T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/300
KARAR NO: 2024/773
DAVA: TAZMİNAT (ÖLÜM VE CİSMANİ ZARAR SEBEBİYLE AÇILAN TAZMİNAT)
DAVA TARİHİ : 04/02/2020
KARAR TARİHİ : 18/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ...'in kullanmakta olduğu ---- plakalı araçla 19.08.2019 günü saat 18:30 sularında yaya olan davacıya çaptığını, bu nedenle davacının ameliyat geçirerek ayağına platin takıldığını, dönerci ustası olarak kazanç sağlamakta iken artık işini yapamaz duruma geldiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın, 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava şartının yerine getirilmediğini, olay yerinde yayanın geçiş üstünlüğü olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, meydana gelen kazada davacının kusurlu olduğunu, hesaplanacak olan tazminattan kusurun indirilmesi gerektiğini, tedaviye ilişkin hiçbir belge sunulmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, kaza tarihinden itibaren ticari faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının elde ettiği gelir ve tazminatların mahsup edilmesini, tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, haksız davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça 19.08.2019 tarihinde meydana gelen kazayla ilgili olarak 27.12.2019 tarihinde hasar ihbarında bulunulduğunu, ------ numaralı hasar dosyası açılarak inceleme başlatıldığını, ancak ibrazı zorunlu evrakların eksik olması nedeniyle yeterli değerlendirme ve ödeme yapılamadığını, maluliyet raporunun ilgili Yönetmelik hükümleri gereğince alınması gerektiğini, TRH-2010 tablosu ve 1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacının elde ettiği gelir ve tazminatların mahsup edilmesini, vergilendirilmiş bir gelir bulunmadığı takdirde asgari ücretin esas alınması gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosya incelendiğinde davanın, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.-----Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda özetle;Dosyada mevcut ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulmak üzere hazırlanan 13.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın yerleşim yeri içerisinde olduğu, yan yolun bölünmüş yol olduğu, yolun tek şeritli yol olduğu, mahalde trafik işaret ve levhalarının ve yaya geçidinin bulunduğu, yolun asfalt kaplama olduğu, kazanın gündüz vakti meydana geldiği, yolun düz ve eğimsiz olduğu, yolda görüşe engel bir durumun olmadığı tespit edildiği belirtildiği, dosyada mevcut basit krokide; çarpma noktasının ----- Sokak kavşağında yaya geçidine gelmeden olduğu belirtildiği, Davalı sürücü ... 21.08.2019 tarihinde polis merkezinde verdiği ifadesinde özetle; "19.08.2019 günü saat 18:30 sıralarında benim sevk ve idaremde bulunan ---- plakalı aracımla ----- yan yoldaki --- camii yakınında tek başıma seyir halindeydim. Yolda kasis vardı. Yavaşladım. Sonrasında önümden tanımadığım bir erkek şahıs geçti. Ben de aracımla hareket ederken yine tanımadığım bir erkek şahsı aniden önüme fırladı. Ben mi şahsa dokundum şahıs mı bana mı dokundu fark edemedim. Şahıs yere düştü yaralandı…" şeklinde beyanda bulunduğu, davacı yaya ... 20.0.2020 tarihinde hastanede verdiği ifadesinde özetle; "...Kaldırımdan alt geçit (----- alt geçidi)'ten geçme niyetindeydim. Benimle 3-5 kişi de geçiyordu. Soldan gelen beyaz renkli otomobil bana solumdan vurdu ve ben yere düştüm…" şeklinde beyanda bulunduğu, dosyada mevcut ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulmak üzere hazırlanan 13.