T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/474
KARAR NO : 2025/197
DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/10/2019
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;
Davacı vekilinin 21.10.2019 harç makbuz tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın
Davalı firmaya kömür eleme ve paketleme hizmetinde bulunduğunu, bu hizmete karşılık -----
numaralı 31.10.2018 tarihli 9.432,75 USD'lik 1 USD=5.5303 TL. baz alınarak toplamda 500.120,25
TL bedelli faturayı kestiklerini, davalı firmaya faturanın eksiksiz ve tam olarak müvekkili firma
tarafından tebliğ edildiğini, faturaya hiçbir itirazda bulunmaksızın davalı firmanın faturayı kabul
ettiğini, Davalı firmaya gerekli uyarıların yapılmış olmasına rağmen ödemeler yapmadığını,
akabinde----İcra Müdürlüğü'nü----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi
başlatıldığını, Davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla haksız itirazın iptali
ile takibin devamına, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar
verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
Asıl davada d+avalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle;
Davalı vekilinin 20.12.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; TTK m. 21/2 uyarınca
müvekkili şirket tarafından faturaya yasal süresi içerisinde usulüne uygun şekilde itiraz edildiğini,
Davacı şirket ile Davalı şirket arasında 01.05.2016 tarihinde yüklenici sözleşmesi akdedildiğini,
anılan sözleşme uyarınca Davacı şirketin yüklenici, müvekkili şirketin ise müşteri sıfatında
olduğunu, Davacı şirket tarafından sözleşme uyarınca üstlenmiş olduğu edimlere istinaden
müvekkili şirkete dava konusu faturanın müvekkiline 05.11.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, Davacı
şirket tarafından hazırlanmış olan bu faturaya müvekkili şirket tarafından faturada belirtilen
hizmetleri almamış olması nedeniyle ----Noterliğinden ----- yevmiye numaralı ve
muhatabı Davacı şirket olan 06.11.2018 tarihli ihtarname ile itiraz ettiğini, ihbarnamenin tebliğinden sonra Davacı şirket tarafından dava konusu icra takibinin başlatıldığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, sözleşmenin 22. maddesi uyarınca faturaya itiraz edildiğine ilişkin ihbarnamenin müvekkili şirket tarafından davacı şirketin sözleşmede belirtilen adresine gönderildiğini, ancak tebligatın “adreste tanınmıyor” ibaresi ile iade edildiğini, TTK hükümleri uyarınca taraflarca başka bir adres bildirilmemesi halinde sözleşmede belirtilen adrese yapılan tebligatların geçerli sayıldığını, Davacı şirket tarafından faturada belirtilen hizmetlerin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında gereği gibi ifa edilmediğini ve Davacı şirket tarafından alacağının varlığının ispat edilemediğini, dava konusu faturada belirlenen hizmetlerin Davacı şirket tarafından yerine getirilmediğini, salt fatura düzenlenmesinin bir alacağın varlığını kanıtlamayacağını, bu haliyle Davacının İİK'da itirazın iptali davasında aranan şartı sağlamadığının izahtan vareste olduğunu beyanla, haksız ve kötü niyetli davanın reddine, % 20 oranında kötü niyet tazminatına
hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ----.ATM ----- Sayılı Dosyada davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Merkezi ---- bulunan, ---- ticaret sicil numaralı ----Şirketi ile merkezi ---- bulunan, ----- ticaret sicil numaralı----- Şirketi arasında 1 Mayıs 2016 tarihinde bir yüklenici sözleşmesi akdedildiğini, akdi ilişkideki hizmetleri dolayısıyla Davac----Şirketi'nin, Davalı ----- Şirketi'den vadesinde ifa olunmamış alacakları olduğunu, alacaklarının asıllarına ilişkin olarak 1 adet 30 Eylül 2018 tarihli, 1 adet 30 Ekim 2018 tarihli, 30 Kasım 2018 tarihli, iki tane de 1 Aralık 2018 tarihli olmak üzere toplamda beş tane fatura düzenlendiğini, faturadaki toplam 1.547.484,99 TL alacağın 643.533,47 TL'lik kısmının davalı şirket tarafından davacı şirkete ödenmediğini, davacı şirketin 643.533,47 TL'lik alacağın aslı hakkında, 24 Mayıs 2019 tarihinde ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas kaydını haiz dosyası kapsamında ilamsız takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinde davalı şirket, davacı şirkete 643.533,47 TL borcunun bulunmadığını iddia ettiğini, davacı şirket ve davalı şirketin her bir kömür terminali /deposu marifetiyle verilecek hizmetlerin bedelinin ton başına 11,50 ABD doları olarak