T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/795
KARAR NO: 2024/524
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/10/2022
KARAR TARİHİ: 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin maliki olduğu ----plakalı aracın çalışma yapılan yolda sürücüsü ---- hakimiyetin de olan araca ---- Büyükşehir Belediyesine ait ----- plakalı aracı hızlı bir şekilde müvekkilinin aracına sol ön taraftan vurduğunu, kazada hızının yüksek olmasından dolayı belediye ait kamyonun 15-20 metre uzaklıkta durduğunu, kazaya ait görüntüler incelendiğinde kaza tespit tutanağı ile kazanın uyuşmadığını, yolun trafiğe açık olduğu, gerekli önlemlerin Belediye Fen İşleri Müdürlüğünce gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığını, davalı belediyenin kazadan sonra da hatalarını gizlemek amacıyla kazanın olduğu yere yine akla ve mantığa aykırı olarak kum dökerek başkaca kaza yapılmasını engellemek amacıyla kendince önlem aldığını, kaza görüntülerinde de açıkça görüleceği üzere tek şeritli olan iki yolda , levhaya göre müvekkilinin trafik kurallarına uygun hareket ettiğini, tek şeritli yolun ---- Belediyesi tarafından çalışma yapılması bahanesi ile güvenlik önlemlerinden hiçbiri alınmadan iki şeride düşürüldüğünü ve kamyon şöförünün de hızının fazla olması sebebiyle huzurdaki kazaya sebebiyet olunduğunu, Kazadan sonra diğer davalı sigortaya usulüne uygun olarak 11.08.2022 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, ancak sigorta şirketinin de kazaya ait tüm belgeler gönderilmesine rağmen müvekkiline herhangi bir ücret ödemesinde bulunulmadıklarını beyanla; müvekkilin aracında meydana gelen, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL değer kaybı , 1.000,00 TL hasar bedelinin (toplam şimdilik 2.000,00 TL ) davalılardan alınarak davacı müvekkile kaza tarihi olan 01.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte verilmesine , yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazasından kaynaklı mağdur olduğunu iddia eden davacının, dava öncesinde ödeme yapılabilmesi için müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapmamış olup banka hesap bilgilerinin iletmediğini, müvekkili şirketin ödeme yapabilmesi için banka hesap bilgilerinin özellikle iban numarasının davacı tarafından bildirilmesinin zorunlu olduğunu, işbu eksiklik sebebiyle kendilerine hasar ödemesi yapılamadığını, bu durumda, şartları oluşmadan dava yoluna gidildiğinden, davanın “dava şartı” noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, her ne kadar dava dilekçesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili tarafından sigortalanan ----- plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğu, davacının iş bu kazada kaza görüntüleri ve fotoğraflar incelendiğinde kusurunun olmadığı iddia ediliyor olsa da kaza tespit tutanağı uyarınca davacı ----2918 sayılı KTK'nın 53/1-b maddesinde belirtilen (Sola dönüş kurallarına riayet etmemek) kuralını ihlal ettiği sabittir. Ayrıca davacı dava dilekçesinde kaza tespit tutanağı ile kazanın uyuşmadığı öne sürse de Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yazılan müzekkereye 27.10.2022 tarihinde verilen cevap uyarınca sigortalı araç üzerindeki kaza karakteri ile yetkili makamlarca düzenlenmiş olan Tespit Tutanağı birbirine uygun görüldüğünü, bu kapsamda kazada hangi tarafın yüzde kaç kusurlu olduğunun tespitinin gerektiğini, davacı tarafından beyan edilen kusur oranını kabul etmediklerini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından, müvekkili şirketin oluşan zararlardan ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulabileceğini beyanla; Davacıya ait aracın kullanılmışlık katsayısı, hasar boyutu katsayısı ve araç baz değeri göz önüne alındığında değer kaybı taleplerinin ve davanın reddine, dava açılmasına müvekkili şirketçe sebebiyet verilmemiş olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- Büyükşehir Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın ticari nitelikte bir dava olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, sürücü --- için kaza tespit tutanağında 53/1-b hükmünü ihlal ettiğinin belirtildiğini, bahse konu tutanakta da belirtildiği üzere sürücünün birden fazla hata ile meydana gelen kazada asli kusurlu durumunda bulunduğunu, ---- plakalı araç sahibi---- için ise; 52/1-a