T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1022
KARAR NO : 2025/66
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/12/2022
KARAR TARİHİ : 28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacının yaya halde seyir halde iken----- plakalı aracın çarpması neticesinde 21.12.2021 tarihli trafik kazası meydana geldiğini, davacının yaya geçidini kullanırken mezkur kaza meydana gelmiş olup, davacının meydana gelen kazada hiç bir kusuru bulunmadığını, kazaya karışan ---- plakalı aracın sigorta poliçesinin ---- nolu poliçe olduğunu, davacının kaza sonrasında vücudunda meydana gelen kırılma sonrasında tedavisinin --- Eğitim Araştırma Hastanesinde devam ettiğini, kaza nedeni ile davacının sağ bacağı kırıldığını ve platin takıldığını, kaza nedeni ile ambulans hizmetleri gibi bazı masraflar yaptığını, Meydana gelen trafik kazasında davacının kusursuz olup davalı sürücünün kusurlu olduğunu, davacının kırık nedeni ile işlerini yapamadığı gibi kendisine bakacak kişiye muhtaç halde olduğunu, Davalı sigorta şirketine 24.08.2022 tarihinde başvuru yapıldığını ancak başvuruya cevap verilmediğini arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davacı yaya halinde iken aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu maddi, manevi zararın tazminine yönelik fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davanın kabulü ile şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 21.12.2021 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 100.000,00.TL manevi tazminatın 21.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine yargılama harç ve masraflarının ve vekalet ücretinin davalılardan sorumlulukları dahilinde müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı -----. vekili cevap dilekçesinde özetle; Talep edilen maddi tazminat tutarının ne kadarının hangi alacak için olduğu hususunun açıklatılmasını talep ettiklerini, Dava konusu olaya karışan ---- plakalı ----adına kayıtlı aracın ----- poliçe numarası ile 03.01.2021-2022 tarihleri arasında davacı şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, Söz konusu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda azami 410.000,00-TL ile sınırlı olup davayı kabul anlamına gelmediğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ---- vekili cevap dilekçesi özetle; davacının maddi tazminat taleplerinin açıklanması gerektiğini, kazanın davacının kusuru ile meydana gelmiş olup; müvekkili yönünden nedensellik bağı kesildiğini, müvekkili olan davalının kusurlu olduğunun iddia edilemeyeceğini, dava dilekçesinde, davacının kazadan sonra güç kaybı yaşadığı iddia edilmişse de davacının maluliyetine ilişkin herhangi bir rapor bulunmadığını, iddiaları kabul etmediklerini, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Hasar dosyası, trafik tescil kayıtları, hastane evrakları, Ceza dosyası celp edilmiştir.Davacı tanığı ----- Mahkememizin 26/09/2023 tarihli celsesinde; ''Davacı ----- benim annem olmaktadır, benim ayrı kendime ait evim var ancak annem akşamları benimle kalır. Kaza 21/12/2021 yılında oldu. Kaza geçirdiğine dair bana bir telefon geldi ancak durumu iyi diye söyledi, telefondan sonra ben 10 dakika kadar sonra kazanın olduğu olay yerine gittim, gittiğimde annem ambulansta idi, daha sonra hastaneye götürdüler, Şuanda ayakta kendi ihtiyaçlarını görebiliyor ancak bu ihtiyaçlarını görene kadar yani iyileşene kadar muhtemelen ilk 6 ay kadar süre ile ayağını dahi kaldıramıyordu günlük işlerini kendi başına yapamıyordu. Ben anneme o süreçte baktığım için bir işte çalışmadım. Şu anda da henüz işe girmedim. Kazadan sonra annemin ayak bileğinde eklem bölgesine iki adet tel takıldı, dizinde de kırık var, zaman zaman ayağında ağrı olduğunu söylüyor doktorlar bu ağrının hiçbir zaman geçmeyeceğini bize söylüyorlar, ağrı kesici verip geri gönderiyorlar'' şeklinde yemin ve imzası tahtında beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce davacı hakkında maluliyet durum ve oranının tespiti bakımından rapor tanzim edilmek üzere dosya ---- ATK'na gönderilmiş, ATK tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...03/03/1960 doğumlu, -----’ın 21/12/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20.02.2019 tarihli ---- sayılı ----- Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında; 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %14(yüzdeondört) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği..'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden Mahkememize sunduğu 29/02/2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebi yönünden davalı vekili ile akdedilen protokol çerçevesinde sulh olunduğunu, maddi tazminata ilişkin davadan feragat ettiklerini, manevi tazminat talebi yönünden davanın devam ettiğini beyan etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili UYAP sistemi üzerinden göndermiş olduğu 26/02/2024 tarihli dilekçesi ile özetle;vTaraflar arasında davaya konu ihtilafın çözümü amacı ile akdedilen sulh protokolü kapsamında davacı vekili tarafından sunulacak feragat beyanı sebebi ile davacıdan vekâlet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunmadıklarını belirtmiştir.İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Huzurdaki davanın, 21/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı nezdinde geçici ve sürekli maluliyet, tedavi ve bakıcı gideri yönünden maddi zarar ile manevi zarar meydana geldiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olarak açılmıştır.Dosyada mübrez poliçeden; Dava dışı -----sigortalı olduğu, -----plakalı aracın 03/01/2021-2022 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce re'sen alınan 04/10/2024 ----- ATK Raporunda "20.02.2019 tarihli ---- sayılı ----- Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında davacı nezdinde %14 sürekli maluliyet ve 9 ay süre ile geçici maluliyet meydan geldiğinin belirtildiği, sunulu ATK raporunda kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davaya konu olaya ilişkin ----Asliye Ceza Mahkemesi'nin ---- Esas ---Karar sayılı kararında; Müştekinin --- , Sanık----- olduğu, Mahkemesince;"... basit yargılama usulüne göre dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda, müştekinin beyanları, sanığın savunmaları, trafik kazası tespit tutanağı, görüntülü CD inceleme tutanağı, 13/01/2022 tarihli adli tıp raporu, 16/02/2022 tarihli bilirkişi raporu içeriği, uzlaştırma raporu içeriği ve toplanan tüm diğer deliller hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu taksirle işlediği hususunda mahkememizde açık ve net bir kanaat oluşmakla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın engel teşkil edecek nitelikte adli sicil kaydının olmaması, eyleminden ötürü tazmini gerekli dosyada hesaplanmış somut bir zararın bulunmaması, sanığın kişiliği ve dosyaya yansıyan olumlu tutumuna göre yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde oluşan vicdani kanaat ve sanıkların hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin kabul etmesi hususu da göz önünde bulundurularak CMK'nın 231/5 Maddesi gereğince sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek oluş ve kanaate dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.Ceza dosyasından alındığı görülen 16/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "..Şüpheli Sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracı ile ----- Sokak üzerinden Sahil istikametine doğru seyir halinde iken yukarda belirtilen mevkiide ( ---- önü) bulunan yaya geçidine geldiğinde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranıp trafik işaret ve levhaları ile yer işaretlemelerine uymayarak, aracının hızını yaya geçidine yaklaşırken uygun durumda bulundurmadan ve yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmekte olan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermeden seyir edip seyir hızı ile yaya geçidi üzerinden geçiş yapmak istediği esnada yaya geçidinden kendi istikametine göre yolun solundan sağına doğru doğru karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ---- isimli şahsa çarptığı, çarpma neticesinde yaya ----- yaya geçidinden 5 metre uzağa yolun sağ tarafında bulunan bariyerlerin dibine doğru savrularak yere düşmesine ve yaralanmasına esasen neden olduğu ve nitekim kazada Karayolları Trafik Kanunun Madde 47/c-d ve Madde 74 de düzenlenen kurallara riayet etmediğinin tespit edildiği, B. Müşteki Yaya ----' ın ------ önünde bulunan yaya geçidi üzerinden aracın gidiş istikametine göre yolun solundan sağına doğru karşıdan karşıya geçtiği esnada ---- Sokak üzerinden Sahil istikametine doğru seyir etmekte olan sürücü ---- isimli şahsın kullandığı ----- plaka sayılı aracının sağ ön ve ön cam kısımları ile kendine çarptığı, çarpma neticesinde kendisinin yaya geçidin den 5 metre uzağa yolun sağ tarafında bulunan bariyerlerin dibine doğru savrularak yere düştüğü ve yaralandığı trafik kazasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldı. NETİCE VE KANAAT:Yukarıdaki hususlar muvacehesinde; A. Şüpheli Sürücü ---- kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu, b. müşteki yaya ------' ın ise kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı görüş ve kanaatine varılmış olup..." belirtildiği görülmüştür.Madii Tazminat Talebi yönünden yapılan yargılamada; 21/12/2021 tarihinde davacı yaya geçicini kullanmakta iken davalı sürücü -----dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak trafik işaret ve levhaları ile yer işaretlemelerine uymadığı, karşıdan karşıya geçmekte olan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermeyerek karşıya geçmekte olan yaya davacıya çarptığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli ve tam (%100) kusurlu olarak, davacının ise kusursuz olduğunun kabul edilmesi gerektiği, çarpma