belirlendiğini, Yüklenici Sözleşmesi'nin yürürlük tarihinden itibaren ilk 270 günlük periyotta hizmet bedellerinin %50'sinin, kömürün kömür terminaline/deposuna gelmesiyle, kalan %50'sinin ise kömürün kömür terminalinden / deposundan çıkmasıyla faturalandırılabileceği, müteakip dönemde (Sözleşme yürürlük tarihini izleyen 271. günden itibaren) ise hizmet bedelinin %100'ünün, kömürün kömür terminalinden/deposundan çıkmasıyla faturalandırılabileceğinin belirlendiğini, davalı şirketin yüklenici sözleşmesi süresince ödeme yükümlülüğü altında bulunduğu hizmet bedeli borçlarına suretle riayet etmediğini, davalı şirketin, 2016 yılının sonunda davacı şirketten ton başına 11,50 ABD doları olarak belirlenmiş hizmet bedelinde indirime gitmesini talep ettiğini, davacı şirketin vadesinde ve nakit ödenmesi şartıyla hizmet bedelinde ton başına 1 ABD doları indirim yapabileceğini ifade ettiğini, 2017 Ocak ayından itibaren faturalarını ton başına 10,50 ABD doları bedel üzerinden tanzim etmeye başlandığını, buna karşın davalı şirketin 3 ila 4 ay vadeli çeklerle eksik ve gecikmeli ifada bulunmayı sürdürdüğünü, 25 Temmuz 2015 tarihli toplantıyı müteakip davacı ----- yeni bir yüklenicilik/hizmet anlaşmasına yönelik olarak; Tonaj taahhüt miktarı yıllık 120.000 ton (Aylık 10.000 ton) olarak belirlendiğini, 120.000 tona kadar ton başına 8,50 ABD doları, 120.000 ton ile 250.000 ton arasındaki her ton başına 7,50 ABD doları, 250.000 ton ve üzerinde ise ton başına 7,5 ABD doları hizmet bedeli, Davacı ---- tarafından davalı -----sunulduğunu ve 31 Temmuz 2018 tarihine değin söz konusu icaba cevap verilmesinin talep edildiğini, davalı şirket tarafından cevapsız bırakıldığını, davacı şirketin ---- Noterliği'nden keşide etmiş olduğu 13 Ağustos 2018 tarih ve ----- yevmiye numaralı fesih bildirimi marifetiyle Yüklenici Sözleşmesi'ni feshettiğini, Davalı şikretin işaret edilen beş faturanın dördünde yer alan bedellerin tamamını ödemekten imtina ettiğini, işbu itirazın iptali davasına konu olan ve ilamsız takip prosedürüyle talep edilmiş 643.533,47 TL'lik alacak ise 30 Eylül 2018 tarihli faturaya ilişkin olduğunu, davalı şirketin faturaya konu toplam 1.547.484,99 TL alacağın 643.533,47 TL'lik kısmını davacı ----- ödememekte ve böyle bir borcunun bulunmadığını ifade ettiğini, bu nedenlerle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararının verilmesini, davanın kabulü ile -----. İcra Müdürlüğü’nü -----. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak bedelinin %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masraflar ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesin karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ----ATM ------ Sayılı Dosyada davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından iddia edilen borcun kaynağı taraflar arasında akdedilen sözleşme ve aynı sözleşme'den kaynaklanan faturalar olmasına rağmen üç ayrı icra takibi ve üç ayrı dava açıldığını, ----. Asliye Ticaret Mahkemesi ----. İcra Dairesi ----- Asliye Ticaret Mahkemesi---- İcra Dairesi ----. Asliye Ticaret Mahkemesi -----. İcra Dairesi ------ davacı şirket tarafından hukuka ve usul ekonomisi ilkesine aykırı olarak ayrı ayrı başlatılan icra takiplerinin ve davaların konusu, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden doğan alacaklarının ödenmediği iddiası olduğunu, bu durumun dahi tek başına usul ekonomisine aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, sözleşme'nin yürürlük tarihinden itibaren ilk 270 gün için davacı şirkete avans ödemesi yapılacağı, ancak 271. günden sonra sadece hizmet bedelinin ödeneceği düzenlendiğini, buna göre sözleşmenin yürürlüğünü takiben 271. günden sonra avans ödemesi yapılması gerekmezken, müvekkili şirket tarafından hizmet bedelinin yanı sıra hizmet bedelinin %50'si avans olarak sehven ödendiğini, müvekkili şirket tarafından sehven yapılan fazla ödemeler mevcut iken, davacı şirketin vermediği hizmetlere ilişkin düzenlediği fatura ile takip başlatarak alacaklı olduğunu iddia etmesi gerçeklikten uzak ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu ve alacağının dayanağı hakkında herhangi bir açıklamada bulunmadığını, davacı şirket, iddiasını ispata yarar açıklama yapmadığını, faturada belirtilen hizmetlere ilişkin bedellerin ödenmesi için önkoşul olarak belirtilen yükümlülüklerin davacı şirket tarafından tam ve gereği gibi yerine getirilmediğini, ilk olarak taraflar arasındaki ilişki devam