madde hükmü gereğince; kaza tespit tutanağında da görüldüğü üzere davacı yanın aracı dönüş yaparken ana yolda ki araca çarptığını ve genel kuralın ana yoldaki aracın geçiş üstünlüğü olduğunu, dava konusu olayda müvekkili kurum açısından husumet yönünden reddi gerektiğini, aracın işleteninin müvekkili kurum olmadığını, aracın ---- şirketine ait olduğunu, bu sebeple müvekkili kurumunun taraf sıfatından çıkarılması gerektiğini beyanla; öncelikle müvekkili aleyhine açılan davanın müvekkili açısından husumet yönünden reddine, görevsiz ve yetkisizi mahkemede açılmış olması sebebiyle reddine, 2918 Sayılı KTK 86. madde kapsamında müvekkili belediye yönünden esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalı, ---- Şirketi kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan zararın ve değer kaybının tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Olan trafik kazasında,---- plakalı araç sürücüsü -----aracı ile ----- karayolunun çalışma yapılan bölümünden, iki yönlü olarak kullanılan yola girmek için manevra yaptığı esnada, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, çalışma yapılmasından dolayı iki yönlü olarak kullanılan yolda seyir halinde bulunan trafiğe dikkat etmeden yola girmek için manevra yaparak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, yolun icap ve şartlarına göre, yolun müsait ve emniyetli olduğu esnada yola girmek için manevra yapması gerektiği halde, yolda seyir halinde bulunan araçları yeterince kontrol etmeksizin yola girmek için manevra yaparak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, çalışma yapılan yolda azami göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermeyerek, yol üzerinde seyir halinde bulunan araçların ilk geçiş hakkı olmasına rağmen, yolda seyir halinde bulunan araçlara ilk geçiş hakkını vermeyerek trafik kazasına neden olduğu, 2918 Sayılı KTK’ nun 47/d (Trafik kurallarına uymama), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 53/1-b (Geçiş hakkını verme), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 57/b-5 (ilk geçiş hakkı) maddelerini ihlal ettiği, trafikte sürücülerin Asli Kusurlu hallerinin neler olduğunun belirtildiği 2918 Sayılı KTK’ nun 84/h maddesinde (geçiş hakkı) tarif edildiği gibi ---- plakalı araca ilk geçiş hakkını vermeyerek kazaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, kaza görüntüleri incelendiğinde, olan trafik kazasında, -----plakalı araç sürücüsü ------ ihlal ettiği trafik kuralının olmadığı, olan kazada kusurunun olmadığı, kaza görüntüleri incelendiğinde, yolda çalışma yapan ----- Büyükşehir Belediyesi'nin yetersiz güvenlik önlemi aldığı, yetersiz trafik işaretlemesi yaptığı yönünde kanaat oluşmadığından dolayı olan kazada kusurunun olmadığı, dava konusu ----- plakalı aracın hasarları dikkate alınarak, yetkili servis standardında ve orijinal parça kullanılarak yapılacak onarımı bedelinin 46.255,00 TL +KDV =54.580,90 TL (KDV dahil) olduğu, ---- plakalı aracın marka ve modeli dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre, Hasar faturasında ifade edilen 55.876,62 TL (KDV) hasar miktarı içerisinden, hasar ile ilgili olmayan bakıma yönelik işlemlerin toplamı olan 1.296,82 TL (KDV) düştüğünde, kalan 54.579,80 TL hasar miktarının, hesaplanan gerçek hasar miktarı ile uyumlu olduğu, dava konusu---- plakalı, ---- model-----marka /model aracın, dava konusu trafik kazasında hasarlanmış olmasından dolayı, değer kaybının, kaza tarihi itibarıyla 40.000,00 TL olacağı, davacı tarafın toplam zararının 54.580,90 TL+ 40.000,00 TL = 94.580,90 TL olduğu, Davalıların olan kazada kusurları olmadığından dolayı, zarardan sorumlu olmadıkları" şeklinde rapor sunulmuştur.Davacı tarafın rapora karşı sunmuş olduğu itirazları sebebiyle yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına ve bilirkişi ücretinin davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiş ise de davacı tarafça eksik gider avansı yatırılmadığı için yeni bir bilirkişiden rapor alınamamıştır. Hal böyle olunca davacının itirazlarının detaylı olarak değerlendirilmesi ve kaza tutanağından farklı kusur değerlendirmesi yapılmasının gerekçesinin somutlaştırılması için kök raporu düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; "Polis memurları tarafından tutulan kaza tespit tutanağında ------ plakalı araç