T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/533
KARAR NO : 2025/156
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/07/2022
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili 28.07.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle;
17.09.2021 tarihinde---- plakalı, -----
model, ---- marka, ----- motor,
----- şase no’lu aracı 468.327,39 TL karşılığında satın aldığını, İlgili araç
satın alındıktan kısa bir süre sonra seyir halindeyken aracın motorundan sesler gelmeye
başlamış, motorunun arıza verdiğini, araç çalışamaz vaziyete gelince de müvekkil şirket
tarafından ----- yetkili satıcı ve servisi olan ----- Otomotiv'e başvurulduğunu, başvurmanın
akabinde araç 22.01.2022 - 01.03.2022 tarihleri arasında 39 gün yetkili serviste işlem
gördüğünü, bu işlemler neticesinde motorda 108.000,00 TL'lik parça değişimi yapıldığını,
araç servisten çıktıktan yaklaşık bir ay sonra yeniden aynı arızayı ----- verdiğini,
--- --- yetkili servisine çekici vasıtasıyla getirildiğini, buradaki yetkili serviste de
29.04.2022 - 18.05.2022 tarihleri arasında yaklaşık bir ay işlem gördüğünü,
Aracın tamir edildikten sonra çok kısa bir süre içerisinde tekrar aynı hatayı vermesi,
servisteki işlemler sırasında aracın dörtte biri fiyatı kadar parça değişimi yapılmış olması,
onarım-tamir işleminin arızayı gideremiyor oluşu, müvekkile satılan aracın üretimden
kaynaklı ayıplı olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, aracın arıza verip servise girdiği tarihteki
kilometresinin 6685' km olduğunu, aracın ----- servisten çıktıktan sonra bir süre
kullanıma devam edilmiş 05/07/2022 tarihinde ise tekrar 3.kez bozulmuş olup
çekici vasıtasıyla ----- yetkili servisi ------ getirildiğini, şuan için hala serviste olmakla birlikte servisle yapılan şifahi görüşmelerde motorda ve klimada
bir takım arızalar olduğu bunlar içinde yurt dışından parça beklendiği bilgisinin verildiğini,
Yeni ve bu kadar az kullanılmış aracın sürücü yahut dış etkenlerden kaynaklanarak defaatle
bu kadar büyük ve kapsamlı arıza vermesinin neredeyse olanaksız olduğunu,
Dava konusu aracın davalı tarafa iadesi ile dava konusu aracın sıfır kilometre, ayıpsız misli ile
değiştirilmesini, araçtaki gizli ayıp nedeniyle serviste kaldığı süre boyunca kendilerince
yapılan 7.220,00 TL ikame araç kiralama bedelinin davalılardan tahsiline, yargılama giderleri
ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini belirttiği görülmüştür.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı ----- vekilinin 31.08.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle;
Davaya konu aracın; 16.09.2021 tarihinde trafiğe çıktığını, araç geçmişine bakıldığında
motordan ses gelmesi şikâyeti sebebiyle üç kez yetkili servislere giriş yaptığını, arıza
bildirimleri incelendiğinde; ilk servis girişinin 22.01.2022 tarihinde 6685 kilometrede
olduğunu, yapılan incelemede, V-kayış gergisinin kayışı fazla sıkarak motorun hareket
etmesine engel olduğu ve bu sebeple motor subap sisteminde hasar meydana geldiği
görüldüğünü, hasarlı parçalar yenisiyle değiştirilerek onarım yapılmış ve gerekli testler yapıldıktan sonra aracın müşteriye teslim edildiğini, İkinci arıza bildirimi 29.04.2022
tarihinde, 11823 kilometrede gerçekleştiğini, yapılan incelemede, V-kayış gergisinin
arızalanarak V-kayışının kopmasına neden olduğunu, hasarlı parçalar yenisiyle değiştirilerek
