T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/875
KARAR NO: 2024/187
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/09/2022
KARAR TARİHİ: 05/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasındaki kurulan ticari ilişkiye istinaden müvekkili ---- uyku markası ---- için ---- oynadığı ve hali hazırda televizyon ve internet dahil bir çok mecrada yayınlanan reklam filminin tüm görsel efektlerinin eklenmesi, düzeltmeler, ışık, renk ayarlama ve montaj dahil post production işlemlerini yerine getirdiğini, ancak müvekkilinin salt çekim ürünlerinden oluşturarak ilgili mecralarda yayına hazır hale getirdiği iş mahsulü ve esere dair Taraflar arasında anlaşılan ücretin ödenmediğini, bununla da kalmayıp ilgili reklam filminin müvekkilinin hakları ihlal edilmek suretiyle yayınlanmaya başlandığını, ücret alacaklarının tahsili için icra takibi başlatıldığını, Davalının 26.05.2022 havale tarihli dilekçesi ile icra takibine konu borcun tamamına, faizlerine ve sair tüm fer'ilerine, itiraz ederek, takibin durdurulmasını talep ettiğini, fakat davalının itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olup, reddi gerektiğini beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü talep, dava, tazminat ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla, ------İcra Müdürlüğü ----- Esas Sayılı icra dosyasına vaki takibe, borca ve ferilerine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/ borçlunun alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, sayın Mahkeme’nin işbu davanın sonucunun beklenmesi halinde uğrayacakları zararı göz önünde bulundurularak haklarının garanti altına alınması ve temini için fsek 77. maddesi uyarınca “öncelikle teminatsız olarak”, mahkeme teminat ödenmesini takdir ederse “teminatı mukabilinde” ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın sözleşmede kendisine yüklenen edimleri gereği gibi ifa etmediğini, bu nedenle bir alacağının mevcut olmadığını ekte sunulan maillerde bunun anlaşılacağını ve müvekkilinin söz konusu işi başka bir firmaya ifa ettirerek tamamlandığını, haksız bir şekilde icra takibi ve itirazın iptali davası açtığını, Eser sözleşmesinin kurulması anında başlayan özen borcu, eserin tam, eksiksiz ve ayıpsız tamamlanmasına kadar devam edeceğini, müvekkili tarafından eserin nihai halinin kabul edildiğine ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmamasına karşın, davacı yanın müvekkil şirketten alacaklı olduğunun iddiası tamamen mesnetsiz olduğunu, davacının talebinde kötü niyetli olduğunu beyanla, davanın reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, -----İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu----- İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takiplerinde buludğu, ödeme emirlerinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçeleri ile borca itiraz edildiği, itiraz dilekçelerinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda ," defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı yönünden: mali inceleme neticesinde: her iki tarafın ihtilafın yaşandığı 2021 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, tarafların defterlerinin incelenmesinden ihtilaf konusu işlemin, davalıda gözüküp davacı kayıtlarında yer almayan dava konusu 81.015,70 TL iade faturası kaynaklı olduğu, süresinde yapılan iadenin aynı zamanda süresinde yapılan ayıp ihbarı anlamında kabul edilebileceği, bu durumda davacının fatura konusu hizmet ifasını yaptığını ispatlaması gerektiği, heyetimiz sektör bilirkişisinin konu ili ilgili değerlendirmesini aşağıda yaptığı, davacının hizmet ifasını verip vermediği yönünden: teknik inceleme neticesinde: Mahkemenin huzurunda mevcut dosyaya sunulan tüm deliller incelenerek, “Lansman Filmi, Compositing Çalışması, Film Renk Düzenlemesi ve Süpervizörlük” hizmetlerinin sunulduğu, yazışmalarda ifade edilmesinin