T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/343
KARAR NO: 2024/666
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 05/06/2021
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ----- Şirketi ile müvekkili Banka arasında “Genel Kredi Sözleşmesi” imzaladığı ve kredi kullandırıldığını, davalıların ise işbu Genel Kredi Sözleşmesi (GKS)mi Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefil Sıfatıyla imzaladığı ve kredi borcundan aynı derecede sorumlu hale geldiklerini, ancak borç gereği gibi ödenmediğinden, kredi hesapları kat edilerek borcun ödenmesi talebiyle, ----Noterliğinin 25.01.2019 tarih ve ----- yevmiye nolu, hesap kat ihtarnamesi, keşide edilerek, banka alacağının ödenmesi aksi halde hakkında yasal işlem başlatılacağı tebliğ edildiği ve davalıların temerrüde düşürüldüğünü, bu arada dava dışı asıl kredi borçlusu ----- Şirket ile kredinin kefili olan davalı-borçluların, --- Asliye Ticaret Mahkemesi ----- dosyasından konkordato talepli dava açtıklarını, mahkemece 08/03/2021 tarihinde dava dışı---- Şirket nin iflasına, diğer davacı-borçluların konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine ve tedbir kararlarının davacı borçlular yönünden kaldırılmasına karar verildiğini, davada tedbir kararları kaldırıldığından, davalı-borçlular hakkında ödenmeyen banka alacağının tahsili amacıyla ---- Banka Alacakları İcra Dairesi ------ sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, Davalı-borçluların vekilleri aracılığı takip dosyasına; 470.123,17 TL lik takip çıkış tutarı üzerinden ".85.124,25 TL dışındaki 184.998,92 TL lik asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faiz ve oranına “kısmi olarak itiraz ettiklerini, davalı borçluların yalnızca takip çıkış miktarı üzerinden kabul ettikleri miktarı belirterek itirazda bulunduklarını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; Davalı-Borçluların ----- Banka Alacakları İcra Dairesi ------ sayılı dosyasına yaptıkları itirazların iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, asıl alacaklara her bir kredi için takip talebinde belirtilen tarihler arasında ve takip talebindeki oranlar üzerinden akdi faiz ve temerrüt faizi işletilmelerine ve asıl alacaklar ile birlikte tahsillerine, davalı- Borçlular aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu borcun dava dışı müflis----Şirketi ne ait olduğunu, davacı borçlu -----Şirketinin --- Asliye Ticaret Mahkemesine --- Numarası ile açmış olduğu Konkordato davasında mahkemenin 08.1.2019 tarih saat 11.30 itibariyle davalılarda 14.1.2019 tarih saat 16.30 itibariyle Geçici Mühlet Kararı verdiğini, Mahkeme tüm davacılar yönünden 22.4.2019 tarihli duruşmada kesin mühlet kararı vererek tedbirlerin süresini 1 yıl daha uzattığını, 08.06.2020 tarihli ara kararında da kesin mühlet kararını ve tedbirlerin 17.01.2021 tarihine kadar uzatılmasına ve 31.12.2020 tarihinde de 19.03.2021 tarihine kadar uzattığını, geçici ve kesin süre verilmesinin sonuçları İİK düzenlendiğini, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları İİK. 294 vd. maddelerde düzenlendiğini, buna göre İİK 294. Maddesi düzenlemesinde Geçici mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işletilemeyeceğinin hüküm altına alındığını, davacının alacağının kredi borcu konkordato ya tabi borç olup bu borç hakkında davalıların temerrüde düşmesinin de söz konusu bile olamayacağının yasa hükmü olduğunu, bu nedenle davacı bankanın faiz talep etme hakkı Geçici mühlet tarihi olan 08.01.2019 tarihi itibariyle ortadan kalktığını, davacı bankanın bu tarihten sonra borçluları temerrüte düşüremeyeceği gibi ne akdi ne de yasal faiz talep etme hakkı yasal olarak ortadan kalktığını, bu nedenle icra takibine vaki itirazlarının yasal olduğunu, Konkordato Davasında davacı bankanın alacağı 285.124,25 TL. olarak tespit edildiği ve Konkordato Alacaklılar Toplantısı nisabına bu miktar üzerinden alındığını, davacı banka eğer 285.124,25 TL. Den daha fazla alacaklı olduğunda iddiasında ise alacağı çekişmeli hale geldiğinden alacaklı olarak, İcra ve İflâs Kanunu'nun 308/b maddesi hükmüne göre alacağının maddi hukuk hükümlerine göre belirlenmesi amacıyla