T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/232 Esas
KARAR NO:2025/219
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 09/04/2021
KARAR TARİHİ: 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı -----maliki olduğu,---- adresindeki işyerinin ------ tarihleri arasında meydana gelmesi muhtemel rizikolar için, davacı---- tarafından düzenlenen ----- ve dava dışı -----tarafından müşterek sigorta esasına göre sigortalandığını, davacı ----- müşterek sigorta poliçesindeki payının %40 olduğunu, Sigortalı işyerindeki yangın söndürme sisteminin kurulumu işi fatura karşılığında davalı -------- tarafından üstlenildiğini, 11.08.2019 tarihinde, ilgili yangın söndürme sisteminde meydana gelen su sızıntısı nedeniyle sızan suların sirayeti sonucu sigortalı ve Mango firmasına ait komşu işyerinde hasarlar meydana geldiğini, Sigortalı -----adına müşterek sigorta esasına göre düzenlenen ---- Poliçesine göre davacı ---- %40, dava dışı ------- %60 paya sahip olduğunu, Sigortalının, sigortalı işletmede ve komşu işletmede meydana gelen zararların düzenlenen ---- karşılanmasına ilişkin talebi üzerine, davacı ---- tarafından poliçede belirlenen %40 payı nispetinde sigortalıya ---- tarihinde 3.761,92 Euro, zarar gören 3. Kişi olan mango firmasına da ------tarihinde 13.379,99 Euro olmak üzere toplam 17.141,91 Euro sigorta tazminatı ödendiğini, ------- TTK. Md. 1472 gereğince sigortalısının haklarına halef olduğundan davalı/borçlunun sorumluluğunu karşılayan 17.141,91 Euro’nun takip tarihindeki güncel kur karşılığı olan 133.612,62.-TL alacak için davalı/borçluya rücu hakkı doğduğunu, davaya konu olayda da davalı şirketin fatura karşılığında sigortalı işyeri ve komşu işyerinde oluşan zararlara sebebiyet veren yangın söndürme sistemlerinin kurulumunu yapan firma olup, yüklenilen işin mesleki ve teknik kurallara uygun şekilde ifa edilmemesinden dolayı oluşan zararları tazminle mükellef olduğunu, davalıya yapılan rücu ihtarlarından her hangi bir sonuç alınamaması üzerine davalı/borçlu aleyhine -------- sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış ise de davalı/borçlu tarafından icra takibine haksız şekilde itirazda bulunularak icra takibi durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun---------- sayılı ilamsız icra takip dosyasına karşı yaptığı tüm haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, Davalı/borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, Sigorta tazminatının rücuen tahsili istemine dayalı alacağın konu edildiği icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. ------- sayılı dosyası celp edilmiştir.
Hasar dosyası celp edilmiştir.-------d.iş sayılı dosyası-------- sisteminden celp edilmiştir.
Mahkememiz 07/12/2021 tarihli celse ara kararı gereği dosyanın sigorta alanında uzman bir bilirkişi, inşaat mühendisi ve makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, tanzim edilen raporda özetle;''...Tespiti yapılan yırtık contanın montaj esnasında takılmış olduğu, fakat kaçak yapmadığı için yırtığın fark edilememiş olabileceği, herhangi bir titreşim nedeni ile kaçağın oluşabileceği, Ayrıca montaj esnasında contanın sıkıştırılarak takılmış olabileceği, ancak gerginlik sebebi ile contanın yırtılmış olabileceği, ardından kaçağa sebebiyet vermiş olduğu, her ne kadar malzemeler uygun olup ------- tarafından gerekli periyodik kontrollerin yapılmış olsa dahi kaçağın montaj esnasında hatalı malzeme kullanımı veya hatalı montaj işlemi nedeni ile meydana gelmiş olduğu hususunun kabul edilmesi gerektiği, Davacı -------- nolu poliçe ile ---- vade tarihleri arasında----- ile dava dışı ----- sigortalayan sigorta şirketi olduğu, (Dava dışı --------- birlikte müşterek sigorta kapsamında % 40 pay ile) 11.08.2019 tarihinde meydana gelen davaya konu hasar ilgili sigorta poliçesi vadesi içinde gerçekleşmiş olduğu, Meydana gelen hasarın ilgili sigorta poliçesinin eki olan -------- sayfasında yer alan Madde 3. “Springler hasarları teminata dahildir” özel şart maddesine istinaden teminat kapsamında olduğu, Davacı ------- tarafından davaya konu hasar sebebiyle, dava dışı sigortalısı ----- zarar gören 3. şahıs konumunda olan dava dışı ---------- 13.379,99 Euro olmak üzere toplam 17.141,91 Euro tutarında tazminat ödemesinde bulunulduğu, Davacı ------- ödemiş olduğu tazminat tutarını 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 1472 uyarınca davalı ---------- talep etme hakkı olduğu,...