T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/838
KARAR NO: 2024/251
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/11/2022
KARAR TARİHİ: 22/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ----Şirketi, müvekkil şirketin ----- numaralı abonesi olup, ----- sözleşme hesap numaralı ve ----- numaralı tesisattaki elektrik enerjisi kullanımı neticesinde tahakkuk eden faturalara konu borcu müvekkil şirkete ödemediğini, fatura borcunun ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine; ------ Sayılı Merkezi Takip Sistemi dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerine anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Merkezi Takip Sisteminin ------ Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu Merkezi takip sisteminin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporda özetle; Davalı ----- ile davacı------unvanlı müessese arasında 09.06.2021 tarihinde Abonelik Sözleşmesine ilişkin anlaşmaya varıldığı, farklı bir deyişle Abonelik Sözleşmesinin imzalandığı veya Abonelik Sözleşmesinin akdedildiği, Sözleşmenin konusunun; yeni veya mevcut bir tüketim tesisi ve / veya kullanım yerine ilişkin, tarihi ve kullanıcı numarası Ek-1'de belirtilen Bağlantı Anlaşmasına istinaden tüketiciye elektrik enerjisi ve / veya kapasite temini ile hizmet verilmesi olduğu, tüketicinin faturada yer alan bedeli; faturada belirtilen ödeme merkez ve kanalları ile süresi içerisinde ödemekle yükümlü bulunduğu, tarafların ilgili mevzuat hükümlerine uymakla yükümlü bulunduğu, tarafların ilgili mevzuatta ve Sözleşmede yapılan tüm değişikliklere uymayı kabul ve taahhüt ettiği, davalı ------ unvanlı müessesenin sözleşme hesap numarasının ----, tekil kod / tesisat numarasının ---- ve müşteri numarasının----- olduğu, tesis / kullanım adresinin ---- -, -- - Caddesi, No:----, Merkez------ bulunduğu ve tüketici grubunun terimli tek zamanlı kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer (ticarethane) AG (alçak gerilim) statüsünde bulunduğu, elektrik enerjisi tüketiminde kullanılan sayacın ----- seri no.lu ----- marka sayaç olduğu, davacı ------unvanlı müessese tarafından düzenlenen veya tanzim edilen ve uyuşmazlık konusu olan -3- adet Faturanın, davalı abone -----. unvanlı müessese tarafından ödendiğine dair herhangi bir dokümana veya veriye rastlanılmadığı, başka bir anlatımla uyuşmazlık konusu olan bu - 3- adet Faturanın ödenmediği, gerek yapılan hesaplamalarda gerekse de tek tek incelenen fatura ayrıntılarında herhangi bir hata olmadığı ve uyuşmazlık konusu olan bu -3- adet Faturanın Abonelik Sözleşmesine ve mevzuata uygun bulunduğu, başka bir anlatımla usulüne uygun olduğu, Davalı----- unvanlı müessesenin uyuşmazlık konusu olan bu -3- adet Faturayı ödemeyerek Abonelik Sözleşmesindeki hak ve yükümünün gereğini yerine getirmemiş olduğu ve yine Abonelik Sözleşmesinin hükümlerine aykırı hareket ettiği, Davacı ----- unvanlı müessesenin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 49, 50'ye aykırı bir tasarrufunun söz konusu olmadığı, Davalı -----. unvanlı müessesenin, davacı------unvanlı müesseseye ödemesi gereken asıl alacak bedelinin ya da tutarının 71.462,74-TL (41.053,90-TL 4 30.070,80-TL 4 338,04-TL) bulunduğu, buna göre ----Takip Sistemi'nin ---- Esas sayılı dosyasına ait 05.09.2022 tarihli ---- Ödeme Emrindeki 71.462,74-TL (41.053,90-TL 4 30.070,80-TL 4 338,04- TL) asıl alacak bedelinin ya da tutarının yerinde olduğu, buna ilaveten ---- Takip Sistemi'nin -----Esas sayılı dosyasına ait 05.09.2022 tarihli ----- Ödeme Emrindeki işlemiş faiz toplamına (taraflar arasındaki yıllık faiz oranı belirlenerek), KDV'ye ihtiyaç duyulması halinde bilindiği gibi, mali bilirkişice hesaplama yapılmasının yerinde olacağı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi tarafından alınan 25/01/2024 tarihli raporda özetle; Asıl alacağa tahakkuk edecek faiz tutarı toplam 3.675,93 TL olarak hesaplandığı, Fatura düzenlenmesi halinde alacağın doğduğu tarih itibariyle uygulanan KDV oranının %18 olacağı, hususlarını beyan ve rapor etmiştir
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme ve hesaplama dosya içeriğine ve hadiseye uygun bulunduğundan ve davalının elektrik kullanımından kaynaklı faturalar nedeniyle borçlu olduğundan bilirkişi raporu mahkememizce de hükme esas kabul edilmiştir. Taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı likit olduğundan mahkemece koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 5.180,02 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.295,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.885,01 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.295,01 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.375,71 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.320,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.