T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/253
KARAR NO : 2025/154
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2024
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisinden kaynaklı borcun ödememesi üzerine davalı
şirket aleyhinde----İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosya uyarınca icra takibi
başlatıldığı, davalı/ borçlu şirket vekilince haksız bir itiraz yapıldığı ve takibin durduğu, müvekkilinin
davalı-borçlu ile girmiş olduğu ticari ilişki ile müvekkilimin davalıya vermiş olduğu ürün/hizmet
karşılığı fatura alacağı ve cari hesap ilişkisinin sabit olduğu, davalı itirazı üzerine arabuluculuk
başvurusu yapıldığı, anlaşma sağlanamadığı, alacaklarının likit olduğu, zira müvekkilinin davalı olan
ticari ilişkisi davalı tarafından inkar da edilmediği, sadece ödeme emrinin de gösterildiği şekilde bir
borcun olmadığının iddia edildiği, bu sebeple borçlunun haksız itirazının iptali için Mahkemenize
başvurma zarureti hasıl olduğu, yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplerden dolayı; davamızın kabulü ile,davalı borçlunun tamamen haksız olan İtirazın İptaline takibin devamına, asıl alacağın takip tarihinden
itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, davalının haksız itirazından ötürü % 20’dan aşağı
olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalıya
yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı vekilinin süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, davacının defterlere ilişin usb bellek sunduğu, davalının defterlerini ibraz etmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı görüldü.
SMMM bilirkişi raporu sonuç kısmında:
" 5- S O N U Ç:
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle ve Sayın Mahkemece tarafıma verilen görev ile sınırlı
olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirmem neticesinde;
A-Ticari defter(ler)in Türk Ticaret Kanunu'na ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun
düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/ticaret sicil müdürlüğü tasdiklerinin
bulunup bulunmadığı yönünden;
Davacı Yönünden; Huzurda görülen davada, davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup;
2023-2024 dönemi Envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı”
başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davacının 2023-2024 döneminde e-defter
mükellefi olduğu, davacının faaliyet adresinin 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle
mücbir sebep ilan edilen iller arasında yer alan ----- ilinde bulunduğu, davacının mücbir sebep
kapsamında uzatılan sürelerde dikkate alındığında Gib onaylı Yevmiye ve Defteri Kebir beratlarının
süresi içerisinde alındığı, davacının incelenen 2023-2024 dönemi ticari defterlerinin V.U.K’nu ve
TTK’una uygun tutulduğu, davacının ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür
Davalı Yönünden; Sayın Mahkemenin 26.09.2024 tarihli 1 Nolu celse kararında “… Uyuşmazlığın
çözümü için davacı/davalı tarafça ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğinden davacı ve davalı tarafın
yerleşim yeri itibariyle davacı tarafa TTK.'nın 83. ve HMK'nın 222. maddesi uyarınca taraflara dava
konusu döneme ilişkin tüm ticari defter, kayıt ve dayanak belgelerini inceleme günü olan 27/11/2024
tarihi ve saat 11.30'de ibraz etmesi için kesin süre verilmesine, taraflarca yerinde inceleme yetkisi talep
edilirse bu konudaki talebini inceleme gününden 2 gün öncesine değin bildirmesinin istenilmesine, aksi
takdirde yerinde inceleme talebinden vazgeçmiş sayılacağının ihtaratına ,” karar verildiği, bu karar
uyarınca davalının belirlenen inceleme günü ve saatinde hazır olmaması yerinde inceleme talebinde
bulunmaması nedeniyle dava konusu ile ilgili ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır.
B- İddia olunan alacağın/faturanın kayıtlı olup olmadığı, iade/fiyat farkı/indirim faturası bulunup
bulunmadığı, ticari defter(ler)deki kaydın belgesinin bulunup bulunmadığı yönünden;
Davacı Yönünden; Davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle
(11.03.2024) davalıda---- nolu hesapta takibi yapılan açık hesaptan kaynaklı davalıdan
661.802,50 TL alacaklı gözüktüğü,
Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamınca celp edilen ve raporun 4.c.1 bölümünde incelenen davalı
şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne yapmış olduğu BA formu bildirimlerinde; davacı
adına 5 adet e-belge karşılığında KDV hariç 804.890,00 TL tutarında “alım” gerçekleştirdiğine ilişkin
bilginin bulunduğu, bildirimde bulunan açık hesap bakiyesini oluşturan bu faturalarında davacının
incelenen kendi defterlerinde davalı aleyhine borç kaydedildiği takip dayanağını oluşturan açık hesap
bakiyesini oluşturan faturaların bildirimde bulunan faturalardan ibaret olduğu tespit edilmiştir.
