T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/147
KARAR NO : 2025/140
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/02/2024
KARAR TARİHİ : 14/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket su kimyasallarının ithalat, pazarlama ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, davalı şirket kağıt ürünleri alım satım pazarlama alanında iştigal ettiğini, davalı şirketin, davacı şirketteki çeşitli su kimyasalı ürünlerini tedarik ettiğini, davalı şirketin siparişlerinin teminini sağlayan davacı şirket, talep edilen ürünlerin teslimini 12.01.2023, 08.02.2023,14.03.2023, 21.03.2023, 17.04.2023, 29.05.2023, 02.08.2023 tarihli irsaliyelerle gerçekleştirdiğini, teslim edilen ürünler karşılığında daval şirkete;12.01.2023, 08.02.2023,14.03.2023, 21.03.2023, 12.04.2023, 29.05.2023 ve 26.07.2023 tarihli faturalar düzenlendiğini, davalı şirkete düzenlenen faturalar karşılığında 550.000,00 TL (Beş Yüz Bili Bin Türk Lirası) ödeme yapıldığını, davacı şirketin davalı şirketten 313.569,58 TL (Üç Yüz On Üç Bin Beş Yüz Altmış Dokuz Lira, Elli Sekiz Kuruş alacağı kaldığını, davalı Şirkete Gönderilen İhtarname: Davalı şirkete bakiye kalan borcunu ödemesi için----. Noterliği ----- Yevmiye numaralı, 15 Kasım 2023 tarihli ihtarname keşide edilerek borcunu 7 gün içinde ödemesinin talep edildiğini, ihtarnamenin davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin bu süre içerisinde borcunu ödemekten imtina ettiğini, alacağını bu yollarla tahsil edemeyen davacı şirketin ödenmeyen alacağı için ---- İcra Müdürlüğü ---- Esas numaralı dosyasıyla icra takibine geçtiğini, davalı şirketin takibe yaptığı itirazla; borca, takibe, ferilerine, faize itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı şirketin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağına haksız olarak kavuşamayan davacı şirket davalı şirketin kötü nivetli itirazından ötürü zarar ettiğini, haksız olarak itiraz ederek inkar eden davalı şirketin haksız itirazının iptaliyle beraber icra inkar tazminatından da sorumlu tutulmasını, davalı şirketin --- İcra Müdürlüğü -----Esas sayılı icra dosyasında borca, faize ve fer'ilerine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini; haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulur an davalı şirketin icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ----- Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, davanın öncelikle yetki hususu açısından incelenmesini, davacı yanın dava dilekçesindeki tüm iddialarına itiraz etmekle beraber müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, mahkemece yapılacak etraflı incelemede de bu hususun ortaya çıkacağını, ödeme emri ekinde dayanak belgeler takip açılışında sunulmadığını, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranlarına ve tüm ferilere itirazlarını yinelediklerini, takibin iptalini, davanın reddini, yetki hususunun incelenerek davanın usul yönünden reddine, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davadaki davacının tüm taleplerinin esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.---- İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, Mali Müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; DEFTER İNCELEMESİ (Usul) Davacı Defter İncelemesi (Usul): Davacı tarafından ibraz edilen 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir;¸Davacı şirketin özel hesap dönemine tabi olduğu, ibraz ettiği, 2022 ve 2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür.
DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davalı tarafından ibraz edilen 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir;
¸
Davalı şirketin ibraz ettiği, 2022 ve 2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür.
