T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/592 Esas
KARAR NO : 2026/471
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2025
KARAR TARİHİ : 03/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin pazarlama ve işletme hakkına sahip olduğu ---------- reklam alanlarından ----------reklam alanı 20.12.2023 ile 27.02.2024 tarihleri arasında davalı şirkete 119.700,00-TL'ye kiralanmış, anılan bedele ilişkin olarak da davacı şirket tarafından 08.12.2023 tarihli 51.300,00 TL ve 12.12.2023 tarihli 68.400,00 TL tutarlı iki adet fatura düzenlenmiş, davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı şirket tarafından da hiçbir itiraza uğramamıştır. Davalı şirket, 21.12.2023 tarihinde 75.000,00 TL ve 23.08.2024 tarihinde 25.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL ödeme gerçekleştirmiş ancak, bakiye 19.700,00 TL’lik alacak davacı şirket tarafından gerçekleştirilen bütün ikazlara karşın gerçekleştirilmemiştir. Bunun üzerine, 12.11.2024 tarihinde--------- İcra Dairesi’nin ----------- E. sayılı dosya tahtında 19.700,00 TL'nin tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış, davalı şirket aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine, davalı şirket tarafından, 09.12.2024 tarihinde itiraz edilmiş ve takip durmuştur. Yukarıda arz ve izah edilen nedenler muvacehesinde, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalının,--------- İcra Müdürlüğü'nün, ---------- E. sayılı dosyası tahtında başlatılan icra takibine vaki haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli itirazının iptaline, takip konusu alacağımıza, takip talebimizde açıklandığı gibi faiz uygulanması talebimizin de kabulü ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeni ile icra takibi durduğundan, alacağın likit olduğu da nazara alınarak, davalının, alacak miktarının % 20’sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı ve celse duruşma tutanağı tebliğ edildiği, davalının huzurdaki davaya katılmadığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebidir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır.
-------- İcra Dairesi'nin ------------ esas sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor içeriğine göre;
A- Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile; raporun 4.a.1.bölümünde davacı ---------Ş’ nin 2023-2024 yılları yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıla ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
Davalı ---------Ş.’ nin 23/01/2026 tarihinde saat 09:30’da Sayın Mahkeme kaleminde yapılan defter incelemesine katılmadığı, ayrıca defter ve belgelerini sunmadığından davalı şirketi ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır.
B- Davacının Alacak Talebi Yönünden: Davacı/alacaklının ---------- İcra Müdürlüğü’ nün--------- E, sayılı dosyasındaki 19.700,00 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali incelemede; davacı ---------Ş’ nin incelenen kendi ticari defterlerinde; davalı ----------Ş.’ nin açık hesabından 12/11/2024 takip tarihi itibariyle 19.700,00 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ise incelemeye katılmadığı ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşıldığından her iki tarafı ticari defterleri karşılaştırmalı olarak incelenememiştir. Öte yandan; Sayın Mahkemenin talebiyle tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden celp edilen BA/BS kayıtları karşılaştırmalı olarak raporun 4.c.bölümünde incelendiğinde; 2023 yılında davacının davalı tarafa 2 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 105.000,00 TL tutarında “satış” yaptığını, davalının da aynı dönemde davacıdan 2 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 105.000,00 TL “alım” yaptığına ilişkin BA kaydının bulunduğu, tarafların BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Öte yandan davacının incelenen defter kayıtlarında davalı aleyhine borç kaydetmiş olduğu takip dayanağı açık hesap bakiyesinde kayıtlı faturaların BA/BS bildirimine konu edilen faturaları kapsadığı anlaşılmaktadır. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesi BA/BS kayıtlarına dahil etmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/hizmetin teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu hususlar çerçevesinde; davacı/alacaklının --------- İcra Müdürlüğü’nün ---------- E, sayılı dosyasındaki 19.700,00 TL tutarlı asıl alacak talebi yönünden ispat karinelerinin oluştuğunun söylenebileceği, hiç şüphesiz nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır.
C- FAİZ: Raporun 5.bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; davacı/alacaklının takip öncesi için faiz talebinde bulunmadığı, talepte bağlılık kuralı gereği bu hususta ilave bir değerlendirme yapılmamıştır. Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında davacı alacağı için 3095 s.k 2/2 m. kapsamında reeskont avans faizi talep edebileceği değerlendirilmiştir.
Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, " yönünde beyanda bulunulmuştur.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, dosya kapsamı, ticari defter ve kayıtlar ile uyuşmazlığın çözümü bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Somut olayda; Dava konusu faturaların davalıya tebliğ edildiği, yasal süresi içinde faturaya itiraz edilmediği, faturaların ticari defterlere kaydedildiği, BA-BS bildirimlerinin karşılıklı uyumlu olduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, fatura içeriğinin ve hizmetin davalı tarafından kabul edildiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE ,
2----------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 19.700,00 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 19.700,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 1.345,71 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile 730,31 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 702,90 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere gideri, bilirkişi ücreti gideri olarak yapılan 10.155,00 TL olmak üzere toplam 10.857,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 19.700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 03/06/2026
Full & Egal Universal Law Academy