onarım yapılmış ve gerekli testler yapıldıktan sonra araç müşteriye teslim edildiğini, son
olarak 05.07.2022 tarihinde, 18439 kilometre motordan ses gelmesi şikayetiyle yetkili servise
giriş yaptığını, yapılan incelemede, V-kayış gergisinden ses geldiği tespit edilmiştir. Bu
sebeple, V-kayış gergisi ve V-kayışı değişimi yapıldığını, bu onarım tamamlandıktan sonra
yol testi sırasında klima sisteminin soğutma performansının düşük olduğu servis tarafından
tespit edildiğini, dolayısıyla, klima kompresörünün değiştirilmesine karar verildiğini, aracın
şu an serviste, klima kompresörünün değiştirilmesi için parça beklendiğini, ----- marka araçların olabilecek imalat hatalarına karşı yasal olarak 2 yıl / 60.000km ve sonraki yıllar için de 5 yıl / 150.000km ile sınırlı olmak üzere ----- özel onarım garantisi kapsamı altında olduğunu, konu araçta meydana gelen arızaların, müşteri onayı ile garanti kapsamında,
herhangi bir bedel yansıtılmadan giderildiğini, aracın son servis girişindeki arıza tespitiyle
ilgili olarak da tespiti yapılan parçaların yetkili servise ulaşmasıyla onarım tamamlanacak ve
araç müşteriye sorunsuz olarak teslim edilebileceğini,
Dava konusu araçta üretim kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek
kaydıyla araçta varlığı iddia olunan sorun gerçekten var olsa dahi bu hususta Müvekkil
Şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, Yukarıda da Müvekkil Şirket teknik personelince
izah edildiği üzere dava konusu araçta tespit edilen bir ayıp olmadığından davanın reddini
talep ettiklerini, Davaya konu edilen ayıp "önemli/esaslı" ayıp olarak nitelendirilemeyeceğini,
Davacının araçta var olduğunu iddia ettiği problem, aracı kullanılmasını ve araçtan
faydalanmasını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olmadığını, İşbu sebeple davacının misli
ile değişim talebinin hakkaniyete aykırı olduğunu talep ve beyan etmiştir.
Davalı ---- Şirketi vekilinin 07.09.2022 tarihli
cevap dilekçesinde özetle;
----- plaka numaralı aracı 22.1.2022'de çekici vasıtasıyla müvekkile getirdiğini, bu
tarih araç alındıktan sonra üç ayı aşan bir süreye tekabül ettiğini, aracın üç ay gibi bir sürede
6.685 kilometreye ulaştığını, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 7.5.2021'de yayımlanan
37409 sayılı Taşıt - Kilometre İstatistikleri verisine göre Türkiye'de bir otomobilin 2019
yılında ortalama katettiği yol 13.325 kilometre olduğunu, bu rakamın 3 aylık sürece tekabül
eden kısmı 3.331 kilometre olduğunu, bu rakamın aracın olağanın üstünde bir şekilde
kullanıldığını gösterdiğini, Davacı dilekçesinde "seyit halindeyken aracın motorundan sesler gelmeye başlamış, motor
arıza vermiştir. Araç çalışamaz vaziyete gelince de ... ----- başvurulmuştur"
dendiğini, bu ifadeden aracın motorundan sesler gelmesini takiben kullanımına devam
edildiği, çalışamaz duruma gelince müvekkile başvurulduğu ve dolayısıyla bir zararın
davacının davranışı ile artmış olabileceğini gösterdiğini,
Aracın çekici vasıtasıyla müvekkile getirilmesinden sonra yapılan incelemede neticesindeki
tespitler ile davacının onayıyla garanti kapsamında yapılan onarıma ilişkin bilgilerin aşağıdaki
gibi olduğunu,
Marşa basıldığında aracın çalışmadığı görülmüş, üst sibob kapağı sökülmüş,
içerisinde kırık parçalar olduğu tespit edilmiştir. ---- tarafından yayımlanan ----- numaralı bültene göre kontroller yapılmış, "v"
kayışı çıkarılarak gergi kontrol edilmiş ve gerginin sıkışık olduğu tespit edilmiştir.
