T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/904 Esas
KARAR NO: 2025/265
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/11/2022
KARAR TARİHİ: 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının ------ yılında kurulan bir lojistik şirketi olduğunu, temel olarak kara yolu taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ---- davacı şirketin %33 oranında ortağı olup aynı zamanda şirketin temsile yetkili müdürlerinden birisi olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun limited şirket hükümlerini içeren altıncı kısmında şirket ortak ve müdürlerinin özen ve bağlılık yükümlülüğü düzenlendiğini, dolayısıyla limited şirketlerde esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, ortak ve müdür sıfatını haiz bir kişinin haksız rekabet teşkil edecek eylemlerde bulunamayacağını, aynı faaliyet alanında kendi adına bir şirket açmasının haksız rekabet teşkil edeceğinin açık olduğunu, davalı şirketin esas sözleşmesinde müdürlerin rekabet etmeme yükümlülüğünün kaldırıldığına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle ortak ve müdür olan davalı ---- bu yükümlülük altında olduğunda şüphe olmadığını, adı geçen davalının ise ---------- unvanlı, aynı alanda faaliyet gösteren diğer davalı şirketi kurduğunu, anılan şirketin tek ortağı olduğunu ve faaliyet alanı "yurt içinde ve dışında her nevi kara, hava ve deniz nakil vasıtaları ile yük ve eşya taşımacılığı, nakliye komisyonculuğu" olup davacı şirket ile aynı faaliyet alanında olduğunu, davalının davacı şirketin hizmet verdiği ------- unvanlı müşterilerini de davacı şirketi bırakıp kendi kurduğu şirketle çalışması için yönlendirdiğini, haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle, davacı şirket ortakları adına davalının müdürlükten azli talepli daha önce başka bir dava daha açıldığını, Söz konusu davanın---------- sayılı dosyası nezdinde devam ettiğini ileri sürerek davalı ---- yönünden rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin tespiti ile belirsiz alacak niteliğindeki 20.000 TL maddi tazminat ile 20.000 TL manevi tazminatın, haksız rekabet eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan ayrı ayrı ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ortağı olan davalı ------ davacı şirketteki ortaklığı dışındaki ilişkileri diğer ortak ve müdürler ile varılan mutabakat ile ---- ayı itibariyle fiilen kesildiğini, davacı şirketin diğer ortakları/yetkilileri --- ile davalı --- arasında, davacı şirketteki Ve da dışı ------- davacya ait hisselerin diğer ortaklara satışı ve devri hususunda mutabakata varıldığını, sreç ve bedel tayini için görüşmelere başlandığını, davalının bu süreçte davacı şirketin ve diğer şirketlerin sevk ve idaresinden tamamen çekildiğini, diğer ortaklar ile arasında uzun yıllardır devam eden dostluk ve ortaklık ilişkisine itibar ederek, tüm şirketlerdeki fiili bağını kestiğini ve diğer ortakların da bilgisi dajhilinde yalnızca lojistik sektöründe faaliyet göstermek üzere yeni bir sürece başladığını, İş hayatına başladığı tarihten bugüne lojistik sektöründe çalışan davalı ----------tarihinde devralarak yine lojistik sektöründe bağımsız olarak faaliyet göstermeye başladığını, söz konusu dönemde davacı şirketin ortağı ve tek yetkilisi olan davacının hisselerinin yarısını ------ devrettiğini, bu tarihten itibaren davalının davacı şirketteki tek ortaklık durumunun sona erdiğini, şirkete münferit yetkili müdür olarak davalı --- atandığını, ---- yılında ise davalı ve diğer ortak ------- davacı şirketteki hisselerinin yarısını bu kez ---- devrettiklerini, davalının uzun yıllardır------- sektöründe çalıştığını, Davacı şirket bünyesindeki müdürlük görevinden istifa ettikten sonra yine aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir şirket kurması ve faaliyetlerine devam etmesi iş hayatının olağan akışına uygun olup, haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Şirket müdürünün rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin tespiti ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.Ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, ---- celp edilmiştir.