T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/226
KARAR NO: 2024/8
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/03/2023
KARAR TARİHİ: 04/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/05/2022 tarihinde meydana gelen kazada müvekkiline ait ----plaka sayılı araca, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan -----plaka sayılı aracın çarpması sonucu hasarlandığını, SBM kayıtlarına göre müvekkiline ait aracın %0, ----- plakalı aracın %100 kusurlu olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin sigorta şirketine yazılı başvuru yapıldığını, sigorta şirketinin süresi içerisinde herhangi bir dönüş yapmadığını, kaza sonucu müvekkili araçta hasar meydana geldiğini, müvekkili araçta meydana gelen hasar bedeli bakımından uğradığı zarar miktarının tam olarak belirlenemediğini bildirdiğinden bahisle 100,00 TL hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekil cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 madde hükmü uyarınca başvuru şartının kanunda belirtilen evraklar ile yerine getirilmediğini, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını bu sebeple müvekkili şirketin de sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar ekine göre yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni araçta oluşan hasar bedeli talebine ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile----- plakalı otomobil sürücüsü ---- kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu,-----plakalı otomobil sürücüsü ---- kazanın meydana
gelmesinde kusursuz olduğu,----- plakalı aracın hasar bedelinin 26.133,73 TL olduğu, ----- plakalı aracın sürücüsünün kusur oranı %100 olması nedeni davacının talep edebileceği tazminatın olamayacağı sonuç ve kanaati bildirilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay -----. HD'nin 23.09.2019 t. -----sayılı kararı).
Somut olayda dava dışı sürücünün kusursuz olduğu, aracın davalı zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır. Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında davacının meydana gelen zararından Karayolları Trafik Kanunun 88. Maddesine göre davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru kadarıyla sorumlu olacaktır, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacının %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sigortalının kusursuz olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına usul ve yasaya uygun olması nedeniyle itibar edilmekle davalı sigortanın sigortalısının kusursuz olması nedeniyle tazminattan sorumlu tutulamayacağından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın 179,90 TL tutarlı kısmı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenecek 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.