T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/292
KARAR NO: 2024/60
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 25/04/2022
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/08/2021 tarihinde meydana gelen kazada ----idaresindeki-----plakalı aracın yaya olarak yolun karşısına geçmeye çalışan müvekkilinin dini nikahlı eşi---- çarparak ölümüne sebep olduğunu, meydana gelen kaza hakkında -----Cumhuriyet Başsavcılığının -----Soruşturma sayılı dosyası üzerinden kusur raporu düzenlendiğini, düzenlenen kusur raporu ile -----plaka sayılı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, -----plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunduğunu, sigorta şirketine teminat limitleri içinde ödeme yapması gerektiğine dair düzenlenen ihtarnamenin 03/02/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından eksik evrak talep edildiğini, talep edilen evrakların 08/03/2022 tarihinde gönderildiğini, sigorta şirketi tarafından 15 günlük süre içinde ödeme yapılmadığını bildirdiğinden bahisle meydana gelen kazada müvekkilinin desteği ----- vefat etmesi sebebi ile 1.000,00 TL tazminatın davalı şirketin temerrüte düştüğü 24/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davaya karışan ----- plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 17/06/2021 - 17/06/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, davacı dini nikahlı eşin destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamayacağını, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketi sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.-----Kurumundan aldırılan 30/09/2022 tarihli kusur raporu ile sürücü ------sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahal dışındaki devlet yolunda seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli yaya geçidi bulunan kavşak yaklaşımında hızını asgari düzeye indirmesi, kavşak mahallinde seyir istikametinin sağından kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen müteveffa yayayı zamanında fark ederek zamanında etkin tedbir alması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, mevcut seyri sırasında kavşaktan karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya karşı almış olduğu fren tedbirinin hızı kaynaklı yetersiz kaldığı ve yayaya çarptığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya -----olay mahallinde karşıdan karşıya geçmek için mahalde bulunan yaya geçidini kullanması gerektiği, geçiş yaptığı kavşak mahallinde ise kendi can güvenliği açısından standardı yüksek yolda yol üzerindeki araçların seyir durumlarına ilişkin gerekli-yeterli kontrolü yapması, yolun geçişe uygun olduğuna kanaat getirdikten sonra geçişine başlaması ve geçişi süresince kontrollerini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, yaklaşmakta olan araçlara rağmen kaplamaya girerek geçiş yaptığı esnada dava dışı sürücü idaresindeki otomobilin kendisine çarptığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu sonucu bildirilmiştir.
Mahkememizce-----trafik kürsüsünden alınan bilirkişi raporu 02/05/2023 dosyada bulunan-----Kurumu tarafından hazırlanan 30.09.2022 tarihli rapordaki kusur dağılımına mağdur yaya ve sanık sürücünün değerlendirilmelerinde belirttiğimiz gerekçelerle kusur atıfları yönünden katılmadığımız, 11.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda katıldığımız mağdur yayanın her iki istikamette de güvenli bir şekilde geçişinin yapabileceği anı beklemeden dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak, sanık sürücünün de müteyakkız bir şekilde seyir etmediğinin açık olduğu kanaatimizle yukarıda belirtilen hususlar ışığında dava konusu yaralanmalı trafik kazası olayında; sanık sürücü------ , 4.2.1 maddesinde belirtilen gerekçelerle % 25 (yüzde yirmi beş) oranında Tali Kusurlu olduğu, mağdur yaya ------ 4.2.2 maddesinde belirtilen gerekçelerle %75 (yüzde yetmiş beş) oranında Asli Kusurlu olduğu sonucu bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan 11/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ile iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,davalı tarafından paydaşlara yapılan herhangi bir maddi tazminat ödemesinin olmadığı,
dava dışı herhangi bir kurum/kuruluş tarafından paydaşlara yapılan rücuya tabi herhangi bir ödemenin olmadığı,müteveffanın ve muhtemel çocukların paylarının hesaplanarak devre dışı bırakıldığı, dava dışı paydaşlar
anne ve babanın paylarının hesaplanarak ayrıldığı,müteveffanın çocuksuz vefat ettiği dikkate alınarak; imam nikâhlı eşiyle ileride muhtemel 2 çocuk sahibi olacakları ilkesi ile pay hesabı yapıldığından, davacı eş açısından yeniden evlenme olasılığı kaynaklı tenzil yapılmadığı, davacı paydaş eş ----- hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 1.477.024,63 TL
olduğu, paydaşların toplam zararının 430.000,00 TL ‘lik ZMMS kişi başı teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, paydaş eş ------ZMMS kişi başı teminat limiti kapsamında kalan zararının 288.425,08 TL, ZMMS kişi başı teminat limitini aşan zararının 1.188.599,55 TL olduğu sonucu bildirilmiştir.Davacı vekili, 11/01/2024 tarihli dilekçe ile davalı taraf ile sulh olunduğunu, eldeki davanın adli yardımlı görülüyor olması sebebi ile dava açılış harçları dışında kalan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.Davalı vekili, 12/01/2024 tarihli dilekçe ile davacının feragatini kabul ettiklerini, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, dava açılış masrafı dışındaki yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin beyanı ve icra dairesinin yazı cevabı doğrultusunda konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmemesine ilişkin karar verilmiş olup, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın konusuz kalması nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında 80,70 TL tutarlı kısmı peşin olarak yatırıldığından bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsiline,
3-Taraflar arasındaki anlaşma gereği davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Adli yardım kabul kararı ile suçüstü ödeneğinden karşılanan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 150,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.150,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 256,00 TL posta giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Tarafların vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı görülmekle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin e-duruşma vasıtası ile yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.