Gerginin sıkışık olmasından dolayı krank milindeki dişli pim kırılmış, sente atlama
yapmasından dolayı egzoz ve emme sibobları pistona çarparak lifterler ile iticilere
zarar vermiştir.
---- tarafından yayımlanan ----- numaralı bülten temel alınarak yarım motor "v"
kayışı ile gergisi, silindir kapağı, siboblar, "ıvm" seti değiştirilerek arıza
giderilmiştir.
---- tarafından yayımlanan ----- numaralı bülten uygulanarak adblue enjektörü
değiştirilmiş ve sorunun giderildiği tespit edilmiştir.
Araçta yapılan onarım ve parça değişiklikleri ile ilgili müvekkil tarafından düzenlenen iş emri
davacı tarafından e-imza marifetiyle imzalanmıştır. Davacı iş emrinin imzalarken ve aracı
teslim alırken herhangi bir ihtirazî kayıt koymadığını beyan ettiği görülmüştür.
Mahkememizce ----- talimat yazılarak dava konusu aracın bulunduğu yerde araç kusurunun olup olmadığı hususlarında teknik bilirkişiye rapor düzenletildiği, teknik bilirkişi 24/10/2022 Tarihli sonuç kısmında:
"
GEREKÇELİ SONUÇ
----- plakalı, ---- model, -----marka,
-----motor, ------ şase no’lu aracın detaylı incelemeden sonra
tespit edilen hususların aşağıdaki gibi olduğu,
• Araçta kayış gergisindeki süreklilik arz eden mekanik arıza nedeniyle kayış gergi
mekanizmasında ve kayışta çalışmaya bağlı olarak ortaya çıkan düzensizliğe sebebiyet
verdiği, sorunların firma tarafından giderilmesine rağmen, bunlara bağlı olarak ortaya çıkan
arızaların devamlılık arz ettiği,
• Kayış gergisindeki fabrikasyon hata ve buna bağlı diğer aksamlarda ortaya çıkan
arızalar göz önüne alındığında aracın kullanımla birlikte ortaya çıkan ve satışı sırasında
bilinemeyecek gizli ayıplı olduğunu gösterdiği "
yönünde görüş ve kanaati ile rapor düzenlenmiştir.
Raporun taraflara tebliğ edildiği, tarafların itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor düzenletildiği görüldü.
Bilirkişi ek raporu sonuç kısmında: " 02/08/2023 tarihli ek raporu sonuç kısmında:
" 2.GEREKÇELİ SONUÇ
Davalı ---- Şirketi Vekili itiraz dilekçesinde özetle;
“Davaya Konu Araç Üzerinde Detaylı Mekanik/Teknik Bir İnceleme Yapılması ve Objektif Bir
Rapor Hazırlanması Gerekirken, Servis Kayıtları ve Davacının Beyanları Esas Alınarak
Düzenlenen Bilirkişi Raporu Kabul Edilemez, Hükme Esas Alınamaz.” İtirazında bulunulduğu
görülmüştür.
Cevap: Tarafımca hazırlanmış rapor, araç üzerinde yapılan teknik incelemeden sonra dosya içerisindeki servis kayıtları teknik kanaate ulaşabilmek için somut ve yol gösterici bir
belgedir. Bu nedenle servis kayıtlarının, değerlendirme yapılırken oldukça önem arz eden bir
belge olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
“Yine belirtmek gerekir ki, sayın bilirkişi tarafından inceleme esnasında araçta arıza tespit
edildiği belirtilmediği gibi iddia edilen arızanın nedeni ile ilgili olabilecek inceleme ve
araştırma da yapılmamıştır. Bilirkişi raporunda kayış gergisindeki mekanik arızadan
bahsetmekteyse de bu arızanın davalı müvekkil tarafından giderildiğini de belirtmiştir.
