T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/467 Esas
KARAR NO : 2026/398
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2025
KARAR TARİHİ : 24/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; B) OLAY 15.04.2024 tarihinde davacı müvekkile ait ---------plakalı araç ile davalı sigorta şirketi --------Ş.'ye --------- ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarası ile sigortalı ---------- plakalı araç arasında gerçekleşen kaza neticesinde müvekkile ait araçta hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ---------- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, gerçekleşen kaza nedeniyle müvekkilin aracında değer kaybı meydana gelmiş olup bu zararların tazmin edilmesi gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu 49. maddesi hükmü "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde olduğunu, --------- sayılı kararı, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı istemine ilişkin olup değer kaybı ile ilgili emsal nitelikte davalarda uygulama alanı bulmaktadır. Yargıtay uygulamasına göre değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Dolayısıyla iş bu karar sonrası bu metoda göre hesaplama yapılması gerektiğini, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkile ait araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkiline ait --------- plakalı araç --------- model ---------- marka araç olup, kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedelinin yüksek olduğunu, --------- başvuru sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda 52.250,00-TL değer kaybının oluştuğu belirlendiğini, tahkim sürecinde davalı tarafından 156.105,52-TL hasar rücu ödemesi ve 43.894,48-TL değer kaybı ödemesi yapılması ile 200.000,00-TL olan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçe limitinin dolduğunu, davalı sigorta şirketince yapılan ödeme müvekkilin aracında meydana gelen gerçek değer kaybı zararını karşılamadığını, bu nedenle, müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin hesaplanması için bağımsız eksperden rapor talebinde bulunduğunu, talep üzerine hazırlanan ekspertiz raporuna göre müvekkile ait araçta 156.500,00-TL tutarında değer kaybı meydana geldiği tespit edildiğini, ancak bağımsız eksperce dikkate alınan rayiç araç bedellerinin düşük olması nedeniyle müvekkilin aracında gerçekleşen değer kaybının daha yüksek olduğunu, bu nedenle Sayın Mahkemenizce davaya konu --------- plakalı araçta gerçekleşen değer kaybı bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, işbu dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise de herhangi bir ödeme yapılmadığını, 15.04.2024 tarihli kaza neticesinde müvekkilin -------- plakalı aracının uğramış olduğu hasarın onarım ve değer bedellerinin bilirkişi atanarak belirlenmesine, şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere tazminatın davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faiz ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına,karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının vekili --------- aldıkları ekspertiz raporundan bahisle bakiye alacakları olduğunu iddia ederek huzurdaki davayı açtığını, ancak -------- sayılı dosyada dava açılmış ve hüküm kurulduğunu, sonuç olarak davacı tarafın daha önceden hiç dava açmamış gibi işbu davada belirsiz alacak şeklinde talepte bulunması hukuka aykırı olup huzurdaki davanın ''ek dava'' olup olmadığı hususunda davacı vekiline 6100 sayılı HMK m.119 uyarınca süre verilmesini, aksi halde kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi halde HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini, davanın ek dava olarak görülecek olması halinde; hasar onarım ve değer kaybı bedeli ödemesi nedeniyle araç başına teminat limiti dolmuş olup imm limitimiz dikkate alınmasını, davacı tarafın aracı kaza tarihinde ----------Ş tarafından kasko sigortalı olup, hasar onarım bedeli --------- tarafından karşılanmış ve tarafımıza bu hususta 156.105,52 TL rücu edilmiş ve ödendiğini, daha sonra ----------- sayılı dosyada alınan Bilirkişi Raporu ve kalan limitimiz uyarınca 43.894,48 TL değer kaybı ödemesi ferileriyle yapıldığını, ilgili kaza tarihinde araç başına poliçe teminat limitleri 200.000,00 TL olup, araç başına teminat limitinin dolduğunu, İhtiyari Mali Mesuliyet kapsamında poliçeden görüleceği üzere limitimiz 20.000,00 TL olduğunu, nitekim konuya ilişkin I.M.M. Sigortası Genel Şartlan l. Maddesinde teminatın kapsamı; “Madde 1-Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder.” Şeklinde tanımlandığını, ancak; yapılan ödeme ile aracın değer kaybı zararı karşılanmış olup bakiye talep etmeleri yersiz olduğunu, ilgili Bilirkişi Raporundan görüleceği üzere davacıya ait aracın geçmiş hasar kayıtlarının mevcut olduğunu, değer kaybı yönünden yapılan incelemede aracın -------- model olduğu ve kilometre bilgisinin Bilirkişi Raporunda dikkate alınmadığının görüldüğünü,
-------- model bir aracın üretiminde kullanılan metaller hava şartları, kullanım alışkanlıkları ve parçanın ömrü dikkate alındığında 10 yıl ve üstü sürelerde metal yorulması meydana geldiğini, metal yorulması parçanın dayanıklık / direncinin azalmasına neden olduğu gibi herhangi bir kaza ve dış etkide mukavemeti de oldukça zayıf kaldığını, bu nedenle üretici otomobil firmaları antikrozyon garantisi olarak 10-12 yıl süre verdiğini, uzun garanti süresi verilememesi parçanın ömrü ve yapısından kaynaklanmaktadır.
