T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/715
KARAR NO: 2024/554
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 29/09/2022
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı -----adına kayıtlı olup --- İli ---- İlçesi ---- Caddesi üzerinde bulunan ---- AVM 'nin otoparkında park halinde bulunan ----plakalı araca sürücüsü belirlenemeyen ----- plakalı aracın geri manevra yaparak arka kısımlarıyla müvekkiline ait ---- plakalı araca çarparak kaçması neticesinde kaza yeri terk maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağına göre kimliği tespit edilemeyen sürücünün sevk ve idaresinde bulunan ancak davalı ---- adına kayıtlı bulunan sürücüsü tespit edilemeyen ----- plakalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m 84/1. “1) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, ..." şeklinde düzenlenmiş bulunan kusurunu İşlemesi nedeniyle kazanın meydana gelişinde kusurlu olduğunun belirlendiğini, aynı tutanağa göre ve kazanın meydana geliş biçimi de değerlendirildiğinde trafik kurallarına uygun biçimde park edilmiş halde bulunan müvekkiline alt aracın sürücüsüne atfı kabil herhangi bir kusuru bulunmadığını, araç sürücüsü olay yerinden hızla uzaklaşarak kaza mahallini terk ettiğinden olay yerine polis çağrıldığını ve müvekkilinin kendi çabalarıyla kaçan aracın plakasını aldığını ve sigorta bilgilerini elde etmeyi başarabildiğini, davacının aracında kaza nedeniyle 4.949,31 Euro tutarında maddi hasar meydana gelmiş olup söz konusu zarar yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporla da sabit olduğunu, aynı rapora göre araçta 2.000 Euro tutarında değer kaybı meydana geldiği de belirlendiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın tespiti için de 1.008,27 Euro tutarında bilirkişi ücreti de ödediğini, müvekkilinin meydana gelen kaza sebebiyle uğradığı maddi zarar toplamda 7.957,58 Euro 'ya ulaştığını, davalı --- adına kayıtlı bulunan ----- plakalı aracın sürücüsü tespit edilememiş olup diğer davalı --- tarafından ----nolu zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, davalı -----sigortalısına ait araç sürücüsü kazanın meydana gelişinde tamamen kusurlu bulunduğunu, müvekkilin aracında meydana hasar nedeniyle uğradığı toplam 7.957,58 Euro tutarındaki maddi hasarı tazmin yükümlülükleri bulunduğunu beyan ile, fazlaya ilişkin her türlü haklar saklı kalmak kaydıyla; ---- İcra Dairesi'nde ----Sayılı icra dosyası üzerindeki itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamını, 8.273,60 Euro'nun %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsil yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalılara yükletilmesine yönelik karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hayatı boyunca ---- ilinde bulunmamış olduğunu, kazanın olduğu iddia edilen tarihte aracıyla birlikte ---- olduğunu, bu hususun --- ve ---- kayıtları, kredi kartı ödemeleri ile ispatlandığını, müvekkiline ait aracın kazaya karışıp karışmadığını tespiti gerektiğini, tek taraflı beyana dayalı 02.08.2020 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında ----- plakalı araca çarpılıp kaza yerinden ayrıldığını belirtilmiş ise de tek taraflı ve gerçeğe aykırı tespitleri kabul etmenin mümkün olmadığını, tutanağın ---- Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Müdürlüğü'nden celbini talep ettiklerini, kaza tutanağı haksız ve gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin hayatı boyunca --- iline dahi gitmediği gibi aracı da hiçbir zaman ---- bulunmadığını, iddia edilen kaza tarihi olan 02.08.2020 tarihinde müvekkilinin aracıyla, ailesiyle birlikte ---- olduğunu, bu hususun ispatı bakımından 01.01.2020-31.12.2020 tarihleri arasındaki --- kayıtlarını ekte sunduklarını, Müvekkiline ait ---- plaka sayılı aracın 02.08.2020 tarihli Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarının celbini talep ettiklerini, müvekkil ---- ilinde bulunmaması ve kazaya karışmaması nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu, ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------ Sor. Numaralı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, kaza tutanağına