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nin ise kusursuz olduğu belirtildiği, dosyada mevcut tüm beyanlar, dava ve cevap dilekçeleri, bilirkişi raporu, olay anına ait video görüntüsünün bulunduğu CD ve basit kroki ile birlikte tüm dosya kapsamındaki mevcut diğer belgeler incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış, her ne kadar dosyada mevcut basit krokide çarpma noktasının ----- Sokak kavşağında yaya geçidine gelmeden olduğu belirtilmiş ise de olay anı kamera kaydından kazanın yaya geçidi mahallinde meydana geldiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde değerlendirme yapılması cihetine gidildiği, davalı sürücü ... idaresindeki araç ile meskun mahaldeki yol üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde trafik yoğunluğundan dolayı duraklaması sonrasında idaresindeki aracı harekete geçirmeden önce gerekli ve yeterli çevresel kontrollerini yapması ve ilk geçiş hakkını yaya geçidi mahallinden karşıya geçmeye çalışan davacı yayaya vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, hareket alanına dair yeterli kontrolleri yapmadan idaresindeki aracı harekete geçirerek mahalde karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yayaya karşı zamanında etkin tedbir almaksızın çarptığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle asli kusurlu olduğu, davacı yaya ... yaya geçidi mahallinden karşıdan karşıya geçmek istediği sırada sol tarafından duraklama halinden harekete geçen davalı sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda, olayın oluş şekli ve mahal özellikleri dikkate alındığında atfı kabil bir kusuru bulunmamakta olduğu, olayda davalı sürücü ...’in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’nin kusursuz olduğu bildirilmiştir.
---- Adli Tıp Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan maluliyet raporunda özetle; 1---- Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 19.08.2019 tarih ve ----- sayılı genel adli muayene raporunda; Yaya geçidinden geçerken araç çarptığı, aracın sol tarafından çarptığı, sağ tarafı üzerine düştüğü, senkop, bulantı, kusma olmadığı, bilinen DM dışında hastalığının olmadığı, sağ femur başında hassasiyet olduğu, kraniyal, servikal hassasiyet olmadığı, batın rahat, defans, rebound olmadığı, nörolojik muayenesinin olağan olduğu, lateralizan bulgu olmadığı, DIR/IDIR: ++/++, pupiller izokorik olduğu, grafilerinin ve tetkiklerinin istenildiği, ortopedi ile konsülte edildiği, ----- Üniversitesi ---- Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 19.08.2019 giriş tarihli epikriz raporunda; Araç dışı trafik kazası yaralanması nedeniyle getirilen hastada sağ femur başında hassasiyet olduğu, diğer tüm sistem muayenelerinin doğal olduğu, NVD olmadığı, grafilerinde sağ femur interkondiler hat boyunca uzanan çok parçalı deplase fraktür tespit edildiği, cerrahi müdahale gerektiği, kişinin 14.07.2021 tarihinde Kurulumuzda yapılan muayenesinde; Ortopedi: Alt ekstremite uzunluklarının sağda 83 cm, solda 84 cm, bilateral uyluk ve kruris çevrelerinin eşit ölçüldüğü, EHA; sağ kalça ekleminde flex: 110°, ext: 0°, abd: 30°, add: 20°, iç rot: 20°, dış rot: 30°, sol kalça ekleminde flex: 115°, ext: 0°, abd: 30°, add: 20°, iç rot: 30°, dış rot: 40° olduğu, bilateral diz eklemlerinde flex: 130°, ext: 0° olduğu, dosyaya ekli grafilerin incelenmesinde ekli CD bulunmadığı görüldüğü, kurulun 29.11.2021 tarih ve ----- karar nolu mütalaasında; 28.04.2021 ve 26.07.2021 tarihli müzekkerelerimizde kişiye yeni çekilecek 2 yönlü sağ femur grafilerinin temin edilmesinin istenildiği ancak gönderilmediğinin görüldüğü cihetiyle; Mevcut belgelere göre ---- ve ---- oğlu 1950 doğumlu ...'nin 19.08.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarihli ---- Sayılı ------ Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Tablo 3.3’e göre engel oranı %5, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre %5+%5, Balthazard formülüne göre alt ekstremite engel oranı % 14, Tablo 3.2’ye göre tüm vücut engel oranı %7 olarak tespit edildiğine göre; 1-Kişinin tüm vücut engellilik oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu, 2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3-Kişiye yeni çekilecek 2 yönlü sağ femur grafilerinin gönderilmesi halinde dosyanın tarafımızdan yeniden değerlendirileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu, dosyaya ekli grafilerin incelenmesinde; 21.09.2021 tarihli sağ kalça grafilerinde sağ kalçada parsiyel protez, femur proksimalde hipertrofik kallus oluşumu görüldüğüne göre ---- ve ----- oğlu, 19/07/1950 doğumlu ...'nin 19.08.