T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/376
KARAR NO: 2024/190
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/05/2022
KARAR TARİHİ: 06/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, -----emlak işiyle uğraşan saygın bir iş insanı olduğunu, müvekkili aleyhine,------ İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, dava konusu, takip dayanağı, 20/02/2021 tarihli keşidecisi -----, lehtarı müvekkili davacı ... olan 18/08/2021 ödeme tarihli ve 1.750.000.00 TL bedelli senet, sahte olarak müvekkilinin bilgisi ve rızası haricinde, hiçbir temel hukuki ilişkiye dayanmadan düzenlendiğini, senedin arkasında müvekkiline atfen atılan imza, adı ve soyadı yazısı müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin yazısı ve imzası taklit edilmek suretiyle düzenlenen dava konusu senedin, gerçeğe aykırı ve sahte olarak düzenlendiğini, müvekkilinin dava konusu senette adı geçen keşideci ------ isimli davalı dışında diğer hiç kimseyi tanımadığını, müvekkilinin ------ 2018 yılında ----- bulunan emlak komisyoncusu vasıtasıyla tanıdığını, ----- müvekkiline ------ İlçesi 108 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın kayden maliki ablası -----olduğu ancak gerçekte bu taşınmaza ortak olduğunu, ablasının kendisine taşınmazı satması için talimat verdiğini ifade ettiğini, müvekkilin bu hususta yetkisi olup olmadığını sorduğunda; keşideci------ ablasını arayarak müvekkili ile konuşturduğunu, ablasının "kardeşinin taşınmazla ilgili olarak her türlü işlemi yapmaya yetkili olduğunu ve vekaleti nasıl isterseniz çıkartıp gönderirim" dediğini, müvekkilinin de parselizasyon işlemleri ve proje hazırlamak için vekalet istediğini,-----ablası tarafından verilen vekaletname ile gelerek müvekkili ile görüştüğünü ve arsa bedelinden mahsup edilmek üzere, -----20 yıldır karı-koca hayatı yaşadığı -----hesabına 2 parça halinde toplamda 500.000 TL kapora gönderdiğini müvekkilinin, ------ ile anılan taşımazın satışı konusunda sözleşme yaptığını, söz konusu taşınmazın devri için tapudan randevu alındığını ancak ----- ve ablası tapuya gelmediği için devir işlemi gerçekleşmediğini, türlü bahanelerle müvekkilinin oyalandığını, davacı müvekkilinin ödemiş olduğu bedel için ----- 500.00 TL tutarında senet aldığını ancak senet ödenmediği için protesto edildiğini, akabinde müvekkilinin yapmış olduğu araştırmada-----hiçbir mal varlığının olmadığını dolayısı ile senedin karşılıksız düzenlendiğini anladığını, müvekkilinin ----- ile bu durumu görüştüğünde; "taşınmaz için daha çok para veren birini bulduklarını, taşınmazı satmaktan vazgeçtiklerini, parayı ablasının iade edeceğini ve bu nedenle de görüşmek istediklerini" söyleyerek müvekkilini ---- çağırdığını, müvekkilinin keşideci -----talebi üzerine-----geldiğini ve ----- bulunan bir kafede keşidecinin ablası ile buluştuğunu, yapılan görüşmede taşınmazın kayden maliki ----- ablası ------taşınmazı satmaktan vazgeçtiğini ve kapora olarak alınan 500.000 TL'yi iade etmek istediğini, ancak an itibariyle bu tutarda parası olmadığı için müvekkili davacıdan süre talep ettiğini, müvekkilininde de------ve ablasının süre talebini kabul ederek, keşidecinin ablası tarafından düzenlenen; 12.08.2019 tanzim, 15.09.2019 vade tarihli, 500.000 TL (kapora tutarı) bedelli senedi teslim aldığını, bu senedin de vadesi geldiğinde ödenmediğini ve hatta vadeden sonra yaklaşık bir ay geçtikten sonra anılan senedin----- İcra müdürlüğünün------ sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, anılan takip başlatıldıktan sonra borçlu----- tarafından, müvekkili aleyhine zorla senet imzalatmaktan dolayı -----CBS ----- Soruşturma numaralı şikayette bulunduğunu, yapılan soruşturma neticesinde müvekkilinin aleyhine iddianame düzenlenerek, TCK 150. maddeden ( Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.) cezalandırılması talep edilerek, -----. