T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/821
KARAR NO : 2024/977
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 27/10/2022
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait ---- plakalı araca, davalı nezdinde ZMMS ile sigortalı olan ---- plakalı araç (Poliçe no: -----) 24/10/2021 tarihinde maddi hasar vermiştir. Dilekçemiz ekinde sunulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında ve ilgili sigorta şirketi anlaşmalarından görüleceği üzere ---- plakalı araç tereddütsüz kazanın meydana gelmesinde %100 kusurludur. Davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı olan aracın sürücüsü, sunmuş olduğumuz maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağından da açıkça anlaşılacağı üzere, müvekkilin trafik kurallarına uygun bir şekilde hareket ettiği esnada müvekkilin aracına çarpmış ve kusurlu bir şekilde hasara sebep olmuştur. Sigorta şirketine işbu poliçe kapsamında 10.02.2022 tarihinde başvuru yapılmış, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile araç hasarı zararı talep edilmiş, ancak 15 günden fazla süre geçmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Tarafımızca zararın giderilmesi amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonu'na ----sayılı başvuru yapılmış olup söz konusu başvurularda kazanın beyan edildiği şekilde meydana geldiğinin tespit edilememesi nedeniyle Sigorta Kanunu'nun 30. Maddesi gereği keşif vs. hususlarda mahkemelerde açılacak davalarda karar verilmesi gerektiğinden el çekme kararı verilmiş olup açıklanan sebeplerle huzurdaki işbu davayı açma zaruriyeti hasıl olmuştur. Dava konusu edilen alacağın belirli olup olmadığı ile ilgili olarak davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının yahut değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenememesi kriteri ile açıkça karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olması kriterini birlikte değerlendirip 6100 sayılı HMK anlamında alacağın “belirsiz alacak” olup olmadığı anlaşılmaktadır. Zararın miktarının tespiti uzmanlık ve bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Zararın tespiti basit olsa da uzmanlık alanı olmayan taraflar yönünden basit değildir. Kaldı ki basit olması hukuken tespit edilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Zarar tespitinde tek taraflı tespitler objektif ve tarafsız olmayıp taraflarca kabul görmeyebilir. Ayrıca tek taraflı zarar tespitleri tarafların savunma hakkına ve denetimine uygun değildir. Bu sebeple yargılama esnasında objektif, tarafsız, itiraza ve denetime açık rapor alınması her halükarda gerekmektedir. Bu sebeple tek taraflı tespit ve rapor alınması faydasız olacaktır. Dolayısıyla başvurunun belirsiz yapılması zorunluluktur. Müvekkilin zararının başvuru tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin tarafımızdan beklenemeyeceği gün gibi ortadadır ve Yargıtay içtihatları ile de sabittir. Zarara ilişkin dava konusu talep miktarının taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmadığının anlaşılması karşısında iş bu başvuru konusu alacağın belirsiz alacak olduğu açıkça ortadadır. Bu kapsamda belirsiz alacak üzerinden başvuru yapılmaktadır ve zararın bilirkişi tarafından tespitini talep ederiz. Müvekkilin aracı 2015 yılında trafiğe çıkmış, ----) marka bir araçtır. Sayın Mahkeme'nin takdiridir ki araç model olarak yeni, kilometresi az ve aynı zamanda ikinci el piyasası güçlü olan bir araçtır. Davalı sigorta şirketi olduğundan ve Sigorta Hukuku Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğinden avans faize hükmedilmesini talep ederiz. .Yukarıda açıklanan ve sair nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkil için şimdilik belirsiz 100,00.-TL araç hasarı zararının (poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle davalı taraftan tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar yoktur. davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Kaza taraflarca organize olarak meydana getirilmiştir. iş bu sebeple davanın reddi gerekmektedir. Müvekkil sigortacı şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu maddi zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabilir. İtirazlarımız baki kalmak kaydıyla kazanın oluş şekli ve meydana çıkan hasar birbiriyle örtüşmemektedir. fotoğraflardan hasar yerinin aracın alt kısmında olması fakat kaza mahalinde araca alt kısımdan zarar verecek bir engebenin olmaması sebebiyle konu kazanın araştırılması gerekmektedir. İtirazlarımız baki kalmak kaydıyla araç maddi hasar tazminatı eşdeğer parça tedarikleri doğrultusunda hesaplanmalıdır. Davaya konu araç ticari faaliyette bulunmadığından ticari faiz talep edilemez. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil temerrüde düşmemiştir. bu durumda müvekkil şirkete başvuru tarihinden değil dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmelidir. Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemece resen tespit edilecek sebeplerle; Davanın usulden reddine; Mahkeme aksi kanaatte ise açıklamalarımız doğrultusunda davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosya uyuşmazlık hususlarında imza incelemesi yapılması için ATK birimine sevk edilerek rapor düzenletildiği görüldü.ATK birimi bilirkişi raporu sonuç kısmında:
"İRDELEME : Dosya içerisinde maddi hasarlı kaza tespit tutanağı bulunmaktadır. Sürücü Görüşleri kısmında sürücü ---- ; ilerlerken bir anda kontrolü kaybedip ---- önümdeki aracın sol arka tarafından çarptım dengemi kaybedip bariyere çarptım şeklinde beyan etti görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, tüm beyanlar incelendiğinde kazanın yukarıda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup aşağıdaki kanaate varılmıştır.
