T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/215
KARAR NO: 2024/641
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 28/03/2023
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı malul ---- maluliyetine sebep olan---- plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı "-----" sayılı poliçe gereği, davalı tarafın mezkur kazaya konu aracın sigorta edeni olduğuna dair bir itirazı bulunmadığını taraflarınca sigorta şirketine yapılan başvuruya da olumlu herhangi bir cevap verilemediğini, davalı şirket hakkında 09.01.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, dava konusu trafik kazasından kaynaklı olarak müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğunda olan tazminat ve ferilerine ilişkin ödemenin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, kazaya 13.02.2018-13.02.2019 vadeli ve ----- numaralı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası bulunan ----- plakalı aracın sebebiyet verdiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla, davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ---- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde, ----- no.lu 13/02/2018- 13/02/2019 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi
ile sigortalı olduğunu, İhtiyari Mali Mesuliyet teminat limiti kişi başına 360.000TL teminat ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın sigorta şirketi olduğu gözetilerek şirketimiz tarafından kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet poliçesinin düzenlenip düzenlenmediğine ilişkin yeterli araştırmayı yapmadan dava dışı 3. kişinin zararını ödemesi ve işbu zararın talep edilmesinin söz konusu olamayacağını, Güvence Hesabının hak sahipleri tarafından yapılan başvuruları değerlendirirken Tramer kayıtlarından faydalandığını, Tramer kaydından yaptığı sorgulama neticesinde kazaya karışan aracın kaza tarihinde geçerli poliçesinin müvekkili şirket nezdinde düzenlendiğini tespit ettiğini ve edilebilecek durumda olmasına rağmen hataen ödeme yapmasının sorumluluğunun müvekkiline ait olmadığını, kendilerine sunulan başvuru evraklarında ve sunulan kaza tespit tutanağından görüleceği üzere zabıtta da açıkça kazaya karışan aracın poliçesinin ---- nezdinde düzenlendiğinin belirtildiğini, bilindiği üzere kaza tespit tutanağının aksi ispat edilinceye kadar resmi belge olduğunu, davacının elinde aksi ispatlanmamış bukadar net veri ve resmi belge mevcut iken hatalı şekilde ödeme yapmasının müvekkil şirkete yükletilmeye çalışılmasının kabulü mümkün olmadığını beyanla; müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından, haksız ve mesnetsiz talebin reddi ile red sebepli vekalet ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, --- İcra Müdürlüğünün -----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettirİİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ---. İcra Müdürlüğünün ------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Kazanın oluşumunda tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından alının bilirkişi alınan raporunda özetle;" Dosya kapsamında küçük ---- çarpan ticari taksinin plakasının belli olmadığı; soruşturma dosyasında ve işbu dava dosyasında, küçük---- çarpan ticari taksi plakası ile ilgili herhangi bir belge veya bilgi olmadığı; davacı tarafından---- plakasının nasıl temin edildiğinin dosya kapsamında belli olmadığı; bu nedenle, işbu raporda plakası bilinmeyen ticari taksi ifadesinin kullanıldığı; küçük ----- çarpan ticari taksinin ----- plakalı olarak kabul edilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu; Plakası bilinmeyen ticari taksinin kavşaklara yaklaşırken ve kavşağı geçerken yavaşlamadığı; hızının aracın teknik özelliklerine, görüş, yol ve trafik şartlarına göre yüksek olduğu; kavşakta karşıdan karşıya geçen 11 yaşındaki ---- çarparak yaşam fonksiyonlarını ORTA (3/6) derecede etkileyebilecek nitelikte yaralanmasına neden olduğu için kimliği bilinmeyen sürücüsünün KTK 52/a - 52/b - 74 ve KTY 101/a - 101/b - 145 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Dava dışı 11 yaşındaki mağdur ----- karşıdan karşıya geçtiği yerin kavşak olduğu; ticari taksinin hareketini uzaktayken takip ettiği dikkate alındığında kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı;" şeklinde rapor sunulmuştur.Dava dışı ------ meydana gelen maluliyetin tespiti için alınan bilirkişi raporunda özetle; " Davacı Güvence Hesabı'nın talep edebileceği rücuen alacağının; 12.824,00 TL asıl alacak ve 1.890,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.714,93 TL olduğu, ---- İcra Müdürlüğünün -----. sayılı dosyası ile davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile; 12.824,00 TL asıl alacak ve 1.890,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.714,93 TL tutar üzerinden icra takibinin devamının gerektiği " şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 21/1. maddesinde "tescil edilen araçlar, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan karayollarına çıkarılamaz" düzenlemesine; aynı Kanun'un 23/2. maddesinde ise "araç tescil belgesini araçta bulundurmayan veya tescil plakasını monte edilmesi gereken yerin dışında farklı bir yere takan sürücülere 92 Türk Lirası idari para cezası verilir. Araç bilgileri doğrulanıncaya ve plaka uygun yere takılıncaya kadar araç trafikten men edilir" düzenlemesine; aynı Kanun’un 91. maddesinde motorlu araçların “zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” düzenlemesine yer verilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesinde "Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10.7.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21.12.1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla -----nezdinde Güvence Hesabı oluşturulur" hükmüne yer verilmiş ve Kanun'un 14/2-a bendinde, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabileceği belirtilmiştir. Bu düzenlemeye göre trafik kazası sonucu zarar görenlerin zorunlu mali sorumluluk sigortasından yararlanma olanağının ortadan kalkmış olması durumunda, 5684 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi gereğince kazaya neden olan motorlu aracın kimliği belirsiz ise, kaza sırasında geçerli poliçesi yoksa veya eksikse, poliçeyi düzenleyen sigorta şirketi iflas etmişse veya ruhsatı iptal edilmişse, çalınan veya gasp edilen araçlardan dolayı işleten sorumlu tutulamıyorsa, Güvence Hesabı’na başvurulabilecektir.Somut olayda dava dışı ----- 13/01/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanmış, kazaya karışan aracın tespit edilememesi sebebiyle meydana gelen zarar 5684 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi gereğince davacı tarafından karşılanmıştır. Davacı Güvence Hesabı tarafından ödeme yapıldıktan sonra ambulans kayıt formu ile kazaya karışan aracın davalı sigorta nezdinde sigortalı olduğu anlaşılmış olduğundan davacının kazaya karışan araç sigortasına yaptığı ödemenin rücu talebi yerinde görülmüş olup usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.Eldeki davada tazmini gereken alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden bu halde likit alacaktan sözetmek mümkün olmayacağından ve yargılamayı gerektirdiğinden, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ----- İcra müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar harcı 1.005,17 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 825,27 -TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 359,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 161,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.661,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 14.714,93-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.