T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/713 Esas
KARAR NO: 2024/1014 Karar
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/09/2020
KARAR TARİHİ: 19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ---------verdiği dava dilekçesinde özetle, Müvekkil ---- kendisine ait şahıs firması olan ----- ve ünvanı ile ticari faaliyet yürüttüğünü, davalı firmanın ---- faaliyet gösteren bir firma olup ---- marka ile bu markanın üreticisi ve distribütör ve temsilcisi olduğunu iddia ve ifade ettiğini, müvekkilinin ------- iş kurma amacıyla araştırma yaparken internet üzerinden davalı firmaya tesadüf ettiğini, firmayla iletişime geçtiğini firma görevlisi ile yapılan görüşmelerde firmanın şuan 4 mağaza açtığını, bu mağazalarının günlük cirolarının 700 TL ile 1000 TL arasında olduğunu, taraflar arasında yapılan görüşmeler akabinde ------ sözleşmesi imzalandığını, ------isimli mağaza açıldığını, tarafların imzaladıkları -------- sözleşmesi ile bir takım edimler altına girdiklerini, huzurdaki davanın konusunun davalının edimlerine ve taahhütlerine aykırı davranması nedeni ile müvekkilinin uğradığı maddi zararlar olduğunu, müvekkilinin imzalan sözleşme ile bir takım haklara sahip olmakta iken bir takım yükümlülükler altına girdiğini, bu yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının imzalanan sözleşme ile bir takım haklara sahip olmakla birlikte bir takım yükümlülükler altına girdiğini, bu yükümlülüklerin ----- sözleşmeleri genelinde ve taraflar arasındaki sözleşmeden doğduğunu, davalının marka tanıtımı için hiçbir faaliyet göstermediğini, internet sitesini kapattığını, müvekkili ile aynı pazarda olan ve aralarında ------ sözleşmesi bulunmayan firmalara müvekkiline sattığı fiyattan çok daha düşük fiyattan mal sattığını, malları hakkında devletçe toplatılma kararıverildiğini, bu bilgiyi dahi müvekkiline bildirmediğini, sözleşmeye katlanması imkansız olan müvekkilinin,------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, davalı tarafa bildirdiğini, ihtarnameyi tebliğ alan davalı şirketin ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kusur affını kabul etmediğini beyan ettiğini, müvekkilinin davalı şirketin kusurları nedeniyle sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını, tüm süreç içerisinde hiçbir kusuru olmamasına karşın bir takım zararlara uğradığını, bu zararların işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında alacağı bulunduğu iddiası ile 7000,00 TL maddi tazminat talebiyle mevcut davayı açtığını, ancak dava dilekçesinde mağaza dekoru için 85.000 TL harcama yaptığını belirttiğini ayrıca davacı tarafın davalı müvekkiline gönderdiği ihtarnamede satın alınan ürünlerin bedeli olarak 83.106 TL'nin ödenmesini talep ettiğini, talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmasız ve açıkca belirli olduğu için kısmi dava açılamayacağına, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirketin sektöründe tanınmış ve güvenilir bir firma olduğunu, 40 kadar tescilli markanın sahibi olduğunu ------ ihracat yaptığını, davacı tarafın müvekkil şirketin ürünlerinin tanınmışlığı ve bu kapsamda sağlık ve kozmetik ürünlerinin satışını yapmak talebi ile başvurduğunu davacı tarafın bu sektördeki uzmanlığı bulunduğunu ve bu sektörde oldukça deneyimli olduğu konusunda müvekkilini ikna ettiğini ve taraflar arasında ------- sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davacı tarafın sözleşmedeki yükümlülüklerinin hiç