T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/54
KARAR NO: 2024/10
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/01/2021
KARAR TARİHİ: 04/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirkete verilen hizmet sonrasında hizmet bedeli olarak asıl alacağa ilişkin faturalar düzenlendiğini, düzenlenen faturaların davalı şirkete gönderildiğini, işbu faturaların her iki taraf şirket kayıtlarında da mevcut olduğunu, davalı borçlu şirket tarafından ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla----- İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, başlatılan takibe borçlu tarafından yetki itirazında bulunulması üzerine dosyanın yetkili ---- İcra Dairelerine gönderildiğini, takibe -----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası üzerinden devam edildiğini, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu bildirdiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkiline alım satım ilişkisi doğrultusunda gereği gibi teslim edilmiş bir ürün bulunmadığını, alım satımı yapılan malların ikinci el olduğunu, ürünlerin beklenen nitelikte olmadığını, müvekkilinin zarara uğradığını, satıma konu malların ikinci el olması sebebi ile müvekkilinin malları mahiyetine uygun olarak kullanamadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davacı şirketin dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği, alacak talebine konu faturalar toplamının 12.439,56 TL olduğu, bu faturaların irsaliyeli fatura olarak düzenlendiği, teslim alan ve teslim eden bilgisinin fatura suretlerinde mevcut olmadığı, dosya kapsamına fiziken celp edilen cari hesap alacağı açıklaması ile başlatılan icra dosyası ekinde alacağa dayanak cari hesap ekstresi ve alacağa dayanak evrak görülmediğini, davalı şirket itiraz dilekçesinde davacının alacak talebine konu ibraz ettiği faturalar ve bu fatura içeriği ürünler hususunda itirazının bulunmadığı, davalı şirket itirazının fatura içeriği ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ve bu ayıplı ürünlerden kaynaklı zararının olduğunu iddia etmiştir. Ancak zarar iddiasına dayanak evrak belge dosya kapsamına ibraz etmediğini, davacı ve davalı şirketlere inceleme dayanak evrakları ibraz etmeleri ve akabinde yapılacak yerinde inceleme için e-mail gönderilmiş, maillerin ulaştığı bilgisi alınmış ancak taraflardan ticari defter ve belge
ibrazı olmaması nedeni ile mali inceleme yapılamadığını, davacının talep ettiği davaya konu faturaları ve bedellerinin toplam12.439,56 TL olduğu, davacının icra takip tarihi itibarı ile işlemiş faiz talebi olmadığının görüldüğü, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın, dosya kapsamında iddialarını ispata muhtaç kaldığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde;
davacı şirketin dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği, alacak talebine konu faturaların detaylandırılmış olduğu, bu faturaların irsaliyeli fatura olarak düzenlendiği, teslim alan ve teslim eden bilgisinin fatura
suretlerinde mevcut olmadığının görüldüğü, davalı şirket itiraz dilekçesinde Davacının alacak talebine konu ibraz ettiği faturalar ve bu fatura içeriği ürünler hususunda itirazının bulunmadığı, Davalı şirket itirazının fatura içeriği ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ve bu ayıplı ürünlerden kaynaklı zararının olduğunu iddia ettiği kök rapor aşamasında dosya kapsamına sunulu Davalı şirket BA formlarında alacak talebine konu beyan sınırını taşıyan Eylül 2018
dönem faturalarının alım beyanının olduğu, Mayıs 2018 dönem faturasının ise beyan sınırı altında kaldığının görüldüğü, davacının iş bu rapor kapsamında incelenen ticari defter kayıtlarında Davalı şirketten 12.958,76 TL alacaklı olduğu görülmüş olup -----İcra Müdürlüğü’nün ----- esas sayılı dosyasında 07.09.2020 tarihinde 12.439,56 TL tutarında cari hesap alacağı için ilamsız takipte ödeme emri başlattığının görüldüğü, davalı şirketin faturaların içeriği ürün yada faturaların iadesine yada ödenmesine ilişkin bir beyanının