konkordatonun tasdiki kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceğini, davacının bu süreyi de geçirdiğini, bu yönden de asıl alacak yönünden de davalılardan talepte bulunamayacağını, ---Asliye Ticaret Mahkemesine ------Konkordato davasının Konkordato Tasdik duruşmasında 08.03.2021 tarih saat 15.23 itibariyle asıl borçlu ----- Şirketi'nin iflasına karar verdiği, kesin süre sonunda verilen iflas kararı ile de faiz işlemediğinden davacı bankanın alacağı konkordato' ya tabi borç olarak faiz işlemeyen bir borç olduğunu, takibe konu borcun ----- Asliye Ticaret Mahkemesi----. Sayılı dosyada iflasına karar verilen ----- Şirketi ne ait olduğunu, müvekkillerininde davacı olarak asıl borçlu şirket ile birlikte ikame ettikleri konkordato davasında alacaklı banka Konkordato davasında asıl borçludan alacaklı olup bu miktarda 285.124,25 TL. Olarak belirlendiğini, bu nedenle borcun kefaletname ile sınırlı olmak üzere 285.124,25 TL. sine itiraz edilmediğini, borcun geri kalan asıl kısmına, işlemiş faiz ve oranına, işleyecek faiz ve oranına itiraz edildiğini beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ile takdir edilecek dava ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda ," Konkordato mevzuatı gereğince konkordoto borçlularından davacı bankanın geçici mühlet tarihi itibarı ile alacağı çekişmeli alacaklar raporunda ---- konkordato borçlusu ------ 08.01.2019 mühlet tarihi itibariyle toplam alacağının; 285,124,25 TL olduğu, tespit sonucunda 08.01.2019 tarihi itibariyle 285.124.25 TL olarak tespit edilen banka alacağının tamamının Adi Alacak olarak İİK 302 Md. gereğince nisaba dahil edilmesi gerektiği, Mahkemenin geçici mühlet kararı gereğince tüm icra takiplerinin durdurulmasına karar verildiği dikkate alındığında tamamen mahkemenizin takdirlerinde olmak üzere mühlet içerisinde davacı alacaklı banka tarafından konkordato borçluları aleyhine açılan ---- Banka alacakları İcra Dairesi ------ Sayılı dosyasından davacı bankanın talebi doğrultusunda ve davalılarında kabulünde olan 24.457.95 TL Artı para kredisi ile 250.711.29 TL Taksitli Ticari kredisi için 26.02.2021 takip tarihi itibarı davacı banka alacağı, işlemiş faizleri ile birlikte 458,971,12 TL olduğu, --- ve ----- yönünden, Davacı banka ticari kredi alacağına ilişkin,- davalı kefillerin ---- Banka alacakları İcra Dairesi ----- sayılı takip dosyasına yapımış oldukları itiraz nedeniyle davacı bankanın davalılardan sayın mahkemece de kabul edilmesi halinde 26.03.2021 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 275.169.24 TL asıl alacak 175.049.41 TL işlemiş faiz ve 8.752.47TL BSM olmak üzere toplam 458.971.12 TL alacaklı olduğu, 250.711.29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık 96 28.20 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 24.457.95 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 29.40 ve ----- tarafından üç ayda bir deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, ----- yönünden, davacı banka ticari kredi alacağına ilişkin, - davalı kefilin ---- Banka alacakları İcra Dairesi ------ sayılı takip dosyasına yapımış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalıdan mahkemece de kabul edilmesi halinde 26.03.2021 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 275.169.24 TLasıl alacak 93.781.64 TL işlemiş faiz ve 4.689.09'TL BSM olmak üzere toplam 373.639.97 TL alacaklı olduğu, 250.711.29 TL asıl alacağın istenebileceği, takip tarihinden itibaren yıllık % 28.20 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan 24.457.95 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %29.40 ve ----- tarafından üç ayda bir deklere edilen değişen oranlarda oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği" şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi tarafından verilen 11.04.2022 ek raporda özetle; " ---- yönünden, Davacı banka ticari kredi alacağına ilişkin,- davalı kefillerin --- Banka alacakları İcra Dairesi ---- sayılı takip dosyasına yapımış oldukları itiraz nedeniyle davacı bankanın davalılardan sayın mahkemece de kabul edilmesi halinde 26.03.2021 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 