T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/272
KARAR NO: 2024/3
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 29/04/2021
KARAR TARİHİ: 04/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu talepler ile ilgili olarak davadan önce ---- müracaat edildiği ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalı, ---- Şirketi’ne -----” nolu
ZMM Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı, sürücü ----sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın, 12.02.2021 tarihinde asli ve tamamen (%100) kusurlu olarak müvekkil ----- adına kayıtlı ----- plakalı araca çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,müvekkile adına kayıtlı -----plakalı araçta 27.511,70 TL tutarında hasar meydana gelmiş olup, dava konusu kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsü ------tamamen kusurlu olması sebebiyle davalı sigorta şirketi bu tutarın tamamından sorumlu olduğu, fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 27.511,70 TL hasar bedeli tutarının kaza tarihi olan 12.02.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KZMMS poliçesi kapsamında, sigorta şirketinden herhangi bir ödeme talep eden ya da sigorta şirketine
karşı sorumluluk yükleyen tarafın sigorta şirketine mutlaka yazılı başvuru yapmış olması gerektiği,müvekkil şirkete ulaşmış bir ihtarname de mevcut olmadığı, öncelikle davacının başvuruda bulunduğunu tartışmasız olarak ispatlaması gerektiği, ekte başvuru evrakı olarak sunulduğu belirtilen
evraklar hiçbir şekilde müvekkil şirkete ulaşmadığı, sigortalı araçta meydana geldiği iddia edilen kazada kusurlu olmadığı, zira branşında uzman bilirkişiler tarafından kaza konusunda inceleme yapılmış,
kazanın meydana gelmesinde davacıya ait aracın %100 olarak kusurlu olduğu tespit edildiği, sigorta sol şeritte ve otoyolda seyir halinde iken orta şeritteki davacı araç aniden kendisini sol şeride atmış ancak
hatalı şerit değiştirmesi sebebi ile sigortalı araç tam olarak duramamış ve çarpışma meydana geldiği,hatalı şerit değiştiren davacı araç olup meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu, Eksper raporundan
da anlaşıldığı gibi kaza hatalı şerit/doğrultu değiştiren -----plakalı araç %100 kusurlu olduğu, bu nedenle müvekkil şirketin Zorunlu Trafik Sigortası Poliçesi kapsamında ödeme yapma yükümlülüğü bulunmadığı, SBM kayıtlarında da sigortalı araca atfedilen kusur "0" olarak gözüktüğü, talep edilen faiz ve faiz oranı fahiş olduğu, müvekkil şirket, temerrüt halinde de olmadığı, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmişlerdir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni araçta oluşan hasar bedeli talebine ilişkin maddi tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan kusura ilişkin rapor alınmıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile----plaka sayılı ---- marka araç (sahibi: -----) (Trafik Sigorta:
----.) sürücü ----- görüşü: “seyir halindeyken yandaki hareketli tır
birden önüme kırdı bende ani fren yaparak kendimi sol şeride attım ve arkadaki araç bana arkadan vurdu,” olduğu ve dava dosyasında bulunan kaza fotoğrafları, kaza krokisi ve görüşler beraber değerlendirildiğinde; sol şeritte araç olup olmadığını tam olarak kontrol etmeden
kendisini sol şeride attığını ifade ettiği ve hasar fortoğraflarında sol köşesinden hasarlandığı da dikkate alındığında orta şeritten sol şeride kontrolsüz olarak giriş yaptığı, üzerine düşen özen ve
dikkati göstermeyerek, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 46 b) Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek, zorunda olmasına karşın ihlal ettiği; aynı kanunun madde 56 a) Şerit izleme “1. Sürücülerin; geçme,dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi
birden kullanmaları,” yasak olduğu ve ihlal ettiği, Madde 84 Araç sürücüleri trafik kazalarında;
“f) Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” Olduğu da dikkate alındığında %100 asli kusurlu olduğu;
---- plaka ----marka araç (sahibi: ----) (Trafik Sigorta: -----
-) sürücü----- görüşü: “sol şeritte 120 km/h seyir halinde iken orta şeritteki
araç aniden kendini sol şeride atarak fren yaptı, ani fren yapmama rağmen araç durmadı öndeki araca arkadan vurdum.” Olarak görüş verildiği ve istikametinde seyir halinde iken kontrolsüz olarak şerit değiştiren araç nedeniyle maddi hasarlı kazanın oluşumunda atfa kabil bir kusuru olmadığı;dava konusu kaza hakkında davacı araç sahibi ve sürücü ----- %100 asli kusurlu olarak değerlendirildiğinden hasar yönünden değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.
Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ----- HD'nin 23.09.2019 t. -----sayılı kararı).
Somut olayda dava dışı sürücünün kusursuz olduğu aracın davalı zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır. Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında davacının meydana gelen zararından Karayolları Trafik Kanunun 88. Maddesine göre davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru kadarıyla sorumlu olacaktır, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacının %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sigortalının kusursuz olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına usul ve yasaya uygun olması nedeniyle itibar edilmekle davalı sigortanın sigortalısının kusursuz olması nedeniyle tazminattan sorumlu tutulamayacağından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın 469,84 TL harçtan karşılanarak bakiye 42,24 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenecek 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.