yansıyan olay ile talep arasında ciddi orantısızlık olduğunu, davacının dayandığı uzman görüşü yalnızca beyana dayalı, denetime elverişli olmayan subjektif bir rapor olup delil niteliği olmadığını, davacı icra takibi ve dava açmakta tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ile, her türlü dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddini, haksız ve kötü niyetle başlatılan icra takibi nedeniyle davacının dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesini, HMK'nın 329/1 maddesi uyarınca davacının, müvekkili ile akdi avukatlık sözleşmesi olarak kararlaştırılan 15.000TL (On beş bin Türk Lirası) avukatlık ücretini 02.12.2022 makbuz tarihinden itibaren yasal faiziyle müvekkili davalıya ödemesini, HMK 329/2 hükmü uyarınca ayrıca Mahkemece takdir edilecek disiplin para cezasına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini karar verilmesini, talep etmiştir.Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu dava ile müvekkili şirket nezdinde ---- numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış bulunan aracın, kazaya karıştığı araç için ödenen tazminatın rücuen tazmini talebiyle başlatılan ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı takibine yönelik itirazımızın iptalinin talep edildiği anlaşıldığını, davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, dava konusu kaza tarihi 02.08.2020 olmakla, huzurdaki 29.09.2022 tarihli dava itibariyle Zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan davanın usulen reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı yanın icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönündeki taleplerin reddi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklı sorumluluk limitinin kaza tarihi itibariyle 41.000-TL olan araç başı teminat limiti kadar olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere hüküm kurulurken teminat limitinin dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının değer kaybına ilişkin talepleri bakımından genel şartlar ekinde yer alan teminat dışı haller ve hesaplama yöntemi gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiğini, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının yabancı para üzerinden karar verilmesi yönündeki taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüt tarihinin aşağıda belirtilen esaslara uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davanın kabulü halinde faizin yasal faiz olması gerektiğini beyan ile, davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte, davacının yasa, usul ve Yargıtay kararlarına aykırı taleplerinin öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddini, işbu talep kabul edilmez ise davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğünün -----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, --- İcra Müdürlüğünün ---- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda ," Davalı taraf araç sürücüsünün---- plaka sayılı araç sürücüsü) %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Dava konusu araç sürücüsü----plaka sayılı ----- markaltip, ---- model) davacı ---- kusursuz olduğu, dosya kapsamında dava konusu----plaka sayılı araç ile ilgili sunulan belgelerdeki yedek parça değişimine ait onarım sürecine ait fotoğraflar, onarım faturası bulunmadığı, --- ruhsat örneği ve Türkçe tercümesine rastlanmadığı, --- - Bilgi antetli, 06.09.2021 tarihli hazırlayanı “-----” olan, ---- onarım hesabında (Türkçe çevirisi bulunan) Uzmanın --- koşullarında yeminli olup olmadığının belirtilmediği, -----plaka sayılı otomobilin olay yeri ve hasar fotoğrafları incelendiğinde aracın arka tampon sağ köşe kısımlarında hasar oluştuğu dava konusu hasar ile uyumlu olduğu, tampon üzerindeki radar-park sensörlerinin de darbeden etkilenebileceği, ancak dava konusu aracın tipi-teknik özellikleri, arkadan çarpan aracın tipi-teknik özellikleri, olay yeri fotoğraflarındaki hasarın şekli ve sağ arka stop lambasının çalışır vaziyette oluşu, dosyada mevcut hasar fotoğraf fotokopilerinden de hasarlı olduğunun anlaşılamadığı da dikkate alındığında onarım hesabında belirtilen sağ arka stop ve buna bağlı işçilik tutarının hasar