ederken, 20.06.2018 tarihinde bağımsız gözetme kuruluşu eliyle yapılan sayım neticesinde davacı şirkete ait ------ sahasındaki depoda ve davacı şirketin sorumluluğunda bulunan müvekkil şirkete ait kömürlerde eksiklik olduğu tespit ediğini, bunun üzerine davacı şirketten eksik kömürlere ilişkin tazminat talebinde bulunulduğunu, bu durumun müvekkili şirket tarafından açılan ---- Sulh Hukuk Mahkemesi ----- dosyası kapsamında bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu rapor aracılığıyla da tespit edildiğini, delil tespiti dosyası kapsamında ----- sahasındaki depoda incelemeler yapılmış, kömür numuneleri alınarak müvekkil şirkete ait ithal kömürler ile depoda bulunan kömürler arasında karşılaştırma yapıldığını, Bilirkişi heyeti tespit raporunda özetle, müvekkili şirkete ait ithal kömürler ile ----- sahasındaki depodan alınan kömürlerin aynı olmadığı sonucuna varıldığını, buna rağmen davacı taraf müvekkili şirketin tazminat talebine karşı olumsuz yanıt verdiğini, müvekkili şirketin zararını karşılamadığını, davacı yanın 13.08.2018 tarihli bir ihtarname göndererek ödemelerin zamanında yapılmaması, satışlardaki düşüş ve iş yapmada yaşanılan zorlukları nedeniyle sözleşmenin ihtarname tarihi ile aynı tarihli olacak şekilde feshedildiğini bildirdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinde belirtili koşullardan birinin gerçekleşmesi halinde taraflara derhal fesih hakkı tanındığını, taraflar arasındaki ticari ilişkide davacı şirketin sözleşmeyi derhal feshini gerektirecek bir ihlal yaşanmadığını, Sözleşme'nin 10.2.1. maddesi uyarınca; sözleşme kapsamında ödenmesi gereken miktarın ödenmemesi ve bu ödemenin yapılmasına ilişkin yazılı bildirimin diğer tarafa tebliğinden itibaren temerrüt durumunun en az 30 gün sürmesi halinde fesih gündeme gelebileceğini, Ancak davacı şirket tarafından ödemelere ilişkin yazılı bildirimde bulunulmadığını, herhangi bir süre verilmediğini, davacı şirketin işbu ani feshinin geçersiz olduğunu, davacı şirket tarafından ticari ilişki çerçevesinde hem sözleşmeye aykırı davranılmış hem de müvekkili şirketin zararının doğmasına sebep olunduğunu, bunun üzerine davacı şirkettin ihtarlara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, farklı bir sahadaki kömürlerin çıkışını engellediğini, bu yolla müvekkili şirketi ödemeye zorlamaya çalışıldığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından ---- Noterliği'nden ------ yevmiye numaralı, 31.10.2018 tarihli ihtarname ile bir kez daha sözleşmeden doğan yükümlülükler davacı yana hatırlatıldığını, davacı şirket tarafından başlatılan ve ----- numaralı fatura dayanak gösterilen takibin kötü niyetli bir şekilde başlatıldığını, davacı şirket tarafından fatura kapsamındaki hizmet tam ve gereği gibi yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin alacaklı olduğunu bilmesine rağmen haksız olarak takibe girişildiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, bu talep kabul görmezse, sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen ve müvekkil şirketin alacaklı olduğu ilişkide fatura alacağı iddiası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın haklı olduğunun kabulü ile neticeten davacının davasının esastan reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen ----.ATM ----- Sayılı dosyada davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01/05/2016 tarihli sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin ilgili sözleşmeler gereğince alacaklı olduğunu iddia ederek müvekkili olan şirket aleyhine ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, icra takibine yapılan itiraz neticesinde arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşılamaması üzerine iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten alacağının tahsili için 05/12/2019 tarihinde ------. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosya ile icra takibine başlanıldığını, ödeme emri davalıya (borçluya) 16/12/2019 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalı tarafın icra takibine itiraz etmiş ve takibin durduğunu, duran takip üzerine, TTK. gereği ticari uyuşmazlıklarda dava şartı kabul edilen arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştiğnii ve taraflarca herhangi bir anlaşmaya varılamadığını tüm bu nedenlerle davalı tarafından -----İcra Müdürlüğü ------ esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, icra takibinin takip tutarında yazan miktar üzerinden devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen----ATM ------ Sayılı Dosyada davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Biirleşen----ATM ------ Sayılı Dosyada davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kömür ithalatı ve satışı faaliyetleriyle iştigal ettiğini, müvekkilinin faaliyetlerin icrası için davalı yüklenici ile 01/05/2016 tarihilinde yüklenici sözleşmesi imzaladığını, ancak davalının yüklenici sözleşmesinde belirtilen hükümlere aykırı olarak tam ve gereği gibi bir hizmet sağlayamadığını, bazı sahalarda hiç hizmet vermediğini, ancak ifa edilmeyen hizmetlere karşılık fatura kesildiğini, bu faturalara karşı icra takipleri başlatıldığını, sözleşmesel ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalıya sehven avans ödemesi yapıldığını, sehven ödemenin iadesi istendiğinde davalının iadeyi yapmadığını belirterek, sehven ödenen 225.252,06 USD avans ödemesinin şimdilik 20.000 USD sinin 05/11/2018 tarihinden itibaren en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranarak kaybına sebebiyet verdiği kömürler karşılığı şimdilik 20.000,00UDS'nin 11/07/2018 tarihi itibariyle en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle katlanılan zararlar için 5.000 TL tutarındaki tazminatı haksız fesih tarihi olan 05/11/2018 tarihinden ve ödenmeyen gider yansıtma faturalarının karşılığı şimdilik 10.000,00TL tazminatın her bir fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ----.ATM ----- Sayılı Dosyada davalı verdiği cevap dilekçesinde özetle;
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap, beyan veya delil sunmamıştır. Ancak duruşmada alınan beyanında davacının iddialarını kabul etmediklerini, birleştirme taleplerinin de reddinin gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, asıl ve birleşen mahkememiz ---- sayılı dosyası ile birleşen ---.Asliye Ticaret Mah---- Sayılı dosyalarında fatura alacağına dayalı itirazın iptali davaları, Birleşen ----- Asliye Ticaret Mah. -----Sayılı dosyasında ise sehven yapılan ödemenin istirdadı davasıdır.
Mahkememizce 23.09.2021 tarihli heyet bilirkişi raporu alınmış, itirazlar ile rapor içeriği değerlendirilerek farklı bir bilirkişi heyetinden 11.10.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış, teknik uzmanlık alanındaki tespitlerin her iki raporda birbirleriyle uyumlu olduğu, ispat yükü noktasındaki değerlendirmelerin farklı olduğu, bu husus mahkemenin hukuki değerlendirme yetkisi ve görevi kapsamında kaldığından farklılık çelişki olarak değerlendirilmemiş ve yeni bir rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
11.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, tacir olan her iki tarafın incelenen 2017-2018 ve 2019 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış onayları ile GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir beratlarının süresinde alındığı, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, tarafların kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahipleri lehine delil niteliği taşıdığı, her iki tarafın ticari defter kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davacı ------ kendi ticari defterlerinde davalı----- açık hesabından 2019 yılı sonu itibariyle 5.022.974,22 TL tutarında alacaklı gözükürken davalı----- nin incelenen kendi defter kayıtlarında 2019 yılı sonu itibariyle 2.638.085,92 TL (1.663.547,65 TL4+974.538,27 TL) tutarında alacaklı gözüktüğü, tarafların 2017 yılı defter bakiyelerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, davacı şirketin davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu toplamda 5 adet fatura karşılığı 4.631.480,76 TL tutarlı aşağıdaki fatura kayıtlarının davalı şirketin ticari defterlerinde yer almadığı, bu faturalardan 31.10.2018 tarih 500.120,25 TL tutarlı faturanın asıl davanın konusu ---- İcra Dairesinin ----- sayılı dosyasındaki davacı/alacaklının 500.000,00 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin olduğu, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde davacı aleyhine borç kaydetmiş olduğu toplamda 10 adet 3.060.040,86 TL tutarlı (virman, hesaplar arası virman, c/h kur farkı, kur farkı) vs açıklamalı işlemlerin davacı defterlerinde yer almadığı, öte yandan davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde davacı lehine alacak kaydetmiş olduğu 01.10.2018 tarihinde 885.487,4 TL tutarlı “01/10/2018 ----/FATURA İPT.” açıklamalı kaydında davacı defterlerinde yer almadığı görülmüştür.
