T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/387
KARAR NO: 2023/899
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/06/2022
KARAR TARİHİ: 15/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili, 2019 yılında davalı şirkete poligal düğme satmış, irsaliyeli fatura kesip ürünleri teslim ettiğini, fatura bedeli 30.001,00TL olduğunu, bu bedel karşılığında davalı şirketten ----- Şubesinin----seri numaralı 15.02.2020 vade tarihli 30.000,00 TL bedeli çeki teslim aldığını, bu çekin müvekkilinin faaliyeti çerçevesinde cirolanarak ----verildiğini, çek vadesi geldiğinde son yetkili hamil çeki bankaya ibraz etmiş ve çekin karşılıksız olduğunu anladığını bunun üzerine çek ------tarafından müvekkiline iade edilerek çek bedelinin nakden ödenmesi talep edikdiğini, müvekkilinin ticari faaliyetinin devamı gereği bu çekin bedelini nakden ödediğini, akabinde çekin tahsili için davalıyla iletişime geçmiş ancak davalı zor durumda olduğunu, çeki ödemeyeceğini sözlü olarak bildirdiği ancak geçen süre içerisinde davalı çeki ödeyeceğini vaad ederek müvekkilinden çeki iade istediğini, müvekkilinin davalı borçlunun iyi niyetine güvenerek çeki iade ettiğini sonrasında taraflar çekin ödenmediğini ve taraflar arasındaki irtibatın sona erdiğini, bunun üzerine alacağın tahsili için-----. İcra Müdürlüğünün------ Eşas sayılı dosyasından cari hesaba dayanarak icra takibi başlattığını, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, itiraz üzerine alacağın tahsili amacı ile işbu itirazın iptali davasım açtığını beyan ederek, ------. İcra Müdürlüğünün ------Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı borçlu hakkında %40 icra inkar tazminatına hüküm edilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini vekaleten talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili tarafından davacıya fatura bedeli karşılığında 30.000,00 TL bedelli çek keşide edildiğini, devam eden süreçte davalı müvekkil çek bedelini davacıya ödemiş çek bedelinin müvekkili tarafından davacıya ödenmesi nedeniyle çekin davacı tarafından müvekkiline iade edildiğini, davalı müvekkilinin çeki bankaya iade ettiğini, davacıya çek bedeline ilişkin borcu olmadığını, çekin bedelinin davacıya iade edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte 05.07.2012 tarihinden sonra yapılan icra takiplerinde açılacak itirazın ıptalı davalarında icra inkar tazminatı asgari %20 olduğunu, davacının %40 icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafın çekin süresi içinde bankaya ibraz edildiği ve karşılıksızdır ibaresi düşüldüğünü de ispatlayamadığından çekin kambiyo vasfının da ortadan kalktığını, müvekkilinin çek bedelini ödeyip davacıdan iade alarak bankaya iade ettiğini, çek bedelinin tahsil edilmeden iade olunduğuna ilişkin davacı tarafın bir delil sunmadığını beyan ederek, davanın reddini, takip tutarının %20'sinden aşağı olmayacak şekilde davacının tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle,----. İcra Müdürlüğü'nün -----esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu,----- İcra Müdürlüğü'nün-----esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; İnceleme günü, davacı şirketin incelemeye gelmemiş olması nedeniyle, davacı şirkete ait ticari defterler üzerinde usul ve hesap incelemesi yapılamamış, davalı şirket vekilinin inceleme günü gelerek, davalı şirketin ticari defterlerinin Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı'nda olduğundan sunmayacaklanm beyan etmiş olması nedeniyle, davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde usul ve hesap incelemesi de yapılamadığı, takip konusu alacağı oluşturan fatura içeriği malın' teslim/ tesellümün ispatı, söz konusu fatura konusunda başlangıçta verilen çek, sonradan çekin davalıya iadesi konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı. temel ihtilaf, çeki elden davalıya geri iade eden davacının fatura bedelini tahsil edip etmediği hususu olduğundan, tacir olan taraflara ait ticari defterler raporun ilgili bölümünde açıklandığı şekilde incelenememiş olsa da, iş bu raporumuz dosya kapsammdakı delil durumuna göre düzenlenndiği, davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen