T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/817
KARAR NO:2024/960
DAVA:İTİRAZIN İPTALİ (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ:26/10/2022
KARAR TARİHİ:06/12/2024
BİRLEŞEN DAVA;----- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/1017 Esas
KARAR NO: 2023/284
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/12/2022
KARAR TARİHİ: 06/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil firmanın "hazır beton imalatı" alanında ticari faaliyetlerinde devam eden bir şirket olduğunu, bu cihetten davalı taraf ile beton satışı konusunda cari hesap ilişkisine dayalı olarak ticari alışveriş yaptıklarını, hesap devresi sonunda müvekkili şirketin, davalıdan 161.010,80 TL alacaklı olduğunu ve davalı tarafa bu miktarı kendisine ödemesini bildirdiğini, ancak davalı tarafın, müvekkil şirkete borçlu olduğu miktarı ödemediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine,--------------dosyasından başlatılan ilamsız icra takibine, davalı tarafın haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkili ile davalı taraf arasında --------- akdedildiğini, aradan geçen süreç itibari ile ülkemizde ağır bir enflasyon dönemi yaşandığını, hammadde ile döviz fiyatlarının öngörülemeyen bir şekilde arttığını, ham madde fiyatlarında yaşanan aşırı artışlardan dolayı edimin ifasının müvekkili açısından oldukça güçleştiğini, ifa imkânsız hale geldiğini, yaşanan bu sürecin müvekkilden kaynaklanmadığı gibi öngörülemeyen bir durum olduğunu, bu sebeple davalı tarafa ----------- yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek; "BK. 138. Madde kapsamında belirtilen öngörülemeyen olağanüstü durum sebebiyle hammadde ve döviz fiyatlarındaki artışın neticesi olarak sipariş verilen hazır betonun 31.03.2022 tarihine kadar teslim alınmasının" ihtar edildiğini, müvekkilinin doğrudan sözleşmeyi fesih yoluna başvurmadığını, iyi niyetli ve müşteri memnuniyeti odaklı olarak davalı firmaya 2 aylık makul bir teslim alma süreci tanıdığını, ayrıca ihtarın devamında; "37.01.2022 tarihine kadar sipariş geçilen hazır betonun teslim alınmaması durumunda hazır. beton talepleri için güncel fiyat uygulaması yapılacağının" belirtildiğini, bu ihtara davalı tarafça cevap verilmediğini, 31 Mart 2022 tarihine kadar da verilen beton siparişinin davalı tarafça teslim alınmadığını, teslim alınmamasının sebebinin; davalı tarafın inşaatın yapımı aşamasında gereken izin ve ruhsatları süresinde alamaması olduğunu, davalı taraftan kaynaklanan sebeplerle yaşanan yaklaşık 1 buçuk yıllık uzun bir gecikme sonrasında davalı tarafça 2022 Mayıs ayı başında hazır beton bağlantısı talep edildiğini, güncel bedeller üzerinden ---- davalı tarafın şantiyesine gönderildiğini, bu satışa istinaden ---------------------numaralı fatura tanzim ini, davalının faturayı alarak ticari defterlerine işlediğini ve güncel bedel üzerinden hazır beton fiyatını kabul ettiğini, Faturaya 8 günlük yasal süresi içerisinde herhangi bir itiraz yapılmadığını, bu teslimattan yaklaşık 10 gün sonra davalı taraf yeniden hazır beton siparişi verdiğini, bu seferde 600 m3 betonun davalı tarafın şantiyesine teslim edildiğini, taraflar arasında kararlaştırılan güncel bedel uygulaması yapılarak -------- numaralı faturanın tanzim edilerek davalı tarafa gönderildiğini, ancak her nedense bu faturaya davalı tarafça itiraz edildiğini, yani gelinen aşama itibari ile 16.05.2022 tarihinde güncel m3 bedeli davalı tarafça kabul edilmiş, bu satıma ilişkin fatura ticari defterlerine işlenmiş, ancak yine güncel bedeller uygulanarak tanzim edilen 27.05.2022 tarihli faturanın davalı tarafça kabul edilmediğini, yapılan itirazın tamamen kötü niyetli bir itiraz olduğunu, belirtmiş ve, Yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı gibi; Bu nedenle, Haksız olarak yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, davalının yaptığı haksız itiraz sebebiyle lehimize 9620 