T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/748
KARAR NO : 2024/899
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/11/2023
KARAR TARİHİ : 21/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;
Müvekkil şirket tarafından davalı tarafa hidrolik hortum ve hidrolik hortum ekipmanı satışları gerçekleştirilmiş olup satışlara konu ürünler davalı tarafa teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya yapılan satışlar ile ilgili olarak;
09.02.2023 tarihli ve ---- fatura no'lu, 400.636,16 TL tutarlı,
02.03.2023 tarihli ve ----- fatura no'lu, 144.034,20 TL tutarlı,
21.03.2023 tarihli ve ----- fatura no'lu, 181.224,59 TL tutarlı,
06.04.2023 tarihli ve ----- fatura no'lu, 889.101,64 TL tutarlı,
06.04.2023 tarihli ve ----- fatura no'lu, 362.243,17 TL tutarlı
olmak üzere toplam tutarı 1.977.239,76 TL olan 5 adet e-faturanın irsaliyeli bir şekilde düzenlendiğini,, müvekkili şirket tarafından teslimatı yapılan satışlarla ilgili yukarıda bilgileri verilen faturaların davalı tarafça ödenmediğini, bunun üzerine davalı tarafa---- Noterliği'nden 18.07.2023 tarihli ve ---- yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek müvekkil şirkete karşı doğmuş olan ve ödeme vadesi geçmiş olan 1.977.239,76 TL'nin (faturaların toplam tutarı) ödenmesinin ihtar edildiğini, söz konusu ihtarnamenin davalı tarafa elektronik tebligat ile tebliğ edilmiş olup davalı tarafça herhangi bir cevap verilmemesi ve yine ödeme yapılmaması üzerine müvekkili şirketin alacağının işlemiş faizi ile birlikte tahsili amacıyla, yukarıda dökümü yapılan faturalara dayalı olarak davalı aleyhine dava konusu icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça bu takibe haksız olarak itiraz edildiğini, bunun üzerine dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak dava şartı olan arabuluculuk sürecine de başvurulmuş olup, ---- Arabuluculuk Bürosu'nun ----- büro dosya numaralı, ---- arabuluculuk dosya numaralı dosyasından gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmaya varılamadığını, müvekkil şirket tarafından davalıya düzenlenen faturalara davalı tarafça itiraz edilmediğini, davalı tarafça itiraz edilmeyen faturaların irsaliyeli bir şekilde düzenlenmiş olup faturalara konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğini, davalı tarafın kendisine teslimi yapılan satışlara ilişkin düzenlenen ve itiraz etmediği faturalara konu alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla takibe itiraz ettiğini, icra takibinin konusunu oluşturan alacak likit nitelikte olup, yargılama sonucu ortaya çıkacak ve davalı tarafça miktarı bilinmeyen bir borcun söz konusu olmadığını, bu nedenle icra takibinin tamamının itiraz nedeniyle durmuş olduğu da dikkate alınarak, davalının takip miktarının %20’sinden aşağı olamamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, haklı davanın kabulü ile davalı-borçlunun yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, --- İcra Dairesi'nin ---- sayılı dosyası üzerinden açılan takibin devamına, Davalı-borçlunun takip miktarının %20’sinden aşağı olamamak şartıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle;
Mahkemenizce de malum olunduğu üzere; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." içeriğinde düzenlenmiş olup kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurdaki davanın süre yönünden usule uygun olarak açılıp açılmadığının resen değerlendirilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından ödenen harçların eksiksiz ödenip ödenmediğinin resen araştırılmasını talep ettiklerini, hrçların eksik ödenmiş olması halinde davanın reddine karar verilmesini,davacı tarafın başlatmış olduğu icra takibinde sözleşmeye dayanarak alacak iddiasında bulunmuş olup dosya kapsamında zamanaşımı itirazımızın olduğu, kesinlikle alacak iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte, taleplerin zamanaşımına uğramış olması halinde zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, malum olunduğu üzere, tek başına faturaların varlığı alacak iddiasını ispat edecek mahiyette olmadığını, davacının müvekkili şirkete bahse konu hizmeti sağladığını ispat etmesi gerektiği gibi dosya kapsamında alacağın varlığının ispatı açısından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının müvekkili şirketin faturalara itiraz etmediğini belirtmesi, alacağın varlığını tek başına ispat edecek bir husus 0lmadığını, davacının icra takibinin dayanağı fatura olup faturaya konu hizmetlerin verildiğinin teyidi gerektiğini, Aleyhe bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafça alacağın sabit ve likit olduğundan bahisle, alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de, alacağın haklılığının yapılacak yargılama sonunda belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle, İİK 67/2de belirtilen koşullar oluşmadığından, davacı tarafın haksız icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, faiz talebinin haksız ve fahiş olduğunu, bu hali ile ispatlanamayan ve somut dayanağı olmayan davanın reddine ve davacı yönünden asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava faturaya dayalı olarak davacı tarafından başlatılan icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı taraf davalıyla aralarındaki ticari ilişki kapsamında davacıya mal teslim ettiğini ve bunun karşılığında düzenlediği faturaları irsaliyeli olarak düzenleyerek davacıya gönderdiğini, davacının fatura bedellerini ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatığını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini ve %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş, davalı vekili dava konusu fatura içeriği malların kendisine teslim edilmediği, davacın teslimi kanıtlaması gerektiğini, takibin, faiz talebi ve ibra inkar tazminatı talebini reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafça davalı aleyhine -----.İcra Dairesinin ---- esas sayılı dosyasında 1.977.239 TL asıl alacak ve 11.795 TL işlemiş faiz toplamı 1.989.035, 48 TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlatmış, davalı tarafça takibe yapılan itiraz nedeniyle takip durmuş ve iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafça zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de TBK 146.maddesi uyarınca dava konusu işlem 10 yıllık genel zaman aşımına tabi olup, dava konusu
,satış sözleşmesi tarihi dikkate alındığında zaman aşımının henüz dolmadığı anlaşılmakla, davalının zaman aşımı def''i yerinde görülmemiştir÷Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak 16.09.2024 tarihli rapor alınmış, bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.Dosya kapsamı itibarıyla, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen ve takibe konu faturaların içeriği malların davalıya teslim edildiğinin ispat yükü kendisine ait olan davacı tarafından kanıtlandığı, taraf defterlerin birbiriyle uyumlu, sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu ve davacı alacağının 1.977.239,76 TL olarak davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacı tarafça davalıya gönderilen -----. Noterliği ----- yevmiye no'lu ihtarnameyle borcun 3 gün içinde ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin davalıya 18.07. 2023 tarihinde tebliğ edilerek 21.07.2023 tarihi itibarıyle temerrüde düşürüldüğü, davacının buna göre takipten önce işlemiz faiz alacağının 19.319,28 TL olarak hesaplandığı, davacının icra takibinde haklı olduğu ve takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle kaldığı yerden devamı gerektiği, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminat koşullarınında oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne, karar verilmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
----.İcra Dairesinin --- esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan İTİRAZİN İPTALİNE,
-1.977.239,76.-TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 135.065,24.- TL harcın peşin alınan 24.022,58.- TL harçtan mahsubu ile kalan 111.042,66.- TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 24.022,58.-TL peşin harç, 269,85.- TL başvurma harcı ve 5.091,75.- TL dosya masrafı olmak üzere toplam 29.684,18.- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre takdir edilen 277.496,37.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Ara buluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen .3.120,00.- TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.