275.169.24 TL asıl alacak 175.049.41 TL işlemiş faiz ve 8.752.47TL BSM olmak üzere toplam 458.971.12 TL alacaklı olduğu, 250.711.29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık 96 28.20 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 24.457.95 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 29.40 ve ---- tarafından üç ayda bir deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, ----yönünden, davacı banka ticari kredi alacağına ilişkin, - davalı kefilin ----- Banka alacakları İcra Dairesi ------sayılı takip dosyasına yapımış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalıdan mahkemece de kabul edilmesi halinde 26.03.2021 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 275.169.24 TLasıl alacak 93.781.64 TL işlemiş faiz ve 4.689.09'TL BSM olmak üzere toplam 373.639.97 TL alacaklı olduğu, 250.711.29 TL asıl alacağın istenebileceği, takip tarihinden itibaren yıllık % 28.20 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan 24.457.95 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %29.40 ve ----- tarafından üç ayda bir deklere edilen değişen oranlarda oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği şeklinde rapor sunulmuştur.Davalı tarafın itirazı doğrultusunda bilirkişi heyetine bir nitelikli hesap uzmanı bilirkişi eklenerek, rapor tanzimi istenilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen 21.01.2023 tarihli raporda özetle; " Konkordato mevzuatı gereğince konkordato borçlularından davacı bankanın geçici mühlet tarihi itibarı ile alacağı çekişmeli alacaklar raporunda ----konkordato borçlusu ------ 08.01.2019 mühlet tarihi itibariyle toplam alacağının: 285.124,25 TL olduğu, açıklamalar ve tespit sonucunda 08.01.2019 tarihi itibariyle 285.124.25 TL olarak tespit edilen banka alacağının tamamının adi alacak olarak İİK 302 Md. gereğince nisaba dahil edilmesi gerektiği, Davacı banka ticari kredi alacağına ilişkin, davalı kefillerin ---- Banka alacakları İcra Dairesi -----. sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itiraz nedeniyle davacı bankanın davalılardan mahkemece kabul edilmesi halinde 22.04.2019 tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 250.711.29 TL asıl alacak 19.898.80 TL işlemiş faiz ve 994.94TL BSM olmak üzere toplam 271.605.03 TL alacaklı olduğu, 250.711.29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.20 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, davacı banka kredi kartı alacağına ilişkin, davalı kefillerin --- Banka alacakları İcra Dairesi -----. sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itiraz nedeniyle davacı bankanın davalılardan mahkemece de kabul edilmesi halinde 22.04.2019 tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 24.457.95 TL asıl alacak 2.698.12 TL işlemiş faiz ve 134.91 TL BSM olmak üzere toplam 27.290.98 TL alacaklı olduğu, 24.457.95 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 29.40 ve ----- tarafından üç ayda bir deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği " şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen 05.12.2023 tarihli ek raporda özetle; " --- ve ----- yönünden; Davacı banka Ticari Kredi alacağına ilişkin, davalı kefillerin ---- Banka alacakları İcra Dairesi -----sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itiraz nedeniyle davacı bankanın davalılardan mahkemece de kabul edilmesi halinde 26.03.2021 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 250.711.29. TLasıl alacak (19.898.8043.610.24)-23.509.04 TL işlemiş faiz ve (994.944 180.51)5 1175.45 TL BSM olmak üzere toplam 275.395.78 TL alacaklı olduğu, 250.711.29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.20 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, davacı banka kredi kartı alacağına ilişkin, davalı kefillerin ---- Banka alacakları İcra Dairesi ---- sayılı takip dosyasına yapımış oldukları itiraz nedeniyle davacı bankanın davalılardan mahkemece de kabul edilmesi halinde 26.03.2021 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 24.457.95 TLasıl alacak ( 2.698.124277.35) 2.975.47 TL işlemiş faiz ve (134.91--13.87 ) 148.78 TL BSM olmak üzere toplam 27.582.20 TL