İtirazında bulunulduğu görülmüştür.
Cevap: inceleme esnasında araçta kök raporda da bahsedildiği üzere kayış gergi
mekanizmasındaki arıza kaynaklı serviste yedek parça beklenmekteydi. Araç arızalı durumda
iken inceleme tarafımca inceleme tarihinde yapılmıştır.
• “Belirtmek gerekir ki, araç müvekkil servise bir sefer gelmiş ve araç sorunsuz bir şekilde
davacıya teslim edilmiştir, araçta ayıp bulunmamaktadır.” İtirazında bulunulduğu
görülmüştür.
Cevap: Aracın hangi servise kaç defa gittiği kök raporda detaylıca servis kayıtlarıyla birlikte
sunulmuştur.
“Davacı dilekçesinde "seyir halindeyken aracın motorundan sesler gelmeye başlamış, motor
arıza vermiştir. Araç çalışamaz vaziyete gelince de ... ---- başvurulmuştur"
demektedir. Bu ifadeden aracın motorundan sesler gelmesini takiben kullanımına devam
edildiği, çalışamaz duruma gelince müvekkile başvurulduğu ve dolayısıyla bir zarar varsa
bunun davacının davranışı ile artmış olabileceğini göstermektedir. Bu kapsamda yapılacak
bilirkişi incelemesinde bu davranışın zararın büyümesine olası etkilerinin de incelenmesi
gerektiğini belirtmek isteriz.” İtirazında bulunulduğu görülmüştür.
Cevap: söz konosu araç şayet motordan sesler gelmeye başladığında ve araç çalışmaz vaziyete
gelinceye kadar kullanılmaya devam edildiğinde olası zarar büyümesi hususunda yapılan
incelemede arızanın niteliğine bağlı olarak kayış gergi mekanizmasındaki arıza kök raporda aracın kronik sorunu olarak belirtilmiş idi. Kayış geri mekanizmasındaki arızadan dolayı
araçtan sesler gelmeye başladığında kullanım devam ettikçe arızanın büyüyeceği ve sonunda
da çalışmaz vaziyete gelmesi mümkündür. Ancak bilirkişi olarak aracın motor sesleri
gelmeye başladıktan ne kadar süre kullanıldığı hususu tarafımca bilinmesi mümkün olmayan
bir husustur. Tarafıma bilirkişi olarak verilen göreve esas inceleme konusu aracın ses gelmeye
başladıktan sonra ne kadar süre kullanılmış olduğu hususundan ziyade, araçtaki davaya konu
arızanın niteliği yönündedir. Dolayısıyla kök raporda bu hususta bir inceleme yapılmıştır.
" görüşlerini bildirir ek rapor tanzim edilmiştir.
Ek raporun taraflara tebliğ edildiği görüldü, mahkememizce uyuşmazlık konusu içeriğinde ikame araç bedeli talebi de bulunduğu anlaşıldığından b.kişi kök ve ek raporunda ikame araç bedeli hususunda inceleme yapılmadığından ikame araç bedeli talebinin ve tarafların yapmış olduğu itirazların incelenerek hükme elverişli ek rapor düzenletildiği görüldü.
Bilirkişi 08/05/2024 tarihli ek raporu sonuç kısmında:
" 2. ANALİZ, TESPİT VE DEĞERLENDİRME
Davaya konu --- plakalı, ---- model,----- marka,---- motor, ----- şase no'lu aracın detaylı incelemesinden sonra tespit edilen hususların aşağıdaki gibi olduğu,
İtiraz DavacI dilekçesinde "seyir halindeyken aracın motorundan sesler gelmeye başlamış, Motor arıza vermiştir. Araç çalışamaz vaziyete gelince de ... ----- başvurulmuştur" demektedir. Bu ifadeden aracın motorundan sesler gelmesini takiben kullanımına devam edildiği, çalışamaz duruma gelince müvekkile başvurulduğu ve dolayısıyla bir zarar varsa bunun davacının davranışı ile artmış olabileceğini göstermektedir.