dosya kapsamında görülmediği, fatura içeriği ürünlerin ayıplı olduğu yönünde itirazının olduğunun görüldüğü, davalının kök rapor aşamasında da talep edilen ticari defter ve belgelerini incelememe ibraz etmediğinin görüldüğü, teknik yönden yapılan incelemede davaya konu ürünlerin güncel satış değerleri tespit edilmiş, davaya konu
ürünlerin alım tarihleri ile alım tarihi euro kuru ve güncel kur tespit edilerek, davaya konu ürünlerin ve hizmetlerin kadri marufunda olduğu, ayrıca bu tür cihazların satın alımında teknik özelliklerinin önem kazandığı, bu özelliklere göre internet ortamında dahi fiyat tekliflerinin bulunabilirliğinin yüksek seviyede olması, alıcıya bu nedenle internet ortamının teknik özellik ve fiyat yönünden çok miktarda veriler sunduğununu görüldüğü, bu durumda davaya konu cihaz fiyatlarının araştırılmadan, sorgulanmadan tespit edilmeden alınamayacağı kanaati
oluştuğu, dosyaya cihazların ayıplı olduğu yönünde , süresinde herhangi bir ihbar verisi sunulmadığı, ayrıca cihazların ikinci el olması nedeniyle sürekli bakım hizmeti alındığı yönündeki iddia nedeniyle
dosyaya herhangi bir veri, teknik rapor sunulmadığının görüldüğü, kök rapordaki görüşlerinin değişmediğinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacı tanıklarının dinlenilmesine karar verilmiş, davacı tanığı ... beyanında "Davacı şirkette teknik serviste çalışmaktayım, yazıcı ve fotokopi makinası tamiri için davacı şirkete gittim, burada yazıcı ve fotokopi makinasını tamir ettik aynı zamanda, bilişim hizmeti veren bir şirket olduğumuz için bilgisayarlarında bulunan hard disck ve Ram gibi sistem kurulumlarının güncelleme yaptık ve buna ilişkin hizmet nedeniyle fatura düzenlendi, bu hizmetler sonrasında davalı taraf bizden ürün almak istediğini söyledi, --- yazıcı Ram gibi ürünler satıldı, bunları ben kendim götürdüm ve kurulumları yaptım, seri numaralarıyla ilgili belge ve faturalarım vardır, daha sonraki süreçte davalı firma kendi elamanlarına ücret ödememesi nedeniyle bu ürünleri çaldıklarını davalı firma bizden satın aldıklarına dair tekrar fatura gönderdiğinde, savcılığa şikayet edeceklerini söylediler, bu faturaları da bizzat ben gönderdim, bu fatuaları da deftere işlediklerini söylediler." ifadelerine yer vermiştir.Davacı tanığı ... beyanında "Davalı firmada muhasebe bölümünde çalışıyordum, Davacı firmadan yazıcı ve bilgisayar alındığını biliyorum ancak bilgisayarların sıfır olup olmadığını hatırlamıyorum, 2019 Nisan ayında şirketten ayrıldım, bilgisayarlarda ağ bağlantılarında sıkıntı olduğunda, davacı şirket teknik destek veriyordu, bilgisayarlar kullanılabilir durumdaydı, ağ bağlantısında sıkıntı çıkıyordu, ona da zaten davacı firma teknik servis sağlıyordu, bilgisayarların kullanılamama gibi tamamen bozuk olma gibi bozukluk yoktu. Davacı firma sahibi------bilgisayarlarda sıkıntı olması durumunda geri alabileceğini, ve herhangi bir konuda sorun yaşanması halinde, bu sorunu çözeceğine ve değiştirebileceğine dair bize garanti vermiştir, benim çalıştığım dönemde bir sıkıntı olmadı." ifadelerine yer vermiştir.Mahkememizce davalı tanıklarının dinlenilmesine karar verilmiş, davalı tanığı ... beyanında "Ben idari ve mali işler müdürüyüm, Biz bilgisayarları 2. El olarak satın aldık, teknik servis elemanı geldi, bilgisayarları kurdu, bilgisayardan bazıları bozuk çıkmış, o tarihte ben şirkette çalışmıyordum, daha sonraki süreçte kendileri aranarak bu durumu bildirdik, bilgisayarın değiştirilmesini istedik, ancak değiştirmediler, ayıp ihbarı sözlü olarak telefonla aranarak yapıldı, bilgisayarlar bozuk şekilde şirkette durmaktadır, ben genelde şantiyede olduğum için kaç bilgisayar bozuk bilemiyorum , ancak fatura kaç tane düzenlendiyse o sayıda bilgisayar vardır, bilgisayarların ne kadar sürede bozulduğunu bilmiyorum." ifadelerine yer vermiştir.