birini yerine getirmediğini sözleşmeyi haksız bir şekilde feshettiğini, davacı tarafın sözleşmenin feshi üzerine doğmuş olan yükümlülüklerinden kaçmak için tanınır olmadığından bahisle mesnetsiz isnatlarda bulunduğunu, sözleşmenin 21. Maddesine göre sözleşmeden doğacak ihtilaflarda --------- verenin yasal defterleri ve kayıtlarının tek delil olarak kabul edileceğinin hükmünün yer aldığını, yargılama kapsamında yalnızca müvekkilinin kayıtlarının delil niteliğine haiz olduğunu, bu doğrultuda yapılacak incelemede davacının müvekkilinden alacaklı olmadığının açıkça görüleceğini, davacı tarafın sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı taleplerini müvekkiline kabul ettirmeye çalıştığını, müvekkili tarafından davacıya 50.000 TL +KDV değerinde bedelsiz ürün verildiğini bu ürünlerin perakende değerinin 150+130 bin TL olduğunu, davacının iş bu davayı cezai şart ödeme yükümlülüğünden kurtulmak amacıyla açtığını, davacının taraflar arasındaki sözleşmede ------- anın yükümlülüklerinin neler olduğunu, hangilerini ihlal ettiğini ve bu ihlal sonucunda doğmuş olan cezai şart bedelinin farkında olduğunu, cezai şartı müvekkiline ödemediği gibi hiçbir temeli olmayan soyut iddialarla müvekkili şirketten ödeme almaya çalıştığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan bu davanın reddedilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosyada davacı taraf defterlerinin incelenmesi için SMMM bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi raporu sonuç kısmında: ----- sayılı dava dosyası için mahkemece bilirkişi olarak tayin edildiğim, tarafıma verilen yetki doğrultusunda yapmış olduğum inceleme ve raporuma dayanak oluşturması açısından davacı taraf muhasebe kayıtlarının incelenmesi neticesinde;
Davacı taraf muhasebe kayıtlarında dava konusuna ilişkin yapmış olduğu giderler ve Davalı firma olan -----yapmış olduğu alışlar incelendiğinde ------- döneminde toplamları 60.474,32 TL olan 9 (dokuz) adet belgeli alışın olduğu 2017 döneminde toplamları 7.090,40 TL olan 2 (iki) adet belgeli alışın olduğu; 2018 ve 2019 dönemlerinde herhangi bir alış kaydının olmadığı görülmüştür. Davalı taraftan toplam 11 (On Bir) belgeye dayalı 67.564,72 TL tutarında bir alışın olduğu tespit edilmiştir.Davacı tarafın ---- içerisinde bulunan işyeri için kira ve masrafların muhasebe kayıtlarına; 2016 yılında 1 (Bir) ay, 2017 yılında 8 (Sekiz) ay kaydedildiği, 8. Ay sonrası ile 2018 - 2019 yılları içerisinde kira ve masraflara ilişkin herhangi bir kaydın olmadığı, ancak 2016 – 2019 dönemleri içerisinde ----- içerisinde bulunan işyeri için düzenli olarak personel ücret gider kayıtlarının olduğu görülmüştür." görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir.Dosya akabinde hukuk bilirkişisi ile SMMM bilirkişiye tevdi edildiği ve ortak rapor düzenletildiği görüldü. Bilirkişi heyeti raporu sonuç kısmında: " MALİ SONUÇLAR:
1. Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre 06.09.2017 tarihi itibari ile alacağı KDV Dahil 13.226,62 TL “dir.
2. Davalı BS ve BA formları ile ticari defter kayıtları birbirini doğrulamakta olduğu tespit edilmiştir.
4.3. Envanter defterlerinin açılış tasdikinin TTK 64. Madde hükmünce zamanında yapıldığı tespit edilmiştir.
4.4. Elektronik defterlerin onaylarının----- zamanında GİB sistemine yüklendiği,
4.5. Kayıt nizamının VUK 215-219 muhasebe sistem uygulama ve genel tebliğ hükümlerince usulüne uygun ve birbirini tamamladığı tespit edilmiştir.