---- celp edilmiştir.Davacı tanığı------tarihli celsesinde alınan beyanında;'' ben davacı şirkette depo sorumlusu olarak çalışıyorum. ---- Bey ile birlikte yedek parçaları ayrıştırıyorduk. Geçen sene---Aydan sonra ----- Beyi ben şirkette hiç görmedim, hiç gelmedi, depoda geri kalan malları--- şirketine göndermek için ------ bize mail attı, Grup oto bizim malları aldığımız şirkettir. ---- malları alıp ayrıştırıp müşteriye satıyorduk, ---- şirketini kurdu diye biliyorum. ----- bey ile daha öncesinde şirkette birlikte çalışıyorduk , şirket ortağı idi, Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: ---- malların --- sevki için ------- bize mail attı,piyasadan araç tedarik edildi, araçların şöförlerinin kimin talimatı ile geldiğini bilmiyorum, Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: ---- bizim ile çalışırken -------- sonra kendisini hiç görmedim, bu sıralarda da şirket kurduğunu kendisinden duydum, şirket yetkilileri ---- iş yerinden ayrılması ile ilgili iş yerinde çalışanlara herhangi bir açıklama yapmadılar. Şirket tarafından ------ tahsis edilen aracının alınmasına ilişkin bilgim bulunmamaktadır.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ----- tarihli celsesinde alınan beyanında;'' ben------- yılının sonlarında işe girdim. Halen orada çalışmaktayım. Orada operasyon görevlisi olarak çalışmaktayım. Depomuzda uzun zamandır devam etmekte olan ------ tarafından mallar geliyordu, bizim şirketimizde de ayrıştırılıyordu, son bir sevkiyat yapıldı ancak bu sevkiyat şirketin kendi tırları ile yapılmadı, ağustos ayının sonlarında da şirket bir daha böyle bir ayrıştırma yapmadı ve palet palet mallar çıkarılmadı, ben -----ağustos ayının başından itibaren görmedim. Palet palet çıkma işinin organizasyonunu ------ yapmakta idi.,Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda : yaklaşık 15-16 aydır şirkette çalışmaktayım. Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: ------ şirket kurup ayrıldığını ve bir daha burada çalışmayacağını söyledi.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı tanığı -------tarihli celsesinde alınan beyanında;''ben davacı şirkette yaklaşık 13 aydır şöför olarak çalışıyorum. Ben ---- bilmiyorum, ---- şirketten ayrıldıktan sonra ------ kurduğunu duydum. ------- bunu duydum, hatta bazı malların ---- gittiğini yine -----duydum, Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda ------- otonun malları yaklaşık 7-8 aydır göndermediklerini biliyorum ancak neden göndermediklerini bilmiyorum. Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda:---- yazılı bir sözleşme olup olmadığını bilmiyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Daval tanığı------ tarihli celsesinde alınan beyanında;'' ben ---- yılının şubat ayında çalışmaya başladım, ---- yılı mart ayının 17 sinde de ayrıldım. Muhasebeci olarak çalıştım, ------şirket ortağı olması nedeni ile tanıyordum. Halen davacı şirkete ortak diye biliyorum, şirketin depo ile ofis yeri farklı idi, ---- genelde depoda oluyordu.---- için depoya geliyordu, ------ ağustos aylarına kadar --- işleri için işe geldiğini biliyorum, sonra fiilen çalışmadı, temmuz ağustos ayından sonra şirkete hiç gelmedi. Temmuz ayından sonra ----- çalışmayacak şeklinde duymuştum, zaten o tarihten sonra da ---- çalışmadı, mallarını da peyder pey ---kendi deposuna aldı. Temmuz ayına kadar -- --- adına işleri yapıyordu, ancak ayrıldıktan sonra kendi şirketi için ----- çalışıyor mu bilmiyorum.Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda:------ şirketten ayrılmasına ilişkin bir toplantı yapıldı, toplantıda mali müşavir , ben , avukat bey ve 3 ortak vardı, mali müşavirin adı ----- toplantı sonunda bir protokol yapıldı, iki imza ile temsil hususunda konuşma oldu, ancak ------- 3 imza olmasına yönelik beyanda bulundu, ayrıca ayrılacağını söyledi ve diğer şirketlerden bir şey istemediğini sadece ---- ayrılma payını istedi. Şirket aracı ---- yılı ekim ayına kadar --- kaldı diye biliyorum.----- ayrıldıktan sonra hakediş ödenmedi. Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: ben protokolü gözüm ile görmedim. Aynı gün------ şirketinde imza yetkilerine ilişkin konuşma da yapıldı. Bu protokolün şirket genel kurulu toplantısı olup olmadığını bilmiyorum, toplantı sırasında ---- ilgili bir konuşma geçmedi,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı ... Mahkememizin 13/06/2023 tarihli celsesinde alınan beyanında;''ben -------abim olan davacı şirket yetkililerinden biri olan ağabeyimin vasıtası ile tanıdım. İki yıl önce davacı şirketin 3 ortağı bize gelip yazılım projesi istediler. Sonrasında davacı şirket ortakları arasında bir uyuşmazlık olduğunu sezdim. Sanıyorum ---- yılları arasında idi, davacı şirket yetkililerinden ------ kendi şirketlerinde çalışmak yerine çalışma ofisi olarak benim iş yerime geliyorlardı. Sonra aralarında geçen diyaloglara kulak misafiri oldum, şirketin iki ortağının davalı ------ nefret ettikleri yönünde bir izlenimin oldu, aynı ortamda olmak istemediklerini ve birlikte çalışmak istemediklerini ben anladım. O dönemlerden sonra iki yetkilinin nerde çalıştığını bilmiyorum. Ben üçünün arasında birebir husumet olduğunu hiç görmedim. Ancak ----- bulunmadığı ortamlarda iki yetkili bu şekilde konuşuyorlardı, bu tarz söylemleri bana da söylüyorlardı.,Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: -----ilgili öncesinden bir sıkıntı olduğunu biliyorum, çünkü abimin de bulunduğu aile ortamlarında şirket ile ilgili bir sorun olduğunu, görüşmeler yaptıklarını biliyorum. ----- sanıyorum ki şuan çalışmamaktadır,----- hizmet kalitesinin düşmesini sebep gösterdiklerini iki ortağın birbiriyle konuşmalarından duydum.Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda ben davacı şirkette hiç çalışmadım. Benim ----- şirketinden alacağım vardır. Ancak henüz hukuki yollar aşamasına başvurmadık. ----- ile son 6 ay içerisinde alacak ile ilgili bir tartışma olabilir. Karşı taraf hırsızlık yapmış olabilir mi ?.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ---------Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 13/06/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara yılına yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM ve nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, davalı tarafa yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar sunulmamıştır.SMMM bilirkişi ve nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...1. Davalı gerçek kişinin davacı şirket müdürü iken kendi adına aynı sektörde bir şirket kurarak çalışmaya başladığı, bunun TTK md. 626 anlamında rekabet yasağına aykırı bir davranış olduğunu, Taraflar arasında davalı gerçek kişinin şirketten ayrılmasına yönelik görüşmelerin ve davalı gerçek kişinin şirket faaliyetlerinden uzaklaşmasının örtülü rıza olarak değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, a. Örtülü rıza konusunda olumlu kanaat edinilirse rekabet yasağına aykırılıktan dolayı tazminat talep edilemeyeceği, b. Örtülü rıza konusunda olumsuz kanaat edinilirse davacının müdürlük sıfatının devam ettiği 29.11.2022 tarihine kadarki faaliyetler dikkate alındığında davacının zararının 100.005,00 TL olabileceği, 3. HAKSIZ REKABETE yönelik değerlendirme yapılmasına uygun bir bilgi ve belgelinin dosya kapsamında bulunmadığı, ... '' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı taraf vekillerince beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur.Davacı vekili ---- sistemi üzerinden gönderilen 11/02/2025 tarihli dilekçesi ile özetle;Davalı ----- yönünden rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin tespiti ile belirsiz alacak niteliğindeki 100.005,00 TL maddi tazminat ve 20.000 TL manevi tazminatın, haksız rekabet eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan ayrı ayrı ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin HMK md. 326/3 kapsamında davalılardan ayrı ayrı ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, sunulu dilekçe davalı tarafa tebliğ edilmiştir.İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Huzurdaki dava, şirket müdürünün rekabet etmeme yükümlülüğünün ihlali iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
TTK Özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı başlığı altında düzenlenen; MADDE 626- "(1) Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir.(3) Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir."