Asıl dava konusu icra dosyası incelendiğinde; davacı tarafça 15/01/2019 tarihinde, fatura alacağına ilişkin ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyasından ilamsız takiplerde ödeme emri ile 500.000, TL lik fatura alacağına yönelik icra takibi başlattığı, ödeme emrinin 23/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yapılan ilamsız icra takibinde; borcun tamamına, ferilerine ve faize itiraz ettiği, davacının takip dayanağı yapmış olduğu 31/01/2018 tarihli ----- nolu 500.000,00 TL tutarlı faturanın davacının incelenen kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabında davalı aleyhine borç olarak kaydedildiği, ancak davalı şirketin defter kayıtlarında yer almadığı görülmüştür.
Birleşen -----.Asliye Ticaret Mah ----- sayılı dosya kapsamında, davacı taraf 13/12/2019 tarihinde, fatura alacağına ilişkin --- İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı dosyasından Örnek No:------ ilamsız takiplerde ödeme emri ile 3.991.693,27 TL asıl alacak, 739.311,24 TL İşlemiş faiz toplamı 4.731.004,51 TL için icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun yapılan ilamsız icra takibine, borcun tamamına, ferilerine ve faize itiraz ettiği, davacının takip dayanağı yapmış olduğu toplamda 3.991.603,27 TL tutarlı faturaların davacının incelenen kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabında davalı aleyhine borç olarak kaydedildiği, ancak davalı şirketin defter kayıtlarında yer almadığı görülmüştür.
Birleşen ----.Asliye Ticaret Mah----sayılı dosyaya konu -----. İcra Dairesi'nin -----. sayılı icra dosyasında, davacı tarafın | 643.533 447TL fatura alacağına ilişkin Örnek No:----- ilamsız takiplerde ödeme emri ile icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun yapılan ilamsız icra takibinde borcun tamamına, ferilerine ve faize itiraz ettiği, davacının takipte talep etmiş olduğu 643.533,47 TL tutarlık talebine ilişkin toplamda 1.547.484,99 TL fatura bakiyesi alacağı talebine ilişkin faturanın her iki tarafın incelenen ticari defterlerinde lehte ve aleyhte borç/alacak olarak kayıtlı olduğu görülmüştür.Birleşen -----. Asliye Ticaret Mah.----- dosyasında davacı-asıl ve birleşen dosyalar davalı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle davalıya sehven avans ödemesi yapıldığını, sehven ödemenin iadesi istendiğinde davalının iadeyi yapmadığını belirterek, sehven ödenen 225.252,06 USD avans ödemesinin şimdilik 20.000 USD sinin 05/11/2018 tarihinden itibaren en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranarak kaybına sebebiyet verdiği kömürler karşılığı şimdilik 20.000,00 USD' nin 11/07/2018 tarihi itibariyle en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle katlanılan zararlar için 5.000 TL tutarındaki tazminatı haksız fesih tarihi olan 05/11/2018 tarihinden ve ödenmeyen gider yansıtma faturalarının karşılığı şimdilik 10.000,00TL tazminatın her bir fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki 01.05.2016 tarihli sözleşme incelendiğinde sözleşmede davacının, malları taşıyıcıdan teslim alma, kendine ait tesislere taşıma, tesiste malları boşaltma, depolama, sınıflandırma, paketleme borcu altına,, davalı ise ton başına sözleşmede belirlenen bedeli ödeme borcu altına girdikleri, sözleşmenin “Ücretler ve Ödeme” başlıklı 5. Maddesine göre her takvim ayı malların yüklenicinin tesisine gelmesi ile ücretin %50'sinin, tesisten çıkmasıyla birlikte kalan %50'sinin faturanın ulaşmasıyla birlikte 10 gün içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, Sözleşmenin taraflara yüklediği sair edimler nazara alındığında sözleşmenin TBK m. 470 vd. hükümlerinde düzenlenmiş olan eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, taraflar arasında yapılan yazışma ve düzenlenen ihtarnameler incelendiğinde, taraflarca imzalanmış 07.09.2018 tarihli “Protokol” başlıklı belgeden anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki sözleşmenin davacı yüklenici tarafından 13.8.2018 tarihinde tek taraflı olarak feshedilmiş olsa da, taraflarca sözleşmenin devamına karar verildiği, her ne kadar taraflarca hukuki