HESAP İNCELEMESİ: Davacı Hesap İncelemesi: Davacı şirketin ticari defterlerinde, yevmiye defterinde alıcılar hesabının grup olarak kayıt edilerek, her bir alıcı için ayrı hesap kodu takip edilmediği, ancak arka planda çalışan yardımcı defterlerinde cari hesap modülünde davalı şirkete ait olan cari hesabın dökümü aşağıdaki gibidir.¸Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 03.10.2022 tarihli ---- seri no.lu satış faturası ile başladığı. Davacı tarafın 03.10.2022 tarihinden 02.08.2023 tarihine kadar davalı tarafa 13 fatura ile 1.219.765,58 TL tutarlı satış yaptığı, 200.000,00 TL’nin davalı hesabına borç kayıt edildiği, bu süreçte davalıdan ayrı tarihlerde 1.106.196,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 15.12.2023 takip tarihi itibariyle davalı taraftan olan alacağının 313.569,58 TL olduğu. İş bu alacağının; 29.05.2023 tarihli ----- seri no.lu 155.292,34 TL tutarlı faturanın 137.105,70 TL kalan bakiyesi ile 28.08.2023 tarihli ----- seri no.lu 176.463,88 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı görülmüştür. HESAP İNCELEMESİ: Davalı Hesap İncelemesi: Davalı tarafın ticari defterlerinde davacı şirkette ait olan 2022 ve 2023 yılı ----- Kodlu Satıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir.
Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalının 03.10.2022 tarihli ----- seri no.lu alış faturası ile başladığı, davalı tarafından 03.10.2022 tarihinden 02.08.2023 tarihine kadar davacı taraftan 13 fatura ile 1.219.765,58 TL tutarlı alış yaptığı, 200.000 TL’nin davacı hesabına alacak kayıt edildiği, bu süreçte davacı tarafa ayrı tarihlerde 1.106.196,00 TL ödeme yapıldığı ve buna göre 15.12.2023 takip tarihi itibariyle davacı tarafa olan borcunun 313.569,58 TL olduğu. İş bu borcun; 29.05.2023 tarihli ----- seri no.lu 155.292,34 TL tutarlı faturanın 137.105,70 TL kalan bakiyesi ile 28.08.2023 tarihli ------ seri no.lu 176.463,88 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı görülmüştür. BA ve BS Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davacının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 19.09.2024 tarihli yazı cevabından, davacının 2023 yılı BS ve BA formunu dosyaya göndermiştir. Davacı şirketin 2023 yılı BS Formunda, davalı tarafa 9 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 860.539,69 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 25.03.2024 tarihli yazı cevabından, davalının 2023 yılı BS ve BA formunu dosyaya göndermiştir. Davalı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı tarafa 9 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 860.539,69 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Faiz Konusu İncelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf 15.12.2023 tarihli icra takibinde, 313.569,58 TL asıl alacağına işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır.---- verilerinden 15.12.2023 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %41,75 olduğu görüldüğünden davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %41,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği,
S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2022 ve 2023 yılları ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı şirketin ibraz ettiği, 2022 ve 2023 yılları ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Takip Konusu Alacak Yönünden: Taraf defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 03.10.2022 tarihli ---- seri no.lu satış faturası ile başladığı. Davacı tarafın 03.10.2022 tarihinden 02.08.2023 tarihine kadar davalı tarafa 13 fatura ile 1.219.765,58 TL tutarlı satış yaptığı, 200.000,00 TL’nin davalı hesabına borç kayıt edildiği, bu süreçte davalıdan ayrı tarihlerde 1.106.196,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 15.12.2023 takip tarihi itibariyle davalı taraftan olan alacağının 313.569,58 TL olduğu. İş bu alacağının; 29.05.2023 tarihli ---- seri no.lu 155.292,34 TL tutarlı faturanın 137.105,70 TL kalan bakiyesi ile 28.08.2023 tarihli ----- seri no.lu 176.463,88 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı görülmüştür. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, 15.12.2023 takip tarihi itibariyle davacının davalından 313.569,58 TL alacaklı olduğu, 313.569,58 TL asıl alacak için takip tarihinden itibaren yıllık %41,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu, taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davacı ticari defterlerinde davalıdan 313.569,58 TL alacaklı göründüğü, davalı ticari defterlerinde davacıya 313.569,58 TL borçlu göründüğü, tarafların BA-BS formlarının karşılıklı uyumlu olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 313.569,58 TL cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
2----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 313.569,58 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 313.569,58 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 21.419,93-TL harçtan peşin alınan 3.787,14-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.632,79-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 50.171,13 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 5.150,00 TL yargılama gideri ve 3.787,14 TL peşin harç toplamı 8.937,14-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.