neticesinde davacıda kemik kırılması gerçekleşerek yaralanmasına neden olduğu ve ATK'dan alınan rapor ile davacı nezdinde %14 sürekli maluliyet ve 9 ay süre ile geçici iş göremezlik meydana geldiğinin tespit edildiği, zorunlu mali sorumluluk sigortasının motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümü yada yaralanması veya bir şeyin zarara uğraması nedeniyle o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin davaya konu kazada asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilen sigortalı araç sürücüsünün verdiği maddi zarardan teminat limiti dahilinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı sürücü ----- meydana gelen maddi zarardan haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğu, davacı vekilinin 29/02/2024 tarihli dilekçesi ile 11/06/2024 tarihli celse beyanlarında davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılması nedeniyle maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiği, sunulu vekaletnamede davacı vekilinin davadan feragate ilişkin özel yetkisi bulunduğu görülmekle açılan davada maddi tazminat talebi yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.Manevi tazminat talebi yönünden yapılan yargılamada; Kazanın meydana gelmesine davalı sürücünün asli ve tam (%100) kusurlu olarak sebebiyet verdiği, davacının kusura katılımının bulunmadığı, çarpma neticesinde davacıda kemik kırılması ve %14 sürekli maluliyet ile 9 ay süre ile geçici iş göremezlik meydana geldiği, bu kapsamda davacı nezdinde manevi zarar meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, kazanın meydana geliş biçimi, tanık beyanları, meydana gelen zarar ve yapılan sosyal ekonomik durum araştırmaları dikkate alınarak davacı nezdinde meydana gelen manevi zarardan kusurlu araç sürücüsü davalının haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğu, davalı sürücü ---- nezdinde kaza tarihinde temerrüd meydana geldiği ve temerrüd tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği dikkate alınarak Mahkememizce manevi tazminat miktarı takdir edilmiştir.
Yargılamada, davacı vekilinin 29/02/2024 tarihli dilekçe ve 11/06/2024 tarihli celse beyanlarında davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılması nedeniyle maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, vekalet ücreti ile yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirdiği, davalı sigorta şirketi vekili tarafından sunulan 26/02/2024 tarihli dilekçe ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri taleplerinin bulunmadığının bildirildiği, bu kapsamda her ne kadar davanın maddi tazminat talebi yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ise de; Davacı ve davalı sigorta şirketi yönünden talep bulunmadığından yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer bulunmadığı anlaşılmış, davalı ---- yönünden; Yüksek mahkeme kararlarında huzurdaki davanın niteliğine göre feragatin hakkın özünden vazgeçme niteliği taşımadığının ve buna göre değerlendirme yapılması gerektiğinin belirtilmesi ve davacının alınan ödeme nedeniyle feragat beyanında bulunduğu dikkate alınarak maddi tazminat talebi yönünden davanın aslen konusuz kaldığı ve haklılık durumu dikkate alınarak davalı ----- lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş, ayrıca arabuluculuk ücreti yönünden maddi tazminat talebinde haklılık durumu ve manevi tazminat talebinin Mahkememizce karara bağlandığı da dikkate alınarak değerlendirme yapılmış, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabul ve reddine karar verildiği dikkate hükmün fer'ileri hakkında değerlendirme yapılması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın Kısmen Kabulüne-Kısmen reddine,
1-a)Maddi tazminat talebi yönünden; Maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine,
1-b)Manevi tazminat talebi yönünden;60.000,00-TL manevi tazminatın davalı ---- kaza tarihi olan 21/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Karar ve ilâm harcı olan 4.098,60-TL harçtan peşin alınan 512,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.586,27-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)VEKALET ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
4-A)Maddi Tazminat Talebi Yönünden;Davalı ----. yönünden talep bulunmadığından, davalı ---- yönünden haklılık durumu dikkate alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-B)Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
4-B.a)Kabul edilen Manevi Tazminat Talebi dikkate alınarak; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ----- tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-B.b)Red edilen Manevi Tazminat Talebi dikkate alınarak; Davalı ----- vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,
5-)Talep bulunmadığından yargılama giderleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ----- vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.