4.6. Yılsonu açılış ve kapanış rakamlarının birbirini teyid eder doğrulukta olduğu tespit edilmiştir.
4.7. Davalının defter ve belgeleri tam ve eksiksiz olup HMK 222/2 ye göre lehine delil teşkil ettiği tespit edilmiştir.
4- GENEL DEĞERLENDİRME
1) Davacı özetle;
Taraflar arasında -------- akdedildiğini ve buna dayalı bir akdi ilişkinin kurulduğunu;Davalının ------- sözleşme görüşmeleri sırasında, mevcut 4 adet mağazanın günlük cirolarının 700 TL ile 1000 TL arasında değiştiğini beyan ettiği; fakat bunun doğru olmadığının anlaşıldığını;
Davalının ----, sözleşme görüşmeleri sırasında, davacının belirli bir sürede belirli tutarda kazanç elde edeceğini taahhüt ettiğini, fakat taahhüdünü yerine getirmediğini;
Davalının ----- sözleşme görüşmeleri sırasında, davalının Markasının çok tanınır bir Marka olduğunu söylediğini, fakat sonrasında bunun doğru olmadığının anlaşıldığını;
Davalının ---- sözleşme süresi boyunca davalıya ait Markanın reklam ve tanıtımını yapma yükümlülüğü altına girdiğini, fakat bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini;
Davalının sözleşme süresi boyunca, davacıya sattığı malları, üçüncü kişilere, davacıya sattığı bedelden çok daha düşük (yaklaşık 1/10'u) bedel karşılığında sattığını;
Davalının markasını taşıyan ürünlerden ------ürünün ilgili idare tarafından sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle toplatılmasına karar verildiğini; davalının bu durumu davacıya bildirmediğini; bu yüzden davacının büyük zarara uğradığını;Davalının sözleşmeye (borca) aykırı bu davranışları karşısında akdi ilişkiye devam etmenin davacı için katlanılmaz (çekilmez) hale geldiğini ve bunun üzerine davacının, 01.07.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini;İddia etmekte ve dava dilekçesinin 8'inci sayfasında teker teker saymış olduğu zararlarının tazminine karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı ise özetle;Davacının, davalının ürünlerinin tanınmışlığı sebebiyle, bu sektörde uzmanlığı ve deneyimi bulunduğu konusunda davalıyı ikna ettiğini ve bunun üzerine taraflar arasında -----akdedildiğini;
Davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini; fakat davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini;Dava dosyasına bir örneği sunulmuş olan, bağımsız bir Araştırma Şirketi tarafından düzenlenmiş olan Rapor incelendiğinde, davalı şirketin ürünlerinin ülke çapında bilinirliğe (tanınırlığa) sahip olduklarının görüleceğini;Davalının davacıya, belirli bir sürede belirli bir miktarda kazanç elde edeceği yönünde bir taahhüdünün bulunmadığını, bu hususun sözleşmenin 7/i nolu maddesinden de açıkça anlaşıldığını;
Davalının, sözleşme süresi içinde üçüncü kişilere mal göndermeme (satmama) sadece davacıya mal gönderme (salta) yükümlülüğünün bulunmadığını, sözleşmede davalıya böyle bir yükümlülük yüklenmediğini, sözleşmede davacıya Tekel Hakkı verilmediğini, bu hususun sözleşmenin 7/g nolu maddesinden de açıkça anlaşıldığını;Sözleşmede her iki tarafın yükümlülüklerinin açıkça kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir yükümlülüğünü ihlal etmediğini;İddia etmekte ve davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.
2) Dava dosyası içeriğine göre;
2/a- Davacı ile davalı arasında, --------- Sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşmenin hangi tarihte akdedildiği sözleşmede yazmasa da; dosyaya daha önce sunulmuş olan Mali Bilirkişi Raporunda davacının defterleri üzerinde yapılmış olan incelemelerden, sözleşmenin 30.11.2016 tarihinden az zaman önce akdedilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Zira davacı defterlerinde, işbu sözleşme ile ilgili kayıtların 30.11.2016 tarihi itibariyle başladığı anlaşılmaktadır.İşbu sözleşmenin dava konusu uyuşmazlık bakımından önem arz eden hükümleri aşağıdaki gibidir:Sözleşmenin “I-SÖZLEŞMENİN KAPSAMI” başlıklı maddesinde yer alan hükümlere göre; işbu sözleşmenin konusu, davalı/------- verenin ithal ettiği, ürettiği ve distribütörlüğünü yaptığı ürünlerin, davacının ilgili Alışveriş Merkezinde açacağı mağazada müşterilere satışını yapmasına ilişkindir.Sözleşmenin 2/a nolu maddesi hükmüne göre; bu sözleşmenin süresi imza ve yürürlük tarihinden itibaren 5 yıldır.Sözleşmenin 3/a nolu maddesi hükmüne göre; davalı/--------- veren, pazar şartlarına bağlı olarak saptadığı ürünün tavsiye edilen perakende satış fiyatını davacı/--------- alana bildirecek ve satışlarda bu fiyat uygulanacaktır.