sürücüsü ----- 2918 Sayılı K.T.K'nun 52/ 1-a maddesinde belirtilen (Aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmak) kuralını ihlal ettiği tespiti yapılmış olsa da, kaza görüntüleri incelendiğinde, ---- plakalı araç sürücüsü ----- çalışma yapıldığından dolayı yoğun olan trafikte, yolun yapısına uygun bir şekilde diğer araçlar ile aynı hızda seyir halinde olduğu, kaza anını gösterir görüntülerde ---- plakalı araç sürücüsü ---- olan kazada çarpan taraf olmadığı, çarpılan taraf olduğu gözükmektedir. ----- plakalı araç sürücüsü ---- çarpan taraf olmadığından dolayı hızını tedbir alabileceği düzeye düşürmesinin olan kazada bir öneminin olmadığı, ----- plakalı araç, olan kazada çarpan taraf olmuş olsaydı, kaza tespit tutanağında polis memurlarının tespit ettiği gibi hızını tedbir alabileceği düzeye düşürmediği kusurundan söz edilebileceği, ancak kaza görüntülerinden -----plakalı aracın çarpan olmadığı, çarpılan olduğu gözüktüğünden dolayı kazada hızını tedbir alabileceği düzeye düşürmediği gibi bir kusurunun olamayacağı, ----plakalı araç olan kazada çarpılan taraf olduğu, davacıya ait ---- plakalı araç olan kazada ---- plakalı aracın geçişi esnasında yola aracının ön kısımlarını uzatarak (yola atlayarak) ----plakalı aracın ön ve yan kısımlarına çarptığı, kazada ----- plakalı aracın hız konusunda yapabileceği bir şeyin olmadığı, aracın hızı yüksekte olsa, düşükte olsa kavşaktan geçişi esnasında, yola aracının burnunu uzatarak manevra yapan davacıya ait ------ plakalı araç yine, --- plakalı araca çarpacaktı, çünkü kaza ----- plakalı aracın hızıyla ilgili bir durumdan kaynaklı değil, yola atlayan -----plakalı aracın hatalı manevrasından kaynaklanmaktadır. '' tespit ve değerlendirmeleri yapıldığı, Polis memurları tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağında, davalıya ait aracı kullanan araç sürücüsünün hızını tedbir alabileceği düzeye düşürmediğinden dolayı kusurlu olduğu değerlendirmeleri yapılmış ise de, kaza görüntüleri incelendiğinde bu değerlendirmenin hatalı olduğu, olan kazada davalının sürücüsünün hızının kaza ile bir ilgisinin olmadığı, görüntülerde davalının sürücüsünün kazada çarpan taraf olmadığı, kazada çarpılan taraf olduğu tespit edilmiş olmasından dolayı polis memurları tarafından davalının sürücüsünün hızlı olduğundan dolayı kusurlu olduğu tespitine iştirak edilmediği, olan kazada davalının sürücüsünün hızı ile kazanın illiyet bağının bulunmadığı, kazanın tek nedeninin davacı sürücünün seyir halinde olan davalı sürücünün yoluna kontrolsüz bir biçimde atlaması olduğu " şeklinde rapor sunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay---- HD'nin 23.09.2019 t.-----.sayılı kararı).Mahkememizce alınan ek ve kök raporlarda davalı sigortanın sigortalısına dava konusu kaza sebebiyle kusur atfedilmediği görülmüştür. Her ne kadar kaza tespit tutanağında davalı sigortanın sigortalısı olan araç sürücüsüne de kusur verilmiş ise de 28/02/2024 tarihli ek raporda " Polis memurları tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağında, davalıya ait aracı kullanan araç sürücüsünün hızını tedbir alabileceği düzeye düşürmediğinden dolayı kusurlu olduğu değerlendirmeleri yapılmış ise de, kaza görüntüleri incelendiğinde bu değerlendirmenin hatalı olduğu, olan kazada davalının sürücüsünün hızının kaza ile bir ilgisinin olmadığı, görüntülerde davalının sürücüsünün kazada çarpan taraf olmadığı, kazada çarpılan taraf olduğu tespit edilmiş olmasından dolayı polis memurları tarafından davalının sürücüsünün hızlı olduğundan dolayı kusurlu olduğu tespitine iştirak edilmemiştir. Olan kazada davalının sürücüsünün hızı ile kazanın illiyet bağı bulunmamaktadır. Kazanın tek nedeni davacı sürücünün seyir halinde olan davalı sürücünün yoluna kontrolsüz bir biçimde atlamasıdır. " şeklinde yapılan değerlendirmede dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalının yoluna davacıya ait aracın sürücüsünün kontrolsüz bir şekilde giriş yapmasının olduğu, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacıya ait aracın sürücüsünün % 100 kusurlu olması sebebiyle, davalılara kusur atfı yapılamayacağından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 346,90-TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı ----- vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.