T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/490
KARAR NO : 2025/13
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/10/2021
KARAR TARİHİ : 08/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirket ile davalılardan ---- şirketi arasında geçmişten kaynaklanan birkaç ticari iş için iş birliği gerçekleştirmek istediğini, yine bu minvalde --- şirketi yetkilisi --- ile müvekkili şirket yetkilisi ----- maske imalatı işi için uygun bir yer kiralamak amacıyla bir araya gelmiş olduklarını, bu kiralama işi için de davalı ----- şirketi yetkilisinin müvekkili şirket yetkilisine müracaat ederek kendi şirketinin bankalar nezdinde kredi ve işlem notlarının düşük olduğunu bu sebeple en fazla 50.000 TL limite kadar yazıp kullanmak veyahut en fazla 50.000 TL limite kadar teminat amacıyla ilgililerine teslim etmek üzere kiralanması planlanan imalathane için bir çek yaprağını kendisine vermesini talep ettiğini, müvekkili şirket yetkilisi tarafından davalı ----- şirketi yetkilisine boş halde bir çek yaprağının verildiğini, davalıdan boş çekin iade edilmesini talep ettiğini ancak çekin ----- ve diğer davalılardan ... tarafından diğer davalı ...'a ait ----- ilinde bulunan bir fabrikanın kiralanması işi için teminat amacıyla lehtar kısmını -----, miktar kısmını ise 1.000.000,00 TL olacak şekilde doldurup ve ciro etmek suretiyle diğer davalı ...'a teslim edildiğini öğrendiğini, protokol ve kiralama sözleşmesinde müvekkili şirketin davalılar arasında gerçekleştirilen ticari ilişkinin hiçbir tarafı olmamasına rağmen mağdur edildiğini, zira davalı ... tarafından kötü niyetli olarak teminat senedi olduğu bilinmesine rağmen çekin bankaya ibraz edilerek karşılıksızdır işleminin yaptırıldığını belirterek ---- Bankası'nın ----- seri numaralı boş olarak teslim edilen çek yönünden icra takibi başlatılmasını engellemek maksadıyla ihtiyati tedbir uygulanmasına, anılan çekin teminat senedi olduğu ve sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı -----. Tarafından, müvekkile ait iş yeri/fabrika binasının vakıflı taşınmaz kiralandığını, davalı/kiracı ----- Şubat-2021, Mayıs-2021 tarihleri kira bedellerini ödememesi üzerine aleyhine ---- İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı dosyası ile icra takibinin yapıldığını ve takibin kesinleştiğini, icra dosyasına bugüne kadar bir ödemenin yapılmadığını, takip sonrası davalı/kiracı ----- daha sonraki kiraları ödememiş ve Eylül 2021 tarihinde taşınmazı tahliye ettiğini, kira borçları ödenmeden ve kiralayanla ibralaşmadan taşınmazı tahliye etmesi nedeni ile ilgililerle defalarca şifahi olarak yapılan görüşmelerden ve icra takibinden de sonuç alınamaması nedeni ile çekin işleme konulmak zorunda kalındığını, halen kira borçları için herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davalı kiracının kira sözleşmesinden kaynaklanan 320.000 TL borcunun bulunmadığını bu miktar üzerinden teminatın işleme konulduğunu, çek üzerinde cirosu bulunan davalıların kira sözleşmesinde de kefil sıfatı ile imzaladıklarını, teminatın paraya çevrilmesine ilişkin anlaşmada öngörülen şartların gerçekleşmiş ve müvekkilinin talep hakkının doğduğunu, müvekkilinin dava dilekçesinde iddia edilen, davacı ve diğer davalılar arasında iç ilişki ve anlaşmanın tarafı olmadığı gibi bütün bunların bilgisi dışında olduğunu, davacının çeki bilerek ve isteyerek kullanılmak üzere davalılara verdiğini, çek üzerindeki bedelin 1/3'ünün talep edilmesine rağmen ödemeden imtina etmiş ve şimdi de iş bu davayı açtığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalılar ... ve ...' ne usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelinmediği gibi, herhangi bir beyanda da