T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/406
KARAR NO : 2024/783
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/06/2022
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı şirketin 2004 yılında kurulduğunu, kuruluşundan bu yana başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok farklı pazarına plastik hammaddeleri ihraç etmekte olup ---- Odası'ndan düzenli olarak "İhracat Ödülü '' aldığını, Türkiye'de sadece ---- tarafından üretilen birçok ürünün Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı ---- Ar-Ge Merkezi'nde geliştirildiğini, davacı şirketin ---- gibi ülkemizin önde gelen stratejik kurumları ile -----gibi firmalar başta olmak üzere ülkemiz sanayisinde yer alanı birçok lokomotif şirketin de plastik hammadde çözüm ortağı olduğunu, davalının davacı şirket ile 04.12.2017-05.04.2021 tarihleri arasında Ar-Ge Proje Yöneticisi/Ar-Ge Mühendisi pozisyonunda çalıştığını, davalının 08.02.2021 tarihli dilekçesiyle “ailevi nedenlerden dolayı iş akdini kendi isteğiyle sonlandırmak istediğini” beyan ederek istifa ettiğini, davalı'nın Temmuz 2021'de, ---- çeşitli alanlarla rakibi konumunda olan ve daha önceleri tedarikçisi olan ---- Şirketi'nde (eski unvanı: ---Şirketi) (----) çalışmaya başladığının tespit edildiğini, davalının -----şirketinde de aynı görevde Ar-Ge Yöneticisi olarak çalıştığının anlaşıldığını, davalının rekabet etmeme yükümüne aykırı davrandığını, davacı şirkete cezai şart ödenmesi gerektiğini, ihtarlara rağmen cezai şartın ödenmediğini, davalının rekabet etmeme borcunu ihlal ettiğini, davalının rekabet etmeme borcuna aykırı davrandığını ileri sürerek davalının 158.702,33-TL tutarındaki cezai şartı, ----- işe girdiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davacı şirkete ödemesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin Davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davalının çalışmakta olduğu kurumun rekabet yasağı sözleşmesi ile belirlenen coğrafi bölge dışında olduğunu, davalının çalışmakta olduğu ---- Şirketi ile davacı şirketin çalışma alanlarının birbirlerinden farklı olduğunu, iki şirketin rakip firmalar olmadığını, davacı firmanın mühendislik plastikleri üretirken, ---- şirketinin --- ve yüksek dolgulu ----’lar ürettiğini, davalının davalı firmaya çalışmaya başladığında oldukça yetkin ve donanımlı bir durumda olduğunu, davacı firmadan aldığı bilgileri iş yaşantısında kullanmasının söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Mahkemenin cezai şarta hükmetmesi halinde davalı açısından hakkaniyete uygun bir tenkis gerektiğini savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Rekabet etmeme yükümlülüğünün ihlali iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir.SGK kayıtları, özlük dosyası celp edilmiştir.Mahkememizin 01/11/2022 tarihli ön inceleme duruşma ara kararı ile dosya uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmek üzere alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, Prof. Dr.---- tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...; Davalının 04.12.2017 tarihinden 05.04.2021tarihine kadar davacı şirkette çalıştıktan sonra istifa yoluyla işten ayrıldığı, aynı gün merkezi ---- olan ----- işe başladığı, her iki şirkette ARGE yöneticisi olarak çalıştığı, davalının çalıştığı şirketlerin ana faaliyet konularının ve sektörlerinin aynı olduğu, davacının, rekabet yasağına dair imzalanan ek protokolün imzalanması aşamasında iradesinin sakatlandığına, sözleşmeyle sınırlama getirilen ---- bölgesi dışında çalıştığına, coğrafi alan sınırlaması ve sektörel farklılıklar sebebiyle rekabet yasağı anlaşmasının geçersiz olduğuna dair savunmalarına itibar edilmesi halinde davacı şirketin cezai şart talep edemeyeceği, Mahkemece, taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu ve davacı şirketin cezai şarta hak kazandığının kabul edilmesi halinde, davalının aylık brüt ücreti üzerinden, davacı şirketin 12x16.590,14=199.081,68 TL (Talep 158.702,33) cezai şart talep edebileceği, Gerek işçinin rekabet yasağı yönünden TBK.m.445/2 hükmü gereğince gerekse genel hüküm niteliğindeki TBK.m.182/3 gereğince cezai şartın indirilip indirilmeyeceğinin Mahkeme'nin takdirinde olduğu ...