T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/609
KARAR NO : 2024/994
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2023
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İşbu yargılamaya konu dava ticari uyuşmazlığa konu olduğundan ticari dava şartı arabuluculuğa
başvurulduğunu, ----- Arabuluculuk Bürosuna arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, ---- numaralı dosyasından görüşmeler yapıldğı, görüşme sonunda anlaşılamadığını, İlgili
arabuluculuk tutanaklarının dilekçeleri ekinde sunulduğunu, davacı alacaklı ile davalı arasında,
yemek satışı yapıldığını, Davalı taraf işletmesi için davacından tabldot yemek aldığını, davacı şirket
davalı tarafa 31,05,2022 tarihli 8,100 TL bedelli ve 30,06,2022 tarihli 17,010,00 TL değerinde fatura
kesildiğini işbu faturaların davalı tarafından onaylandığını, ancak davalı taraf aradan geçen süreçte
davacıya ödeme yapılmadığını, ---- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı
dosyasında başlatışan takibe karşı 27,09,2022 tarihinde alacağın tahsilini engellemek adına haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini, Davalının itirazı nedeniyle icra takibi durmuş olduğundan, itirazın
iptali talepli olarak iş bu davayı ikame etmek zorunlu olduğunu beyan ederek;
davalının -----, İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyasına yapmış
olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz
nedeniyle davalı borçlunun takip tutarının % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına
hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar
verilmesini, Satım sözleşmesinin ifa edilmemesinden ve yapılan ödemeler nedeniyle uğranılan zarar
ziyanı tazmin hakları, munzam zarar ve fazlaya ilişkin haklar ile sair tüm haklar saklı kalmak
kaydıyla davacı adına talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça cevap sunulmamıştır.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf gerçek kişi tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, Mali Müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;
Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği 2022 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamalarının süresinde yaptırılmış olduğu, yevmiye defterinin noter kapanış onamasının yasal sürede yaptırılmamış olduğu görülmüştür. Ticari defterlerinin delil mahiyetinde olup, olmadığı sayın mahkemenin takdirindedir.
Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.
Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafın incelenen defterlerine göre davacı tarafından davalı tarafa 2 adet 25.110,00 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalıdan herhangi bir ödeme almadığı ve buna göre 22.09.2022 takip tarihi itibariyle davalıdan 25.110,00 TL alacaklı olduğu görülmüştür.
01.07.2022 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan tarafların 2022 yılı BA ve BS formunda, davacının takibe konu edilen, 31.05.2022 tarihli ---- seri no.lu 8.100,00 TL tutarlı ve 30.06.2022 tarihli ----- seri no.lu 17.010,00 TL tutarlı faturalarının davalının 2022 yılı BA formunda gözüktüğü görülmüştür.
Dosya kapsamında, takip ve dava konusu alacağı oluşturan, 2 adet 25.110,00 TL tutarlı faturaların, davalı tarafa kağıt ortamında tebliğ edildiğine yada davalı tarafından faturaların elektronik ortamda da almak istediğine dair dayanak belge ile faturalara konu yemek hizmetin davalı tarafa verildiğine dair teslim belgesi, sevk irsaliyesi vb. bulunmamaktadır.
Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Takip konusu alacağı oluşturan faturalara konu yemek hizmetin, davacı tarafından davalı tarafa verildiğinin kabulü halinde, davacının 22.09.2022 takip tarihi itibariyle davalından 25.110,00 TL alacaklı olduğu, takip sonrasında 25.110,00 TL asıl alacak yılık %15,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde davaya konu faturaların defterlerinde kayıtlı olduğu, defterlerinde davalıdan 25.110,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, tarafların BA-BS formlarınında davaya konu faturaların kayıtlı olduğu görülmekle, söz konusu faturaların davalının BA kayıtlarında olması, ödemeye ilişkin bir bilgi ve belge bulunmaması hususlarıyla davacı defterleri ve dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 25.110,00 TL fatura alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
2-----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 25.110,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 25.110,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 1.715,26-TL harçtan peşin alınan 428,82-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.286,44-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.110,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 3.813,50 TL yargılama gideri ve 428,82 TL peşin harç toplamı 4.242,32-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.