etkisi sonrada ortadan kaldırılmış olsa da 13.08.2018 tarihli noter ihtarı incelendiğinde, davacı yüklenicinin, ödemelerin zamanında yapılmadığını, tesislerde uzun zamandır bekletilen malların teslim alınmasını, hak ediş bedeli olan 9%18 KDV dahil 619.026,60 USD'nin ödenmesini, bu nedenle sözleşmenin tek taraflı feshedildiğini davalı tarafa bildirdiği, bu ihtarın hukuki sonuçlarının taraflarca ortadan kaldırılmasından sonraki bir tarih olan 08.10.2018 tarihinde bu defa davalı tarafın davacıya gönderdiği ihtarda, sözleşmenin 2.13. maddesine göre tesislerden türü , hacmi, sınıflandırılan ve paketlenen kömürün miktar bilgilerinin bildirilmesii, sözleşme hükümlerine riayet edilmesi gerektiğinin ihtar edildiği, yine 21.10.2018 tarihinde davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarda tesislerdeki ekipman eksikliği nedeniyle sevkiyat ve hizmetlerin aksadığını, sözleşmeye göre her tesiste bir sorumlu kişi bulundurulması gerektiği, haftanın her gün ve saatinde tesisin her alanının canlı yayınla ulaşılabilir olması gerektiği, tesislerden çıkarılan kömürün türü, hacmi, sınıflandırılan ve paketlenen kömürün miktar bilgilerinin günlük olarak bildirilmesinin gerektiği, sözleşme hükümlerine riayet edilmesi gerektiği, bağımsız ölçüm şirketi eliyle yapılan ölçümlerde tesislerde gereğinden az kömür olduğunun tespit edildiğini, bu bedellerin davacıya fatura edileceği, davacının şirket malları üzerinde hapis hakkının olmadığı, malların tesis dışına çıkışına izin verilmemesinin sözleşmeye aykırılık oluşturduğu davacıya ihtar edildiği, akabinde, davacı tarafından davalıya gönderine 30.10.2018 tarihli e-postada ise ödeme yapılmadığı sürece tesislerden mal çıkışının durdurulmuş olduğunun davalıya bildirildiği, son olarak davacı tarafından davalıya gönderilen 05.11.2018 tarihli ihtarda ödemelerdeki sürekli aksamalar nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, tesislerde bekletilen malların alınması gerektiği, aksi halde kira bedeli yansıtılacağının davalı tarafa bildirildiği görülmüş, neticede, davacı taraf ilk noter ihtarında ödemelerdeki gecikme nedeniyle sözleşmeyi feshetmiş, taraflar arasında görüşmeler sonucu ihtarın etkisi ortadan kaldırılmış, nihayetinde davacı taraf yine ödemelerdeki gecikmenin devam etmesi nedeniyle 5.11.2018 tarihinde sözleşmeyi feshetmiştir.
Dosyaya sunulan ---. Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- dosyasında yer alan 14.12.2018 tarihli keşif sonrası 28.12.2018 tarihli raporda (sözleşmenin feshinden sonra düzenlenmiş olan) ----- ithal edilen yüksek kalorili pahalı kömür ile başka yerden getirilen düşük kalorili kömürün karıştırılmış olduğu, böylece ısı değerinin düşmüş olduğu, bu durumun kömürün depoda kısmen kızması ve kısmen yanmasına sebep olduğu tespiti yapıldığı, fakat dosyada, davacı tarafından değişik teslim yerlerinden kaç ton kömür alındığı, bunların hangi tesislere götürülmüş olduğu, hangi sürede paketleme ve eleme yapıldığı, ne kadar ton malın hangi tarihte, hangi tesiste davalı tarafa teslim edilmiş olduğu hususlarına ilişkin veri bulunmadığı gbi bu tespitin sadece ---- limanından yüklenen kömürlere ilişkin olduğu görülmüştür.
Asıl ve tüm birleşen dosyalar için geçerli bu genel açıklamalardan sonra dosyalar ayrı ayrı incelendiğinde; asıl davada davacı -----, davalıya kömür eleme ve paketleme edimi karşılığı 31.10.2018 tarihli faturanın düzenlenmiş olduğunu, davalının faturayı ödememesi nedeniyle davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu, ancak davalı itirazının haksız olduğunu, bu nedenle itirazın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise faturada belirtilen edimin gereği gibi getirilmediğini, bu nedenle faturaya itiraz edildiğini, faturanın 05.11.2018 tarihinde tebliğ alındığını ve faturaya 06.11.2018 tarihinde itiraz edildiğini beyanla davanın reddini istemiş, bu faturaya ilişkin olarak yapılan mali incelemede ise 31/01/2018 tarihli ----- no.lu 500.000,00 TL tutarlı faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin defter kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir.