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.Davacı tanığı ... talimat Mahkemesi aracılığı ile alınan beyanında ;''Ben davacı şirkette arge müdürü olarak 2014 yılından bu yana çalışmaktayım. Davalı ...'da şirketimizde bana bağlı olarak çalışan mühendislerimizden biriydi. Davalı 2017-2018 yıllarında çalışmaya başladı. 2021 yılında işten ayrıldığını hatırlıyorum. Davalı kendi isteğiyle istifa ederek işten ayrıldı. Davalının işe alınma sürecinde ben gerekli görüşmeleri yaptım. Yine aynı şekilde iş akdi sonlanırken işi bırakması halinde başka rakip bir firmalarda iki yıl süreyle çalışmaması gerektiğini aksi halde sözleşme gereği tazminatla yükümlü olduğunu hatırlattım. Kendisinin rakip firmalarda artık özel sektörde çalışmayacağını, çalışırsa da farklı alanlarda iş yapacağını söyledi. Davalıyı işe alırken ben haricinde insan kaynaklarımızda kendisinin işe alınması sürecinde gerekli görüşmeleri yaptılar. O zaman da sözleşmesinde böyle bir madde bulunduğu söyledi. Zaten bu sözleşmeleri kendisine teslim ettik. İmzalaması gerektiğini söyledik. Kendisi de razısı ile bu şirketimizin rekabet hususundaki hassasiyetini bilerek işi kabul etti. Yaklaşık üç yıla yakın yapmış olduğu çalışma süresinde de zaten şirketin rekabet yasağı ile alakalı politikasını da bilen biriydi. İşten ayrıldıktan sonra kendisiyle görüştüğümde rakip firmamız olan ---- isimli firmada yine arge müdürü (mühendis) olarak çalışmaya başladığını söyledi. Bizim firmamız plastik granür üretimi yapan bir firmadır. ---- da plastik granür üretmektedir. Biz ----- isimli firma ile hem rakip hemde bazı durumlarda tedarikçi firmamız olduğu için bir nevi ticaret içerisindeyiz. Davalı bizim firmamızda çalışırken bu ----- isimli firmayı biliyordu. Çünkü aynı sektörde olduğumuz için davalıda bu firmayı tanırdı. Davalı ile telefon görüşmesi yaptıktan sonra ben kendisinin ---- da işe başladığını yönetim ile paylaştım. Zaten kendisinin sosyal mecralarda da çalıştığı iş yerini ----- olarak güncellemiştir. Davalı bizim firmamızda arge proje yöneticisi olarak çalışıyordu. Arge proje yöneticisinin görevi müşteriden gelen talepler doğrultusunda ----- know how'ını kullanarak bir özel formül geliştirip bunu numune üretiminden sonuçlarının müşteriyle paylaşılmasından ihtiyaç halinde müşteri ile birebir temasta bulunmakta da sorumludur. Davalının şuan çalıştığı ----- isimli firmada da anlatmış olduğu şekilde çok benzer bir iş yapmaktadır. Firmamızda çalıştığı sürede edinmiş olduğu bilgiler, tecrübeler, formülleri ve özel prosesleri kullanarak müşterilere teklifte bulunduğu bilgisi aldık. Şirketimizin bu sebeple işlerin azalıp azalmadığını muhasebe kısmı bilmektedir. Benim bu hususta bir bilgim yoktur. Müşterilerimizden ----- giden olup olmadığını bilmiyorum ama olabileceğini kanaatindeyiz çünkü müşterilerimizin verdiği sözlü beyanlardan bunu anlıyoruz. Hatta daha sonra davalının bizim ürettiğimiz ürüne çok benzer hakkında yurt dışında konferans verdiği bilgisini de aldık. Bu ----- isimli firmanın fabrikası ----- olduğunu biliyoruz ancak şirket merkezinin ----- olduğunu biliyoruz. Davacı vekilinin talebi üzerine sorulduğunda;''bizim şirketimizin müşteri portföyü yoğunlukta ---- olmakla beraber tüm Türkiye geneline de yayılmıştır. ----- isimli firmanında bizimle benzer iş yapması sebebiyle onlarında yoğunlukta müşteri çevresi ----- bölgesidir. Tanıklık ücreti istemiyorum dedi. Benim bildiklerim bundan ibarettir.