faturanın incelenmesinde, davacı şirket tarafından, davalı şirket teslim edilen mallara karşılık düzenlenen, 09.11.2019 tarih,----- seri no.lu 30.001,32 TL tutarlı faturaya ilişkin olduğu, faturanın teslim alan bölümünde ----- isim ve imzasının bulunduğu, davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen çekin incelenmesinde, davalı şirket tarafından, davacı şirket adına keşide edilen, ---- Şubesi, 15.02.2020 vadeli, ------no.lu, 30.000,00 TL tutarlı çeke ilişkin olduğu, dosya kapsamına göre, çekin vadesinde bankadan tahsil edilmediği ve davacı şirket tarafından, davalı şirkete iade edilmiş olduğu, vergi dairesinden gelen yazı cevabında takip konusu alacağı oluşturan 09.11.2019 tarih, -----seri no.lu 30.001,32 TL (KDV Hariç 27.779,90 TL) tutarlı faturanın davacı tarafından Bs (Bilanço Satış), davalı şirket tarafından da Ba (Bilanço Alış) bildiriminde bulunduğu tespit edildiği, davacı şirket tarafından, davalı şirkete teslim edilen mallara ilişkin davalı şirket adına 09.11.2019 tarih, ------ seri no.lu 30.001,32 TL tutarlı faturanın düzenlendiği ve faturaya karşılık davalı şirket tarafından davacı şirket adına----- Şubesi; 15.02.2020 vadeli, ----- noslu, 30.000,00 TL tutarli çekin keşide edildiği, işbu çekin bankaya ibraz edilmeyerek, davalı şirkete iade edildiği konusunda ihtilafın olmadığı değerlendirildiği, Taraflar arasındaki ihtilafın, davacı tarafından, davalıya iade edilen çekin bedelinin tahsil edilip edilmediğine ilişkin olduğu, dosya kapsamına sunulan belgelerin incelenmesinde, söz konusu çekin, muhatap banka hesabından ödenmediği, ancak davacı şirket tarafından, davalı şirkete iade edildiği görüldüğü, uyuşmazlık konusuna ilişkin davacı şirket vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin iyi niyetine güvenerek çek bedelini tahsil etmeden iade ettiklerini iddia etmiş, davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, çekin bedelini davacı şirkete ödemeleri üzerine, davacı şirketin çeki kendilerine iade ettiğini savunmuş olup, yapılan tespitler sonrasında, davalı şirket tarafından, davacı şirket adına keşide edilen çekin elden ödemesi (nakden) yapıldığından bedelsiz kaldığı, davanın kısmen ya da tamamen kabul edilmesi halinde davacının 30.001,32 TL tutarında fatura alacağını talep edebileceği, mahkememizce davacı lehine hüküm kurulması halinde, davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen 09.11.2019 tarihli 30.001,32 TL tutarlı faturaya karşılık, davalı şirket tarafından verilen çekin vadesinin 15.02.2020 tarihi olduğu, bu tarihin taraflar arasında kararlaştırılan ödeme vadesi olacağı, alacağın bü tarihte muacçel olduğunun kabul edilmesi durumuna göre davacının takip öncesinde 5.429,83 TL faiz talep edebileceği, davanın kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunan asıl alacağı için adi kanuni faiz talebinin yerinde olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir
Bilirkişi tarafından alınan ek raporda özetle; Davacı şirkete ait 2019-2020-2021 yıllarına ilişkin ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2022 yılıma ilişkin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdik süresinin henüz gelmediği, ticari defterlerin TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirkete ait ticari defterler Büyük Mükellefler Vergi Dairesi'nde incelenmiş olup, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ilişkin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve öre usulüne uygun tutulduğu, 2021 yılına ilişkin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdikinin bulunmadığı, davacı Şirketin Alacak Talebi Yönünden: kök raporda belirtildiği üzere, davacı şirket tarafından, davalı şirkete teslim edilen mallara ilişkin davalı şirket adına 09.11.2019 tarih, ---- seri no.lu 30.001,32 TL tutarlı faturanın düzenlendiği ve faturaya karşılık davalı şirket tarafından davacı şirket adına ----- Şubesi, 15.02.2020 vadeli, ---- no.lu, 30.000,00 TL tutarlı çekin keşide edildiği, işbu çekin bankaya ibraz edilmeyerek, davalı şirkete iade edildiği, çekin bedelinin muhatap bankadaki davalı hesabından tahsil edilmediği konusunda ihtilafın bulunmadığı, Davacı şirketin kayıtlarının incelenmesinde, davalı