bulunmamışlardır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; Menfi tespit davasıdır.Davacı şirket dava dilekçesinde davaya konu ---- Bankası'nın ---- seri nolu çeki davalı -----İle aralarında yer alan maske imalatı işi için uygun bir yer kiralamak amacıyla ve maske imalatı işi nedeniyle en fazla 50.000 TL limite kadar yazıp kullanmak amacıyla boş halde davaya konu çek yaprağını imzalayıp davalı ----- teminat olarak verdiğini, ancak maske imalatı işinin yapılmasından ekonomik koşullar nedeniyle vazgeçildiğini, davalı ----- boş olarak verdiği davaya konu çekin iadesini talep ettiğini ancak bu çeki iade alamadığını, davalı----- diğer davalılardan ... tarafından diğer davalı ...'a ait ---- ilinde bulunan bir fabrikanın kiralanması işi için teminat amacıyla lehtar kısmını -----, bedel kısmını ise 1000.000 TL olarak doldurup ve ciro etmek suretiyle diğer davalı ...'a teslim edildiğini öğrendiğini, davalıların kendi arasında imzalanan kira sözleşmesini ve ekini delil olarak dosyaya sunduğunu ve müvekkiline ait ---- Şubesi ----- seri numaralı boş olarak teslim ettiği çek nedeniyle icra takibi başlatılmasını engelllemek maksadıyla ihtiyati tedbir uygulanmasına, anılan çekin teminat senedi olduğu ve müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, borçlu olmadığı yönünde tespitine karar verilmesini talep etmektedir.Davalı ... vekili süresi içerisinde cevap dilekçesi sunduğu ve cevap dilekçesinde özetle; davalı ----. tarafından müvekkiline ait işyeri fabrika binası kiralandığını, davaya konu çekin davalı -----. İle aralarında yer alan kira sözleşmesi nedeniyle teminat olarak müvekkiline verildiğini , müvekkilinin dava dilekçesinde iddia edilen ilişkinin dışında olduğunu, davacının çeki bilerek ve isteyerek kulllanılmak üzere davacı tarafından ----- verdiğini, müvekkilinin çek üzerindeki bedelin 1/3 ünü talep ettiğini ve davacının bu ödemeden kaçındığını ve iş bu davayı açtığını iddia etmiş ve açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ın , diğer davalılar----. , ... ve davacı---- aleyhine 350.000 TL için ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır.
Somut Olayda; Dosyaya sunulan davaya konu çek incelendiğinde; ---- Şubesine ait ----- seri nolu, lehtarı -----. olduğu, çek bedelinin 1.000.000 TL , keşide tarihinin 22.09.2021, keşide yerinin -----, keşidecisi -----olduğu, çekteki ilk cironun ------ Cironun ... ve 3.cironun ise ...'a ait olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan kira sözleşmesi incelendiğinde; Kira sözleşmesinde kiracı sıfatının davalı -----, mal sahibinin davalı ... , kefil kısmında diğer davalı ... olduğu, kira sözleşmesinin özel koşulları 11. Maddesinde teminat mektubu alınana kadar 1.000.000 TL çekin alınacağı ve çekin ortaklar tarafından ciro edileceğinin yer aldığı, sunulu kira sözleşmesine davacının taraf olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, davaya konu çekin tedavüle ilk çıktığı aşamada davalı ----. ile aralarında bulunan maske yapımı işi için teminat olarak ve boş çek şeklinde verdiği ileri sürülmüş, işbu iddiasına dayanak olarak tarafı olmadığı kira sözleşmesine delil olarak dayandığı görülmüştür. İddia ve savunma kapsamında somut olay incelendiğinde; Taraflar yönünden iki ayrı hukuki ilişki bulunmaktadır. Birinci hukuki ilişki davacı ve davalı -----. ile arasındaki maske yapımı işi , ikinci hukuki ilişki ise davalıların kendi arasndaki kira ilişkisidir. Davaya konu çek tedavüle birinci ilişki kapsamında çıkmıştır. Çek, Türk Ticaret Kanunu kapsamında düzenlenen kıymetli evrak niteliğinde olup, asıl işlevi ödeme aracı olarak kullanılmasıdır. Davacının davaya konu çeki davalı -----boş şekilde ve teminat olarak verildiğine ilişkin iddiasını, davacının ------ İle aralarında bulunan temel ilişki çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Zira kıymetli evrak hukukunda tarafların birbirlerine karşı ileri sürebileceği def'iler mutlak def'iler ve kişisel def'iler olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Mutlak def'iler herkese karşı ileri sürülebilen def'iler olup, bunlara örnek verilecek olursa yetkisiz imza def'i, taklit veya tahrifat def'i, senet metnine aykırılık, zamanaşımı, ödeme yasağı def'ilerdir. Kişisel defiler ise, temel ilişkiden doğan def'iler olup sadece temel ilişkideki kişiler arasında ileri sürülebilen def'ilerdir. Kişisel def'ilere örnek verilecek olursa, temel borç ilişkisinden kaynaklanan def'iler, bedelsizlik def'i, ayıp veya eksik ifa def'i, iradi def'iler ve teminat def'ileridir. Kişisel def'ilerin 3. Kişilere karşı ileri sürülebilmesi için 3. Kişilerin kötüniyetli ve ağır kusurlu olmaları gerekir. Somut olayda davacı, davalılardan ----- ile aralarında bulunan maske yapımı işi nedeniyle çekin boş şekilde ve teminat olarak verildiğini ancak işi yapmaktan vazgeçtikleri için çekin iadesini talep etmiş ise de iade alamadığını iddia etmektedir. Davacının temel ilişki içinde bulunduğu davalı ----diğer davalılar çekte ciranta olarak bulunan 3. kişilerdir. Davacının davalı ... ---- verdiği çekin boş ve teminat çeki olduğuna yönelik iddiasını, yerleşik içtihatlar uyarınca yazılı delil ile ispat etmesi gerekir. Buna karşın, sunulu kira sözleşmesinde davacı sözleşme tarafı olmayıp, yine sunulu 13/10/2020 tarihli yazılı beyanın davacıdan ve davaya konu çekin ilk tedavüle çıkış maksadından bağımsız olarak davalıların kendi aralarındaki hukuki ilişkiye ilişkin düzenlenen belge olduğu, davacı tarafından kişisel def'i niteliğinde olarak davaya konu çekin davalı----- teminat olarak ve boş şekilde verildiği iddiasını ispata elverişli dosya kapsamında delil bulunmadığı, bu kapsamda davacının davalı ----- şirketine yönelik davasını ispat edemediği anlaşılmıştır.
TTK'nın 687(6762 sayılı TTK'nın no 599) maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olanlara karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması şartına bağlı olduğu, buna karşın dosya kapsamında diğer davalı cirantaların, ----- keşideci olan davacıdan çeki teminat çeki olarak ve boş çek şeklinde devraldığını bildiklerine ve/veya çeki iktisaplarında ağır kusurlu olduklarına ilişkin somut delil bulunmadığı, davalıların kendi aralarındaki kira ilişkisine ve buna bağlı yapılan sözleşmelerde davacı taraf olmadığı gibi davalıların çekin ilk tedavül amacından bağımsız şekilde kendi aralarında ve birbirlerine karşı olarak çekin teminat çeki olduğuna ilişkin yaptıkları anlaşmadan çek keşidecisi davacının yararlanamayacağı, iddiayı ispata elverişli delil bulunmadığından davacının lehtar ciranta dışındaki diğer ciranta/davalılara yönelik iddiasını da ispat edemediği, davacı tarafa yemin delili hatırlatıldığı ve davacının bu delile de başvurmadığı anlaşılmakla, davacının davasını davalılar ... ve -----karşı ispat edemediği yönünde oy birliği ile diğer davalı ... yönünden ise Mahkeme Başkanı'nın muhalefeti ile oy çokluğu ile karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40.-TL harcın peşin alınan 17.077,50.- TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 16.462,10.- TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Dava reddolduğundan. AAÜT'ye göre takdir edilen 152.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'a verilmesine,
5-Dava reddolduğundan Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere Davalılar ... ve ----- yönünden oy birliği ile; -Davalı ... yönünden oy çokluğu ile; verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı .
