinin kanun gereği sigortacıya geçmesi sebebiyle yapılan ödemenin mahsubu bir zorunluluktur. Eksper raporunda belirtilen 9.374,26 TL'nin sigortacı tarafından ödenip ödenmediği dosya kapsamında tespit edilemediğinden, bu miktarın mahsup edilip edilemeyeceği hususunda ilgili sigorta şirketinden bilgi istenmesi gerekmektedir. Eğer ekspertiz tarafından belirlenen rakamın ödendiği sonucuna varılırsa, fatura miktarından binin mahsubu ile zararın hesapanması mümkün olacaktır. Bu ihtimal bakımından 13.917,31 - 9.374,26 TL'nin mahsubu ile kalan miktarın 4.543,05 TL olabileceği hesaplanmaktadır.SONUÇ 1. Davacının değiştirme veya bedel iadesi talebinin uygun olmayacağı,2. Davacının 3.084,12 TL bedelde indirim talebinde bulunabileceği,3. Davacının ayıptan kaynaklanan kaza sebebiyle talepte bulunabileceği, davacı tarafından sunulan fatura miktarının toplam 13.917,31 TL olup, bunun sigorta tarafından karşılanan kısmının talep edilemeyeceği, sigorta tarafından karılanan kısmına yönelik belge ve bilgi bulunmadığı...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
Sunulu rapora karşı beyan ve itirazların değerlendirilmesi bakımından ek rapor tanzim edilmek üzere Mahkememiz dosyası daha önce rapor sunan heyete tevdi edilmiş, tanzim edilen ek raporda özetle;''.... Davacının değiştirme veya bedel iadesi talebinin uygun olmayacağı, Davacının 3.084,12 TL bedelde indirim talebinde bulunabileceği, Davacının ayıptan kaynaklanan kaza sebebiyle ortaya çıkan zararlara yönelik de talepte bulunabileceği, Davacı tarafından sunulan fatura miktarının toplam 13.917,31 TL olup, bunun sigorta tarafından karşılanan kısmı bulunmadığından, tümü için davalıdan talepte bulunulabileceği...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Dava, Ticari satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı ayıpsız misli ile değişim, mümkün olmaması halinde ayıpsız bedelin tahsili ile ayıp nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı tarafından beyanlarında her ne kadar Mahkememiz yetkisine itiraz edildiği görülmüş ise de; İtirazın usulüne uygun şekilde davaya cevap dilekçesinde ileri sürülmediği dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmek, ayıbın açıkça belli olamadığı hallerde ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek ve ayıp ihbarında bulunmakla yükümlüdür.TBK’nın 223. maddesine göre; Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.TBK'nın 225. maddesine göre , satıcının ağır kusurlu olması halinde, ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulması mümkün değildir.
TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak düzenlenmiştir.
Mahkememiz ara kararı ile re'sen seçilen bilirkişi heyeti marifetiyle teknik incelemelerin yapılmak suretiyle tanzim edilen kök ve ek raporlar ile dava konusu araçta 23/03/2018 tarihinde arıza meydana geldiği, arızaya ilişkin ilk tespitin başvurudan 5 gün sonra yapıldığı, araçta rot kolunun kopması neticesinde mekanik aksamlı arızadan meydana geldiği, somut olayda ayıbın aracın ancak belirli bir süre kullanımından sonra meydana cıkabilen nitelikte olduğu, ayıbın neden olduğu arızanın kullanıcı hatası olarak değerlendirilemeyeceği ve aracın "gizli ayıplı mal" olarak tespit ediliği, aracın ayıpsız 2. el piyasa rayiç değerinin 107.000,00 TL, ayıplı değerinin ise 105.000,00 TL civarında olduğu, "nisbi metod" uygulanarak yapılan hesaplama ile davacı tarafından 3.084,12 TL bedelden indirim talep edebileceğinin ve sigorta tarafından karşılanan kısmı bulunmayan onarıma ilişkin 13.917,31 TL onarıma ilişkin fatura bedelinin kadri maruf bulunduğunun tespit edildiği görüldüğü, alınan kök ve ek raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsenmiştir.