şirketten alınan 15.02.2020 keşide tarihli 30.000,00 TL tutarlı çekin davalı şirket lehine kaydedildiği, sorasında 09.11.2019 tarihli, ---- seri no.lu 30.001,32 TL tutarlı faturanın kaydedilerek bakiyenin kapatıldığı, 10.09.2020 tarihinde çek iade açıklamalı 30.000,00 TL tutarında borç kaydı girdiği ve davacının kendi defterlerinde 30.000,00 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin kayıtlarının incelenmesinde, davacı şirket tarafından düzenlenen 09.11.2019 tarihli,----- seri nolu 30.001,32 TL tutarlı faturanın kaydedildiği, ancak çeke ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, davalı şirketin kendi defterlerinde 30.001,32 TL borçlu gözüktüğü, diğer bir deyişle davalının beyanının aksine defter kayıtlarında çekin kendisine nakden ödenmesi sonrası iade edilmesine ilişkin bir kaydın bulunmadığı, Uyuşmazlık konusu çeke ilişkin davacı şirket vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin iyi niyetine güvenerek çek bedelini tahsil etmeden iade ettiklerini iddia etmiş, davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, çekin bedelini davacı şirkete ödemeleri üzerine davacı şirketin çeki kendilerine iade ettiğini savunmuş olsa da ödemeye ilişkin yazılı bir belge sunamamış, kendi defterlerinde de davacıya 31.12.2021 tarihi itibarıyla halen aynı tutarda borçlu durumdadır. Davalının, somut olarak bir ödeme belgesi sunmamasına rağmen başlangıçta ödeme olarak verdiği çekin kendisine iade edilmiş olmasının bedelinin ödenmesi anlamında olup olamayacağı hususundaki hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davanın kabul edilmesi halinde davacının 18.02.2022 takip tarihi itibarıyla 30.001,32 TL tutarında fatura alacağını talep edebileceği, Faiz hususundaki Kök Rapor kanaatinin aynen geçerli olduğu, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde yemin metnini dayandığı anlaşılmakla mahkememizin 06/10/2023 tarihli duruşması ile davalı vekiline yemin metnini sunması için iki haftalık kesin süre verildiği verilen süreye rağmen yemin metnini sunmadığı görülmüştür
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda davacı ve davalı tarafın ticari defterleri incelenmekle dava konusu icra takip tarihi itibariyle davacının kendi defterlerinde 30.000,00 TL alacaklı gözükürken, davalının ise 30.001,32 TL borçlu gözüktüğü, taraf ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu sahipleri lehine ve aleyhine delil olarak değerlendirilebileceği göz önüne alındığında davalı yanın davacı tarafa talebe bağlılık ilkesi doğrultusunda 30.000,00 TL borçlu olduğu tespit edilmekle davalının ticari defterlerinde ödemenin yapıldığı iddia olunun çeke ve çekin nakden ödendiğine yönelik bir kaydın da bulunmadığı gözetilerek Yargıtay---- HD nin----Esas, ----- Karar sayılı 4.11.2019 tarihli ilamında da açıklandığı üzere davalı, davaya dayanak faturaya ilişkin beyanname vermekle malları teslim almış sayılacağından vergi dairesinden celp edilen BA/BS formlarının tetkikinde davalının davacı tarafından kesilen dava konusu faturaları da vergi dairesine bildirdiği tespit edilmekle buna göre tarafların basiretli tacir olduğu hususu gözetildiğinde ve davalının kendi ticari defterleri uyarınca davacıya borçlu olduğu ve dava konusu malı teslim aldığı ve teslim alınan malın bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekeceğinden bilirkişi raporuyla davalı va davacı tarafın BA/BS formlarının uyumlu olduğu HMK 222/3 maddesi uyarınca bilirkişi raporu hükme esas alınarak açılan davanın kabulü ile itirazın iptaline takibin devamına karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın 30.000 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar yönünden aynen devamına,
2-Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar harcı 2.049,30 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 331,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.717,82 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 331,48 TL peşin harç olmak üzere toplam 412,18 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.878,75 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -----Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.