Sözleşmenin 7/g nolu maddesi hükmüne göre; davalı/--------- veren, davacı/-------- alanın sözleşmede belirlenen adreste faaliyet göstermesini sağlayacaktır. Ancak işbu madde davacı/-------- alana hiçbir konuda Tekel Hakkı vermediği gibi,davalı/---------- veren dilediği her bölgede başka üçüncü gerçek/tüzel kişiler ile -------- sözleşmesi akdedebilecek, şube açabilecek, bayi bulundurabilecek vs. veya doğrudan kendisi mağaza açabilecektir. Sözleşmenin 7/h nolu maddesi hükmüne göre; Ayrıca davalı/-------- veren sözleşme süresi içinde aynı Alışveriş Merkezi ya da Alışveriş Merkezi yakınında bulunan büyük mağaza zincirleriyle anlaşma yapabilir, davacı/---------- alanın sattığı markaları kullandırabilir. Davacı/-------- alan buna bir itirazının olmadığını şimdiden kabul ve taahhüt eder. Sözleşmenin 7/i nolu maddesi hükmüne göre; davalı/--------- verenin yükümlülükleri arasında hiçbir şekilde asgari kar marjı sağlama, iş garantisi verme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davacı/-------- alan, basiretli bir Tacir olması gereği iş hayatına dair tüm tehlike ve riskleri göz önüne alarak işbu sözleşmeyi kabul ve teati ederek imzalamaktadır.2/b- Davacı, davalı keşide etmiş olduğu 01.07.2019 tarihli ihtarname ile, sözleşmeyi feshetmiştir. Fesih gerekçesi olarak;
-Davacıya, reklam yapılacağı, ürün desteğinde bulunulacağı, ürünün tüm Türkiye çapında tanınır olduğu,------ 4 ayrı mağazanın olduğu ve ve günlük cironun 700-1000 TL arasında olduğu hususlarının taahhüt edildiğini; fakat taahhüt edilen bu hususların gerçeklemediğini;
-Sözleşmeye konu ürünlerin, davacıya faturalandırılan bedelinin 1/10'u bedeli karşılığında -------- benzeri mağazalara satıldığı hususunun tespit edildiğini;
-Davacının, satılmayan ürünlerin iadesi için davalı şirkete talepte bulunmasına rağmen bu taleplerinin yerine getirilmediğini;Beyan etmiştir.
3) Davalının --------, sözleşme görüşmeleri sırasında, mevcut 4 adet mağazanın günlük cirolarının 700 TL ile 1000 TL arasında değiştiğini davacıya beyan ettiğini, ispata yönelik somut delile rastlanmamıştır. Dolayısıyla davacının bu iddiasını (fesih gerekçesini) ispat edemediği kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.Davalının -------- sözleşme görüşmeleri sırasında, davacının belirli bir sürede belirli tutarda kazanç elde edeceğini davacıya taahhüt ettiğini ispata ilişkin somut delile rastlanmamıştır. Dolayısıyla davacının bu iddiasını (fesih gerekçesini) ispat edemediği kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Kaldı ki, Sözleşmenin 7/i nolu maddesi hükmüne göre; davalı/------- verenin yükümlülükleri arasında hiçbir şekilde asgari kar marjı sağlama, iş garantisi verme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davacı/------- alan, basiretli bir Tacir olması gereği iş hayatına dair tüm tehlike ve riskleri göz önüne alarak işbu sözleşmeyi kabul ve teati ederek imzalamaktadır. Davalının------ sözleşme görüşmeleri sırasında, davalının Markasının çok tanınır bir Marka olduğunu beyan ettiğini ispata yönelik somut delile rastlanmamıştır. Dolayısıyla davacının bu iddiasını (fesih gerekçesini) ispat edemediği kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Kaldı ki davalının sunmuş olduğu deliller incelendiğinde, davalının Markasının tanınır (bilinir) bir Marka olduğu anlaşılmaktadır.Davalının ---- sözleşme süresi boyunca davalıya ait markanın reklam ve tanıtımını yapma yükümlülüğü altına sokan bir hükme sözleşmede rastlanmamıştır.Kaldı ki davalının sunmuş olduğu deliller incelendiğinde, davalının Markasının zaten, reklamı yapılmış ve tanınır (bilinir) hale gelmiş bir Marka olduğu anlaşılmaktadır.Dolayısıyla da davacının bu iddiasını (fesin gerekçesini) ispat edemediği kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.Davalının sözleşme süresi boyunca, davacıya sattığı malları, Diyarbakır'da üçüncü kişilere, davacıya sattığı bedelden çok daha düşük (yaklaşık 1/10'u) bedel karşılığında sattığını İspata yönelik