Yargılama ile dava konusu ---- plakalı aracın davalı ---- şirketi tarafından ilk olarak dava dışı -----Unvanlı ticari şirkete satışının yapıldığı, davacı tarafından 08/05/2017 tarihinde 2. el olarak 107.131,45-TL bedel ile satın alındığı, 23/03/2018 tarihinde seyir halindeyken aracın sağ rot kısmının kırıldığı, devamında ----- tamirinin gerçekleştirildiği, iddianın ileri sürülüş şekline göre tacir sıfatına haiz olan ilk alıcıdan sonra davaya konu aracı satın alan davacının hak ve alacaklarının halefiyet esasına göre çözümlenmesi gerektiği, araç üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan teknik inceleme ile araçtaki ayıbın kullanımla ortaya çıkan ve basit bir gözden geçirmeyle tespit edilemeyecek nitelikte "gizli ayıp" olduğu tespit edildiği, bu kapsamda ayıp ihbar süreleri bakımından TBK’nın 223. madde hükmü uygulanması gerektiği, ayıbın neden olduğu arızanın ilk olarak 23/03/2018 tarihinde meydana geldiği, davacının 23/03/2018 tarihinde yetkili servis olan dava dışı ----- başvuru yaptığının 12/04/2018 tarihli teknik rapordan anlaşıldığı, arızaya ilişkin ilk tespitin olaydan 5 gün sonra yapıldığı, davacının yetkili servise yaptığı başvuru karşısında ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabul edilmesi gerektiği ve davacının TBK'nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını ilk alıcıya halef olarak kullanabileceği, davacı tarafından terditli olarak her ne kadar ayıpsız misli ile değişim yönünde seçimlik hak kullandığı anlaşılmakta ise de tespit edilen zarar miktarına göre sözleşmeden dönme ve ayıpsız misli ile değişim taleplerinin hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla takdiren satış bedelinin indirilmesine karar verilmesi gerektiği, yüksek mahkeme içtihatlarına uygun şekilde "nisbi hesaplama" metodu ile davacının 3.084,12-TL bedelden indirim talep edebileceğinin bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, tespit edilen alacak yönünden temerrüdün satış tarihi itibariyle gerçekleştiği, davacının TBK 227/2 kapsamında ayıptan doğan maddi zarara yönelik ayrıca genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı bulunduğu dikkate alındığında ayıp nedeniyle yapılan ve sigorta şirketi tarafından karşılanmadığı tespit edilen 13.917,31-TL hasar onarıma ilişkin fatura bedellerini davalıdan talep yasal koşulları bulunduğu, bu kapsamdaki alacak yönünden davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığından temerrüdün dava tarihi ile meydana geldiği, davacı tarafından her ne kadar manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de davaya konu olayda davacının yaralandığına ya da hayat ve vücut bütünlüğü ile şeref ve haysiyet gibi değerlerinde bir ihlalin gerçekleştiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmakla manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın Kısmen Kabulüne- Kısmen Reddine;
1.a) Aracın ayıpsız misli ile değişim talebinin ve terditli olarak talep edilen 0 km araç bedelinin tahsili talebinin reddine,
1.b)Gizli ayıp nedeni ile satış bedelinden indirim yapılması talebinin kabulü ile; ---- plaka, ------ şasi numaralı, ------ motor numaralı aracın satış bedelinin 3.084,12-TL indirilmesine, bu nedenle 3.084,12-TL bedelin 08/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
1.c)Gizli ayıp nedeni ile davacı tarafından yapılan 13.917,31-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
1.d) Manevi tazminat talebinin koşulları bulunmadığından reddine,
2-)Karar ve ilâm harcı olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 1.825,94-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.210,54-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-)VEKALET ÜCRETİ YÖNÜNDEN:
3-A) Maddi Tazminat Davasında;
3-A.a)Davanın kabul edilen miktarı yönünden;Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.001,43-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-A.b)Davanın red edilen miktarı yönünden; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.493,81-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
- TBK 227/4 madde gereği Mahkeme takdiri ile ayıpsız misli ile değişim yerine bedelden indirime hükmedilmesi nedeniyle iş bu talep yönünden davacı aleyhinde vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-B)Manevi Tazminat Davasında; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-)Karar ve ilam harcı olan 615,40-TL, davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 13.596,50-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 14.024,10-TL yargılama giderinin davayı kabul/red oranı dikkate alınarak 9.561,63-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.