T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/5
KARAR NO : 2025/109
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 03/01/2024
KARAR TARİHİ : 05/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili ...'un 04/02/2002 tarih ----- sayılı ortaklar kurulu kararı ile davalı şirkete dışarıdan ortak olup, şirket ortaklarından ---- ile birlikte münferit yetkili müdür olarak atandığını, bu hususun ----- Gazetesi’nde usulüne uygun ilan olunduğunu, ancak müvekkilinin davalı şirketteki ortaklığının 20/12/2005 tarih ---- sayılı ortaklar kurulu kararı ile hisselerinin bütün hak ve yükümlülükleri ile ve bütün aktif ve pasifleri ile birlikte şirket ortaklarından---- Noterliği’nin 11/02/2005 tarih ve ----- yevmiye numaralı limited şirket hisse devir senedi ile devredilerek sona erdiğini, müvekkilinin 11/02/2005 tarihinde ortaklığının sona ermesi ile beraber aynı gün yetkili müdürlük görevinden istifasını bildirmiş olmasına ve 11/02/2005 tarihinden itibaren müdürlüğü fiilen de bırakmış olmasına rağmen Ticaret Sicili kayıtlarında halen yetkili müdür olarak göründüğünü, Ticaret sicil kaydındaki bu hususun alınacak karar ile düzeltilmesinin ----- Noterliğinin 07/10/2022 tarih ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı ... ------Şirketi’ne bildirildiğini, ancak gereken tescil ve ilanın gerçekleştirilmediğini, TTK md. 576/1/d hükmüne göre müdürlerin adları, soyadları, unvanları, vatandaşlıkları şirket sözleşmesinde yazılması zorunlu hususlardan olup TTK m. 589/1/b uyarınca şirket sözleşmesinde yapılan her değişikliğin tescil ve ilanının zorunlu olduğunu, davalı tarafın Ticaret Sicil Yönetmeliği m.92/2’den doğan tescil ve ilan yükümlülüğünü yerine getirmediğini beyanla davalarının kabulüne, müvekkilinin 11/02/2005 tarihi itibariyle yetkili müdürlük görevinden ayrıldığının tespitine, tescil ve ilan olunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelinmediği gibi herhangi bir beyanda da bulunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava davacının 11/02/2005 tarihi itibariyle davalı şirketin yetkili müdürlük görevinden ayrıldığının tespitine, tescil ve ilan olunması talebine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketteki ortaklığının 20/12/2005 tarih ve----- sayılı ortaklar kurulu kararı ile hisselerinin bütün hak ve yükümlülükleri ile ve bütün aktif ve pasifleri ile birlikte şirket ortaklarından ---- Noterliği’nin 11/02/2005 tarih ve ------ yevmiye numaralı limited şirket hisse devir senedi ile devredilerek sona erdiğini, müvekkilinin 11/02/2005 tarihinde ortaklığının sona ermesi ile beraber aynı gün yetkili müdürlük görevinden istifasını bildirmiş olmasına ve 11/02/2005 tarihinden itibaren müdürlüğü fiilen de bırakmış olmasına rağmen Ticaret Sicili kayıtlarında halen yetkili müdür olarak göründüğünü, Ticaret sicil kaydındaki bu hususun alınacak karar ile düzeltilmesinin ----- Noterliğinin 07/10/2022 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı ... ---- Şirketi’ne bildirildiğini, ancak gereken tescil ve ilanın gerçekleştirilmediğini ileri sürmüş, davalı şirkete yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
Ortaklıktan ayrılma otomatik olarak müdürlükten ayrılma sonucunu doğurmaz. Müdürlük görevinin sona ermesi için bu konuda ortaklar kurulunca alınmış bir azil kararı veya müdürün istifası üzerine istifanın kabulüne ilişkin bir kararının bulunması gerekir.
Dosyada mevcut 5 Ocak 2006 tarihli ---- sayılı --- Gazetesinde davacının dilekçesinde belirttiği hisse devir sözleşmesinin tescil edildiği görülmekteyse de davacının müdürlükten istifasına ilişkin ortaklar kurulu kararına rastlanmamıştır.
Davacı dava dilekçesinde müdürlükten istifa ettiğine ve bu istifasını davalı şirkete ulaştırdığına ilişikin iddiasını kendisinin ispat etmesi gerekmektedir. Davacı tarafça bu yönde herhangi somut bir delil sunulmamış olup,davalı şirketin getirtilen ticari sicil kaytlarına göre Şirketin son tescilini 24/04/2012 tarihinde yaptırdığı ve davalının şirket yetkilisi olarak kayıtlı olduğu görülmüş, davalı şirkete müzekkere yazılarak şirket defterlerinin sunulması istenmiş, fakat müzekkereye bir cevap verilmemiş, şirket kayıtları dosyaya sunulmamış, ----- Vergi Dairesinden gelen kayıtlara göre davalı şirket hakkında 30/11/2023 tarihi itibarıyla resen terk işlemi yapıldığı bildirilmiştir.
Davacı tarafça davalı şirkete ticaret sicil kaydının alınacak karar ile düzeltilmesi için---- Noterliğinin 07/10/2022 tarih ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmişse de ihtarnamenin tebliğ edilemediği görülmüştür.TTK'nın 623. Maddesinde; "Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir." düzenlenmesi bulunmaktadır. Müdürlük yetkisi ancak istifa, azil, ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenlerle kaldırılabilir. Yargıtay---- Hukuk Dairesinin -----Esas----- Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; tek taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğinde olan istifanın, iç ilişkide bu yöndeki beyanın şirkete ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracağı bu nedenle şirket müdürlüğünden istifanın şirkete tebliğ edilmesi halinde sonuç doğurup ancak tebliğ ile birlikte müdürlük görevinin son bulacağı, görev son bulmadan sicile tescil edilemeyeği, dış ilişkide ise istifanın ticaret siciline tescil ve ilan edilmesiyle sonuç doğuracağı (TTK 37. madde) şirketi temsile yetkili olan kişileri tescil edilmek üzere ticaret siciline bildirmekle yükümlü olan yönetim (müdür veya müdürler) istifa nedeniyle temsil yetkisi kalkan müdürün istifasını da sicile bildirmekle yükümlü olduğu,fakat yukarıda da açıklandığı üzere, davacının şirkete ulaşmış bir istifa beyanının bulunduğu, böyle bir beyan varsa şirket tarafından istifaya dair alınmış bir ortaklar kurulu kararınının bulunduğu ve buna rağmen şirket yönetimince istifanın ticaret siciline bildirilmediğinin mevcut delillere göre kanıtlanamadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Kanıtlanamayan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40.-TL harcın peşin alınan 427,60.-TL harçtan mahsubu ile kalan 187,80.- TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.