somut delile rastlanmamıştır. Dolayısıyla da davacının bu iddiasını (fesih gerekçesini) ispat edemediği kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Ayrıca şu hususu da belirtmek isteriz ki: Sözleşmenin yukarıda açıklanan 7/g nolu maddesi hükmünde, “davalıya, başkalarına da aynı ürünlerden satma hakkı verilmiştir. Davalıya, davacıya sattığı ürünleri başkalarına daha düşük bedelle satmama yükümlüğü yükleyen bir hükme sözleşmede yer verilmemiştir. Davacının akdi ilişkinin devamı boyunca (ki akdi ilişkinin yaklaşık 2 yıl 8 ay boyunca devam ettiği anlaşılmaktadır), davalıyı, sözleşme konusu malları başkalarına düşük bedelle satmaması hususunda uyardığını ispata yönelik bir delile de rastlanmamıştır. Davacı başkalarına daha düşük bedelli mal satmışsa bile, davalının bu satışlara 2 yıl 8 ay boyunca ses çıkarmaması ve davalıyı uyarmaması, bu satışları benimsediği şeklinde kabul edilebilir. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Davacının haklı bir gerekçeyle iadesini talep ettiği herhangi bir ürünün davalı tarafından iade alınmadığını ispata yönelik somut delile de rastlanmamıştır.
Dolayısıyla da davacının bu iddiasını (fesih gerekçesini) ispat edemediği kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.Davalının markasını taşıyan ürünlerden -------adlı ürünün ilgili idare tarafından sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle toplatılması ise kanaatimizce, davacıya sözleşmeyi feshetme hakkı verecek bir durum değildir.Davacı her ne kadar, bu ürünün toplatıldığının kendisine davalı tarafından bildirilmediği için büyük zarara uğradığını iddia etmişse; her şeyden önce söz konusu ürünün toplatıldığını davacının öğrenmemiş olması hayatın olağan akışına uygun görünmemektedir. Ayrıca bu ürünün toplatılması nedeniyle davacının büyük zarara uğradığını ispata) yönelik somut delile de rastlanmamıştır. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
4) Yukarıda açıklanan bu durumlar karşısında; davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini, davacı bakımından sözleşmeyi devam ettirmeyi çekilmez (katlanılmaz) hale getirecek derecede (boyutta) ihlal ettiği hususunun davacı tarafından ispat edilemediği; dolayısıyla davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği; sözleşmeyi haksız olarak feshettiği için de, iddia ve talep ettiği zararlarının tazminini davalıdan talebe hak kazanamadığı kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir." görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
Tarafların itirazları neticesinde bilirkişi heyetinden ek rapor aldırıldığı, bilirkişi heyeti ek raporlarındaki beyanlarında kök rapordaki beyanlarında değişiklik olmadığını beyan ettiği görüldü.
Deliller: Dosya kapsamı,
-Gelen giden müzekkere cevapları,
-Bilirkişi kök ve ek raporu,
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti;Davacı ve davalı arasında düzenlenen ----- yer aldığı, sözleşme edimlerinin davalı tarafından yerine getirilip getirilmediği, davalı tarafın edimlerini yerine getirmediği tesbit edildiğinde davacının taleplerinin davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığı, davacının davasını kısmi dava olarak açıp açamayacağı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında------ akdedildiğini ve buna dayalı bir akdi ilişkinin kurulduğunu, davalının yani ------- verenin, sözleşme görüşmeleri sırasında, mevcut 4 adet mağazanın günlük cirolarının 700 TL ile 1000 TL arasında değiştiğini beyan ettiği; fakat bunun doğru olmadığının anlaşıldığını, davalının yani -------- verenin sözleşme görüşmeleri sırasında, davacının belirli bir sürede belirli tutarda kazanç elde edeceğini taahhüt ettiğini, fakat taahhüdünü yerine getirmediğini, davalının -------- verenin sözleşme görüşmeleri sırasında, davalının markasının çok tanınır bir marka olduğunu söylediğini, fakat sonrasında bunun doğru olmadığının anlaşıldığını, davalının -------- verenin sözleşme süresi boyunca davalıya ait markanın reklam ve tanıtımı