alacaklı olduğu, 24,457.95 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık 96 22.68 ve ----- tarafından üç ayda bir deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin 905 BSM nin davalıdan istenebileceği, ---- yönünden, davacı banka ticari kredi alacağına ilişkin, davalı kefilin ---- Banka alacakları İcra Dairesi ----- sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itiraz nedeniyle davacı bankanın davalılardan mahkemenizce de kabul edilmesi halinde 26.03.2021 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 250.711.29 TL asıl alacak (11.976.3243.610.24)5 15.586.56 TL işlemiş faiz ve (598.824 180.51)5 779.33 TL BSM olmak üzere toplam 267.077.18 TL alacaklı olduğu, 250.711.29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 28.20 temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, davacı banka kredi kartı alacağına ilişkin, davalı kefilin ---- Banka alacakları İcra Dairesi ------ sayılı takip dosyasına yapımış oldukları itiraz nedeniyle davacı bankanın davalılardan de kabul edilmesi halinde 26.03.2021 takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 24.457.905 TLasıl alacak ( 2.393.214277.35) 2.670.56 TL işlemiş faiz ve (119.66413.87 ) 133.53 TL BSM olmak üzere toplam 27.582.20 TL alacaklı olduğu, 24.457.95 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 22.68 ve ----- tarafından üç ayda bir deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği " şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi tarafından verilen 08.06.2024 tarihli ek raporda özetle; "----- yönünden; Davacı bankanın 457.893.22 TL alacaklı olduğu hesaplandığı, ancak davalılar vekilinin 470.123.17'TL lık takip dosyasına yapmış olduğu itirazda”....285.124.25'TL dışındaki 184.998.92 TL lık asıl alacağa ve işlemiş faiz ve oranına ...”kısmi itirazda bulunduğu, yapılan hesaplamada asıl alacak tutarının 24.457,95+250.711.29= 275.169.24 TL olarak tespit edildiği, İş bu tutarın davalıların kabulünde olduğu, tespiti yapılan hesaplama sonucunda alacak 457.893.22 TL-kabul edilen 285.124.25 TL mahsup edildiğinde (275.169.24 TL asıl alacak+9,955.01 TL işlemiş faiz )= 172.768.97 TL davacı banka faiz alacağının tespit edildiği, ----- yönünden; Davacı bankanın 372.995.38 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, ancak davalılar vekilinin 470.123.17'TL lık takip dosyasına yapmış olduğu itirazda”....285.124.25 TL dışındaki 184.998.92 TL lık asıl alacağa ve işlemiş faiz ve oranına ...”kısmi itirazda bulunduğu, hesaplamada asıl alacak tutarının 24.457.95+250.711.29= 275.169.24 TL olarak tespit edildiği, İş bu tutarın davalıların kabulünde olduğu, tespiti yapılan hesaplama sonucunda alacak 372.995.38 TL-kabul edilen 285.124.25 TL mahsup edildiğinde (275.169.24 TL asıl alacak+9.955.01 TL işlemiş faiz )= 87.871.13 TL davacı banka faiz alacağı tespit edildiği; " şeklinde rapor sunulmuştur.6098 TBK'nun 583/1.maddesine göre; "Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." Anılan kanun hükmü uyarında, kefilin sorumlu olacağı azami borç miktarı ile kefalet tarihinin de kefil tarafından kendi el yazısı ile yazılması bir geçerlilik şartıdır.Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir.Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir.Kişisel (şahsi) teminat sözleşmesinin alt kavramını oluşturan kefalet sözleşmesinin temel amacı, esas itibariyle asıl borç ilişkisinin tarafı olmayan üçüncü kişilerce, alacaklıya şahsi teminat (güvence) verilmesidir. BK’nun 492 nci maddesi gereğince kefilin sorumluluğu, asıl borcun geçerli oluşuna ve devamına bağlıdır (----- sayılı ilamı).Türk hukuk öğretisinde de, kefilin borcunun, fer’i (bağımlı) bir borç olduğu benimsenmiş; asıl borcun varlığına ve geçerliliğine bağlı olduğu vurgulanmıştır.Kefalet borcu, temin ettiği asıl borcun feri olup, asıl borç herhangi bir sebeple düşerse, kefil de borçtan kurtulabilir. Kefil, kanunun kendisine tanıdığı bu ve diğer hakları kullanmaya yetkilidir. Asıl borç tediye (ödeme) ile vesair surette düşerse, kefalet gibi feri haklar da düşer. Kefil asıl borçludan daha fazla mükellefiyet altına giremez (11.06.1969 gün ve ---- sayılı YİBK’nın Gerekçesi).
