T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/467 Esas
KARAR NO: 2023/105
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/04/2020
KARAR TARİHİ: 24/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirketin, ------ Sayılı dosyası ile açılan davaya itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı olarak kesilen faturalar ödenmemiş ve söz konusu faturaların icra takibine konu edilmiş olduklarını, davadaki taleplerinin 29.296,58 TL asıl alacak olup, ayrıca alacak taraflar arasındaki cari hesap ekstresine ilişkin olup borçlu tarafın temerrüde düşürüldüğünü, , icra takibi süresinde ve hukuka uygun yapılmış olup, Alacağın Mal satımından kaynaklanan Faturalara dayalı ----- Alacağı olduğunu, bir eser sözleşmesi olmayıp alacağın likit ve taraflarca bilinebilir bir alacak olduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mali Müşavir Bilirkişi ------ tarafından mahkememize sunulan kök raporda özetle; Tarafların Tacir olduğu ve aralarında yazılı bir Sözleşmeye dayalı olmaksızın sürdürülen karşılıklı Mal Alım/Satımına dayalı Ticari İlişki bulunduğu davalı Şirketin TL olarak düzenlenen Faturalar ve TL Faturalara ilişkin olarak Davacı Şirkete yapmış bulunduğu TL cinsinden ödemeleri, dayanak belgeleriyle uyum içinde ------ Nolu TL Hesabında kayıt ve takip ettiği, bu kayıtlar sonucunda Davalı Şirketin Davacı Şirkete 31.12.2018 Tarihinde 36.527,75 TL BORÇLU durumda bulunduğu ve bu borcun değişikliğe uğramadan 2019 ve 2020 Yılına devir edildiği tespit edildiği, davalı Şirketin, Davacı Şirketçe USD cinsinden düzenlenmiş Faturalara ilişkin olarak Davacı Şirkete yapmış bulunduğu USD cinsinden Çek ve Senet Ödemelerini, dayanak belgeleriyle Uyum içinde------ Nolu USD Hesabında kayıt ve takip ettiği, Davalı Şirketin Davacı Şirketten 44.358,70 USD ALACAKLI durumda bulunduğu ve bu alacağın değişikliğe uğramadan 2019 ve 2020 yıllarına devir edildiği Talimat yoluyla dosyaya kazandırılan Bilirkişi Raporu ve ekinde yer alan Hesap Ekstreleri incelendiğinde, Davacı Şirketin Davalı Şirketle Hem TL hem de USD bazında gerçekleşmiş tüm ticari işlemlerini-------Nolu Tek bir hesap kodu altında kayıt ve takip ettiği, 2018 Yılı sonu itibarıyla Davalı Şirketten 29.379,59 TL Alacaklı durumda bulunduğu, Davacı Şirketin Ticari Defterlerinde yer alan, ancak Davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı bulunmayan 20.11.2018 Kayıt Tarihli, “31.01.2019 Vad. -------Nolu, Nolu, 25.000 USD Tutarlı Çek” içerikli 126.487,50 TL kayıt ile nasıl hesaplandığı belirsiz olan, bir diğer ifadeyle dayanağı bulunmayan 31.12.2018 Tarihli, 78.153,57 TL Kur Farkı Gelirleri açıklamalı kayıt farklılıklarının bulunduğu, tarafların diğer kayıtların ise birbirlerini teyit etmekte oldukları, Davalı Şirketin Ticari Defter ve kayıtları ile klasör içeriğinde sunulan dayanak belgelerin birbirlerini teyit ettiği, Davacının TL Cinsinden düzenlenen Faturalarının ve buna mukabil Davalı Şirketin TL cinsinden yapmış olduğu ödemelerin TL cinsinden tutulan hesapla uyum içinde oldukları ve sonucuna itibar edilebileceği, buna göre Davacı Şirketin Davalı Şirketten 36.527,75 TL ASIL ALACAKLI durumda bulunduğu, Davacının USD Cinsinden düzenlenen Faturalarının ve buna mukabil Davalı Şirketin USD cinsinden yapmış olduğu ödemelerin USD cinsinden tutulan hesapla uyum içinde oldukları ve sonucuna itibar edilebileceği, buna göre Davacı Şirketin Davalı Şirkete 44.358,70 USD Borçlu durumda bulunduğu, eğer bir kur farkı alacağından bahsedilecekse bunun artan USD/TL kur değerleri karşısında USD Alacaklısı durumunda olan Davalı Lehine bir kur farkı olabileceği, Davacı Şirketin kayıtlarında yer alan, ancak davalı şirket kayıtlarında yer almayan “31.01.2019 Vad. ------Nolu, Nolu, 25.000 USD Tutarlı Çek” Davalı Şirkete İade edilmiş olsa bile, Davalı Şirketin davacı Şirketten USD Bazlı hesapta (44.358.70 USD- 25.000,00 USD-)19.358,70 USD Alacaklı durumda olacağı, Takip Tarihi olan 31.01.2020 Tarihli ------ USD Efektif Satış Kuru olan 5.9913 TL üzerinden; 19.358,70 USD Bakiye 5.9913 Kur ile değerlendirildiğinde; TL Karşılığı (19.358,70 USD X 5,9913 TL
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen KABULÜNE,
1-Davalının------ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu asıl alacak olan 28.387,37 TL yönünden itirazının iptaline, takibin asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya yönelik talebin reddine
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 1.939,14 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 328,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.610,79 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 328,35 TL peşin harç olmak üzere toplam 382,75 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.360,95 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.287,68 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 600,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 18,00 TL sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 909,21 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.279,03 TL'nin davalıdan, 40,97 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.