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... talimat Mahkemesi aracılığı ile alınan beyanında;'' Ben davalı şirkette 2017/2019 yılları arasında arge proje yöneticisi olarak görev yaptım, daha önce mühendis olarak başladığım şirkette yönetici olduktan sonra farklı bir iş durumu ortaya çıktığından dolayı ayrıldım, şuanda ---- de --- firmasında çalışıyorum, davalı ... benim davacı şirkette arge yöneticisi olduğum dönemde arge mühendisi olarak çalışıyordu aramızda herhangi bir hierarşik bağ yoktu, yalnızca çalışma arkadaşımdı, davalı benim davacı şirketten ayrıldığım tarihten daha sonra ayrılmış, mutlu olmadığını biliyordum ancak neden ayrıldığına ilişkin doğrudan bir bilgim yoktur, davacı firma otomotiv beyan eşya, elektrik elektronik gibi alanlarda teknik plastik malzemelerin üretimine yapan bir firmadır, bizim çalışma şeklimiz müşterilerin talebi üzerine arge mühendisleri olarak kombinasyon çalışması yapmaktı, bizler teknik işlemlerle alakalı müşterilerle haricen muhatap olabiliyorduk ancak bundan davacı şirketin haberi oluyordu, davacı ile kendi yaptığım hizmet sözleşmesinde hatırladığım kadarıyla 2 yıl boyunca rakip firmada ve tedarikçide çalışamayacağıma ilişkin ve bunun da ---- ile ---- bölgesinde uygulanacağına ilişkin kayıt bulunuyordu, ----- sözleşmesini görmediğim için bir şey diyemeyeceğim, davalı davacı firmadan ayrıldıktan sonra ----- isimli bir firmaya geçmiştir, bu firma boya, film ve ambalaj sektörüne yönelik katkı ve boya ürünleri üretmektedir, bu firmanın davacı ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini zannetmiyorum, Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: ''Arge biriminde çalışan mühendisler kendilerine satış yapılan tüm müşterilerin proje detaylarını görebilecek yetkideydiler,tanıklık ücreti istemiyorum,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... Mahkememizin 14/05/2024 tarihli celsede alınan beyanında:'' ben malzeme mühendisiyim. 8 yıldır satış ve pazarlama üzerine çalışmaktayım, ben 2016 yılında ----- firmasında işe girdim, yaklaşık 5,5 yıl çalıştım, davalı ... ile aynı departmanda değildik, nasıl işten ayrıldığını bilmiyorum, ----- şirketinin iş yeri ----- arasında bir yerdedir, ---- serbest bölgesi diye geçmektedir, bildiğim kadarı ile ---- sadece ----- de çalışmaktadır, başka bir yerde iş yeri yoktur, ... Ar-Ge bölümünde çalışmakta idi, ----- Bey sadece kendisine gelen projelerdeki isimleri ve dataları bilebilir, davalı ... ile davacı arasında ben çalışırken aralarında bir husumet yoktu, ben ---- şirketinde satış departmanında idim, ----- Bey ayrıldıktan sonra da işler mevcut şekli ile devam etti, ben ayrılana kadar o şekilde idi, ben ---- Bey ile ----- firması arasında bir husumet olduğunu duymadım, bir şahitliğim de bulunmamaktadır, ---- Bey ---- şirketinde Ar-ge departmanında çalışır, Ar-ge olarak yalnızca ürün geliştirir, teknik konularla ilgilenir, ----- şirketinin iş yeri ---'dedir, ---- de fabrikaları var, ---- ---- - satış ofisi bulunmaktadır, yöneticilerin bazıları haftanın bir kaç günü ---- satış ofisine gelirler, ---- Bey ---- de çalışır, ---- ofis ile ---- Bey in bir ilişkisi yoktur, çok iyi bilmemek ile birlikte ---- şirketinde 1 yıl çalıştı diye biliyorum, daha sonra ----- de bir ---- firmasında işe başladı, ---- şirketinde çalışırken ---- Bey ----- de oturmakta idi, ben 2021 yılında 5,5-6 ay gibi ----- şirketinde yine satış departmanında çalıştım. Tanıklık ücreti talebim yoktur.,davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda:'' ----- ile ---- firması plastik sektöründe çalışmaktadır, ----- firması teknik mühendislik plastikleri üretmektedir, genellikle otomotiv, beyaz eşya, elektrik/elektronik sektörleri için üretir, ---- ise plastik boyalar, katkılar ve dolgu malzemelerini genellikle ambalaj sektörü için üretir. ----- şirketi ambalaj sektöründe çalıştığı için teknik personelik müşteriye gitmesine ihtiyaç olmaz ben ---- çalıştığım süre de satış departmanı olarak teknik ekiple birlikte hiç müşteriye gitmedim,', Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda:'' ben 2021 yılında ---- ayrıldım ancak ---- bey den önce miydi sonra mıydı hatırlamıyorum, ben mayıs ayında ayrıldığımı hatırlıyorum, sonra ben ---- şirketine geçtim , ---- Bey de ---- şirketinde çalışmaya başladı, ----- Bey in müşteriler