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarihli ---- sayılı ----- Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Tablo 3.33a’ya göre kalça protezi, %19 olarak tespit edildiğine göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %19 (yüzdeondokuz) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Aktüerya Bilirkişiden alınan raporda özetle;Davacı ...'nin yaralandığı 19.08.2019 tarihinden, Adli Tıp Kurumu'nun iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği mütalaasına istinaden 19.05.2020 tarihine kadar %100 malul olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği 20.05.2020 tarihinden işlemiş (bilinen) dönem sonu 24.12.2022 vefat tarihine kadar ise yine Adli Tıp Kurumu'nun tüm vücut engellilik oranının 9019 olduğu mütalaasına istinaden bu oran üzerinden hesaplama yapılmıştır.Davalı sigorta şirketince yapılan poliçede Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm limitinin 360.000,00 TL olduğu, davacı ...'nin 19.08.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı %19 maluliyet oranı, %60 kusurlu ve 24.12.2022 tarihinde vefat ettiği dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, yapılan hesaplama sonucu; davacı ... lehine 39.264,77 TL maddi tazminat hesaplandığı, arabuluculuk süreci başlama tarihinin 13.11.2019 olduğu, 06.01.2020 tarihinde anlaşamama şeklinde sürecin bittiği anlaşılmış olup, bu çerçevede Mahkemece kabul edilebilecek başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihte davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceği, kazaya karışan aracın kullanım amacının Hususi Otomobil olması nedeniyle hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği, manevi tazminat talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.Aktüerya Bilirkişiden alınan EK raporda özetle; Davacı ...'nin yaralandığı 19.08.2019 tarihinden, Adli Tıp Kurumu'nun iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği mütalaasına istinaden 19.05.2020 tarihine kadar %100 malul olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği 20.05.2020 tarihinden işlemiş (bilinen) dönem sonu 24.12.2022 vefat tarihine kadar ise yine Adli Tıp Kurumu'nun tüm vücut engellilik oranının %19 olduğu mütalaasına istinaden bu oran üzerinden hesaplama yapıldığı,Davacı ...'nin işbu dava sürecinde 24.12.2022 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle ve Yargıtay yerleşik içtihatları gereği bilinen gerçek bir durum varken varsayıma göre hareket edilemeyeceği ilkesinin benimsendiği dikkate alındığında müteveffa ... adına en fazla yaşadığı tarihe kadar maddi tazminat hesabı yapılabileceği, aynı mantıkla geride kalan hak sahiplerine 24.12.2022 vefat tarihine kadar destekte bulunabileceği açık olduğu, bu nedenlerle müteveffa ... adına şimdiki güncel asgari ücrete göre bir hesaplama yapılamadığı/yapılamayacağı, ancak vefat etmiş olduğu 24.12.2022 tarihi itibariyle lehine hesaplanan 39.264,77 TL maddi tazminat miktarına faiz işletilebileceği, 19.08.2019 tarihinde meydana gelen kaza sebebi ile 04.02.2020 tarihinde işbu davada şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın, 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebiyle ilgili olarak davalı sigorta şirketince yapılan poliçede Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm limitinin 360.000,00-TL olduğu, davacı ...'nin 19.08.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı %19 maluliyet oranı, %60 kusurlu ve 24.12.2022 tarihinde vefat ettiği dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, yapılan hesaplama sonucu davacı ... lehine 39.264,77-TL maddi tazminat hesaplandığı, arabuluculuk süreci başlama tarihinin 13.11.2019 olduğu, 06.01.2020 tarihinde anlaşamama şeklinde sürecin bittiği anlaşılmış olup, bu çerçevede Mahkemece kabul edilebilecek başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihte davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceği, kazaya karışan aracın kullanım amacının hususi otomobil olması nedeniyle hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği, manevi tazminat talebinin Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler, alınan raporlar incelenmiş