dışında, ayrıca delil mahiyetinde sunulan “Çalışmaları gösterir görüntüler, Karşı Taraftan İletilen Reklam Filmi Müziği ve Reklam Filmini Ham Hali ve Çalışılmış Hali ve dahi Reklam Filminin Önceki ve Sonraki Halini Gösterir Görseller” başlıklı dosyalar içerisinde yer edinen çalışmaların,-----markasına ait-----reklamına dair hazırlanan videoda davacının istenilen ölçütlerde çalışmalar yürütüldüğünün tespit edildiği; ayrıca gerçekleştirilen çalışmanın sosyal medya ortamlarında bilhassa ----- kanalı üzerinden erişiminin de mümkün olduğu; bu sebeple davacının görevini ifa ettiğini ve ayıplı bir şekilde teslim etmediğini ifade etmenin yerinde olacağı; elbette ana iskelet üzerinden daha sonra çeşitli değişiklikleri gerçekleştirmenin mümkün olduğu; açıklanan gerekçelerle dosya dahilinde yer alan tüm deliller ışığında her ne kadar davalı tarafından işin başkasına tamamlattırıldığı beyan edilmiş ise de bu hususun dosyadan anlaşılamadığı; davacının ilgili çalışmalarını ifa ettiğinin tespit edildiğinden takip konusu 81.015,70 TL alacağını talep edebileceği kanaatine varıldığı, Faiz: Mali yönden inceleme yapıldığında somut olayda, taraflar arasında yazılı sözleşmenin bulunmadığı, tek faturalı ticari ilişkide geçmişe dönük teamülün bulunmadığı, yanı sıra takip öncesinde davacı alacaklı tarafından usulüne uygun tebliğ şerhini havi yazılı bir ihtarnamenin bulunmadığından takip öncesinde davacının alacağının muaccel olmadığından talep edemeyeceği, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, davacının 18.05.2022 takip tarihinden itibaren hükmolunacak alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında iskonto avans faiz talep edebileceği, İcra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaatine ulaşıldığı, Borçlar Mevzuatına Yönelik Değerlendirmeler neticesinde; Taraflar arasında yazılı şekilde sözleşmenin kurulmadığı; ancak taraflar arasında TBK m. 470 hükmü gereğince eser sözleşmesi kurulduğu noktasında ihtilaf bulunmadığı; buna göre davacının yüklenici, davalının ise işsahibi sıfatını haiz olduğu; her ne kadar iş sahibi davalı tarafından işin gereği gibi yapılmadığı iddia edilmiş ise de yukarıdaki sektörel inceleme neticesinde davacı yüklenici tarafından işin gereği gibi ayıpsız olarak ifa edildiği tespit edildiğinden bu kanaati nazara alınacak olursa bu halde davacı yüklenicinin eser sözleşmesi gereği üstlendiği borcunu, yani eser meydana getirme edimini gereği gibi ifa ettiğinden bahisle artık eser bedeli (ivaz) yönünde davalı iş sahibinden alacaklı olduğu; dolayısıyla TBK m. 470 ve 479 hükmüne göre davalı iş sahibinin eser bedeli ödeme borcu altında olduğu; Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan----- İcra Müdürlüğü'nün------, sayılı dosyasıyla asıl alacak olarak 81.015,70TL. ile işlemiş faiz olarak 6.164,96TL. (toplamda 87.180,66TL.) ödenmesi için icra takibinin başlattığı; “borcun sebebi” olarak 20.10.2021 tarihli fatura alacağının gösterildiği; sektörel inceleme neticesinde davacı yüklenici tarafından meydana getirilen eser için bedel olarak icra takibine konu edilen 81.015,70TL.lik asıl alacağın talep edilebileceği kanaatine varıldığı; bununla birlikte icra takibine konu edilen faiz yönünden değerlendirme yapıldığında ise her ne kadar icra takibinde, takibin başlatıldığı 18.05.2022 tarihine kadar faiz talep edilmiş ise de hem açık bir şekilde faizin başlangıç tarihinin icra takibinde belirtilmediği, hem de taraflar arasında fatura tarihi itibariyle faiz istenebileceğine yönelik hükmün bulunduğunun tespit edilemediği, kaldı ki davacı yüklenici tarafından davalı işsahibinin fatura alacağı yönünden temerrüde düşürüldüğünü gösteren usulüne uygun bir ihtarnemenin ve tebliğ şerhinin de bulunmadığı, hal böyle olmakla faiz istenemeyeceği kanaatine varılmış olup takdirin mahkemeye ait olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.