Birleşen ----ATM---- sayılı dosyasında; davacı-----, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davalı tarafa beş adet fatura düzenlediğini, fatura toplamının 1.547.484,99 TL olduğunu, ancak bunun 643.533,47 TL'lik kısmının ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, bu nedenle kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise sözleşme bedelinin sehven fazladan ödendiğini, 20.06.2018 tarihinde bağımsız gözetim kuruluşu eliyle yapılan sayım neticesinde davacı şirkete ait ---- sahasındaki depoda ve davacı şirketin sorumluluğunda bulunan kömürlerde eksiklik olduğunun tespit ediğini, ----Sulh Hukuk Mahkemesi -----. İş dosyasında kömürlere başka kömürün karıştırıldığının tespit edildiğini, davacının ise sözleşmeyi feshettiğini, davacının davasının haksız olduğunu iddia etmiştir..
Mali incelemede de davacının takipte talep etmiş olduğu 643.533,47 TL tutarlık talebine ilişkin toplamda 1.547.484,99 TL fatura bakiyesi alacağı talebine ilişkin faturanın her iki tarafın incelenen ticari defterlerinde lehte ve aleyhte borç/alacak olarak kayıtlı olduğu görülmüştür.
Birleşen ---- Asliye Ticaret Mah. ----- sayılı dosyasında; davacı vekili dava dilekçesiyle özetle, taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, davalı aleyhine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise davanın reddini istemiş, davacının takip dayanağı yapmış olduğu toplamda 3.991.603,27 TL tutarlı faturaların davacının incelenen kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı şirketin defter kayıtlarında yer almadığı mali incelemede tespit edilmiştir.Somut olayda davalı tarafın, paketlenen kömürün eksildiğini, kömüre düşük kalite başka tür kömürler karıştırıldığını dolayısıyla davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmeye aykırı şekilde erken tarihlerde fatura düzenlediğini iddia ettiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre kömürlerin , ve ----- terminallerde depolanmakta, sınıflandırılmakta ve paketlenmekte olduğu, icra takibine ve dolayısıyla asıl davaya konu faturadaki kömürlerin ise hangi tesiste işlem gören kömürler olduğu, yine kömürün hangi tarihte davacı tesislerine geldiği, hangi tarihte davacı tesislerinden çıktığı bilgisine dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenlerle, davacının sözleşmenin 5. Maddesinde düzenlenmiş olan tarihlere aykırı davranarak erken tarihlerde fatura düzenlemiş olup olmadığının da anlaşılamadığı, bu konuda davalı tarafından davacıya gönderilmiş bir ihtarın dosya kapsamında bulunmadığı, ayrıca dosyaya sunulmuş ve davalı tarafından hazırlatılmış olan 13.3.2019 tarihli “Özel Kapsamlı İnceleme Raporu” başlıklı rapor incelendiğinde raporun 9. Sayfasında davacının faturaları sözleşmeye uygun yaptığı şeklinde değerlendirme yer aldığı, raporda yer alan değerlendirme aynen “... ---- Muhasabe kayıtları üzerinde yaptığımız incelemeler sonucunda ----- hizmet bedelinin %50'sini kömür, kömür deposuna geldiğinde, kalan %50'sini de kömür, kömür deposundan çıktığında faturalamaya 27 mart 2017 tarihinden sonra da devam ettiği tespit edilmiştir...” şeklinde olduğu, bu nedenlerle davalının faturalara ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür.
Bilirkişi raporunda, kömür miktarına ilişkin tespitlerde kırma, eleme ve paketleme işlemleri esnasında fire ve zayi oranının kaçınılmaz ve normal olduğu, bu nedenle hesaplamalarda ortalama %5 oranındaki miktar değişiminin eksik olarak görülmemesi ve hesaplamaların buna göre yapılması gerektiği, kömür kalitesine ilişkin tespitlerde toz, ceviz ve limon boyutundaki kömüre ait ısı değerlerinin bu aşamada analiz edilmesinin mümkün olamayacağı ve bu nedenle dava dosyasına sunulan analiz raporları esas alınarak hesaplama yapılmasının uygun olacağı tespiti yapılmıştır.Taraflar tanık deliline dayanmış, davalı-birleşen dosya davacı taraf tanık bildirmiş, davacı taraf tanık bildirmemiş ve duruşmada davalı tarafın tanıkları dinlenmiş, davalı tanıklar beyanlarında, faturaların sözleşmeye uygun olarak kesildiğini, hizmetin karşılanmasında bir aksama yaşanmadığını, ---- kömür yanma olayının dava dışı başka bir firmayla ilgili olduğunu, davalı şirkette 2018 de meydana gelen yönetim değişikliğinde, davacı şirketin hak edişlerinin ödenmesinde sıkıntılar yaşandığını söylemişlerdir.
Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi olup, eser sözleşmesine ilişkin olarak TBK m. 472/11 uyarınca “Malzeme, iş sahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür.” Bu hükme aykırılığın yaptırımı ise TBK m. 112 hükmü olup, buna göre “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacak- lının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür".
HMK m. 190 uyarınca İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine HMK m. 194 uyarınca “(1) Taraflar, dayandıkları vakaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. — (2) Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur”.
Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, asıl davada, birleşen ----- ATM ----- sayılı dosyası ve birleşen ----. Asliye Ticaret Mah. ----- sayılı dosyasında, ispat yükü öncelikle davacıya ait olup, davacının hizmet veren olarak hizmeti tam olarak ifa ettiğini ispatlamak, davalı ise hizmet bedelini ödediğini ispatlamak zorundadır. Davacının ticari defterleri, 13.3.2019 tarihli “Özel Kapsamlı İnceleme Raporu” başlıklı rapor, noterlik ihtarnameleri ve davalı tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının faturaları sözleşmeye uygun olarak düzenlediği ve davalıya tebliğ ettiği, sözleşme gereği edimlerini tam olarak ifa ettiği, fakat hak edişlerin tam ve zamanında ödenmemesi nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiği ve alacak iddialarını kanıtladığı, birleşen -----. Asliye Ticaret Mah. -----Sayılı dosyasında ise, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedilmesi nedeniyle davalı tarafça fesihten dolayı uğranılan zararın talep edilemeyeceği, yine olay silsilesi nazara alındığında, davacı- diğer birleşen dosyalar davalısının, davalı- birleşen dosya davacısına sehven ve fazla ödeme yaptığı iddiası ile davalının sözleşmeye aykırı davranarak kömür kaybına sebebiyet verdiği iddiasını kanıtlayamadığı, birleşen-----Asliye Ticaret Mah.----- sayılı dosyasında icra takibinde işlemiş faiz talep edilmişse de, davalının daha önce temerrüde düşürülmediği gibi, işlemiş faiz talep koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, asıl dava ve birleşen ---ATM ----. sayılı dosyasında davanın kabulüne, birleşen ---- Asliye Ticaret Mah. ------. sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne, birleşen----.ATM nin ----- esas sayılı davanın kanıtlanamaması nedeniyle REDDİNE, dava konusu faturaya dayalı alacak likit olduğundan, asıl, birleşen---- ATM nin -----birleşen----.ATM nin ----- esas sayılı davalarda icra inkar tazminat koşulları mevcut olduğu ve ve bu davalarda davacının icra inkar tazminat taleplerinin da kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜ K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl Davanın KABULÜ İLE,
----.İcra Müdürlüğünün ------ sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin kaldığı yerden aynen devamına,
-Asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 34.163,21TL ilam harçtan peşin olarak alınan 4.040,81TL harcın mahsubu ile bakiye 30.122,40TL ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre takdir edilen 79,018,04- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Ara buluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
2-Birleşen---- ATM nin ---- sayılı davanın KABULÜNE,
----.İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra takibine yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,
- Takibin kaldığı yerden aynen devamına,
-Asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 43.959,77TL ilam harçtan peşin olarak alınan 7.772,28TL harcın mahsubu ile bakiye 36.187,49TL ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre takdir edilen 100.530,02- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Ara buluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-Birleşen ----.ATM nin ------ esas sayılı davanın KISMEN KABULÜNE,
-----.İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra takibine yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,
-Takibin 3.991.693,27.- TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarda devamına,
-İşlemiş faiz talebinin REDDİNE,
-Asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 272.672,56TL ilam harçtan peşin olarak alınan 57.138,71TL harcın mahsubu ile bakiye 215.533,85TL ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre takdir edilen 463.331,40-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre takdir edilen 114.896,69-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Ara buluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 1.113,72TL'nin davalıdan, 206,28TL nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-Birleşen ----.ATM nin ------ esas sayılı davanın REDDİNE,
-Dava reddolduğundan Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Dava reddolduğundan. AAÜT'ye göre takdir edilen 81.007,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Dava reddolduğundan Ara buluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 68.951,80.-TL peşin harç, 153,20.-TL başvurma harcı ve 33.722,00.-TL dosya masrafı olmak üzere toplam 102.827,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
-Alınması gereken 350.795,55.- TL harcın peşin alınan 68.951,80.- TL harçtan mahsubu ile kalan 281.843,75.- TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-Davacı tarafından yatırılan 68.951,80.-TL peşin harç, 153,20.-TL başvurma harcı ve 33.722,00.-TL dosya masrafı olmak üzere toplam 102.827,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre takdir edilen 532.767,34 .- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Ara buluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.960.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,