TTK 644/1-e hükmü uyarınca kıyas yoluyla uygulanan 396 maddesinde VII - Rekabet yasağı başlığı altında; " (1) Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etmekte serbesttir. (2) Bu haklardan birinin seçilmesi birinci fıkra hükmüne aykırı harekette bulunan üyenin dışındaki üyelere aittir. (3) Bu haklar, söz konusu ticari işlemlerin yapıldığını veya yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiğini, diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bunların gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar. (4) Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla ilgili hükümler saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Uyap üzerinden celp edilen -------- Tarihli kararından Mahkemesince;"... Davalı ortak ve müdürü olduğu şirket ile aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren yeni bir şirket kurup faaliyete geçirmiş olup rekabet yasağına aykırı davrandığından hakkında haklı sebeple azil koşullarının oluştuğu sonucuna varılmış, ancak davalı dava açıldıktan sonra müdürlükten istifa etmiş olup istifasını şirkete bildirdiğinden davanın konusuz kaldığı tespit edilmiştir. Davacı yan dava açmakta haklı olduğundan davalı tarafın aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,..." şeklinde karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonrasında------- tarihli kararında ;"...davalı tarafça söz konusu edimlerin ihlal edildiği ve davacıların dava tarihinde davalının azline dair taleplerinde haklı oldukları kanaatine varıldığından, davalı tarafın yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerine dahil olan vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,..." karar verildiği görülmüştür.Celp edilen ve Mahkememizce ilgili internet sitesinden alınan ticaret sicil kayıtlarından; Davacı ------ tarihinde ana sözleşmesinin tescil edilerek odaya kaydolduğu, ana sözleşme ile iş konusunun "...ilgili danışmanlık, müşavirlik, acente, komisyonculuk faaliyetlerinde bulunmak, yürürlükteki mevzuat gereğince uluslararası nakliye, taşımacılık alanında danışmanlık, yurtiçi, yurtdışı servis ve müşavirlik hizmetleri yapmak. ------ yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde yasal mevzuatlar çerçevesinde kişi, kurum ve kuruluşlara işletmelere lojistik, danışmanlık iş takipleri hizmetleri vermek ve anasözleşmesinde yazılı olan diğer işler." olarak belirlendiği, ---- tarihinde tescil edilen hisse devirleri sonrasında toplam -- Hisseden müteşekkil--- değerinde hisselerin;---- hisse karşılığı ---tekabül eden hissesinin ---- tekabül eden hissesinin ---- hisse karşılığı --- tekabül eden hissesinin -------tescil edilmesi sonrası şirketin son müdürler kurulu ve yetkililerinin/yetkilerinin; müştereken atılacak imza ile temsil ve ilzama yetkili----olarak belirlendiği, şirket müdürü ---- yevmiye numaralı “İSTİFA İHBARI” ile --- tarihinde müdürlük görevinden istifa ettiği, istifanın ihbarının muhataplara----- tarihlerinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davalı ---- ------ tarihinde tescil edildiği iş konusun; Yurt içinde ve dışında her nevi kara, hava ve deniz nakil vasıtaları ile yük ve eşya taşımacılığı, nakliye komisyonculuğu yapmak. Yurt içinde ve yurt dışında paket, zarf ve kargo taşımacılığı yapmak. Araçlı araçsız kurye hizmetleri vermek, Şirket faaliyeti ile ilgili her türlü nakil vasıtaları alır, satar, kiralar ve kiraya verir. - Hava, deniz ve kara yolları ile her nevi kargonun nakliyesini, tahmil ve tahliyesini yapmak, Kara, deniz ve hava nakil araçları ile uluslararası, transit içi eşya ve yolcu taşımacılığı yapmak. Bu işler için gerekli araçları yurtiçinde ve yurt dışından satın almak, kiralamak, satmak ve kiraya vermek. -Kara, deniz, hava taşıt araçları ile uluslararası ve transit taşımada gerekli gümrükleme, aktarma işlerini yapmak. ----- beynelminel nakliyat konularında anlaşma yapmak, iş birliği tesis etmek, acentelik alıp, vermek, bunlara ilişkin sözleşme ve akitler yapmak, Kara, deniz, hava taşıt araçlarının bakım ve onarımı için gerekli tesis, servis, akaryakıt istasyonu ve parklarını, personelin ikameti için gerekli tesisleri kurmak, satın almak, satmak, kiraya vermek, Kara, deniz, hava taşıt araçları ile uluslararası transit, yurt içi taşımalarında gerekli yükleme, boşaltma, aktarma işlerini yapmak, gümrük müşavirliğinde bulunmak. - Navlun sözleşmelerinin inikadı ve her türlü kara, deniz ve hava nakil araçlarının acenteliğini yapmak. ----- kapsamındaki faaliyetlerde bulunmak, --- anasözleşmesinde yazılı olan diğer işler olarak belirtildiği, Şirketin Kayıtlı sermayesinin 500.000.