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Asıl alacak için temerrüt tarihinden itibaren müvekkil şirket lehine faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yüklenicisi olduğu inşaatlarda kullanılmak üzere beton ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak davacı şirket ile 03.11.2020 tarihli "Hazır Beton Satış Sözleşmesi" akdettiğini, işbu sözleşmeye göre davacının sözleşmede belirtilen beton çeşitlerinin birim fiyatları üzerinden müvekkile beton tedarik etmeyi taahhüt etmiş olduğunu, müvekkilinin ise teslim edilecek hazır beton karşılığı olan 350.000.-TL bedeli sözleşmenin imzası ile defaten ödediğini, müvekkili tarafından 2022 yılının Mayıs ayında 74 m3 hazır beton siparişi verildiğini ve kendisine ------ numaralı fatura tanzim edildiğini, ayrıca yine aynı tarihlerde müvekkili tarafından--- hazır beton siparişini sözlü olarak davacı şirkete iletildiğini ve------ numaralı fatura tanzim edildiğini, fakat işbu faturada yazan bedelin --- tarihli sözleşmeye aykırı olarak farklı bir "birim fiyat" üzerinden hesaplanması sebebiyle ------yevm. numaralı ihtarnamesinin keşide edilmek suretiyle süresi içerisinde faturaya karşı itiraz edildiğini, son olarak müvekkili tarafından---- sınıfı hazır beton siparişi verildiğini, ---------numaralı fatura tanzim edilerek müvekkiline gönderildiğini, fakat bu faturaya karşı yine, faturada yazan bedelin ---- tarihli sözleşmeye aykırı olarak farklı bir birim fiyatı üzerinden hesaplanması sebebiyle ----------------------- yevm. numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı tarafından müvekkiline karşı ---------- sayılı dosyası ile ---bedelli icra takibi başlatıldığını, işbu takibe karşı yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacının ---- tarihli sözleşmede belirlenen hazır beton birim fiyatlarının değiştirildiği iddiasının hukuka aykırı olduğunu, davacının 03.11.2020 tarihli sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatlarının çok üstüne bir birim fiyatı üzerinden fatura tanzim etmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tek taraflı irade beyanı ile m3 birim fiyatı üzerinden yaptığı artışa itiraz ettiklerini, dava konusu sözleşme adi yazılı satış sözleşmesi olup, işbu sözleşmenin Fiyat Değişliği İlkeleri başlıklı 4. maddesine göre; "Mevcut fiyatlar bağlantı bitiminde veya bağlantı bitmese dahi tarihinde, -------- artışlarında karşılıklı görüşülerek ek protokol ile fiyatlar yeniden revize edilerek düzenlenecektir." şeklinde bir ibare bulunduğunu, müvekkili tarafından verilen ilk hazır beton siparişinde tanzim edilen 16.05.2022 tarihli faturaya itiraz edilmemiş olmasının 03.11.2020 tarihli sözleşmenin bütünüyle tadil edildiği anlamına gelmediğini, taraflar arasında imzalanan 03.11.2020 tarihli sözleşmede görüleceği üzere "4 Farklı ---için birim fiyatlar belirlendiğini, bina inşaatında genel olarak kullanılan beton çeşidinin ------ olduğunu, bunun dışında ilk fatura ile gönderilen --------- cinsi betonun inşaatlarda yalnızca zeminde kullanılan beton çeşidi olduğunu, en az kullanılan beton türü olduğunu, --- Tarihli sözleşmede ---- olarak belirlenmiş olup, tanzim edilen faturada hizmet tutarı 600,00-TL/m34*KDV birim fiyatı üzerinden hesaplandığını, haksız ve hukuka aykırı şekilde düzenlenen bu faturaya müvekkili tarafından itiraz edildiğini, müvekkilinin verilen süre içerisinde malları teslim almasının beklenmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı her ne kadar------ Numaralı ihtarname ile Türk Borçlar Kanunu md. 138 uyarınca ülkenin yaşadığı ağır ekonomik koşullardan kaynaklı olarak beton birim fiyatlarında artış olması sebebiyle ifanın aşırı ölçüde güçleştiğini belirtmişse de bu iddiasının tamamen hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin bakiye hazır beton alacağı bulunmakta olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı olarak borcunu ifa etmemesi sonucu müvekkilinin