bu yaşta araçlarda kullanıma bağlı yıpranmalar, güneş yanıkları nedenli solmalar meydana gelmektedir. boya işlemi, sac aksamını korozyona karşı koruduğunu, malzemenin sıhhati açısından yapılan bu boya işlemleri ayrıca bakımlı bir genel görünüm sağlamaktadır. yetkili satıcılar, antikorozyon garantisinin, “antikorozyon garantisi en az 6 yıl, modele göre 12 yıl olarak uygulanmaktadır.” şeklinde en fazla 12 sene olarak sunarken inceleme konusu aracın 23 yaşında olması, üretildiği tarihten kaza anına kadar sunulan maksimum süreyi tamamlamış olduğundan, boyanın, sacı koruyuculuk ömrünün tamamlanma noktasına ulaştığını gösterdiğini, aracın yaşı, araç üzerinde oluşan hasar niteliği, tutarı dosyaya ibraz edilen hasar fotoğrafları vb bütün olgular dikkate alındığında araçtaki hasarın bu araç için değer kaybına konu olmayacağını, tüm bu nedenlerle yerleşik Yargıtay içtihatları göz önüne alındığında araçta 43.894,48-TL üzerinde değer kaybı olduğu tespitinin hatalı olduğunu, sonuç olarak davacıya ait araçta bakiye değer kaybı olmadığından davanın reddini, müvekkili şirket tarafından sigortalı araç hususi araç olup sahibinin şahıs olduğunu, K.T.K'nın tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine atıf yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağının belirtildiğini, davacı tarafa HMK m. 119 uyarınca süre verilerek dava türünün aydınlatılmasına, aksi halde kesin hüküm nedeniyle ve belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmaması nedeniyle davanın reddine, araç başına teminat limiti dolmuş olup İMM hususunda kalan limitimizin dikkate alınmasına, yapılan ödeme yeterli olup davacı tarafın bakiye taleplerinin reddine, yasal faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhimize sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmaları nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Huzurdaki dava, trafik kazasından kaynaklı davacının aracında meydana gelen zarar sebebiyle bakiye değer kaybı bedelinin ödenmesi davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.Davacı vekili tarafından sunulan bedel artırım dilekçesinde; " Mahkemenizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasında belirsiz alacak olarak açtığımız davada bilirkişice düzenlenen rapor ile dava dilekçemizdeki talep ve sözlü/yazılı açıklamalarımızı göz önünde bulundurarak bedel artırım dilekçemizi dosyanıza sunuyoruz. 28/11/2025 tarihli duruşmada, sigorta Tahkim Komisyonu dosyasından alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu görülmekle, yeniden rapor alınması talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir. ---------- başvuru sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda 52.250,00-TL değer kaybının oluştuğu belirlenmiştir. Tahkim sürecinde davalı tarafından 156.105,52-TL hasar rücu ödemesi ve 43.894,48-TL değer kaybı ödemesi yapılması ile 200.000,00-TL olan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçe limiti dolmuştur. Bakiye değer kaybı alacağı 8.355,52 TL olmaktadır. İMM limitleri dahilinde bu tutarın müvekkile ödenmesi gerekmektedir. Huzurdaki davamızı fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak 100,00 TL değer kaybı bedeli üzerinden belirsiz alacak davası olarak açmış bulunmaktayız. Netice-i talebimizi fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak 8.255,52 TL daha arttırdığımızı, toplam 8.355,52 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ederiz. İSTEM VE SONUÇ :Yukarıda ayrıntılı şekilde izah edildiği üzere; Davanın bedel artırım dilekçemiz doğrultusunda kabulüne, Toplamda 8.355,52 TL alacağa temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, Her türlü başvuru, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;
Davanın, trafik kazasından kaynaklı davacının aracında meydana gelen zarar sebebiyle bakiye değer kaybı bedelinin ödenmesi istemine ilişkin olduğu,
15.04.2024 tarihinde davacıya ait --------- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi ---------Ş.'ye ---------- ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarası ile sigortalı -------- plakalı araç arasında gerçekleşen kaza neticesinde davacıya ait araçta hasar meydana geldiğinden bahisle değer kaybının talep edildiği,
--------- başvuru sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda 52.250,00-TL değer kaybının oluştuğu belirlendiği, tahkim sürecinde davalı tarafından 156.105,52-TL hasar rücu ödemesi ve 43.894,48-TL değer kaybı ödemesi yapılması ile 200.000,00-TL olan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçe limitinin dolduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında alına bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olması sebebiyle hükme esas alındığı, davacının talep edebileceği değer kaybı zararının 52.250,00 - 43.894,48 = 8.355,52-TL olduğu, davalının İMM poliçe limitinin 20.000,00-TL olduğu, davacının 8.355,52-TL değer kaybı talebinin yerinde olduğu, davalı sigortanın İMM sigortacısı olarak sorumlu olduğu, davacı tarafından davalı Sigorta Şirketi'ne 31.10.2024 tarihli başvuru yapıldığı, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihten itibaren davalı Sigorta Şirketinden faiz talep edilebileceği, kazaya karışan aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE, 8.355,52 TL değer kaybı bedelinin 06/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın ve 143,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile fazla yatırılan 26,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı tarafça yapılan 8.147,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 143,00 TL tamamlama harç giderinin toplamı 758,40-TL'nin davacıya iade edilen kısmından mahsubu ile kalan 732,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 8.355,52 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 24/04/2026