Dava dışı asıl borçlu ----- Şirketi ile, davacı banka arasında 30/10/2015 tarihli ve 1.500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi'nin imzalandığı, davalıların da kredi sözleşmesini Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil sıfatıyla imzaladığı ve kefaletlerinin geçerli olduğu görülmektedir. İİK'nın 68/b-1. maddesine göre: Sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. TBK'nın 590/3. maddesi "Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimi kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar." hükmünü içermektedir. TBK'nın 590/3. Maddesi ile birlikte genel kredi sözleşmesinde yukarıda açıklanan hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde asıl borcun muaccel olması sözleşmede süre içeren bir bildirimde bulunulması koşuluna bağlanmıştır.Somut olayda TBK'nun 590/3. maddesi uygulanacak olup, hesap kat ihtarı tebliği ile birlikte kefil yönünden de alacak muaccel hale geleceğinden hesap kat ihtarının kefile tebliğ edilememiş olmasının alacağın kefil yönünden muaccel olmaması sonucunu doğuracaktır. Bu noktada hemen belirtilmelidir ki, İİK'nın 68/b-1 maddesinde yer verilen gereği adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde genel kredi sözleşmesinde bildirilen adrese hesap özetinini tebliğine dair çıkarılan tebligatın yapılamayıp iade edilmesi halinde hesap özetinin tebliğ edilmiş sayılacağına ilişkin hüküm asıl borçlu şirket yönünden geçerli olup davalı-kefil için bu yönde bir hüküm sevk edilmediğinden genel kredi sözleşmesinin 18. Maddesi hükmü gözetilerek davalı kefilin sözleşmedeki adresine ve en son bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı halde iade olunan kat ihtarının tebliğ edilmiş varsayılacağı, dolayısıyla kredi alacağının muaccel olduğu kabul edilemeyecektir. (---- BAM ----. HD., ---- Sayılı Kararı)Yukarıda yer alan açıklamalar dikkate alındığında davalı-kefil ----- çıkarılan tebligat iade geldiği ancak tebligat adresinin sözleşmede belirtilen adres olduğu, davalının adres değişikliğini bildirmediği, genel kredi sözleşmesinin 6.3 Tebligat Adresi başlıklı maddesi de dikkate alındığında davalı borçlu yönünden temerrüdün diğer borçlularla birlikte 02/02/2019 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmiştir.Davalı borçlular yönünden ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin -----. sayılı dosyasında önce geçici mühlet ardından kesin mühlet verildiği, mühletin 08/03/2021 tarihinde kaldırıldığı, icra takibinin ise kesin mühlet kaldırıldıktan sonra 26/03/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları İİK. 294 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre İİK 294. Maddesi düzenlemesinde geçici mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işletilemeyeceği ve “Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur” hükümlerinin düzenlendiği, anılan hükme göre de geçici mühlet kararının verildiği 14.1.2019 tarihi ile kesin mühlet kararının verildiği 22.4.2019 tarihler arasında faizin işlemeye devam edeceği açıktır. Bu durumda davacı bankanın davalılara karşı talep edebileceği faiz dönemi, 25.01.2019 ile kesin mühlet tarihi olan 22.04.2019 tarihleri arası olacaktır.Genel kredi sözleşmesinden doğan alacak, davacı bakımından dava dışı müflisin iflas masasına yazdırabileceği adi alacak mahiyetindedir.İİK m.196 hükmüne göre, iflasın açılması ile birlikte, iflas masasına giren alacaklarda faiz işlemeye devam eder. Asıl borçlu dava dışı müflis ile davalılar arasındaki ilişki bir ihtiyari takip arkadaşlığı ilişkisi olup, davacı kredi sözleşmesinden doğan alacağını müflisin iflas masasına yazdırabileceği gibi, müteselsil kefil konumundaki davalılara karşı da bir takip başlatabilir. Dolasıyla dava dışı asıl borçlu yönünden alacağın 285.124,25 TL olarak iflas masasına yazılmasının davalı kefiller yönünden de borcun 285,124,25 TL olarak kabulü anlamına gelmeyeceği, kefalet ile kefil olunan miktar kadar alacağın güvence altına alınması amacına aykırı olacağı, davalı kefillerin kredi sözleşmesindeki kefalet miktarı kadar borçtan sorumlu olacağı kanaati ile davalıların kendilerinin de iflas masasınca kabul edilen borç kadar sorumlu olacağına yönelik itirazları kabul görmemiştir.Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında kefalet sözleşmesine dayalı kredi ilişkisinin mevcut olduğu, alacağın tahsili amacı ile ---- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, hükme esas alınan 08/09/2024 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davalıların hükümde belirtilen alacak kalemleri yönünden borçtan sorumlu borçlu olduğu ve takibin belirlenen miktarlar üzerinden devamı gerektiğinden itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. Dava değeri olarak 470.123,17 TL7den iflas masasınca kabul edilen 285.124,25 TL düşüldükten sonra kalan 184998,92 TL gösterilmiştir. Hükümde infaz aşamasında tereddüte mahal verilmemesi için icra takibinde yer alması gereken alacak kalemleri tek tek gösterilmiştir. İtirazın iptaline konu dava değeri dikkate alındığından neticeten 172.768,97 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmiş olup infaz aşamasında tereddüte mahal verilmemesi için itiraza konu olmayan alacak kalemleri de dikkate alınarak 275.169,24 TL asıl alacak, 174.022,84 TL işlemiş faiz, 8.701,14 TL BSMV olmak üzere 457.893,22 TL takibin devamına karar verilmiş olup dava değeri ve itirazın iptaline karar verilen miktarlar üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanmış olup toplam miktarlar yargılama gideri ve vekalet ücretinde dikkate alınmamıştır.İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.Eldeki davada, dava konusu nakdi kredi alacağı likit (belirlenebilir) olup, hükme esas asıl alacak miktarı üzerinden davacı yararına talebi ile bağlı kalınarak kabulüne karar verilen asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. (Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin 17/04/2019 Tarih, ----- Esas ve ----- Karar).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen KABULÜ ile,
1-Davalı takip borçlularının --- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 164.067,83 TL işlemiş faiz, 8.701,14 TL BSMV olmak üzere toplam 172.768,97 TL yönünden kısmen iptali ile; takibin 275.169,24 TL asıl alacak, 174.022,84 TL işlemiş faiz, 8.701,14 TL BSMV olarak üzere toplam 457.893,22 TL üzerinden devamına, kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,8 oranında faiz ve faize %5 oranında BSMV uygulanmasına,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Kabulüne karar verilen takibe konu 172.768,97 TL alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar harcı 11.801,84-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 808,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.993,14-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 808,70-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 868,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
6-Davacı tarafından yapılan 170,70-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.900,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.070,70-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.801,59- TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 27.643,04-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalılar yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 12.229,95- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
11-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.270,09-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 89,91-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı ---- vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.