yapma yükümlülüğü altına girdiğini, fakat bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının sözleşme süresi boyunca, davacıya sattığı malları, üçüncü kişilere, davacıya sattığı bedelden çok daha düşük(yaklaşık 1/10) bedel karşılığında sattığını, davalının markasını taşıyan ürünlerden-------- ürünün ilgili idare tarafından sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle toplatılmasına karar verildiğini, davalının bu durumu davacıya bildirmediğini, bu yüzden davacının büyük zarara uğradığını, davalının sözleşmeye (borca) aykırı bu davranışları karşısında akdi ilişkiye devam etmenin davacı için katlanılmaz (çekilmez) hale geldiğini ve bunun üzerine davacının 01.07.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini iddia edip iş bu davayı açmıştır.Davalı ise cevap dilekçesinde özetle ; davacının, davalının ürünlerinin tanınmışlığı sebebiyle bu sektörde uzmanlığı ve deneyimi bulunduğu konusunda davalıyı ikna ettiğini ve bunun üzerine taraflar arasında ------ akdedildiğini, davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, fakat davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava dosyasına bir öerneği sunulmuş olan, bağımsız bir araştırma şirketi tarafından düzenlenmiş olan rapor incelendiğinde, davalı şirketin ürünlerinin ülke çapında bilinirliğe(tanınırlığa) sahip olduklarının görüleceğini, davalının davacıya, belirli bir sürede belirli bir miktarda kazanç elde edeceği yönünde bir taahhüdünün bulunmadığını, bu hususun sözleşmenin 7/i nolu maddesinden de açıkça anlaşıldığını, davalının sözleşme süresi içinde üçüncü kişilere mal göndermeme , sadece davacıya mal gönderme yükümlülüğünün bulunmadığını, sözleşmede davalıya böyle bir yükümlülük yüklenmediğini, sözleşmede davacıya Tekel Hakkı verilmediğini, bu hususun sözleşmenin 7/g nolu maddesinden de açıkca anlaşıldığını, sözleşmede her iki tarafın yükümlülüklerinin açıkça kararlaştırıldığını, davalının sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir yükümlülüğünü ihlal etmediğini, iddia etmekte ve davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.Somut olaydataraf şirketlerin defterlerindeki kayıtlardan anlaşıldığı üzere, davacı ve davalı taraf arasında- ------akdedilmiştir. Sözleşmenin kapsamının ve konusunun , davalı ------- verenin ithal ettiği, ürettiği ve distribütörlüğünü yaptığı ürünlerin, davacının ilgili alışveriş merkezinde açacağı mağazada müşterilere satışını yapmasına ilişkin olduğu, sözleşmenin 2/a nolu maddesi hükmüne göre, bu sözleşmenin süresi imza ve yürürlük tarihinden itibaren 5 yıl olduğunun yer aldığı, sözleşmenin 3/a nolu maddesi hükmüne göre, davalı/-------- veren, pazar şartlarına bağlı olarak saptadığı ürünün tavsiye edilen perakende satış fiyatını davacı/----- alana bildirecek ve satışlarda bu fiyat uygulanacağı, sözleşmenin 7/g nolu maddesi hükmüne göre, davalı/---------- veren, davacı/-------- alanın sözleşmede belirlenen adreste faaliyet göstermesini sağlayacaktır.Ancak iş bu madde davacı/--------- alana hiçbir konuda Tekel Hakkı vermediği gibi, davalı -------- veren dilediği her bölgede başka üçüncü gerçek/tüzel kişiler ile --------- sözleşmesi akdedebilecek, şube açabilecek, bayi bulundurabilecek vs. Veya doğrudan kendisi mağaza açabilecektir. Sözleşmenin 7/h nolu maddesi hükmüne göre, ayrıca davalı/------- veren sözleşme süresi içinde aynı alışveriş merkezi ya da alırşveriş merkezi yakınında bulunan büyük mağaza zincirleriyle anlaşma yapabilir, davacı/-------- alanın sattığı markaları kullandırabilir. Davacı/---- alan buna bir itirazının olmadığını şimdiden kabul ve taahhüt eder. Sözleşmenin 7Ii nolu maddesi hükmüne göre, davalı/-------- verenin yükümlülükleri arasında hiçbir şekilde asgari kar marjı sağlama, iş garantisi verme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davacı /---------- alan, basiretli bir tacir olması gereği iş hayatına dair tüm tehlike ve riskleri göz önüne alarak iş bu sözleşmeyi kabul ve teati ederek