ile uyumsuz olduğu, dava konusu aracın üst segment bir araç olması ve arka tampon, tampon demirinin fen ve sanat kurallarına göre işin ehli kişilerce layiği ile onarılmayacak derecede hasarlı olmasına karşın onarımı gerektiğinin belirtilmesi hususu ve hasar fotoğraflarında hasarlı olduğu anlaşılan bazı parçaların raporda belirtilmemesi nedeniyle, davalı sigorta şirketine hitaben hasar evrakları ile fotoğrafları üzerinden hazırlanmış Oto Mecburi Mali Mesuliyet Ekspertiz Raporundaki tespitlerin isabetsiz bulunduğu, dava konusu--- plaka sayılı ----) Marka tip, ----model araçta meydana gelen ve hasar ile uyumlu toplam hasar tutarının yurt dışı tamir ve rayiç bedelleri dikkate alındığında serbest piyasa koşullarında kaza tarihi itibariyle KDV dahil 4.108,91 EUR olabileceği, Kaza tarihindeki (B.Tatili nedeniyle 04/08/2020) --- döviz kuruna (8,1946) göre; (4.108,91 x8,1946 = 33.670,83TL olarak hesaplandığı) dosya kapsamındaki mevcut verilere göre dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle ortalama değer kaybının 550 EUR (4.507,03 TL) olabileceği, davacı tarafça sunulan raporda yapılan hesaplamanın, (Aracın modeli, yaşı, kullanılmışlık durumu, sürülen kilometre ve yerel pazar durumu, hasarın şekli ve niteliğiyle ve tutarı birlikte değerlendirildiğinde) isabetsiz olduğu, söz konusu raporda ---- Yetkili Uzmanların-Eksperlerin Raporlarında belirtilen “Hasar durumunuzun işlenmesi ile ilgili olarak aracınızla ilgili bilgileri (örneğin plaka numarası, şasi numarası (----), hasar türü) ---- şirketi (-----) tarafından sağlanan uyarı ve bilgi işlem sistemi ----- ilettik" şeklinde bir ifade bulunmadığı, ("--- “-----"” sistemine benzer hasar kayıt sistemi) " şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; "Davalı vekilince bilirkişi raporuna “Fahiş hasar ve değer kaybı tespitleri nedenleriyle eksik ve hatalı” şeklinde itiraz ettiği, yukarıda ayrıntılı şekilde Kök Raporda ---- piyasa şartlarına ve Yargıtay Kararlarına göre de hasar ve değer kaybı değerlendirilmesi yapılmış olup, yapılan itirazın somut dayanağının bulunmadığı, mevcut dosya kapsamındaki delillere göre kök ve ek raporumdaki teknik tespitlerimin aynen geçerli olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.Taraflar tanık deliline dayandığından gösterilen tanıklar dinlenmiştir. Talimat Yolu ile ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde tanık ---- dinlenmiş olup, beyanında; "Ben tarafları tanımam ancak ----- Avm'nin otoparkında bulunduğum sırada kazayı gördüm. Davalıya ait araç avm otoparkındaki parkettiği yerden çıkmak üzere geri geri geldi ve davacıya ait olan ----renki ---- araca arkadan çarptı.Hatırladığım kadarıyla çarpan araç ---- renkli idi. Kaza olduktan sonra araçtan 3-4 kişi indi. Telefon numaralarını davacıya ait ---- aracın camına bırakıp gittiler. Sonrasında davacı aracının yanına geldi. Aracın camına bırakılan numarayı aradı. Ve polisi aradık. Polis geldikten sonra ben olay yerinden ayrıldım. Aracın arka tamponu yerinden çıkmıştı. Ancak hasar boyutunu bilemem, dedi.Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat yolu ile ---- Asliye Hukuk Mahkemesinde tanık ---- dinlenmiş olup, beyanında; "Dava konusu kaza 2020 nin ağustos ayında olmuştu hatırladığım kadarıyla, kaza ---- otoparkında meydana geldi, ihbar üzerine ---- isimli mesai arkadaşım ile birlikte gittik. Park halinde bulunan araca çarpıldığını hatırlıyorum. Hasar gören aracın üzerinde bir not kağıdı olduğu, not kağıdı olması üzerine plaka tescil bilgilerininden iletişim bilgilerini aldık. Arayarak şahsa "sizmi çarptınız" diye sorduk. Şahıs cevaben "benim kız kardeşim çarpıp korkup kaçtığı" şeklinde beyan etmesi üzerine, kaza raporunu bu şekilde düzenledik. Araç ---- markaydı aracın arka tampon sağ kısmında hafif göçme olduğu başkaca herhangi bir hasarı olmadığını gördüm. Bildiriklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat yolu ile ---- Asliye Hukuk Mahkemesinde tanık ---- dinlenmiş olup, beyanında; " Ben davalı taraf ---- tanırım. 