-TL olduğu ve her biri 100,00 (Yüz) TL nominal değerinde, 5.000 adet hisseye bölündüğü, Sermayenin tamamının ---ait olduğu, ---şirketi münferit imza ile temsile yetkili müdürü olduğu anlaşılmıştır.Tüm bunlardan; Davacı tarafından, davacı şirketin %33 hisse oranıyla ortağı ve şirketin temsile yetkili müdürlerinden birisi olan davalı ----- davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduğu ve davacı şirket müşterilerini davalı şirkete yönlendirdiği, bu nedenle müdürlükten azli davası açıldığı ileri sürülerek rekabet etmeme yükümlülüğünün ihlal edildiğinin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemiyle huzurdaki davanın açıldığı, davalılar tarafından davalı ---davacı şirketteki ortaklığının diğer ortak ve müdürler ile varılan mutabakat ile 2022 yılı Temmuz ayı itibariyle fiilen kesildiği, diğer ortakların bilgisi dahilinde yalnızca lojistik sektöründe faaliyet göstermek üzere yeni bir sürece başladığını ve hisse devirleri yapıldığı, davalının uzun yıllardır lojistik sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı şirket bünyesindeki müdürlük görevinden istifa ettikten sonra yine aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı şirketi kurması ve faaliyetlerine devam etmesinin olağan olup haksız rekabet teşkil etmeyeceğinin savunulduğu, iddia ve savunma kapsamından taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı şirket ortağı ve temsile yetkili davalı gerçek kişinin diğer davalı tüzel kişiliği "izin/muvaffakat" dahilinde kurup kurmadığı, davacı şirket müşterilerinin davalı tüzel kişi faaliyet alanına kaydırılıp kaydırılmadığı, eylemin şirket müdürünün rekabet etmeme yükümlülüğünün ihlali niteliğinde olup olmadığı ile ihlal niteliğinde ise davacı nezdinde maddi ve manevi zarar meydana gelip gelmediği hususlarına ilişkin olduğu, ticaret sicil kayıtlarından davalı---- davacı şirketin ortağı ve aynı zamanda müşterek imza ile temsil ve ilzama yetkili müdürü iken ------- yevmiye numaralı ihbarnamesi ile müdürlük görevinden istifa ettiği, davalı şirketin 04/07/2022 tarihinde davalı -------- tarafından tek ortaklı olarak tescil edilerek kurulduğu ve adı geçen davalının diğer davalı tüzel kişiliğin münferid imza ile temsil ve ilzama yetkilisi olduğu, HMK 222 madde ihtarı yapılmak suretiyle taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme ile; taraf ticari defterlerinin usulune uygun şekilde tutulduğu ve ilgilisi yönünden delil niteliğinin bulunduğu, davacı şirketin 2021 yılına göre net satışlarının 2022 yılı itibariyle yaklaşık %83 oranında azaldığı, buna bağlı olarak 2021 yılında 1.928.304,42-TL olan faaliyet karlılığının 2022 yılında 670.577,32 TL faaliyet zararına dönüştüğü, davalı şirketin 04/02/2022 tarihinde kurulduğu, tarafların tek ortak müşterisinin ---- olduğu, davacı ile dava dışı ------ tarihine kadar ---bu tarihten sonra ----- tarihine kadar 1.818.574 TL olmak üzere toplam 3.568,616 TL brüt satış yapıldığı ve takiben 974.000 TL fatura düzenlendiği, 20/10/2022 tarihinden sonra anılan şirket ile herhangi bir ticaret bulunmadığı, davalı şirket ile dava dışı ------tarihine kadar toplam 3.737.930 TL brüt satış yapıldığı ve karşılığında toplam 3.019,45 TL fatura düzenlendiği, davalı şirket hasılatının tamamına yakınının dava dışı -------- sağladığının tespit edildiği, limited şirketlerde müdürlerin rekabet yasağına ilişkin TTK 626. Maddesi ile Müdürler ve yönetimle görevli kişilerin, görevlerini özenle yerine getirmek ve şirket menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlü oldukları, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemiş ise şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacaklarının düzenlendiği, TTK 644/1-e hükmü uyarınca kıyas yoluyla uygulanan TTK 396. maddesinden şirket müdürünün müdürlük sıfatı devam ettiği müddetçe şirket faaliyet konusuna giren işleri kendi yada