Huzurdaki davanın konusu bakımından davacının takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan fatura içeriği mal teslimini ispat etmesi gerektiği, bu bağlamda dosya kapsamında bulunan belge ve bilgiler ile birlikte incelenen davacının ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin ihtilafsız olduğu, davacının davalı adına düzenlediği takibe dayanak açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların
ticari fatura senaryosu ile düzenlenmiş e- faturalar olduğu, ilgili fatura içeriği ürünlerin teslimine
yönelik sevk irsaliyeleri düzenlendiği, açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların davalıya kapalı devre
sistemi üzerinden GİB tarafından iletilmiş olduğu, ilgili faturaların davalının BA formuna yansıması ile
davalıya iletilme tarihinden sonra TTK. 21 kapsamında usulüne uygun iptal itiraz işlemine tabi
tutulmadığı, iade faturası da düzenlenmediği, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım”
olarak kendi aleyhine bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan etmeyeceği, hususları topluca ele
alındığında usulüne uygun tutulmuş davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan takip dayanağı açık hesap
bakiyesini oluşturan fatura içeriği ürünlerin davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez
ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal ve hizmeti almadığını veya fatura bedellerinin
tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; davacının ----. İcra Dairesinin -----
E. sayılı, 11.03.2024 takip tarihli 661.802,50 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin ispat karinelerinin
oluştuğu, nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine
varılmıştır.
Faiz Yönünden:
Somut olayda davacı tarafından takip öncesinde faiz talep edilmediği, takdiri Sayın Mahkemeye ait
olmak üzere kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması,
işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip
sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 2/2 m. kapsamında faiz talep edebileceği
değerlendirilmiştir.
Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç
şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının
münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır.
" görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raparu taraflara tebliğ edilmiştir.
DELİLLER
*----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyası kayıtları
*Davacı şirket ticari defter kayıtları,
*Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları,
*Bilirkişi raporu,
*Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2) "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3) "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
"
Madde 83- (1) "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
"
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.(HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının defterlerini sunmadığı görüldü.
Somut olayda; Davacının 2023-2024 yılı ticari defterlerinin TTK ve VUK kanunlarına göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendis defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmekle, mahkememizce 26.09.2024 tarihli 1 nolu celse ara kararında belrilenen inceleme gününde davalının hazır olmadığı ve ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenmesine yönelik talebinin de bulunmadığı , davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği anlaşılmakla, dosya kapsamın da tüm belge ve bigiler incelendiğinde davacının ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin ihtilafsız olduğu, davacının davalı adına düzenlediği takibe dayanak açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların ticari fatura senaryosu ile düzenlenen e-faturalar olduğu, ilgili fatura içeriği ürünlerin teslimine yönelik sevk irsaliyeleri düzenlendiği, açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların davalıya kapalı devre sistemi üzerinden GİB tarafından iletilmiş olduğu,ilgili faturaların davalının BA formuna yansıması ile davalıya iletilme tarihinden sonra TTK 21. Kapsamında usulüne uygun itiraz işlemine tabi tutulmadığı, iade faturası da düzenlenmediği bir bütün olarak değerlendiirldiğinde usulune uygun tutulan davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların davalıya teslimine yönelik karinenin oluştuğu, davalının ise aksini ispatlar delil sunmadığı anlaşılmakla açılan davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.Alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
2-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ------Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 661.802,50-TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle DEVAMINA,
3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00- TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilam harcı olan 45.207,73-TL harçtan peşin alınan 7.992,93-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 37.214,80-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 103.270,38- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan toplam 4.085,00 TL yargılama gideri ve 8.481,33-TL harç toplamının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzene karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.