zarara uğradığını, davacı şirket tarafından belirlenen vadelerde betonun teslim edilmemesi sebebiyle müvekkilini kalan bakiye beton ihtiyacını başka bir şirketten temin etmek zorunda kalarak müspet zararı doğduğunu, belirtmiş ve, Yukarıda arz ve izah edilen sebepler ile Sayın Mahkeme tarafından resen takdir buyrulacak sair sebeplerle davacının açmış olduğu haksız ve hukuki dayanaklardan yoksun davasının reddine, icra takibinin davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde başlatmış olması sebebiyle davacı aleyhine 9020'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini, talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA;------ Karar sayılı dosyasında;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın konusu davacı ile davalı şirket arasında akdedilen 03/11/2020 tarihli Hazır Beton Satış Sözleşmesi ilişkin müspet zararların tazmini istemine ilişkin olduğunu, davalı tarafından---- sayılı dava ile aynı sözleşmeden kaynaklı alacak davası açılmış olup işbu dava ile huzurdaki davanın bağlantılı olması sebebiyle; usul ekonomisi, adil yargılanma hakkı ve kararların yeknesaklığı ilkeleri gereğince huzurdaki davanın----- dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, bu davanın bağlantı olması sebebiyle---- dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İnşaat Yüksek Mühendisi, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesap uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten alınan raporda özetle; Sona Erme Bakımından, yüksek enflasyon ve kur artışları hukukumuzda öngörülebilir kabul edildiklerinden tek başlarına aşırı ifa güçlüğü sayılamayacağı, bu durumda Mahkemece sözleşmenin yapıldığı 03.01.2020 tarihinden ihtarnamede verilen 31.03.2022 tarihine kadar geçen süre içerisinde, davalı alıcı tarafından sözleşme kapsamında beton sipariş edilmemesinin akde
tahammül süresini aştığını kabulü halinde, satıcının sözleşmeyi haklı sebeple fesh edebileceği, aksi
halde feshin haksız olacağı ve alıcının, borçlu temerrüdüne binaen seçimlik haklarını kullanabileceği, Asıl Dava Bakımından, Mahkemece, sözleşmenin haklı sebeple fesh olunduğuna kanaat edilerek sözleşmeden sonra davacı satıcı tarafından teslim edilen hazır betonların, işin yapıldığı yer ve zamana göre fiyatlandırılması durumunda, takip tarihi itibarıyla davacı satıcının, davalı alıcıdan 161.010,80 TL alacaklı olacağı, Mahkemece, sözleşmeden haksız dönüldüğüne kanaat edilmesi durumunda ise, davacı
satıcının davalı alıcıdan herhangi bir alacağının olmayacağı, Birleşen Dava Bakımından, Mahkemece satıcı tarafından sözleşmenin haksız olarak fesh
olunduğuna kanaat edilmesi durumunda, karşı davacı alıcının yapmış olduğu fazla ödeme olan 197.308,00 TL’ yi fiili zarar kapsamında, karşı davalı satıcıdan talep edebileceği, yine karşı davacı alıcının dosyanın içine sunmuş olduğu 3. Kişilerden almış olduğu hazır
betonları, taraflar arasındaki sözleşme konusu şantiyedeki inşaat için satın alıp kullanması halinde,
1.268.305,30 TL yoksun kalınan karının oluşacağı,
Mahkemece, sözleşmenin satıcı tarafından haklı olarak fesh edildiğine kanaat edilmesi halinde ise ilgili tutarları karşı davalı satıcıdan talep edemeyeceği bildirilmiştir.
İnşaat Yüksek Mühendisi, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesap uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten alınan ek raporda özetle;
A) Taraflar arasında düzenlenen Sözleşmede özetle; ------ olduğu, hammadde ve maliyet artışlarının karşılıklı görüşülerek ek protokol ile fiyatların yeniden revize edilerek düzenleneceği, işin 03.11.2020 tarihinde başlayıp sözleşme konusu işin tamamlamaması veya tarafların karşılıklı mutabakatları ile sona ereceği...” belirtilmiştir. Sözleşme kapsamında sipariş edebilecek betonun/betonların ve sözleşmedeki diğer iş kalemlerinin miktarı belirtilmemiştir.
b) Davalı sözleşme karşılığı davacıya defaten 350.000.-TL ödeme yapmıştır.