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ------Sayılı dosyasında kamu davası ikame edildiğini, kovuşturması halen devam etmekte olduğunu, müvekkilinin yargılandığı davada,----- müvekkili aleyhine tanıklık yaptığını, müvekkili davacının, -----ve ----- kardeşler yüzünden mağdur edildiğini, ödediği 500.000 TL halen kendisine iade edilmediği gibi hakkında suç uydurularak haksız yere yargılanmasına neden olunduğunu Ayrıca -----tarafından aynı yöntemle birçok kişinin dolandırıldığının ortaya çıktığını, müvekkilin, ceza yargılaması konusu senedi teslim aldıktan ve icra takibi başlattıktan sonra, ----- ile bir daha hiç görüşmediğini, dava konusu sahte senedin düzenlenme tarihinin 20.02.2021 olduğunu, müvekkili ile -----, 2019 yılındaki görüşmeden bu yana hiçbir suretle bir araya gelmediklerini, müvekkili ile keşideci ---- arasında açıklanan nedenlerle husumet olduğunu, bu husumet sebebi ile müvekkilinden intikam almak isteyen keşideci ------ İcra Müdürlüğünün -----. sayılı dosyası ile yapılan icra takibindeki senedi sahte olarak düzenlettiğini, fikir ve eylem birlikteliği içerisinde olduğu diğer davalılarla hareket ettiğini, dava konusu senet üzerindeki imza ve yazı kesinlikle müvekkilinin eli ürünü olmadığını, davalılar ve keşideci aleyhine -----Cbs ----- soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, taraflarınca dava konusu senedin tüm unsurları ile sahte olarak düzenlendiğinden bahisle -----CBS ----- Soruşturma numarası ile resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarını aracı kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla senet üzerinde kaydolunan cirantalar ve keşideci hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak suç duyurusundan sonra senet keşidecisi -----aynı gerekçelerle -----CBS -----Soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunduğu anlaşıldığını ve şikayetlerinin, CBS tarafından anılan dosya numarası ile birleştirildiğini, birleştirilen dosyada davalıların şüpheli olarak verdikleri ifadelerde de davalıların müvekkilini fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırmaya çalıştıkları anlaşılmakta olduğunu, takip dosyası incelendiğinde, sadece müvekkili aleyhine haciz talep edildiğini, diğer borçlular yönünden herhangi bir işlem yapılmadığının safahat kısmından görülmekte olduğunu tüm bu nedenlerle sahtecilik ve dolandırıcılık iddiaları göz önünde bulundurularak, dava konusu bedelsiz senede ilişkin öncelikle yargılama sonuna kadar takibin tedbiren durdurulmasına, davacı müvekkilinin 20.02.2021 tanzim, 18.08.2021 vade tarihli, 1.750.000 TL bedelli senede ilişkin borçlu olmadığının tespitine, davalılar aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı - borçlunun ikame ettiği davaya öncelikle usule yönelik nedenlerle itiraz ettiklerini ancak davacının davası esası itibariyle de haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının iddiaları birbiriyle çelişkili olduğunu ve davacının aleyhine müvekkilinin ise lehine olacak şekilde ikrar mahiyetinde beyanlar içermekte olduğunu, öte yandan, bahse konu senet metni incelendiğinde görüleceği üzere alacaklı müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacı-borçlunun kendisinden önceki ve sonraki ciranta ile arasındaki temel ilişkiye konu olayları müvekkiline karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davacı borçludan sonraki ciranta ile dahi alacaklı müvekkili arasında bir ciranta borçlu daha yer aldığını, davacı-borçlu -----. İcra Hukuk Mahkemesi ----Esas----- Karar sayılı kararı ile bu dosyada mahkemece alınan resmi bilirkişi raporunu gizlemekte olduğunu, yine aynı dosyada huzurdaki avukatından başka bir avukatı olan icra hukuk mahkemesindeki davayı ilk önce ikame eden avukatının dilekçe ve beyanları birbirinin zıttı yönde olduğunu, yine dava dışı ----- yapmış olduğu savcılık şikayet dosyası olan----soruşturma sayılı dosyada da davacının beyanları ve bu dosya içerisinde giren sözleşme ve kayıtlar davacının davasında alenen haksız ve kötü niyetli olduğunu göstermekte olduğunu, davacı-borçlunun ------. İcra Hukuk Mahkemesi-----Esas sayılı dosyasıyla imza ve borca itiraz davası açtığını, bu dosyaya da mahkemece alınan 04.04.2022 tarihli resmi bilirkişi raporu ile senet metnindeki imza ve yazıların ... 