Cevap: Dosyadaki somut veri olan servis kayıtları rapor hazırlanırken baz alınmıştır. Araç arızalıyken kullanılmıştır gibi bir yorumda bulunulmamıştır. Bu durum sürücü harici kimse tarafından bilinmesi mümkün değildir. Seyir halindeyken aracın motorundan sesler gelince kullanılmaya devam ettiği takdirde arızanın büyümüş olabileceği ihtimali üzerinde durulmuştur. Nitekim sürücü seyir halindeyken motordan ses geldiğinde hemen duramayabilir. Yol durumuna göre güvenli bir park mesafesi boyunca seyir halinde devam etmek zorunda olabilir. Motordan ses geldiği anda durup servis veya çekici çağrılması hayatın doğal akışında her zaman mümkün olamadığı durumunun göz önünde bulundurulması gerekmektedir.İtiraz: Sayın bilirkişi ise bu konuda "kayış gergi mekanizmasındaki arızadan dolayı araçtan sesler gelmeye başladığında kullanımın devam ettikçe arızanın büyüyeceği ve sonunda da çalışamaz vaziyete gelmesi mümkündür" değerlendirmesi yapmıştır. Anılan değerlendirme iddiamızı destekler mahiyetteyse de itirazlarımızı tam karşılamaktan uzaktır. Gelinen aşamada bilirkişi kök ve ek raporunun teknik veriden uzak olduğu, iddia ve itirazlarımızı karşılamadığı açıktır.
Cevap: "kayış gergi mekanizmasındaki arızadan dolayı araçtan sesler gelmeye başladığında kullanımın devam ettikçe arızanın büyüyeceği ve sonunda da çalışamaz vaziyete gelmesi mümkündür" değerlendirmesi yapılırken kullanımın devam ettikçe arızanın büyüyeceği ibaresi aracın arızalıyken kullanıldığı yönünde bir beyanat olmayıp, arızanın büyümesine neden olabilecek ihtimal olarak değerlendirilmiştir.
Bu hususta kök ve ek raporda belirtilen hususlarda değişiklik olmayacaktır.
• 22.01.2022 tarihinde araç 6.685 km’de iken servise giriş yaptığı ve 08.03.2022 tarihinde
teslim edildiği, bu süreçte serviste kaldığı gün sayısının 40 gün olduğu,
• 25.04.2022 tarihinde araç 11.377 km’de iken servise giriş yaptığı ve 25.04.2022 tarihinde
teslim edildiği, bu süreçte serviste kaldığı gün sayısının 1 gün olduğu,
• 29.04.2022 tarihinde araç 11.823 km’de iken servise giriş yaptığı ve 18.05.2022 tarihinde
teslim edildiği, bu süreçte serviste kaldığı gün sayısının 19 gün olduğu,
• 05.07.2022 tarihinde araç 18.439 km’de iken servise giriş yaptığı ve 27.07.2022 tarihinde
teslim edildiği, bu süreçte serviste kaldığı gün sayısının 22 gün olduğu,
• 26.07.2022 tarihinde araç 18.463 km’de iken servise giriş yaptığı ve 29.07.2022 tarihinde
teslim edildiği, bu süreçte serviste kaldığı gün sayısının 3 gün olduğu,
• Dolayısıyla serviste geçirilen gün sayısının 40 Gün + 1 Gün + 19 Gün + 22 Gün + 3 Gün = 85
Gün olduğu,
• Araç mahrumiyeti zararı yönünden yapılan incelemede;---- plakalı, ---- model----- marka aracın onarım için 85 gün serviste beklediği,
olduğu, emsal araç kiralama bedellinin kök rapor tarihinde ortalama olarak 600,00 TL
olduğu, aracı kullanamamaktan kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin kök rapor tarihindeki
değerinin 85 Gün × 600,00 TL = olduğu tespit edilmiştir.