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur, Rapora karşı itirazların değerlendirilmesi bakımından dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, tanzim edilen ek raporda özetle;''... Ek raporda belirtilen hususların değerlendirmeye alınmasını bunun haricinde Kök Rapor görüş ve kanaatleri değiştirecek bilgi, belge ve doküman bulunmadığından Kök Rapor ve kanaatlerin aynen devam ettiği...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.Mahkememizin 12/12/2023 tarihli celse ara kararı gereği dosya yeniden ek rapor tanzim edilmek üzere daha önce rapor sunan heyete tevdi edilmiş, tanzim edilen ek raporda özetle;''...Doya kapsamında icra takibinin --------Euro asıl alacak ve 74.56 Euro işlemiş faiz olarak işleme alınmış olduğunu, Dava konusu olay tarihinin ----------- olduğu, Söz konusu tarihte TCMB 1 EUR - 6.2328 TL olduğu, (15.08.2019 tarihli döviz kurudur. 11.08.2019 resmi tatile denk gelmektedir.) Bu kapsamda takibi yapılmış olan 17.141,91 Euro x 6.2328 TL = 106.828,38 TL olduğu,
SİGORTA MEVZUATI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: Somut olayda davacı ------- dava dışı ------ sigortalayan sigorta şirketi olduğu, (Dava dışı ------ ile birlikte müşterek sigorta kapsamında % 40 pay ile) kök raporda ifade edilmiştir. Somut olayda davacı---- dava dışı ----- sigortacılık uygulamaları arasında yer alan koasürans işlemi dava dışı ------sigortalamışlardır. Nitekim her iki sigorta şirketinin düzenlediği poliçelerde toplam teminat tutarı 27.500.000,00 Euro tutarında olup, davacı ----- 11.000.000,00 Euro (% 40) ve dava dışı -------- 16.500.000,00 Eur (%60) tutarında sigorta teminatı vermiş oldukları görülmektedir. Her iki sigorta poliçesi de aynı rizikoyu, aynı vade tarihleri arasında teminat altına almıştır. Sigortacılık tekniği açısından bu durum -------- olarak adlandırılmaktadır. ---------“Bir menfaatin birden çok sigortacı tarafından aynı zamanda ve aynı rizikolara karşı sigortalanmasıdır. Ancak yapılan tüm sigorta sözleşmelerinin sigorta bedellerinin toplamı, sigorta değerini aşamaz, aşan kısmı ise geçersizdir. Bu durumda, sigortacılardan her biri sigorta bedellerinin toplamına nazaran sigorta ettiği bedel nispetinde sorumlu olur.” şeklinde tanımlanmaktadır. Koasürans, sigorta sektöründe sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Somut olayda davacı ------ve dava dışı ---- müşterek sigorta uygulaması ile dava dışı -------- sigorta güvencesi sundukları görülmektedir. Bu noktada davacı ve dava dışı sigorta şirketi kendi poliçelerini ile müşterek sigorta uygulamasını gerçekleştirmişlerdir. Ancak bu noktada önemli hususlardan biri de ilgili sigorta poliçesinin ayrılmaz eki olan----- taraflarca kararlaştırılan hususlardır. Dolayısıyla ilgili sigorta poliçelerinde taraflarca (davacı ---- - dava dışı ---- dava dışı sigortalı--------nolu özel şart maddesi ile dava dışı sigortalı lehine bir genişletme durumu söz konusu olup, sigorta sektöründe bu tarz uygulamalar sıklıkla görülmektedir. Dolayısıyla ilgili özel şart maddesine istinaden springler (sprinkler) sistemden kaynaklanan hasarların herhangi bir limit veya muafiyet olmaksızın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Sigorta sektöründe yer alan genel uygulamalarda, gerek davacı ------- Tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde yer alan ---- özel şartının (... olay başı ve poliçe süresince 25.000,00 TL sınırlı olmak üzere