c) Davalının ödediği bedel KDV dahil kabul edilerek sözleşme kapsamında davacıdan aldığı ve alabileceği toplam beton miktarı aşağıda hesaplanmıştır.Sipariş edilen beton cins ve miktarları göz önüne alınarak davalının kalan sipariş miktarı: Bedel: 350.000.-TL - 152.692.-TL = 197.308.-TL -------- Beton miktarı: 197.308.-TL / (180.-TL+KDV) = 929 m3 Sonuç olarak; Davalı sözleşme için ödediği bedel karşılığında davacıdan --- betonu, 548 m3 + 101 m3 + 929 m3 = -----betonu sipariş edebilecekti. Sayın Mahkeme’ce ödenen 350.000.-TL’nin KDV hariç olduğunu kabulü halinde ise;
Sipariş edilen beton cins ve miktarları göz önüne alınarak davalının kalan sipariş miktarı:
Bedel:350.000.-TL – 129.400.-TL = 220.600.-TL
----- Beton miktarı: 220.600.-TL / 180.-TL = 1.225,55 m3 Sonuç olarak; Davalı sözleşme için ödediği bedel karşılığında davacıdan ---- betonu sipariş
edebilecekti.
d) Davalı dava dışı beton firmasından toplam 1.006,50 m3 beton sipariş etmiştir. Buna göre sözleşme için ödenen 350.000.-TL’nin; KDV dahil olduğunun kabulü halinde; 1.006,50 m3 – 929,00 m3 = 77,50 m3 fazla
beton alınmış olduğu, KDV hariç olduğunun kabulü halinde; 1.006,50 m3 – 1.225,55 m3 = 219,05 m3
eksik beton alınmış olduğu, hesaplanmaktadır.
e) Sayın Mahkemece Sözleşmenin satıcı tarafından haklı olarak feshedildiğine kanaat
getirilmesi durumunda satıcıdan talep edemeyeceği miktarlara aşağıda hesaplanmıştır.Sözleşme için ödenen 350.000.-TL’nin KDV dahil olduğunun kabulü halinde 929,00 m3 beton sipariş edilebileceği göz önüne alınarak yapılan hesaplama; Sözleşme için ödenen 350.000.-TL’nin KDV hariç olduğunun kabulü halinde en fazla
1225,55 m3 beton sipariş edilebileceği göz önüne alınmakla birlikte fiili olarak alınan beton miktarı göz önüne alınarak yapılan hesaplama;
f) Dava dışı şirketten alım esnasındaki hazır beton fiyatların piyasa fiyatlarına göre makul olup olmadığı hususunda yapılan incelemede aşağıdaki tespitler yapılmıştır. --------olarak belirlenmiş olup, inşaat işlerinde hızlı fiyat artışları olması nedeniyle yıl içinde toplam 3 kez yeni fiyat değişikliğine gidilmiştir. Bunun yanında internet ortamında yapılan incelemede ---- olduğu görülmüştür. Sonuç olarak dava dışı şirketten alım esnasındaki hazır beton fiyatların piyasa fiyatlarına uygun ve geçerli
olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;Asıl dava, cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icar takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen dava, hazır beton sözleşmesi uyarınca edimin ifa edilmemesinden kaynaklı müspet zararın tazmini istemine ilişkindir. araflar arasında 03.11.2020 tarihinde Hazır Beton Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede ile davacı birleşen davada davalının satıcı, davalı birleşen dava davacısının alıcı sıfatına haiz olduğu, Bu sözleşme ile, taraflarca sözleşmede belirlenen birim fiyat üzerinden, alıcının şantiyesinin ihtiyacı olan hazır betonu teslim edilmesini satmayı vadettiği, dosya içerisindeki satıcı cari kayıtlarına bakıldığında, alıcıdan peşin olarak bir kısım çek alındığı ve peyderpey kamyonlarla hazır beton teslim edildiği,
Mevcut durumda taraflar arasındaki sözleşmenin ard arda teslimli satış sözleşmesi olduğu, Dava konusu olaya bakıldığında, hem malların teslim vadesi hem de sözleşme süresi bakımından kesin vadeli bir süre tayin edilmediği, sözleşmenin 7. Maddesinde sözleşme konusu işin tamamlanması ile sözleşmenin sona ereceğinin kararlaştırıldığı, bu hüküm nazara alındığında sözleşmenin alıcının şantiyesindeki hazır beton ihtiyacı bitene, alıcının siparişleri sona erene kadar devam edeceği, bu durumda sözleşme kesin süreli olmamakla birlikte, sözleşme süresinin belirlenebilir bir vadeye bağlanması sebebiyle sözleşmenin belirli süreli olduğu, fakat alıcının şantiyedeki beton ihtiyacı bitmediği anlaşıldığından sözleşme süresinin dolmadığı, Davacı karşı davalı satıcı tarafından ---------yevmiye numaralı ihtarname ile BK. 138. Maddesi kapsamında aşırı ifa güçlüğüne binaen hammadde ve döviz fiyatlarındaki artışın neticesi olarak sipariş verilen hazır betonun 31.03.2022 tarihine kadar teslim