T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/100
KARAR NO : 2024/997
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 09/02/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkilimin alacağının tahsilini sağlamak üzere 11/12/2023 tarihinde -----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatılmıştır. Borçlu süresi içinde yetkiye, borca ve faize itiraz etmiştir. Devamında ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyası ile takibe devam edilmiş ve takip durmuştur. Davalı itiraz dilekçesinde borcu olmadığını iddia etmiştir. Borçlunun itirazı haksız ve dayanaksızdır. Davalı ..., müvekkil şirket üzerindeki 32.000 payını, ----- Noterliğinin 05/05/2023 tarihli ----- yevmiye numaralı sözleşmesi ile 800.000,00TL bedel karşılığında --- -- satmıştır. Bu hususa ilişkin ilan 16/05/2023 tarihli --- - Gazetesinde yayınlanmıştır. Ancak davalı, --- -- Gazetesindeki ilanın yayınlanmasının hemen ertesi günü olan 17/05/2023 tarihinde, yetkisinin sona ermesine rağmen, kötü niyetli olarak şirket hesabındaki 1.118.154,32TL miktarında parayı şirket hesabından kendi hesabına aktarmıştır. ... isimli şahıs, hissesini satmış olmasına rağmen şirket hesabından yetkisiz ve kötü niyetli olarak kendi hesabına geçirmiştir. Konu ile ilgili şirket ortağı ---- tarafından davalı aleyhine ---- Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulmuştur. Bu husus ----- gazetesi kayıtları ve noter kayıtları ile sabittir. Borçlunun borcu açık olup, borçlunun itirazı tamamen haksız ve kötü niyetlidir. Bu nedenle davamızın kabulü ile borçlunun icra takibine karşı yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep etmekteyiz. İtirazın iptali ve dosya borcunun müvekkilimize ödenmesi talebiyle ---- Arabuluculuk Bürosu'na başvurulmuş ve ---- arabuluculuk numaralı dosya ile yapılan arabulucu toplantısı sonucunda da davalı tarafla anlaşmaya varılamamıştır. Müvekkilim, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep etmekteyiz. Yargıtay---- HD. ----- Esas ----- sayılı ilamında; "Alacak faturadan kaynaklandığından likit mahiyettedir. Haksız itirazdan dolayı davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Alacak faturadan kaynaklanıp İİK’nın 67.maddesi uyarınca likit (bilinebilir) mahiyette olduğundan haksız itirazdan dolayı davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken red kararı verilmesi; … kararın bu yönlerden bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilerek itirazı iptal edilen borçlunun %20 den az olmamak kaydıyla inkar tazminatına mahkum edileceği yönünde karar verilmiştir. Yukarıda bahsettiğimiz nedenlerle yargılama aşamasında incelenecek delillerle de bu durum ortaya çıkacaktır. Borçlunun haksız itirazının iptali için sayın mahkemenize başvurmak zorunluluğu hasıl olmuştur.
Yukarıda izah edilen sebepler ve resen nazara alınacak nedenlerle, öncelikle ihtiyati haciz/tedbir talebimizin kabulü ile davalının tüm mal varlığına ve 3 kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haciz konulmasına, haksız ve dayanaksız İTİRAZIN İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA, borçlunun % 20'den aşağı olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATI ödemesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz dosyasında taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkilin şirket ortağı ve yetkilisi olduğu esnada şirket adına bir kısım borçları ödemesi ve ve şirket hissesini davacı ortağa devretmesinden kaynaklı olarak davacı firmadan alacağı bulunduğu halde müvekkili aleyhine kötü niyetli olarak yapılan bu takip nedeniyle davacı firmanın % 20'den aşağı olmamak üzere Kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ediyoruz. Haksız ve hukuka aykırı şekilde açılan, yasal dayanaktan yoksun, ispatı mümkün olmayan, farazi iddialara dayanılmış iş bu Davanın Usul ve Esastan Reddine, Davacının % 20'den aşağı olmamak üzere Kötü niyet tazminatı ödemesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin 12/12/2024 tarihinde uyap sisteminden göndermiş olduğu dilekçesi ile müvekkilinin karşı tarafla anlaşması sonucunda davadan feragat ettiklerini beyan ettiği görüldü.
Davalı vekilinin10/12/2024 tarihli beyan dilekçesi ile Taraflar arasında varılan uzlaşma gereği davacı tarafın beyanı alınarak feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini beyan ettiği görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Davanın ; İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davası olduğu görüldü.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti: Taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili 12/12/2024 tarihli dilekçesi ile; "Mahkemenizde bulunan yukarıda dosya numarasını belirttiğimiz dosyadan müvekkilimiz karşı tarafla anlaşması sonucundan dolayı davadan feragat ediyoruz. Gereğinin yapılmasını saygıyla vekaleten talep ederiz." hususlarında beyanda bulunmuştur.
Davalı vekilinin 10/12/2024 tarihli dilekçesi ile; "Yukarıda Esas numarası yazılı dosyada davalı ... vekiliyiz. Yukarıda esas numaralı dosyada taraflar, ekte sunduğumuz sulh protokolü ile anlaşarak sulh olduğundan işbu dava da sulh protokolü gereği davacı tarafın feragat beyanı alınarak feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Sulh protokolü gereği taraflar, birbirlerinden yargılama giderleri ve vekalet ücreti talep etmeyecekleri yönünde anlaştıklarından, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur. İş bu sebeple taraflar lehine ve aleyhine ücret-i vekalet ve yargılama giderlerine ilişkin karar verilmemesini yapılan yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilmesini " talep ve beyan etmiştir. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK md. 307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK md. 309/1, 2, 4). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK md. 310). Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK md. 311). Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir (HMK md. 312/1). Davacı vekilinin feragat dilekçesi sunduğu, davalı vekilinin de feragatı kabul ettiklerine dair beyan sunduğu, feragatin davayı sona erdiren taraf usul işlemi olması ve feragat beyanından sonra yargılamaya devam edilmesi sözkonusu olamayacağından feragate göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine,
3-Peşin alınan harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Taraf vekillerinin vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair, tarafların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.