olup; davanın, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davaya konu trafik kazasında davalı sürücü ...’in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’nin kusursuz olduğu, Davacı ...'nin işbu dava sürecinde 24.12.2022 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle ve Yargıtay yerleşik içtihatları gereği bilinen gerçek bir durum varken varsayıma göre hareket edilemeyeceği ilkesinin benimsendiği dikkate alındığında müteveffa ... adına en fazla yaşadığı tarihe kadar maddi tazminat hesabı yapılabileceği, aynı mantıkla geride kalan hak sahiplerine 24.12.2022 vefat tarihine kadar destekte bulunabileceği açık olduğu, bu nedenlerle müteveffa ... adına şimdiki güncel asgari ücrete göre bir hesaplama yapılamadığı/yapılamayacağı, ancak vefat etmiş olduğu 24.12.2022 tarihi itibariyle lehine hesaplanan 39.264,77 TL maddi tazminat miktarına faiz işletilebileceği, davalı sigorta şirketince yapılan poliçede Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm limitinin 360.000,00-TL olduğu, davacı ...'nin 19.08.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı %19 maluliyet oranı, %0 kusurlu ve 24.12.2022 tarihinde vefat ettiği dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, yapılan hesaplama sonucu davacı ... lehine 39.264,77-TL maddi tazminat hesaplandığı, sigortaya başvuru tarihini belirtir evrak sunulmadığından arabuluculuk sürecinin 06.01.2020 tarihinde anlaşamama şeklinde sürecin bittiği anlaşılmış olup bu tarihte davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceği, kazaya karışan aracın kullanım amacının hususi otomobil olması nedeniyle hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmış olup maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Olayın oluş şekli, tarafların olaydaki kusur durumları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alınarak; Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları davacının kusursuz oluşu da göz önünde bulundurularak manevi tazminat talebinin hakkaniyet ölçüsüne göre tam kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile,
39.264,77 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden, 19/08/2019 tarihinden itibaren, davalı sigorta yönünden (sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 06/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacı mirasçılarına miras payı oranlarında ödenmesine,
25.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den, 19/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacı mirasçılarına miras payı oranlarında ödenmesine,
2-Karar tarihinde alınması gerekli 4.389,93-TL harcın davacı tarafça peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 1355,06-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.034,87-TL (1707,75-TL nin davalı ...'den, 1327,12-TL'nin her iki davalıdan) tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.580,00 TL müzekkere ve tebligat giderinin toplamı olan 4.080,00 TL yargılama gideri ve davacı tarafça peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 1.355,06 TL peşin harç giderinin toplamı 5.435,06 TL'nin davalılar tahsili ile davacı tarafa (davacı mirasçılarına miras payları oranında) ödenmesine,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
7-Maddi tazminata ilişkin, davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya (davacı mirasçılarına miras payları oranında) verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu fatura bedeli 2.880,00 TL ücretin ödenmesine ilişkin davalılara gider avansı yatırmak üzere 2 haftalık KESİN SÜRE verilmesine, bu hususta davalılara muhtıra gönderilmesine, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırıldığında ATK'ya ödeme yapılmasına, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırılmadığında ATK tarafından bedelin davalılardan tahsiline, bu hususta ATK'ya müzekkere yazılmasına,
9-Manevi tazminata ilişkin, davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya (davacı mirasçılarına miras payları oranında) verilmesine,Dair, davacı vekili, davalı vekili ve mirasçının yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.