alınması aksi halde aynı tarih itibarıyla sözleşmenin fesh edileceğinin beyan edildiği, Hukukumuzda tek başına enflasyon ve döviz kur artışlarının aşırı ifa güçlüğü kapsamında değerlendirilmediği, yine ard arda teslimli satışlarda niteliği gereği teslimin belirli bir zamana yayıldığı, bununla beraber 03.11.2020 sözleşme tarihi nazara alındığında ve davacı satıcının dilekçe ekinde dosyaya sunduğu cari kayıtlara bakıldığında, ilk mal tesliminin ---- tarihinde yapıldığı, davacı satıcının göndermiş olduğu ----- ihtarname tarihinden önce hazır beton sipariş veya teslim edildiğine dair bir belge ya da bilgiye dosya içerisinde rastlanılmadığı, Mevcut durumda yüksek enflasyon ve kur artışları hukukumuzda öngörülebilir kabul edildiklerinden tek başlarına aşırı ifa güçlüğü sayılamayacağı, bu durumda Mahkemece sözleşmenin yapıldığı 03.01.2020 tarihinden ihtarnamede verilen 31.03.2022 tarihine kadar geçen süre içerisinde, davalı alıcı tarafından sözleşme kapsamında beton sipariş
edilmemesinin akde tahammül süresi içinde olduğu, davalı birleşen dosya davacısının başlangıçta ödeme yapmış olduğu, yapmış olduğu ödeme karşılığında teslim edilmesi gereken beton miktarının tesliminin talep edilebileceği, davalı birleşen dosya davacısının yapmış olduğu ödeme karşılığında talep edebileceği beton miktarına ilişkin yapılan hesaplamalar gereğince, ödenen 350.000,00-TL bedelden teslim edilen beton miktarları (152.692,00-TL) düşüldüğünde 197.308,00-TL'lik daha davalı birleşen dosya davacısının beton sipariş edebileceği, bununda anlaşılan bedel 180+KDV olduğu değerlendirildiğinde 929 m3 beton alacağının oluştuğu, bu miktar yönünden piyasadan davalı birleşen dosya davacısının temin ettiği fiyatla KDV hariç 968.660,00 TL olduğu, KDV dahil 1.143.018,00-TL olduğu, davalı birleşen dosya davacısının ıslah dilekçesi ile 968.660,00-TL talep ettiği, açıklanan gerekçelerle talebinin yerinde olduğu, birleşen davanın kabulü, asıl davanın reddi gerektiği, 05/10/2022 tarihli ihtarnamenin tebliğinden iki iş günü sonrası olan 14/10/2022 tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, tarafların tacir olması sebebiyle avans faiz istenebileceği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Asıl davada, Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Asıl Davanın REDDİNE, şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
2-Birleşen Dosya olan ----- sayılı davanın KABULÜ ile, ---- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ---alınarak davacı ------- ödenmesine,
3-Asıl dosya yönünden, Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca--- arabuluculuk ücretinin ------ tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-Birleşen dosya yönünden, Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin birleşen dosya davalısı ----- tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Asıl Davada; Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL harçtan peşin alınan 1.944,62-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.517,02-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde asıl dosya davacısına iadesine,
6-Birleşen Davada; Karar ve ilâm harcı olan 66.169,16-TL harçtan peşin ve ıslah suretiyle alınan 16.543,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 49.625,28-TL harcın birleşen dosya davalısından tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
7-Asıl davada; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin asıl dosya davacısından tahsili ile asıl dosya davalısına ödenmesine,
8-Birleşen davada; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 147.612,40-TL vekalet ücretinin birleşen dosya davalısından tahsili ile birleşen dosya davacısına ödenmesine,
9-Asıl Davada; Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
10-Asıl ve Birleşen davada; ---- tarafından yatırılan 16.543,88-TL harç ve 8.083,00-TL yargılama gideri olmak üzere, toplam 24.626,88-TL'nin ---tahsili ile davalı birleşen dosya davacısı --- ödenmesine,
11-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğniden itibaren 2 hafta içerisinde---- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.12/07/2024