teminata dahildir.), gerekse de dava dışı ------ tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde yer alan ------(... Toplam yangın sigorta bedelinin % 10 ve 100.000,00 limit ile temin edilmiştir...” özel şart maddesinin ilgili sigorta poliçelerde otomatik olarak yer alan özel şart maddeleri olduğu ve bu nedenle somut olayda davacı sigorta şirketi ve dava dışı taraflarca kabul edilmiş ---------uygulanmış olduğu anlaşılmaktadır. Kök raporda detaylandırıldığı üzere; davacı ---- tarafından düzenlenen poliçe kapsamında sprinkler teminatının bulunduğu görülmektedir. Bu kapsamda davaya konu sprinkler sızıntısından kaynaklı hasarın poliçenin eki olan ----------- yer alan Madde 3. “Springler hasarları teminata dahildir” özel şart Maddesine istinaden ilgili sigorta poliçesi teminat kapsamında olduğu ve yine Kök raporda belirtildiği Ek raporda belirtilen hususların değerlendirmeye alınmasını bunun haricinde Kök Rapor görüş ve kanaatleri değiştirecek bilgi, belge ve doküman bulunmadığından Kök Rapor ve kanaatlerin aynen devam ettiği...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen 2. Ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.Mahkememizin 10/09/2024 tarihli celse ara kararı ile Teknik Üniversitelerde görevli 3 kişiden oluşan bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile iddia, savunma, dosyaya sunulu rapor, rapora karşı beyan ve itirazlar gerekçeli şekilde olumlu olumsuz açıklanmak ve değerlendirilmek suretiyle rapor tanzim edilmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, tanzim edilen raporda özetle;''...Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde; her türlü nihai karar ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; 1-Dava dışı ----- maliki olduğu,------adresindeki işyerinde dava konusu yangın söndürme tesisatının, ----- yılında yapımının tamamlandığı, 21.08.2017 tarihinde 16 bar gibi yüksek basınç altında 24 saat test edilip, sistemin basıncında bir azalma olmadığı tespit edilmesi üzerine yangın tesisatı işletmeye alınarak teslim edildiği, yaklaşık 2 yıl su kaçağı olmadan sorunsuz kullanıldıktan sonra 12.08.2019 tarihinde yangın söndürme sisteminin dilatasyon hizasına denk gelen bölümdeki kompansatör bağlantı kelepçesinin kauçuk esaslı contasında bir deformasyon meydana gelmesi durumu tarafımızdan değerlendirildiğinde, conta malzeme, montaj ve işçilik hatası ile gerçekleşmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, Dava konusu sulu yangın söndürme sisteminde meydana gelen su kaçağının, kompansatör sabitleme elemanlarının arasında kalan kısma herhangi bir dış darbeden ya da bina salınımı kompansatörün izin verdiği salınım limitlerinin üzerine çıkmasından kaynaklanabileceği, ----- poliçede belirlenen %40 payı oranında sigortalıya --------- olmak üzere toplam 17.141,91-Euro'nun güncel kur karşılığı olan 133.612,62.-TL ödeme yapmış olduğu ve TTK.Md.1472 hükmü uyarınca sigortalısının haklarına halef olacağı, halefiyet “şartlarının oluştuğu ve davalı/borçluya rücu hakkına sahip olduğu;...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Dava, Sigorta tazminatının rücuen tahsili istemine dayalı alacağın konu edildiği icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davacı tarafından; dava dışı sigortalı işyerinde 11/08/2019 tarihinde yangın söndürme sisteminde meydana gelen su sızıntısı nedeniyle sigortalı ve komşu işyerinde hasar meydana geldiği, davacı tarafından müşterek sigorta esasına göre %40 payı nispetinde ödeme yapıldığı, zararlara sebebiyet veren yangın söndürme sistemlerinin kurulumunun davalı şirket tarafından yapıldığı, davalı şirketin yüklenilen işin mesleki ve teknik kurallara uygun şekilde ifa edilmemesinden dolayı oluşan zararları tazminle mükellef olduğu ileri sürdüğü, davalı tarafından usulüne uygun şekilde yapılan tebligata karşın davaya cevap dilekçesi sunulmadığından davayı tümden inkar ettiği varsayılarak yargılamaya devam edilmiştir.