KARŞI OY (Davalı ... yönünden )
Dava İİK 72 maddesi gereğince davacının davalılara karşı dava konusu çekin teminat senedi olması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti davası olup, davalılar ... Ve ----- karşı davacının bu çeki teminat senedi olarak verdiğini yukarıda açıklandığı üzere ispatlayamadığı bu davalılara karşı davanın reddi gerektiği konusunda ortak görüşe sahip olmakla beraber, çekin davalı ...'a teminat senedi olarak verildiği bu davalınında kabulünde olması nedeniyle bu davalı yönünden farklı bir durum ortaya çıkmıştır.Zira söz konusu çek, ...'a kira sözleşmesinin teminatı olarak verilmekle kambiyo vasfı özelliğini yitirmiştir.Çünkü, teminat senedi şarta bağlı olması yönüyle bir kambiyo senedi olan bonodan (borç senedi) ayrılır. Zira teminat senedinde kambiyo senetlerinin en temel özelliklerinden biri olan kayıtsız şartsız ödeme taahhüdü söz konusu değildir; aksine, ödeme şarta bağlanmıştır. Bir başka ifadeyle teminat senedi, düzenlenmesine neden olan sebebe/asıl borç ilişkisine (iş, söz veya mal ve hizmet) sıkı sıkıya bağlıdır; bu ilişkiden bağımsız olarak ileri sürülemez. Teminat senetlerinde kambiyo senetlerinde olduğu gibi mücerretlik ilkesi (soyutluk) söz konusu değildir.
Somut olayda da davalı ... söz konusu çekten dolayı, teminat çeki olduğu için ancak sözleşme ilişkisine bağlı olarak kira alacağını kanıtlaması halinde ve kanıtlayabildiği miktar kadar nasıl kira sözleşmesinin tarafı ve kefili olan diğer davalılara rücu edebilecekse, davacıya da ancak o miktarla sınırlı olarak ve alacağını kira sözleşmesindeki şartlar çerçevesinde kanıtlaması halinde rücu edebilecektir. Yoksa kendisine teminat çeki olarak verilen bu çeki, kambiyo vasfına sahip bir senet gibi ciro edemeyeceği gibi, kambiyo vasfına sahip bir çek olarak keşideci davacıya karşı talepte de bulunamayacaktır.Yargıtay'ın da yerleşik içtihadı uyarınca teminat senedi olarak verilen senedin kambiyo senedi vasfını haiz olmayacağı ve alacağın tahsili için yargılama yapılması gerekmektedir. Bu hususu Yargıtay şu şekilde açıklamıştır:“...takip dayanağı senet, 13.11.2002 vadeli 10.000 YTL miktarlı olup takip borçluları ile senet lehtarı arasında akdedilen protokolün tarihinin de bono tanzim tarihi ile aynı olduğu, anılan protokolün "ek teminatlar" başlıklı maddesinde borçluların, senet lehtarı -----Şirketine 10.000 YTL.lik hamiline senedi vereceği görülmektedir. Bu olgular karşısında takipte dayanak bononun, protokolde yazılı senet olduğu anlaşılmaktadır. Bu hali ile anılan protokoldeki şartların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve buna bağlı olarak verilen senet bedelinin tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamaya muhtaçtır. .."(Yarg. ----HD., T. 16.10.2007, -----Sonuç olarak davalı ... yönünden dava konusu çekin teminat senedi vasfına haiz olması nedeniyle alacağını ancak temel ilişki şartlarına göre yargılama yoluyla kanıtlaması gerektiğinden bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşüyle sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.