T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/506
KARAR NO: 2024/942
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/07/2023
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ----- ile davalı----arasında uzun süredir ticari ilişkiler bulunduğunu, buna bağlı olarak tutulan muhasebe kayıtları ve cari hesap ekstresinde davalı şirketten müvekkilinin 1.509.563,66 TL alacak olduğunu, alacak tahsil edilmeyince davalı şirket aleyhine ------- sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafın haksız şekilde borca İtiraz etmesi üzerine işbu davayı açma gereği doğduğunu, davalı tarafın icra takibine konu edilen tutarda herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ettiğini, bu beyanın doğru olmadığını, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketin 1.509.563,66 TL cari hesap ekstresinden kaynaklı borcu bulunduğunu, ticari defter ve belgeler incelendiğinde davalı tarafın haksız olduğunun ortaya çıkacağını, bu nedenle davanın kabulüne itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle;Davalı vekili -------- esas sayılı dosyasına verdiği cevabında özetle, “müvekkili ----- ile davacı --------- arasında fason üretim anlaşması bulunduğunu, davacının kendisine tutanak ile zimmetlendirilen, mülkiyeti davalı şirkete ait olan etiket makinesini kullanarak, müvekkil şirketin markasını müvekkil şirketin izni ve onayı olmaksızın ticari hayatında kullandığını, müvekkilinin ticari iş ve ilişki içinde olduğu firmalar ve müşteri çevresinden gelen bilgiler doğrultusunda yapılan araştırma sonucu taklit niteliğindeki ------------ ibaresinin davacı firma tarafından basılı evraklarda ve ambalajlarda ve hatta mamullere yapıştırılan marka ve etiketlerinde kısaltılmış firma adı olarak kullanıldığını, bu şekilde müvekkili firma tanınmışlığından ve ürünlerinin kalitesinden faydalanmaya çalışıldığının tespit edildiğini, davacı firmanın haksız ve hukuksuz davranışları nedeni ile müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını, davacı tarafa hem marka hakkını ihlal nedeni ile hem de haksız rekabet nedeni ile dava açmakla birlikte davacı firma hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunulduğunu, halihazırda müvekkili firmanın uğradığı zararlar neticesinde yüklü miktar da maddi ve manevi tazminat alacağı olduğunu müvekkili şirketin davacı şirkete karşı alacaklı konumunda olmasının söz konusu olmadığını, davacı hakkında açılan davaların bekletici mesele yapılmasını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:Dava cari hesap alacağına dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Somut olayda davacı taraf davalı ile aralarında uzun zamandır ticari ilişkinin devam ettiğini, bu ilişki nedeniyle davalının kendisine borçlu olduğunu, cari hesap ekstresinde alacaklı olunan bedelin 1.509.563,66 TL olduğunu, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürmektedir. Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibindeki takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde takip konusunun cari hesap alacağı olduğu görülmüş, davalı taraf ise davacı ile aralarında sözleşme olduğunu, davacının kendisi için etiket ürettiğini, ancak davacının sözleşmeye aykırı şekilde marka adını kullanarak taklit etiket ürettiğini, bu nedenle davacı aleyhine marka hakkının ihlali ve haksız rekabet nedeniyle dava açıldığını, asıl müvekkilinin alacaklı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davacı tarafça davalı aleyhine ----- dosyasında icra takibi başlatılmış, davalı tarafça bu takibe İtiraz edilmiş ve takip durmuştur.Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde inceleme ve hesaplama yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan rapor dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.
Bilirkişi raporunda sunulan davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı ve ticari defterlere göre davacının davalıdan 1.509.563,66 TL alacaklı olduğu tespiti yapılmış, davalı taraf ise ticari defterlerini sunmamıştır.-/-----Sayılı dosyası, eldeki davanın davalısı tarafından davacıya karşı ikame edildiği, davada davacının kendisine ait markaya vaki tecavüzün tespiti ve menni ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, ------- dosyasındada, yine eldeki davanın davalısı tarafından davacıya karşı ikame edildiği ve davada davacının haksız rekabetten kaynaklanan tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmış, her ne kadar davalı tarafça bu iki davanın bekletici mesele yapılması talebinde bulunulmuşsa da, davaların konusu farklı olup, sonuçlarının bu davayı etkilemesi söz konusu olmadığından bekletici mesele yapılmasında hukuki yarar görülmemiştir. Davalı taraf ise bu iki dava nedeniyle kendisinin alacaklı konumda olduğunu iddia etmiş ve incelenmek üzere defter sunmamıştır. Konuya ilişkin HMK. m. 222 aynen aşağıdaki gibidir:1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ---------- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Sonuç olarak, taraflar arasında 2014 yılından devam eden bir ticari ilişki bulunduğu, davacı ---------- ticari defter ve belgelerinin muhasebe standartlarına uygunluğu tespit edilmiş olup mekanik ortamda tutulan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri TTK ve VUK hükümlerince noterlik makamınca zamanında yapıldığı, E- defter beratlarının zamanında oluşturulduğu, envanter defterlerinin açılış tasdikinin zamanında yapıldığı, davacının ticari defterlerinin kayıt nizamının VUK 215-219 muhasebe sisteminin, uygulama ve genel tebliğ hükümlerince ve usulüne uygun birbirini tamamladığı, davacının ticari defter ve belgelerinin HMK 2022/2'ye göre lehine delil teşkil ettiği, davacının 2022 Yıl sonu itibariyle 2023 Yılına devreden davalıdan alacağı muhasebe kayıt ve belgelere göre tespit edilen alacağı 3.732.024,78 TL olarak tespit edilmekle birlikte, 1.509.563,66 TL üzerinden icra takibi başlatmış olduğu ve icra takibinde haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, alacak likit olduğundan davalı aleyhine %/20 i icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
---------- esas sayılı takibe davalı tarafça yapılan İtirazın İPTALİNE, takibin kaldığı yerden DEVAMINA,
-Alacağın likit olması nedeniyle 1.509.563,66.-TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 103.118,29.-TL harcın peşin alınan 18.231,76.-TL harçtan mahsubu ile kalan 84.886,53.- TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 18.231,76.-TL peşin harç, 269,85.- TL başvurma harcı ve 8.210,00.- TL dosya masrafı olmak üzere toplam 26.711,61.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre takdir edilen 223.338,91.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Ara buluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
Dair; .taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2024