Davalı tanığı ... --- beyanında "Ben şirket sahibinin eşiyim, şirkette çalışan değilim, ara ara şirkete giderdim, Davacı şirketten bilgisayar aldık, bilgisayarların teslimi esnasında ben şirkette değildim, ne kadar süre sonra bozulduğunu da bilmiyorum şirket çalışanları makinaların bozuk olduğunu söylediler, ayıp ihbarına ilişkin bir bilgi verilmedi." ifadelerine yer vermiştir.6100 Sayılı HMK’nın 222. maddesine göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucunda ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir. Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur.Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında alım satıma ilişkisi kurulduğu, bu kapsamda faturalar düzenlendiği anlaşılmıştır.Davacının ticari defterleri 6762 sayılı ETTK 66 6102 Sayılı Yeni Ticaret Kanunun 64- ve 213 sayılı
V.U.K. ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulünce tutulmuştur. Ticari defterler TTK 69 ve 213 sayılı kanunun 216.md gereğince açılış tasdikleri süresinde yapılmıştır. Ticari defterler VUK 228-226 md gereğince muhasebe usul ve tekniğine uygun tutulup kazıntı ve silintiye
rastlanmamıştır. ETTK 70/6 md. 72/3 fıkraları ve YTTK 64/3 fıkraları gereğince ticari defterler süresinde kapanış tasdikleri yapılmamıştır. Ticari defterlerin TTK 85 md ve HMK 222. maddesi gereğince delil niteliğine haiz olamayacağı anlaşılmakla, davalı tarafta defterlerini incelenmek üzere ibraz etmemiştir. Davalı şirket itiraz dilekçesinde Davacının alacak talebine konu ibraz ettiği faturalar ve bu fatura içeriği
ürünler hususunda itirazının bulunmadığı, davalı şirket itirazının fatura içeriği ürünlerin ayıplı olduğuiddiası ve bu ayıplı ürünlerden kaynaklı zararının olduğunu iddia etmiştir. Dosya kapsamına sunulu Davalı şirket BA formlarında alacak talebine konu beyan sınırını taşıyan Eylül 2018 dönem faturalarının alım beyanının olduğu, Mayıs 2018 dönem faturasının ise beyan sınırı altında kaldığı görülmüştür.
Davacının bilirkişi raporu kapsamında incelenen ticari defter kayıtlarında Davalı şirketten 12.958,76 TL
alacaklı olduğu görülmüş olup -----. İcra Müdürlüğü'nün----- esas sayılı dosyasında07.09.2020 tarihinde 12.439,56 TL tutarında cari hesap alacağı için ilamsız takipte ödeme emri başlattığı görülmüştür.
Davalı şirketin faturaların içeriği ürün yada faturaların iadesine yada ödenmesine ilişkin bir beyanının dosya kapsamında görülmediği, fatura içeriği ürünlerin ayıplı olduğu yönünde itirazının olduğu, faturalara konu ürünlerin tesliminde uyuşmazlık bulunmadığı, ürünlerin ayıplı olup olmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosyada cihazların ayıplı olduğu yönünde , süresinde herhangi bir ihbar verisi sunulmamıştır. Ayrıca bu tür cihazların satın alımında teknik özelliklerinin önem kazandığı, bu özelliklere göre internet ortamında dahi fiyat tekliflerinin bulunabilirliğinin yüksek seviyede olması, alıcıya bu nedenle internet ortamının teknik özellik ve fiyat yönünden çok miktarda veriler sunduğu görülmektedir. Bu durumda davaya konu cihaz fiyatlarının araştırılmadan, sorgulanmadan tespit edilmeden alınamayacağı kanaati oluşmuştur. Cihazların ikinci el olması nedeniyle sürekli bakım hizmeti alındığı yönündeki iddia nedeniyle dosyaya herhangi bir veri, teknik rapor sunulmadığı görülmektedir.
Taraflar arasında mal teslimi ve faturalar hususunda uyuşmazlık bulunmadığı ayıp hususunda ispat yükünün davalı da bulunduğu usulüne uygun ayıp ihbarı bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın ayıbı ispat edecek verileri mahkememize sunmadığı, bilgisayarlar üzerinde inceleme yapılması için bilirkişi incelemesi ara kararı kurulduğu ancak davalının bilirkişi ücretini ödemediği bilgisayarlar üzerinde inceleme yapılamadığı anlaşılmakla ayıp hususun da ispat yükü üzerinde bulunan davalının ayıbı ispat edemediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen asıl alacak miktarının %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ----İcra müdürlüğünün -----Esas, sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacakların %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 849,75 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 150,24 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 599,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 150,24 TL peşin harcı olmak üzere toplam 209,54 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 3.900,00 TL bilirkişi ücreti, 235,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.135,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 12.439,56 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibari ile kesin, olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.