ile birebir görüşerek ürün tanıtma gibi bir durumu olmuyordu, belki teknik bir sebeple çözülmesi gereken bir şey var ise gitmiştir, ancak ben satış departmanında olduğum halde ben bile gitmiyordum, çünkü ----- yurt içi ve yurt dışında distribütörü vardır müşteriler ile iletişimi vardır, bizim satış departmanı olarak gittiğimiz durumlar distribütör ile olabiliyordu ancak bu çok sık olmaz, Ar-ge departmanı müşteriler ile görüşmeye gitmez, ben bunu ---- Bey ile çalıştığım dönem için net olarak biliyorum ancak üründe bir sorun çıkar ve bunu satış departmanı çözemez ise ve bu da teknik bir sorundan kaynaklanıyor ise ya distribütörden biriyle yahut satış departmanından bir kişi eşliğiyle gider,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık beyanlarına karşı taraf vekillerince beyan dilekçesi sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamından; Dava, TBK 444 vd. maddeleri uyarınca iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırılık iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Rekabet yasağının düzenlendiği 6098 sayılı TBK'nın 444 Maddesinde;" Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir."
Sınırlandırılması başlıklı 445. maddesinde;"Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir."Aykırı davranışların sonuçlarının düzenlendiği 446. Maddesinde; "Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür.Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir."
Sona ermesi başlıklı 447. Maddesinde; "Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer.
Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer." şeklinde düzenlenmiştir.Taraflar arasındaki 04/12/2017 tarihli Rekabet Etme ve İşçi Ayartma Yasağı Hakkındaki Ek Protokolde; "Ücretli, İşveren nezdindeki işi, görevi, pozisyonu değerlendirilmeye alınarak, yasal düzenleme çerçevesinde, İş Sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesinden itibaren iki (2) yıl süre ile İşverenin açık yazılı ön onayı olmaksızın, İşveren'in fillen çalışmış veya halen çalışmakta olduğu tedarikçi, bayi, distribütör, acente ve/veya Müşterilerinden herhangi birinde ve/veya İşveren'in ana faaliyet konusunda çalışan rakip bir firmada, ---- ve/veya ---- Bölgesi ile sınırlı olarak, Ücretli'nin işi ve görevi kapsamında (ve bu görev dahilindeki bilgilerini, tecrübelerini kullanmak suretiyle bağlantılı yapabileceği diğer pozisyon, işler ve görevler de dahil olmak üzere), kendi nam ve hesabına, doğrudan veya dolaylı olarak, İşveren ile rekabet içinde bulunacağı bir işletme açmamayı, İş yapmamayı, şirket kurmamayı veya rakip bir işletmede her ne sıfatla olursa olsun (ortak, Ücretli, danışman, müşavir vs.) olarak çalışmamayı veya böyle bir Işletme ile başka bir menfaat ilişkisi içinde bulunmamayı ve herhangi bir görev, pozisyon ve sıfatla her türlü haksız rekabet ortamı yaratacak çalışmalarda bulunmamayı, bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla kisaca İşveren ile rekabet etmemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder,.... ili) Yukarıdaki şıklarda yazılı talepler ile birlikte, İşveren'in diğer tazminat, ceza ve talep hakları, Müşterileri tarafından bu sebeple rücu edilecek cezai şart, tazminat, masraf meblağları saklı kalmak kaydıyla, herhangi bir zarar doğup doğmadığına bakılmaksızın, ihlalin tespiti yeterli olmak kaydıyla, ihlal herhangi bir aşamada durdurulsa bile, her bir ihlai durumu için son aylık brüt maaşının 12 (oniki) katı kadar cezai şart ödemesini talep etme hakkı mevcuttur..." şeklinde düzenlendiği görülmüştür.Tüm bunlardan, TBK 444 vd. Madde düzenlemelerinden işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten ve rakip işletmede çalışmaktan kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği anlaşılmakla birlikte rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliğinin yine kanuni düzenlemeler ile sınırlandırıldığı, bu kapsamda işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde ve yasaklı bölge kapsamındaki rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması gerektiği, uyuşmazlık halinde Hâkimin işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde "yer, zaman ve işlerin türü" bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeren aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki sözleşmede rekabet etmeme yasağının "---- ve/veya ----- Bölgesi" şeklinde düzenlendiği, düzenlemenin belirsiz ve geniş bir coğrafi alana tekabul ettiği, TBK 445. Madde gereğince sınırlama yapılması gerektiği anlaşılmakla öncelikle somut olay yönünden bir takım tespitlerin yapılması gerektiği;-Öncelikle, davacı şirketin fiilen ----- İlinde yerleşik bir firma olduğu,
-Davacı tarafından, davalının merkezi ---- bulunan ----- şirketinde Ar-Ge Yöneticisi sıfatıyla işe başlamasının rekabet etmeme borcuna aykırı olduğu iddiasının ileri sürülerek huzurdaki davanın açıldığı, davalı tarafından ----- İl sınırları içinde çalıştığının savunulduğu, bu kapsamda --- Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden celp edilen müzekkere cevabından ve sunulu hizmet döküm cetvelinden davalının dava dışı --- şirketinin ---- İl sınırları dahilindeki işyerinde çalıştığı, dava dışı şirketten celp edilen işçi özlük dosyasında davalının 05/04/2021 tarihinde Ar-Ge Müdürü olarak işe başladığı, iş sözleşmesinde çalışma yerinin dava dışı işverenin "-----" sınırları içinde işyerleri olarak belirtildiği, davalıya ait mernis adresinin "----" olduğu, sunulan abonelik sözleşmelerinden davalının ----- sınırlarında doğalgaz ve elektrik abonelikleri yaptırdığı, dinlenen davalı taraf tanıkları beyanlarında davalının dava dışı şirketin ----- İli'nde bulunan fabrika niteliğindeki işyerinde çalıştığını beyan ettikleri, davacı taraf tanığının bu hususta bir beyanda bulunmadığı,
-Davalının fiilen çalıştığı tespit edilen --- İli'nin ---- Bölgesinde bulunmayıp, ----- Bölge sınırlarında yer aldığı,
-Alınan ---- ve ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından, dava dışı ---- şirket merkezinin---- olduğu, ---- ilinde şube işyerleri bulunduğu, ----- şirket merkezinin "satış ofisi" niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır.Tüm bunlardan, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin belirsiz ve geniş bir coğrafi alana tekabul ettiğinden TBK 445. Madde gereğince sınırlama yapılması gerektiği, bu kapsamda iddianın ileri sürülüş şekli dikkate alındığında coğrafi sınırın ---- İli olarak kabul edilmesi halinde dahi dava dışı ---- şirketinin ----- adresli işyerinin şirket merkezi olup "satış ofisi" niteliğinde olduğu, davalının Ar-Ge müdendisi müdür olarak fiilen ----- İli'nde bulunan fabrikada çalıştığının SGK'dan celp edilen resmi kayıtlarla da desteklenen tanık beyanlarıyla sabit olduğu, davalının dava dışı şirkette üstlendiği görevin satış ofisinde bulunmayı gerektirmediğinin hayatın olağan akışına uygun bulunduğu gibi dosya kapsamında aksi yönde bir delil bulunmadığı, davacının ihlal iddiasına konu ettiği "-----" ilinde kendisinin de fiilen yerleşik bulunmaması karşısında ----- ilinin gerek coğrafi gerek ekonomik bakımdan çok sayıda şirketçe şirket merkezi olarak tayin edilmesi gerçekliği de dikkate alındığında rekabet etmeme yasağına ilişkin coğrafi sınırın "fiilen çalışılan yer" dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği, aksi kabulün Anayasa ile güvence altına alınan çalışma özgürlüğünün ihlali sonucunu doğuracağı, rekabet etmeme yasağı iddiasının TBK 444 ve devamı maddelerine göre "bölge, süre ve iş kolu" şartları yönünden değerlendirilmesi ve üç koşulun birlikte gerçekleşmesi halinde varlığının kabul edilmesi gerektiği, bu kapsamda somut olayda "bölge" şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla diğer yönlerden inceleme ve değerlendirme yapılmasının dosyaya katkı sağlamayacağı sonuç ve kanatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL harçtan peşin alınan 2.710,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.282,64-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.