'un eli ürünü olduğunun belirlendiğini, davacının imza ve borca itiraz davasının da 26/05/2022 tarihinde reddolunduğunu, yani davalı müvekkili lehine sonuçlandığını, ayrıca davacı - borçlu aleyhine kötü niyet tazminatı ve hazine lehine olacak şekilde para cezasına hükmolunduğunu, yani mahkemece davacının kötü niyeti sabit bulunarak ayrıca cezalandırıldığını, huzurdaki davanın tarihi 30/05/2022 olmasına rağmen yani hem bilirkişi raporunun tarihinden hem de borca itiraz davası karar tarihinden sonra olmasına rağmen davacı tarafından dilekçesinde bu dosyalardan bahsedilmemekte olduğunu, sırf bu durumun dahi davacının davasında kötü niyetli olduğunu ve sayın Mahkemeye yanıltmaya yönelik olarak davrandığını göstermekte olduğunu tüm bu nedenlerle davacı tarafından açılan haksız ve kötü niyetli davacının davasının reddi ile ayrıca %20'den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, davaya karşı cevap vermemişler ve duruşmalara da katılmamışlardır.
Mahkememizce tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, bu kapsamda ----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası, ----. İcra Müdürlüğü'nün ----Esas sayılı dosyası, ----. Ağır Ceza Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyası, ----- İcra Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası,-----Cumhuriyet Başsavcılığı'nın -----Soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiş, davacının imza ve yazı örneklerinin bulunduğu kurumlardan ıslak imzalı evraklar celp edilerek dosya, 3 adet Grafoloji uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilerek dava konusu 20/02/2021 tanzim tarihli, 18/08/2021 vade tarihli, 1.750.000,00 TL bedelli senet arkasında davacıya atfen atılan yazı ve imzanın davacının el ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.
Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan ----- İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'da düzenlenen kambiyo senetleri sebepten mücerrettir. Kambiyo senetlerindeki taahhüdün mutlaka bir sebebi vardır. Ancak bu sebep senet üzerinde açıklanmaz ve bu husus kambiyo senetlerini temel ilişkiden soyut hale getirmektedir. Aksine davranış, yani kambiyo senetlerinin temel ilişki ile ilişkilendirmesi kambiyo senetlerini hükümsüz hale getirecektir. Kambiyo senetlerinde bedelsizlik iddiası ancak kesin delilleri ile ispat edilebilir.TMK'nun 6. Maddesine göre kanun aksini emretmedikçe taraflardan her biri iddiasını ispata mecburdur. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (HMK'nın 190/1)HMK'nın 200/1. maddesine göre; Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.HMK'nın 201/1 maddesine göre; Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklı üzerindedir. Ancak kambiyo senedine dayalı olarak alacak talebinde bulunulması halinde ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacı üzerindedir.Davacının takip ve dava konusu senette lehtar ve buna bağlı olarak ilk ciranta olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, takip ve dava konusu 18/08/2021 ödeme tarihli ve 1.750.000.00 TL bedelli senet üzerinde kendisine atfen atılı imzanın ve yazıların kendisine ait olmadığını iddia etmiştir. Kambiyo senedindeki imzanın davacı borçluya ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir. (HGK'nun 24.06.2020 tarih, ----Esas, ----- Karar) Bu kapsamda, Mahkememizce; öncelikle üzerindeki imza ve yazı inkar edilen20/02/2021 düzenleme tarihli ve 1.750,000 TL bedelli senet aslı teslim alınarak yazı işleri müdürlüğü kasasında muhafaza altına alınmış, imze ve yazıyı inkar eden davacı asilin huzurda imza ve yazı örnekleri alınmış ve takip ve dava konusu senetin tanzim