2020 yılının Kurban Bayramı'nın 2. günü biz ---- ile birlikte ---- - arabaları kapılarının önündeydi. O gün kaza ile ilgili herhangi bir şey söylemedi. Olsaydı bana da söylerdi. --- ile birlikte 2022 yılının Aralık ayında ---- şenliklerine gitmiştik. Oradan ---- geçtik.----- bana buraları ilk defa görüyorum. ---- yazlıkları -----. Yazın 3 ay buradadırlar." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat yolu ile ---- Asliye Hukuk Mahkemesinde tanık -----dinlenmiş olup, beyanında, "Tarafları tanımıyorum, ben o tarihlerde -----ilinde görev yapıyordum. Dava konusu kaza ile ilgili kaza tespit tutanağında imzam vardır. Olay yerine gittiğimizde kazazede arabanın üstünde marka ve modeli bulunan notta plakası yazılı idi. Plaka sorgulamadan numarasını tespit ettik. İlgili kişiyi aradık, telefonun karşı tarafındaki kişi bize kazayı kız kardeşinin yaptığını, telefon numarasını kazazede kişiye vermemiz halinde anlaşacaklarını, diğer tespit tutanağında imzası bulunan arkadaşıma söylediler. Bizde numarayı davacıya verdik, tespit tutanağının içeriği doğrudur, altındaki imza bana aittir, benim bilgim bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (----). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ----. HD'nin 23.09.2019 t. ----sayılı kararı).
Davalı -----. davacıya ---- plakalı araca çarpan ---- plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır.Mahkememizce alınan usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Araç onarım bedelinin 4.108,91 Euro, değer kaybının ise 500 Euro olduğu tespit edilmiştir.Kaza yeri Türkiye olsa bile yurtdışında kayıtlı aracın meydana gelen kaza nedeniyle tamir ettirilmeden yurtdışına götürülmesi halinde, tamir bedelinin yurtdışındaki malzeme ve işçilik fiyatları ile değerlendirilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı taraf bu açıdan aracını Türkiye' de tamir ettirmeye ya da Türkiye koşullarındaki hasar bedeli ile tazmine zorlanamaz. Davalı sigortanın bu husustaki itirazları yerinde görülmemiştir (Benzer yönde Yargıtay --- Hukuk Dairesinin 18.6.2013 tarih, ---- Esas ve ----- Karar sayılı kararı). Hal böyle olunca usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının talebi doğrultusunda EURO para cinsi üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalı araç sürücüsü yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise kaza tarihinden değil temerrüt tarihi olan 29/07//2022 tarihinden itibaren itibaren işlemiş faiz hesaplanmıştır. Ayrıca 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmasına karar verilmiştir.6100 sayılı HMK 323. madde gereğince geçici koruma tedbirlerinden olan delil tespiti için yapılan giderler yargılama giderlerinden olup HMK 332. madde gereğince mahkemece resen hükmedilmesi gerekmektedir. Davacı taraf davaya konu trafik kazası nedeniyle yabancı plakalı aracında oluşan hasarın tespiti için dava açmadan önce yurt dışında delil tespiti yaptırmış, davasını yaptırmış olduğu delil tespitine dayandırarak açmış, dava dilekçesinde 1008,27 Euro yurtdışı eksper ücretini de yargılama gideri içinde talep etmiştir. Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında davacının eksper ücretine ilişkin talebi yargılama gideri olarak değerlendirilmiştir (Benzer Yönde Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin 07.03.2016 tarih, ----- Esas ve ---- Karar sayılı kararı).Eksper ücreti icra takibinde asıl alacak gösterilmiş ise de yargılama gideri olarak değerlendirildiğinden yargılama gideri olarak kabulüne karar verilen eksper ücreti üzerinden vekalet ücreti hesaplanmamıştır. Eksper ücreti düşüldüğünde ödeme emrindeki asıl alacak ve faiz talebi toplamının 7.265,30 Euro, yargılama sonucu kabul edilen toplam miktarın 4772,31 Euro (karşılığı 83.515,42 TL), reddedilen miktarın ise 2.493,02 Euro( karşılığı 43.627,85 TL) olduğu anlaşıldığından yukarıda belirlenen kabul ve red durumuna göre vekalet ücreti hesaplanmıştır.Davalı ----- vekili tarafından müvekkilinin ----- ilinde kaza tarihinde bulunmadığı, olay tarihinde ----- bulunduğu, buna ilişkin kredi kartı ekstresi ve ----- kayıtlarının dosyaya geldiği, kaza tutanağının gerçeği yansıtmadığı, müvekkilinin aracında bu kazaya ilişkin tramer kaydının olmadığı, bu hususta savcılığa şikayette bulunduğu, müvekkilinin