başkası adına yapamayacağının düzenlendiği, davacı şirket ana sözleşmesi incelendiğinde rekabet yasağına yönelik serbestlik tanındığına dair bir düzenlemeye yer verilmediğinin görüldüğü, dinlenen tanık beyanlarından her ne kadar davalının 2022 yılı Temmuz-Ağustos aylarından sonra davacı şirkette fiilen çalışmadığı anlaşılmakta ise de rekabet etme yasağının davalının müdürlük görevinin istifa ile sona ermesine kadar hukuken devam ettiği, Mahkememizce ---- alınan döküme göre dava dışı ------ yılında kurulduğu ve faaliyet konusunun davacı şirket ile benzer nitelikte bulunduğu görülmüş ise de adı geçen dava dışı ----şirketinin davacı şirket ortakları -------------tarafından birlikte kurulduğu, tüm ortakların bir araya gelerek yeni şirket kurma iradesi göstermesinin, tek bir ortak/müdür yönünden aynı iştigal konulu faaliyette bulunmaya ilişkin örtülü rıza gösterme olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, davalı ----- davaya konu eylem yönünden şirket müdürlüğünden azli konu açılan davada gerek ilk derece Mahkemesince ve gerekse kararın istinaf edilmesi sonrasında ------ Mahkemesince eylemin "rekabet yasağına aykırılık" olarak tespit edildiği, yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı şirketin 04/07/2022 tarihinde kuruluşundan sonra satış hasılatının tamamına yakınını sağladığı dava dışı -------- aslen davacı şirket müşterisi olduğunun tespit edildiği gibi davalı şirket kuruluşundan önce davacı şirket faaliyet karlılığı halinde iken davalı şirket kuruşuğundan sonra net satışlarının %83 oranında azaldığı, faaliyet zararına dönüştüğü ve 100.005 TL kar kaybı meydana geldiğinin tespit edildiği, davanın 20/11/2022 tarihinde açıldığı ve uyuşmazlığın dava tarihindeki duruma göre incelenmesi gerektiği, sunulu raporda her ne kadar davalı şirketin 29/11/2022 tarihine kadar ticari kayıtları incelenmek suretiyle değerlendirme yapıldığı görülmüş ise de dosyaya sunulu muavin kaydına göre 30/10/2022 tarihinden 29/11/2022 tarihine kadar davalı şirket tarafından yapılan satış bulunmadığı görülmekle yeniden yapılacak bilirkişi incelemesinin dosyaya katkı sağlamayacağı anlaşıldığı, yapılan yargılama ile davalı eyleminin şirket müdürünün rekabet etmeme yasağının ihlali niteliğinde bulunduğu, her ne davacı şirket nezdinde meydana gelen kar kaybının yalnızca davaya konu somut olaydan kaynaklanmayabileceği düşünülebilir ise de TTK 396/2 madde kapsamında yer alan seçimlik haklar dikkate alınarak ve davalı şirket satış hasılatının tamamına yakınının davacı şirketten getirilen müşterisinden sağladığının yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi karşısında bilirkişi marifetiyle tespit edilen maddi zarardan indirim yapılmasının somut olay özellikleriyle örtüşmeyeceği değerlendirilmekle maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, davacı tarafından davaya konu olay nedeniyle davacı nezdinde manevi zarar gerçekleştiğine ilişkin dosya kapsamında somut delil bulunmadığı anlaşılmakla yasal koşulları bulunmayan manevi tazminat talebinin ise reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın kısmen kabulüne- kısmen reddine; ----- alacağın 23/11/2022 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa 2/2 maddesine göre işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Manevi tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,
2-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Karar ve ilâm harcı olan 6.831,34-TL harçtan peşin ve tamamlama suretiyle alınan 2.083,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.748,24-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)VEKALET ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
4-a)Maddi Tazminat Davası yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-b)Manevi Tazminat Davası yönünden; Davalılar vekille temsil olunmakla ve red sebebi aynı olduğu dikkate alınark karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara eşit oranda ödenmesine,
5-)Davacı tarafça yatırılan 2.175,30-TL harç ve 5.794,75-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 7.970,05-TL yargılama giderinden, giderlerin maddi tazminat davasına yönelik olarak yapıldığı dikkate alınarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/03/2025