" görüşünü bildirir ek rapor tanzim edilmiştir.
DELİLLER
*Bilirkişi kök ve ek raporları,
*----ATM ----- D.İş sayılı dosya uyap kayıtları,
*Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve aracın serviste kaldığı süre boyunca davacı tarafından yapıldığı iddia olunan 7.220,00 TL ikame araç bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir.
Somut olayda; dava konusu aracın 17.09.2021 tarihinde davalı satıcı ----- tarafından 468.327,39-TL bedelle davacıya satışının yapıldığı, davacı tarafça keşide edilen 05/05/2022 tarihli ihtarname ile davalıdan alınan ve içlerinde davaya konu aracın da bulunduğu 5 adet aracın beşi de alındıktan kısa süre sonra arıza verdiğini, ---- yetkili servislerinde işlem gördüğünü, ----- markasının Türkiye distribütörü olan----- ihtarname çekerek müvekkili şirketçe alınan araçladaki arızalardan söz edilip b eş aracın da uzun süreler işlem görerek önemli parçalarının değiştirildiği , bu sebeplerle borclar kanunu hükümleri uyarınca ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etttiği, davacı tarafça yaptırılan delil tespiti talebi ile ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- değişik iş sayılı dosyası, ve----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- değişik sayılı dosyalarında davaya konu araç ve diğer araçlar için rapor alındığı, mahkememizce 24.10.2022 tarihli bilirkişi makine mühendisi ---- tarafından sunulan kök ve ek raporlar alındığı, mahkememizce alınan raporda davaya konu -----plakalı , ---- model, ------şase nolu aracın detaylı incelemesinden sonra tespit edilen hususların araçta kayış gergisindeki süreklilik arz eden mekanik arıza nedeniyle kayış gergi mekanizmasında ve kayışta çalışmaya bağlı olarak ortaya çıkan düzensizliğe sebebiyet verdiği, sorunların firma tarafından giderilmesine rağmen bunlara bağlı olarak arızaların devamlılık arz ettiği, kayış gergisindeki fabrikasyon hata ve buna bağlı diğer aksamlarda ortaya çıkan arızalar göz önüne alındığında aracın kullanımla birlikte ortaya çıkan ve satışı sırasında bilinemeyecek gizli ayıplı olduğunu gösterdiğine dair teknik görüş sunulmuştur. Dosyaya sunulan servis kayıtları incelendiğinde, 22.01.2022 tarihinde araç 6.685 kmde iken araç çekici ile geldiğini, araç üre seviyesi verdiği ve çalışmadığına ilişkin kaydın bulunduğu, 29.04.2022 tarihinde araç 11.823 km de iken araç çekici ile geldiği ve aracın çalışmadığı, 05.07.2022 tarihinde araç 18.4398 kmde iken araç çekici ile geldiği, anormal ses olduğu aracın garanti kapsamında gergi yatağı V kayışının değiştirildiği, 26.07.2022 tarihinde araç 18.440 kmde iken klima çalışmadığı, klima komporesörünün devreye girmediğine ilişkin servis kayıtlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, ayıbın üretimden kaynaklandığI ve bu ayıbın giderilmesinde de servis tarafından verilen hizmetin ayıplı olduğunun gösterdiği, TBK.m.223/f.2'ye göre gizli “ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” ayıp ihbarının TTK.m.18/f.3'de sayılan işlemlerden olmadığından maddede belirtilen ispat şekline tâbi olmadığı, aracın farklı dönemlerde değişen arızalarla servise gittiği ve onarım için farklı işlemlerin yapıldığı, kimi zaman aynı arızaların tekrar ettiği, kimi zaman ise farklı arızaların meydana geldiğinin görüldüğü, onarıma rağmen arızaların devam etmesi ve davacının satıcının sorumluluğunu gerektirecek önemde bir ayıp olup olmadığını tespit etmesi için gereken süre dikkate alındığında, aracın servise götürülmesinin