T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/758
KARAR NO : 2025/212
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2023
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, 29.08.2013 yılında tescil ettirilmiş markayı 27.05.2021 yılında devralarak işbu ----- markasının adı altında Mobilya ve ahşap sektöründe üretim ve satış yaptığını, müvekkilinin uzun yıllardır sektörde olması, üretim hacmi ve müşteri memnuniyetiyle sektörde yer edinmiş bir marka olduğunu, müvekkilinin ve davalı “-----” isimli elektronik ticaret sitesinde satış yapmakta olan tacir olduğunu, davalı bahse konu ürüne ait ilanında müvekkiliinin sahipliğinde ve aynı ürüne ilişkin davalı ilanlarında müvekkilinin ürün fotoğrafını kullandığını, ilgili özgün fotoğrafın, müvekkili tarafından üretilmiş olup fotoğrafın hala müvekkilinde ve müvekkilin ilanlarında bulunduğunu, 6102 S. TTK m. 5/A’da “ 6102 s. TTK’nın 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine” ilişkin davaların, zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu ifade edildiğini, davalının bu davranışı müvekkilini piyasada haksız rekabete maruz bıraktığını, müvekkilinin kendisi için hazırlamış olduğu fotoğrafların davalı tarafından kullanılması tüketici tarafından müvekkille karıştırılmasına sebep olduğunu, davalının yaptığı eylem 8049 sayılı Türk Ticaret Kanununun 55. maddesinde sayılan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” ibaresiyle belirtilmiş eylemle eşdeğer olduğunu, bahse konu eylemin ortalama bir tüketiciyi yanıltarak müvekkille davalıyı karıştırmasına yol açacağını, davalının haksız rekabet teşkil eden hareketlerinin müvekkilin elde ettiği kar ve haksız rekabet olmasaydı elde edilecek olan kar arasında bir farka yol açtığını, bununla beraber bu iltibasın müvekkilin sektörde uzun yıllar var olarak oluşturmuş olduğu güvenilirliğine de zarar vermiş olduğunu, davalının haksız rekabet yaratan eylemi sonucu Müvekkilinin uğramış olduğu Mahkeme tarafından belirlenecek olan zarar ve yoksun kaldığı karın davalı tarafından alınarak Müvekkiline verilmesini, belirsiz alacak davası olarak 6100 sayılı HMK. 107.maddesine göre açılmış olan işbu davada harca esas “simgesel” değerler : Manevi tazminatı için 500 TL, ihbar tazminatı için 500 TL, olmak üzere toplam 1.000 TL olduğunu, zararın artmasını önlemek için davalının faaliyetinin durdurulması için gerekli ihtiyati tedbir kararının verilmesine, davalının yasalara aykırı olarak yapmakta olduğu haksız rekabetin men’ine ve konusu olan ürün fotoğraflarının ref’ine, davalının mevcut ürün fotoğraflarının bulunduğu yerden, bayilerden ve tüm e-ticaret platformları üstünden kaldırılması,
6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre Haksız rekabet nedeniyle müvekkilinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak tahsili ile davacıya verilmesine, haksız rekabet doğuran eylemlerin başladığı tarihten itibaren işleyecek kanuni faizin davacıya verilmesine, 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, haksız rekabet nedeniyle müvekkilinin manevi zararının değerinin tam ve kesin olarak tahsili ile davacıya verilmesine, haklı bulunmaları halinde çıkacak ilamın ulusal gazetelerde gideri karşı davalıdan alınmak üzere ilanına, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine,1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Kanunla değişik 164/son fıkrası uyarınca vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın haksız rekabet yasağına ilişkin iddia ettiği hususlar hukuki mesnetten yoksun ve hukuka aykırı olduğunu, şöyle ki, davacı yan iddiasında ----- isimli elektronik ticaret sitesinde satış yapmakta olduğu ürün ilanların kendisine ait olduğunu ve ilanda belirtilen tüm ürün fotoğraf ve bilgilerin tarafımdan alınarak ----- elektronik ticaret sisteminde satışa sunduklarını ifade ettiğini, ancak davacı yanın belirtmiş olduğu ürün tüm Türkiye çapında üretilen ve satışa sunulan ürünler arasında olduğunu, ---- elektronik ticaret şirketinin kullandığı ---- sistemi üzerinden tarafımızdan ürün ----- elektronik ticaret sisteminde satışa sunulduğunu, ----- sistemi, davacı yanın iddia ettiği haksız rekabet hükümlerine uygun olarak ilanları sitesinde yayınladığını, aksi halde yapılan araştırma sonucunda iş bu haksız rekabet teşkil eden ilanları yayınlamadığını, bu nedenlerden dolayı davacı yanın açmış bulunduğu dava haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalının e-ticaret sitesinde satışını yaptığı sandalye ürünün tanıtımında davacı tarafa ait ürün fotoğrafının kullanılması nedeniyle gerçekleştiği iddia edilen haksız rekabetin tespiti, önenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.
Benzer bir olaya ilişkin ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----H.D. 08/01/2015 Tarih, ---- Esas, ---- Karar sayılı Kararı; ''...Dava, davalının e-ticaret sitesinde satışını yaptığı sandalye ürünün tanıtımında davacı tarafa ait ürün fotoğrafının kullanılması nedeniyle gerçekleştiği iddia edilen haksız rekabetin tespiti, önenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; her ne kadar mahkemece tescilli marka haklarına dayanıldığı gerekçesiyle görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğuna kararı verilmişse de, davacı marka veya tescilsiz tasarım haklarına tecavüz edildiğine dair bir iddiada bulunmamıştır. Davacı taraf, kendi ürünlerinin tanıtımında kullanıldığını iddia ettikleri sandalye ürününe ait fotoğrafın izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Bu durumun FSEK’in 84/3. maddesine göre haksız rekabet teşkil edip etmediğinin incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 76/1. maddesindeki, bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalarda görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu düzenlemesi karşısında, Asliye Ticaret Mahkemesince verilen görevsizlik kararının sonuç olarak yerinde olduğu kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir...''Üstte bahsi geçen İstinaf Mahkemesi kararında olduğu gibi, davacı taraf, kendi ürünlerinin tanıtımında kullanıldığını iddia ettikleri sandalye ürününe ait fotoğrafın izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Bu durumun FSEK’in 84/3. maddesine göre haksız rekabet teşkil edip etmediğinin incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 76/1. maddesindeki, bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalarda görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu düzenlemesi karşısında, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla 6100 sayılı HMK madde 114/1-c ve 115. maddesine göre, davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USÛLDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya ----- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20/1 maddesi uyarınca,kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ----- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,Dair, davacı veikilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde --- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.