kaza sebebiyle sorumlu olmayacağı beyan edilmiştir. ---- CBS ----- Sor. Sayılı dosyasında "trafik kaza tutanağının olay yeri terk nedeniyle trafik polisleri tarafından çevrede yapılan araştırma ve beyanlar doğrultusunda düzenlendiği, kişisel bilgilerin de trafik kayıt sisteminden alınarak zapta geçtiği, trafik polislerinin yada kazalı araç sahibinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarına dair delil bulunmadığı, olayda sigorta şirketinin dolandırması ya da özel hayata ilişkin bilgilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğine dair müştekinin soyut iddiası dışında delil bulunmadığı, taraflar arasındaki tazminata ilişkin şikayet ve davaların ise hukuki sorun niteliğinde olduğu anlaşılmakla; Şüpheli hakkında soruşturmaya konu olay hakkında KAMU ADINA KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA,"şeklinde takipsizlik kararı verildiği, davalı tarafından davaya esas alınan kaza tespit tutanağının sahteliğinin ispatlanamadığı, kaza tutanağının bu durumda mahkememizce geçerli sayıldığı, ayrıca davalı ----- kaza anında kendisi ve aracının ----- bulunduğunun her türlü şüpheden uzak somut deliller ile ispatlanamadığı, kaza tespit tutanağının sahteliğinin ve davalının kaza anında---- olduğu husunun salt tanık ile ispat edilemeyeceği, davalının ----- kayıtlarına göre ---- giden otoyolları kullanmadığını göstermesi devlet karayollarını kullanarak ----- gitmediğini ispat için yeterli olmadığı, davalının aracında dava konusu kazaya ilişkin tramer kaydı bulunmasa da kaza sonucu oluşan hasarın sigorta poliçesi dışında harici olarak tamir ettirilmediğini ispatlamayacağı ki genelde sigortalıların sigorta primlerinin artmasını engellemek için kazaları sigorta şirketine bildirmeksizin harici olarak tamir ettirdiği düşünüldüğünde davalının bu savunmasına da itibar edilemeyeceği, yine kredi kartı ekstrelerine göre kaza tarihinde ---- alışveriş yapılmış olmasının davalının ----- olduğunu göstermeyeceği, hayatın olağan akışında kişilerin kredi kartlarını salt kendilerinin kullanmadığı, yakınlarının kullanımına verdiği dikkate alındığında davalının bu savunmasına da itibar edilmediği, kullanmış olduğu hatta ilişkin ---- kayıtlarının da ceza dosyası olmaması sebebiyle ilgili kurum tarafından gönderilmemiş olduğu anlaşıldığından ---- kayıtlarına göre davalının ---- olduğu hususunun ispatlanamadığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalının tüm savunmaları yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen KABULÜ ile,
1-Davalı takip borçlularının --- İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile; takibin 4.608,91 EURO asıl alacak, 163,40 EURO işlemiş faiz (davalı ----- poliçe limiti ve 60,40 Euro faiz ile sınırlı sorumlu olmak üzere) yönünden devamına, kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden (Euro) bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Kabulüne karar verilen alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, takibe konu alacağın takip tarihindeki 75.219,25 TL karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine
4-Karar harcı 5.138,22-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.718,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 3.419,32-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.718,90-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.799,60-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
6-Davacı tarafından yapılan 1.404,00- TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 3.904,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.564,38 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 1.008,27 EURO ekspertiz ücreti yargılama giderinin, haklılık oranına göre 662,29 EURO'nun davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalılar yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
11-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.050,98-TL.sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 549,02-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekili ile davalı ----- vekilinin yüzüne karşı davalı Sigorta şirketinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.