T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/177
KARAR NO : 2025/166
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/03/2024
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ve davalı şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturalar ve cari hesaba dayalı olarak, ----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını. Borçlu şirket tarafından, icra takibine; asıl borca, faizine ve tüm fer'ilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş ve takip durdurduğunu. Takip tutarında alacaklı bulundukları meblağın likit olduğu, alacağın mesnedi fatura, sevk irsaliyeleri, cari hesap dökümü, taraflara ait ticari defterler ve tüm ticari kayıtlarda yapılacak bilirkişi incelemesi ile de sübut bulacağını. Ayrıca mükelleflerin 5.000,00 TL (KDV HARİÇ) üzeri mal ve/veya hizmet alımlarını ve satışlarını bildirme yükümlülüğü bulunduğundan, ilgili vergi dairesinden istenilecek BA/BS formlarıyla da alacaklı olduğumuz ortaya konulacağını. Faturalar muhteviyatı ürünler davalının isteği doğrultusunda, fatura ve sevk irsaliyelerinde belirtilen okullara teslim edilmiş olup taşıyıcı firmalara ait ambar tesellüm fişleri de dilekçeleri ekinde olduğunu. Söz konusu takibe dayanak yaptığımız faturaların, HAZİRAN 2023 tarihinde düzenlendiğini beyan ederek; Davalının icra dosyasına konu yapmış bulunduğumuz 105.269,19 TL alacağımıza vaki itirazının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle iptaline ve takibin aynen devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle bu tutarın % 20'si oranında İ.İ.K. uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, faiz, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin, karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça dosyaya sunulan belge ve kayıtların davacının alacağını ispatlamadığını. Davacı tarafça, delil olarak sunulan faturalarla alacağın ispatlandığını söylememin mümkün olmadığını, Sayın Mahkemece de takdir edileceği üzere diğer yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağını. Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini/ifasını ispat külfeti alacaklı yana ait olduğunu. Fatura düzenlenerek bir ticari ilişkinin şartları belirlenememekte yahut değiştirmediğini. Davalı şirket geçmiş dönemde davacıdan hizmet satın alımı gerçekleştirmiş ve bu ticari ilişki sebebiyle olan borçların tamamı ödendiğini, davalının davacıya başkaca herhangi bir borcu bulunmadığını. Taraflar arasında başkaca ticari ilişki bulunmamakta olup aksi davacı tarafça ispata muhtaç olduğunu beyan ederek; Fazlaya ilişkin her türlü dava, talep ve şikâyet hakkımız saklı kalmak kaydıyla; davanın reddi ile davacının, asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.
---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, Mali Müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkeme 27.09.2024 tarihli celsesinde uyuşmazlığın; ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında bulunun itirazın iptali, icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları’’ tespit edilmiştir. Her iki tarafın ticari defterleri ile dava dosyasındaki deliler aşağıdaki gibi incelenmiştir. Defter İncelemesi (Usul), Hesap İncelemesi, BA ve BS Formlarının İncelenmesi,
DEFTER İNCELEMESİ (Usul) Davacı Defter İncelemesi (Usul): Davacı tarafından ibraz edilen 2023 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir; Davacı şirketin ibraz ettiği, 2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davalı tarafından ibraz edilen 2023 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir;
¸
Davalı şirketin ibraz ettiği, 2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. HESAP İNCELEMESİ: Davacı Hesap İncelemesi: Davacı şirketin ticari defterlerinde, davalı şirkete ait olan 2023 yılı ----Kodlu Alıcılar hesabı ile ----- Kodlu Şüpheli Ticari Alacaklar hesabının dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 09.06.2023 tarihli ----- seri no.lu satış faturası ile başladığı. Davacı tarafın 09.06.2023 tarihinden 07.09.2023 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 165.269,19 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalıdan 60.000,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 17.11.2023 takip tarihi itibariyle davalı taraftan olan alacağının 105.269,19 TL olduğu. İş bu alacağının hesaplar arası virman ile-----Kodlu Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına Borç kayıt edilerek, hesabın kapatıldığı ve takibe konu edilmiş olduğu görülmüştür.
HESAP İNCELEMESİ: Davalı Hesap İncelemesi: Davalı tarafın ticari defterlerinde davacı şirkette ait olan 2023 yılı ------- Kodlu Satıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir.
¸
Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalının 09.06.2023 tarihli ----- seri no.lu alış faturası ile başladığı. Davalı tarafından 09.06.2023 tarihinden 07.09.2023 tarihine kadar davacı taraftan 2 fatura ile 165.269,19 TL tutarlı alış yaptığı, bu süreçte davacı tarafa 60.000,00 TL ödeme yapıldığı ve buna göre 17.11.2023 takip tarihi itibariyle davacı tarafa olan borcunun 105.269,19 TL olduğu görülmüştür. BA ve BS Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davacının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 18.03.2024 tarihli yazı cevabından, davacının 2023 yılı BS ve BA formunu dosyaya göndermiştir. Davacı şirketin 2023 yılı BS Formunda, davalı tarafa 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 140.058,60 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 15.03.2024 tarihli yazı cevabından, davalının 2023 yılı BS ve BA formunu dosyaya göndermiştir. Davalı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı tarafa 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 140.058,60 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Faiz Konusu İncelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf 17.11.2023 tarihli icra takibinde, 105.269,10 TL asıl alacağına işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. ----- verilerinden 17.11.2023 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %36.75 olduğu görüldüğünden davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %36.75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2023 yılları ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı şirketin ibraz ettiği, 2023 yılları ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Takip Konusu Alacak Yönünden: Taraf defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 09.06.2023 tarihli ----- seri no.lu satış faturası ile başladığı. Davacı tarafın 09.06.2023 tarihinden 07.09.2023 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 165.269,19 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalıdan 60.000,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 17.11.2023 takip tarihi itibariyle davalı taraftan olan alacağının 105.269,19 TL olduğu görülmüştür.
Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, 17.11.2024 takip tarihi itibariyle davacının davalından 105.269,10 TL alacaklı olduğu, 105.269,10 TL asıl alacak için takip tarihinden itibaren yıllık %36,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan ve faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu, taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davacı ticari defterlerinde davalıdan 105.269,19 TL alacaklı göründüğü, davalı ticari defterlerinde davacıya 105.269,19 TL borçlu göründüğü, tarafların BA-BS formlarının karşılıklı uyumlu olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 105.269,19 TL alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalının zamanaşımı itirazının, davaya konu cari alacağı oluşturan faturaların 2023 yılına ilişkin olması ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmaması sebebiyle yerinde görülmediği, hak düşürücü süre itirazının takip ve dava tarihi itibariyle dahi bir yıllık süre dolmadığından yerinde olmadığı görülmüştür.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
2-----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 105.269,19 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 105.269,19 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 7.190,93-TL harçtan peşin alınan 1.271,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.919,54-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 5.312,00 TL yargılama gideri ve 1.271,39 TL peşin harç toplamı 6.583,39-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.