imzalamaktadır. Hükümlerini içermektedir.Davacının davalıya 01.07.2019 tarihli ihtarname çektiği ve ihtarnamede fesih bildiriminde bulunduğu anlaşılmaktadır. İhtarname içeriğinde; davacıya , reklam yapılacağı, ürün desteğinde bulunulacağı, ürünün tüm ---- çapında tanınır olduğu, ---------- ayrı mağazanın olduğu ve mağazalarda günlük cironun 700-1000 TL arasında olduğu hususlarının taahhüt edildiğini, fakat taahhüt edilen bu hususların gerçekleşmediğini, sözleşmeye konu ürünlerin, davacıya faturalandırılan bedelinin -------- benzeri mağazalara satıldığı hususunun tespit edildiğini, davacının satılmayan ürünlerin iadesi için davalı şirkete talepte bulunmasına rağmen bu taleplerinin yerine getirilmediğini bildirmiştir.Davalının ------- verenin sözleşme görüşmeleri sırasında, mevcut 4 adet mağazanın günlük cirolarının 700 TL ile 1000 TL arasında değiştiğini, davacıya beyan ettiğini ispata yönelik somut delile rastlanmadığı,davalının ------- verenin sözleşme görüşmeleri sırasında, davacının belirki bir sürede belirli tutarda kazanç elde edeceğini davacıya taahhüt ettiğini ispata ilişkin somut delile rastlanmadığı, sözleşmenin 7/i nolu maddesi hükmüne göre, davalı ------------ verenin yükümlülükleri arasında hiçbir şekilde asgari kar marjı sağlama, iş garantisi verme yükümlülüğü bulunmadığına dair madde bulunduğu, davacı ------ alan, basiretli bir tacir olması gereği iş hayatına dair tüm tehlike ve riskleri göz önüne alarak iş bu sözleşmeyi kabuş ve teati ederek imzaladığı, davalının------- verenin sözleşme görüşmeleri sırasında, davalının markasının çok tanınır bir marka olduğunu beyan ettiğini ispata yönelik somut delile rastlanmadığı, dolayısıyla davacının bu iddiasını yani fesih gerekçesini ispat edemediği, davalının ------- verenin sözleşme süresi boyunca davalıya ait markanın reklam ve tanıtımını yapma yükümlülüğü altına sokan bir hükme sözleşmede rastlanmadığını, kaldı ki davalının sunmuş olduğu deliller incelendiğinde, davalının markasının zaten reklamı yapılmış ve tanınır hale gelmiş bir marka olduğu anlaşıldığı, dolayısıyla davacının bu iddiasını ispat edemediği, davalının sözleşme süresi boyunca, davacıya sattığı malları, ---- üçüncü kişilere, davacıya sattığı bedelden çok daha düşük (yaklaşık 1/10 u) bedel karşılığında sattığını ispata yönelik somut delile rastlanmadığı, dolayısıyla davacının fesih gerekçesini ispat edemediği, ayrıca sözleşmenin 7/g nolu maddesi hükmünde, davalıya, başkalarına da aynı ürünlerden satma hakkı verildiğini, davalıya, davacıya sattığı ürünleri başkalarına daha düşük bedelle satmama yükümlülüğü yükleyen bir hükme sözleşmede yer verilmediği, davacının akdi ilişkinin devamı boyunca akdi ilişkinin yaklaşık 2 yıl 8 ay boyunca devam ettiği anlaşılmaktadır, davalıyı, sözleşme konusu malları başkalarına düşük bedelle satmaması hususunda uyardığını ispata yönelik delilin dosyada yer almadığı, ayrıca davalının markasını taşıyan ürünlerden ---------- adlı ürünün ilgili idare tarafından sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle toplatılması neticesinde davacının bu olayla ilgili zarar ettiğine yönelik somut delil sunmadığı anlaşılmakla, davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini, davacı bakımından sözleşmeyi devam ettirmeyi çekilmez hale getirecek derecede ihlal ettiği hususunun davacı tarafından ispat edilemediği , dolayısıyla davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği kanaatine varılmakla, davacının iddialarını ispat edemediği ve davacı tarafından sözleşmenin haksız feshedildiğine ilişkin mahkememizde oluşan kanaate göre açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar ve iiâm harcı olan 427,60-TL harcın peşin yatan 119,55-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye eksik kalan 308,05-TL eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 7.000,00TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin eduruşma ile yüzene karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024