İcra dosyası incelendiğinde; Davacı tarafından 17.141,91 Euro asıl alacak 74.56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.216,56 Euro alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından borca itiraz edildiği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Dosyada mübrez poliçeden; Dava dışı ---, davacı ----vade tarihleri arasında dövizli ----zeyilnamesi ile dava dışı --------- müşterek sigorta kapsamında %40 pay ile sigortalı olduğu, davaya konu hadiseninin poliçe vadesinde gerçekleştiği, rizikonun poliçe kapsamında sigortalı işyerinde meydana geldiği, poliçede sprinkler sızması ile sel-su basması dahili su klozu bulunduğu, poliçe 3. nolu özel şart maddesi ile dava dışı sigortalı lehine genişletme yapıldığı, alınan bilirkişi raporunda sigorta sektöründe bu tarz uygulamaların sıklıkla yapıldığının beyan edildiği, ilgili özel şart maddesine istinaden springler (sprinkler) sistemden kaynaklanan hasarların herhangi bir limit veya muafiyet olmaksızın teminat kapsamında olduğu, poliçede hasar tazminat tutarının döviz olarak veya tazminat ödeme tarihindeki ----------döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek ödeneceği yönünde düzenleme bulunduğu, davacı tarafından davaya konu hasar sebebiyle, dava dışı sigortalısına 04/03/2020 tarihinde 3.761,92 Euro ve zarar gören 3. şahıs konumunda olan dava dışı ------- olmak üzere toplam 17.141,91 Euro tutarında tazminat ödemesinde bulunduğu, sunulu temlikname kapsamında davacının aktif dava ehliyeti bulunduğu anlaşılmıştır.Sunulu Bilirkişi Raporlarında;
- 13/12/2019 tarihli Ekspertiz Raporunda; Olayın yangın söndürme sistemine ait kompansatör bağlantı kelepçesinin plastik contasının yırtılmasına bağlı olarak depo içerisine su sızması sonucu hasarın meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği,
-------------- tarihli Bilirkişi Tespit Raporunda; Pompa Basınçlarının referans değerler arasında olduğu, Kaçağın gerçekleşmiş olduğu Kaplinde deformasyon olmadığı, ancak contanın zedelenmiş olduğu, Söz konusu contada hasarın büyük olduğu, Bu kapsamda söz konusu hasarın iki türlü oluşmuş olabileceği, birinci durumda yırtık contanın montaj esnasında takılmış olduğu ,fakat kaçak yapmadığı için fark edilmemiş olduğu, deprem veya başka bir titreşim ile birlikte mevcut hasarın kaçak oluşturmuş olabileceği, ikinci durum olarak montaj esnasında contanın sıkıştırılarak takılmış olduğu, gerginlik sebebi ile contanın yırtılmış olduğu, ardından kaçağa sebebiyet vermiş olduğu, malzemelerin uygun olduğu ve Sertrans tarafından gerekli periyodik kontrollerin yapılmış olduğu, ancak kaçağın montaj esnasında hatalı malzeme kullanımı veya hatalı montaj işlemi nedeni ile meydana gelmiş olduğu yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu,
-Mahkememizce alınan ----- tarihli kök ve ek bilirkişi heyet raporunda hasara konu hadisenin; Tespiti yapılan yırtık contanın montaj esnasında takılmış olduğu, fakat kaçak yapmadığı için yırtığın fark edilememiş olabileceği, herhangi bir titreşim nedeni ile kaçağın oluşabileceği, montaj esnasında contanın sıkıştırılarak takılmış olabileceği, ancak gerginlik sebebi ile contanın yırtılmış olabileceği, ardından kaçağa sebebiyet vermiş olduğu, her ne kadar malzemeler uygun olup ---------- tarafından gerekli periyodik kontrollerin yapılmış olsa dahi kaçağın montaj esnasında hatalı malzeme kullanımı veya hatalı montaj işlemi nedeni ile meydana gelmiş olduğu hususunun kabul edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiği,
-Mahkememizce alınan 30/10/2024 tarihli heyet bilirkişi raporunda; Yangın söndürme sisteminin 21.08.2017 tarihinde test edilerek işletmeye teslim edildiği, yaklaşık 2 yıl su kaçağı olmadan sorunsuz kullanıldıktan sonra 12/08/2019 tarihinde yangın söndürme sisteminin dilatasyon hizasına denk gelen bölümdeki kompansatör bağlantı kelepçesinin kauçuk esaslı contasında bir deformasyon meydana gelmesi durumu değerlendirildiğinde, conta malzeme, montaj ve işçilik hatası ile gerçekleşmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, meydana gelen su kaçağının, kompansatör sabitleme elemanlarının arasında kalan kısma herhangi bir dış darbeden ya da bina salınımı kompansatörün izin verdiği salınım limitlerinin üzerine çıkmasından kaynaklanabileceği, netice olarak ve davacının TTK.Md.1472 hükmü uyarınca sigortalısının haklarına halef olacağı, halefiyet “şartlarının oluştuğu, davalı/borçluya rücu hakkına sahip olduğunun belirtildiği,