ayıp ihbarı niteliğinde olduğu ve ayıp ihbar süresine uyulduğunun kabulünün gerekeceği, diğer yandan davacının aracın onarımını yapması davalının onarım hakkını tanıdığı anlamına geldiği, karşı tarafın hakkının tanınması zamanaşımını kestiği, zamanaşımının seçimlik haklardan birisi için kesilmesi, diğerleri için de kesilmesi sonucunu doğuracağı. bu nedenle zamanaşımının dolduğu iddiası yerinde olmadığı, sonuç olarak, yukarıdaki belirlemelerin ışığı altında, dava konusu aracın gizli ayıplı ve bu ayıbın giderilmesinde de servis tarafından verilen hizmetin ayıplı olduğu, dava konusu arızaların, araçtan faydalanmayı engeller nitelikte olmadığı, dava konusu arızaların, kusursuz emsallerine nazaran sıfır kilometre satın alınan bir araçtan beklentileri olumsuz etkiler nitelikte olduğu, ayıp ihbar süresine uyulduğu, zamanaşımı süresinin dolmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalı ------ şirketi ayıplı aracın Türkiye distribütörü olup, dosyaya ibraz edilen garanti sözleşmesine göre bu şirket tarafından aracın teslim tarihinden itibaren alıcıya 2 yıl ya da 60.000 km olarak garanti verildiği, dava konusu ayıbın da garanti süresi içinde ortaya çıktığı anlaşılmasına göre, davalı ---- garanti veren sıfatıyla diğer davalı ----- ile birlikte ayıp nedeniyle oluşan zarardan müteselsilen sorumludur. Ancak 6098 sayılı TBK'nın 61. maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" denilerek, birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Yine aynı kanunun 62/2 maddesine göre, "Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur." Bu niteliği gereği müteselsil borçluluk, niteliği itibariyle bölünebilen bir edimin birden fazla borçlusundan her birinin edimin tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu bir borçluluk türü olup, borçlulardan birinin edimin tümünü ifa ederek alacaklıyı tatmin etmesi halinde, evvelce mevcut olmasa dahi ifayı gerçekleştiren borçlu ile diğer borçlular arasında bir hukuki ilişki doğacaktır. Alacaklıya ödeme yapan bir borçlu, kendisine isabet eden paydan daha fazla bir ödemede bulunduğu takdirde, bu fazlalık ölçüsünde diğer borçlulara başvurabilecektir. Bu şekilde belirlenen hak o borçlunun rücu hakkı olup, bu husus ayrıca TBK'nın 167. maddesinde de düzenlenmiştir. İŞ bu dava yönünden icrai nitelikte olmayacak şekilde iç ilişkide gözetilecek tespit mahiyetinde olmak üzere, davalıların müteselsilen sorumlu oldukları şeklinde karar verilmesi gerekmektedir (Yargıtay kapatılan ----- HD'nin ---- esas ---- karar, ----- esas ---- karar sayılı ilamları).
Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1- Davanın KABULÜ İLE,
2-Dava konusu ---- Model--- plaka nolu ve---- marka,
---- motor, ------ şase no’lu aracın aynı marka modelle aynı özelliklere sahip ayıpsız misli ile değiştirilmesine,
3-Davacıda bulunan dava konusu aracın her türlü takyidattan ari şekilde davalı satıcı -----iadesine, karşılıklı edimlerin aynı anda ifasına,
4-Karar ve ilâm harcı olan 32,484,62-TL harçtan peşin alınan 8.121,15-TL harcın mahsubu ile bakiye 24.363,47-TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 13/1 ve A.A.Ü.T. Uyarınca 75.332,05-TL vekâlet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600-TL arabuluculuk ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
7-Davacı tarafça yatırılan 8.213,35-TL harç ve 1.373,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 9.586,35-TL yargılama giderinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.