Mevcut bulgulara göre ;
A)-Sürücü ---- sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli kesime geldiğinde dikkatini yola vermesi ve aynı yönde önünde seyreden araç ile gerekli takip mesafesini koruması gerekirken bu hususa riayet etmediği, kontrolsüzce seyri ile önünde seyreden otomobilin arka kısımlarına çarptığı anlaşılmakla kusurludur.
B)-Sürücü ---- idaresindeki otomobil ile olay mahalli kesime geldiğinde gerisinden gelerek idaresindeki aracın arka kısımlarına çarpan otomobile karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)-Sürücü -----' in % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu,
B)-Sürücü ----- kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir.Dava konusu uyuşmazlık hususlarında rapor düzenletilmesi için dosyanın teknik bilirkişiye tevdi edildiği, teknik bilirkişi raporu sonuç kısmında:
" 1) ----- ATK Trafik ihtisas Dairesi’nin 31.07.2023 tarihli raporunda, kazanın
meydana gelmesinde,
* ---- plakalı sigortalı aracın sürücüsü ----’in %100 kusurlu,
*----- plakalı davacı aracının sürücüsü ---- kusursuz,olduğu açıklanmıştır.
2)Dava konusu --- plakalı,----marka tipi, -----
model, 24.10.2021 tarihinde, 172.813 km.saat değerinde kazaya karışmış, ----- adına tescilli otomobilin motor kısmının aşır hasarlı ve hasar tutarının
130.102 TL olduğu;
3) Davalı ----sayılı KZMSS poliçesi ile --- adına tescilli ----- plakalı otomobilin 03.04.2021 – 03.04.2022
tarihleri arasında kazanın meydana geldiği 24.10.2021 tarihini de kapsayacak
şekilde sigorta teminatı altında ve maddi teminat limitinin araç başına 43.000 TL
olduğu;
a) KZMSS genel şartların A.3 maddesi gereğince mağdur aracın hasar tutarının
sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitine kadar sigorta
teminatı altında olduğu;
b) ANCAK ---- plakalı otomobildeki hasarların kendi içinde ve beyan
edilen kaza ile uyumlu olmadığı; önceden hasarlı otomobillerle dava konusu
kazanın oluşturulduğu kanaatine varıldığı için sigorta teminatı altında
olmadığı;
4) Davacının tazminat talep etme hakkı olsa, kazaya karışan araçlar hususi ve
sahipleri de gerçek kişi olduğu için ----- KTK 99 ve KZMSS
genel şartlarının B.2.1 maddesi gereğince temerrüt tarihi 10.11.2021 itibariyle
yasal faiz talep edilebileceği ancak davacının tazminat talep edemeyeceği;
" görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLER
*Bilirkişi raporları,
*Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; Araç hasar trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu görüldü.Somut olayda 24.10.2021 tarihinde davacının sahibi olduğu, sürücü ---- idaresindeki ---- plakalı otomobil ile davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı olan sürücü -----’in idaresindeki ---- plakalı otomobilin kazaya karıştığı, alınan kusur raporunda sürücü -----’in %100 kusurlu, sürücü ---- ‘nin kusursuz olduğu belirtildiği, kazaya karışan davacıya ait ---- plakalı, ---- kapı ----marka tipi, ----- model, 24.10.2021 tarihinde, 172.813 km/saat değerinde kazaya karışmış,---- adına tescilli otomobilin motor kısmının aşırı hasarlı ve hasar tutarının 130.102,00 TL olduğunu belirtmiş, bilirkişi raporunda hasar ve kazanın uyumlu olmadığını belirtmiştir. Sigorta bilgi gözetim merkezinden alınan bigiler, kaza tespit tutanağı ve hasar dosyasındaki fotoğraflar incelendiğinde; 24.10.2021 tarihinde saat 23:55 sularında, ---- kavşağında, sürücü ---- idaresindeki ---- plakalı otomobilin ön sağ kısmı ile sürücü ---- idaresindeki ---- plakalı otomobilin arka sol kısmına çarptığı, ----- plakalı otomobilin ön kısmı ile yol kenarındaki bariyerlere çarptığı,---- plakalı otomobilin 2 yol ayrımındaki refüj kama başına çarptığı açıklandığı, bilirkişi raporuna göre ---- plakalı aracın motor kısmı ağır hasarlı olduğu, kaza tutanağında ---- plakalı otomobilin arka sol kısmından aldığı darbe ile kazanın başladığı beyan edilmekle, otomobilin sol arka kısmında çökme bulunmadığı, stop lambalarının parçalanmadığı, arka tamponun sol kısmında basit bir sürtme izi bulunduğu, rapora göre otomobilin ağır hasarlı olmasının mümkün olmadığı yönünde görüş beyan etmektedir. Davalı vekili rapora itiraz dilekçesinde ayrıntılı rapor talep etmiş ve mahkememizce bu yönde ara karar kurularak bilirkişi ücretinin yarı oranında yatırılması hususunda taraflara 2 hafta kesin süre verilmiş ve verilen kesin süre içerisinde davalı tarafça ücret yatırılmadığı anlaşılmakla bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmıştır.Dosyadaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkememizde oluşan kanaat uyarınca bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğu kanaatine varılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihinde alınması gerekli 427,60-TL harcın davacı tarafça yatırılan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 346,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.