-Davalı tarafından diğer bir yargılama alınan bilirkişi raporunun sunulduğu ve raporda söz konusu kaçağın sabitleme elemanları arasında kalan kısma herhangi bir darbeden yada bina salınımı kompansatörün izin verdiği salınım limitinin üzerine çıkmasından kaynaklanmış olabileceği, bu nedenle davalı firmanın kusursuz olduğu yönünde görüş belirtilmiş olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamından mübrez delillere riziko adresindeki yangın söndürme sisteminin kurulum ve montajının davalı tarafından yapıldığının sabit olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hasara neden olayın yangın sistemi kurulum ve/veya montajında davalıya atfı kabil bir kusurun bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, hasara ilişkin Mahkememizce alınan ve sunulu bilirkişi raporları dikkate alındığında; Her ne kadar 30/10/2024 tarihli heyet bilirkişi raporu ve aynı kapsamda olduğu değerlendirilen diğer mahkemece alınan bilirkişi raporunda meydana gelen su kaçağının, kompansatör sabitleme elemanlarının arasında kalan kısma herhangi bir dış darbeden ya da bina salınımı kompansatörün izin verdiği salınım limitlerinin üzerine çıkmasından kaynaklanabileceği yönününde görüş bildirilmiş ise de alınan raporun hadise üzerinden 5 yıl sonra düzenlendiği gibi görüşün bilimsel verilerle desteklenmediği, buna karşın olaydan sonra değişik dosyasından heyet bilirkişileri tarafında yapılan tespitte kaçağın gerçekleştiği bağlantı aparatları ve hasar neden olan conta üzerinde yerinde inceleme yapılarak raporun tanzim edildiği, yapılan tespit sonucunda "kaplinde herhangibir deformasyon olmadığı, contanın ise direkt zedelenmiş olduğu, conta üzerinde hasarın büyük ve temiz olduğu, sürtme izinin olmadığı, bu kapsamda tekrarlanan hareket sonucu oluşmuş bir hasar olma ihtimalinin oldukça düşük olduğunun ve binanın aniden kot farkı yaratacak şekilde oynamadığı da belirtilerek "hasarın bina içi zemin hareketi ile oluşmuş olma ihtimalinin sıfıra yakın olduğunun" tespit edilmesi karşısında bildirilen görüşün gerekçeleri ile açıklandığı, dava konusu olay akabinde alınan ve bizzat yerinde inceleme yapılarak tanzim edildiği görülen ekspertiz raporu ile değişik dosyasından alınan bilirkişi heyet raporu ve bunlarla örtüşen Mahkememizce alınan ----- tarihli kök ve ek bilirkişi raporlarına itibar edilmesi gerektiği, bu kapsamda davaya konu hasara neden olan kaçağın hatalı montaj işlemi nedeni ile meydana gelmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği ve davacının takip talebine konu asıl alacak isteminin davalıdan rücuen tahsili isteminin yerinde olduğu, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceği, bu kapsamda Mahkememizce yapılan hesaplama ile ödeme tarihi olan ----- ile takip tarihi ---- tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 52.20 Euro hesaplanmakla işlemiş faiz talebinin kısmen kabulü gerektiği, alacağın niteliği dikkate alındığında takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun 4/a madde düzenlemesi dikkate alınması gerektiği, talebe konu alacağın yargılama gerektirdiği ve likid olmaması karşısında icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın KISMEN KABULÜNE- KISMEN REDDİNE,
2-)Davalının ------ sayılı takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 17.141,90-EURO asıl alacak, 52,20-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.194,10-EURO üzerinden DEVAMINA,
-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına --------- ödenene en yüksek faiz işletilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-)Koşulları bulunmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-)Karar ve ilâm harcı olan 11.369,70-TL harçtan peşin alınan 2.854,79-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.514,91-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-)VEKALET ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
-Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Davanın red edilen miktarı yönünden; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 724,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-)YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN;
-Davacı tarafça yatırılan 2.922,29-TL harç ve 3.385,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 6.307,29-TL yargılama giderinden davayı kabul/red oranı dikkate alınarak 6.299,09 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-Davalı tarafça yatırılan 11,50-TL vekalet harcı ve 15.000,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 15.011,50-TL yargılama giderinden davayı kabul/red oranı dikkate alınarak 19,51-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ------ Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/03/2025