Uyuşmazlık, TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir. TMK.'nın 6. maddesinde düzenlenmiş olan genel ispat şuralından çıkarılan bu sonuç, Yargıtay----- Hukuk Dairesi'nin bir çok kararında "kural olarak eser sözleşmelerinde eserin teslimini, sözleşmeye ve tekniğine uygun olup olmadığını kanıtlamak yükleniciye aittir." şeklinde ifade edilmiştir.
Teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunu ve bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. İçtihatlarda, Yargıtay’ın da bu doğrultuda tutum sergilediği görülmektedir. “Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü yüklenicide, eserin ayıplı olduğu iddiası ve bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.” (bkz.Yargıtay -----.Hukuk Dairesi'nin. 30.05.2013 tarih, ----- Karar sayılı kararı)Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474 ( 818 sayılı BK'nın 359), gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. ( 818 sayılı BK'nın 362.) maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. ( 818 sayılı BK'nın 360.) maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır.Mahkememizce iddia ve savunmanın değerlendirilmesi için bilirkişi raporu alınmış olup bilirkişi raporunun mali inceleme kısmında davacının kendi ticari defterlerinde davalıdan 81.015,70 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinde ise davacıya borcunun olmadığı, davacı tarafından kesilen faturanın iade edilmesi sebebiyle davalının borçlu gözükmediği görülmüştür. Burada uyuşmazlığın çözümü teknik bilirkişi tarafından yapılacak incelemelere göre değerlendirilmelidir. Teknik bilirkişi tarafından değerlendirmede ise "lansman filmi, compositing çalışması, film renk düzenlemesi ve süpervizörlük” hizmetlerinin sunulduğu,
yazışmalarda ifade edilmesinin dışında, ayrıca delil mahiyetinde sunulan “Çalışmaları Gösterir Görüntüler, Karşı Taraftan İletilen Reklam Filmi Müziği ve Reklam Filmini Ham Hali ve Çalışılmış Hali ve dahi Reklam Filminin Önceki ve Sonraki Halini Gösterir Görseller” başlıklı dosyalar içerisinde yer edinen çalışmaların,-----markasına ait -----reklamına dair
hazırlanan videoda davacının istenilen ölçütlerde çalışmalar yürütüldüğünün tespit edildiği, ayrıca gerçekleştirilen çalışmanın sosyal medya ortamlarında bilhassa ----- kanalı üzerinden erişiminin de mümkün olduğu; bu sebeple davacının görevini ifa ettiğini ve ayıplı bir şekilde teslim etmediğini ifade etmenin yerinde olacağı; elbette ana iskelet üzerinden daha
sonra çeşitli değişiklikleri gerçekleştirmenin mümkün olduğu; açıklanan gerekçelerle dosya dahilinde yer alan tüm deliller ışığında her ne kadar davalı tarafından işin başkasına tamamlattırıldığı beyan edilmiş ise de bu hususun dosyadan anlaşılamadığı; davacının ilgili çalışmalarını ifa ettiğinin tespit edildiği" anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı taraf üzerinde düşen yükümlülükleri yerine getirdiğin ve davalı taraf eseri başkasına yaptırdığına ilişkin delil sunamadığından davacı tarafın eserin bedeline hak kazandığı kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının takip öncesinde davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosya kapsamında bir delil bulunmadığından işlemiş faiz talebi yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu ve alacağın faturaya dayalı olması birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının ----- İcra Müdürlüğünün ------Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 81.015,70 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, işlemiş faiz talebinin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 5.534,18-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.052,93- TL harcın mahsubu ile bakiye 4.481,25- TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.052,93- TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.133,63-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 197,00- TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.697,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 7.152,71- TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 6.164,96- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.449,68-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 110,32-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.