tarihinden önceki veya en yakın tarihte attığı imza ve yazı örneklerinin bulunabileceği resmi ve özel kurumlardan yazı ve imza örnekleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; Mahkememizce ayrıntılı ve denetimine elverişli bulunarak, hükme esas alınan 22/11/2023 tarihli uzman bilirkişi heyet raporuna göre inceleme konusu 20/02/2021 düzenleme tarihli ve 1.750,000 TL bedelli senet aslı arka yüzde yer alan 1.ciranta yazı ve imzası ile davacı ... ait medarı tatbik örnek yazı ve imzaların göstermiş oldukları, işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikleri bakımından dosyadaki mevcut mukaye imzalara göre birbirlerine kıyasen refleks yapılanmaları ve karakteristik özellikler bakımından benzer yapı ve görünümde olmaları sebebiyle yazı ve imzanın davacı ...'un eli ürünü olduğunun belirlendiği, aynı şekilde-----. İcra Hukuk Mahkemesinin ----Esas sayılı dosyasında alınan 04/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda da söz konusu senet aslının arka yüzündeki “...” isim, soy isim yazılarının ve bu yazıların altında atılı bulunan 1.ciranta imzasının, davacı ...'un eli ürünü olduğu sonucuna varıldığı, dolayısıyla takip ve davaya konu senet üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olduğunun sabit olduğu, dolayısıyla imzanın davacı borçluya ait olduğu hususunun ispatlandığı anlaşılmıştır.
İİK.'nun 72/1.maddesi hükmüne göre borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için tespit davası açabilir. İİK'nun 72. maddesine göre açılacak menfi tespit davalarının takip alacaklısına karşı yöneltilmesi gerekir.İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davası, takip borçlusu tarafından takip alacaklısına karşı açılır (Bkz:----- ikinci baskı)Somut olayda, icra takibinden sonra İİK'nun 72. maddesine göre açılan eldeki menfi tespit davasında davacı tarafından borçlu olmadığı iddiası takip alacaklısı olmayan aksine takip borçlusu olan davalılardan ... ve ... husumet yöneltilemeyeceğinden ve pasif husumeti bulunmadığından davalılardan ... ve ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. ---- BAM -----.----Sayılı Kararı) Kural olarak kambiyo senetleri, kayıtsız şartsız soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Bu itibarla, dava konusu bononun bedelsiz olduğunu iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlaması gerekmektedir. Dosya kapsamı itibariyle, iddiasını usulüne uygun olarak yazılı delillerle ispatlayamayan ve dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanan davacı tarafa yemin teklifinde bulunma hakkının mahkememizce hatırlatıldığı ancak davacı tarafın verilen kesin süre içerisinde, karşı tarafa yemin teklifinde bulunmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan ve sübut bulmayan davanın, davalı ... yönünden de reddi yönünde karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla yukarıda açıklanan gerekçelerle davanı tümden reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4. maddesinde, ''Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.'' hükmünün yer aldığı, buna göre, somut olayda mahkememizce verilmiş bir tedbir kararının bulunduğu, dolayısıyla tazminat koşulların oluştuğu anlaşılmakla davalı ... tazminat talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK 72/4 maddesi uyarınca takibe konu asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin yatırılan harçtan bahsubu ile arta kalan 29.458,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davalılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi tibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen, 212.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
8-Davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
9-Dosya kapsamında bulunan evrak asıllarının karar kesinleştiğinde ilgili birimlere iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne, davalı ... vekilinin ve diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.