T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/633 Esas
KARAR NO: 2024/19
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 22/06/2023
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı şirket ile davalı ------- şirketi arasında imzalanmış olan "-------- Kiralama Sözleşmesi" kapsamında davacı şirkete tahsis edilen --------- plakalı araç 25.11.2022 tarihinde --------- seri numaralı "Araç Teslim Formu" ile Davalıya iade edildiğini, Dava dilekçesi ekinde sunulan yakıt alım listesine göre -------- plakalı araç, 25.11.2022 tarihinde Davalıya 25.11.2022 tarihinde teslim edildikten sonra, 08.05.2023 tarihine kadar yakıt alımında taşıt tanıma sisteminin kullandığı ve Davalı tarafın aldığı ve kullandığı yakıt ücretlerini davcı şirketin ödediği tespit edildiğini, İşbu davaya konu yakıt bedelinin davacı şirkete iadesi talebi e-posta yoluyla davalı firmaya iletilmişse de tarafımıza konu ile ilgili geri dönüş yapılmadığını, Hal böyle iken, işbu dilekçe ekinde yer alan 31.05.2023 tarihli -------- Noterliği'nin -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı firmaya, hukuka aykırı biçimde davacı şirketten tahsil edilen 6.667,11-TL'nin 7 gün içinde davacı hesabına ödenmesi gerektiği ihtar edildiğini, açıklanan nedenlerle Toplam 6.667,11-TL yakıt bedelinin sebepsiz zenginleşme tarihinden itibaren (yakıt alım tarihlerinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, fazla dair tüm sair haklarının saklı kalması kaydı ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafından ikame edilen davanın, süresi içerisinde açılmadığını, bu nedenle öncelikle zamanaşımı itirazımızı dermeyan ettiklerini, taraflar arasında düzenlenen uzun dönem kira sözleşmesinde yer alan ilgili hükümler gereği müvekkili şirketin davacının taleplerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 17.12.2018 tarihinde -------- Plakalı aracın kiralanması için uzun dönem kira sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirket, araç iade formu ile de belirli olduğu üzere 25.11.2022 tarihinde ilgili aracı müvekkile teslim ettiğini, davacı şirket, aracın müvekkile tesliminden yaklaşık 6 ay geçmesi akabinde 2023 yılı Mayıs ayında müvekkil şirkete öncelikle mail yolu ile ulaşarak --------- Plakalı araç üzerine --------- firmasına ait --------- taktırdıklarını, -------- takılı unutulması nedeniyle 25.11.2023 tarihinden 2023 yılı Mayıs ayına dek yakıt alımlarının davacı şirket üzerinden yapıldığını, araç teslim edilmiş olduğundan bu süreçte harcanan toplam 6.667,11 TL yakıt ücretinin iadesini talep ettiğini, müvekkili şirketin, davacı şirket ile uyuşmazlığın netleştirilmesi için iletişime geçmesine karşın davacı taraf -------- Noterliği 31.05.2023 Tarih ve -------- sayılı ihtarnamesi ile 6.667,11- TL'nin iadesi talebini yinelediğini, müvekkili şirketin de --------- Noterliği 18.07.2023 Tarih ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafın taleplerinden sorumlu olmadığını özetlediğini, müvekkili şirket ile davacının imza altına almış olduğu uzun dönem kiralama sözleşmesinde de yer alan ve davacı yan imzasını havi sözleşmenin ''Araçların İadesi'' alt başlıklı 6.5 maddesinde; "--------, aracın iadesinden sonra kiracı tarafından temin edilmiş akaryakıt tanıtım sistemi, ek ekipman ve/veya kullanıcının şahsi eşyaları ve benzeri malzemeleri araçta bırakılmasından doğacak kayıplardan sorumlu değildir.'' hükmü bulunduğunu, kira sözleşmesinin amir hükmünden de anlaşılacağı üzere müvekkil şirket, davacı tarafın araçta bırakmış olduğu yakıt kullanımına ilişkin cihaz kaynaklı zararlardan sorumlu olmayacağını, davacı şirket tarafından --------- Plakalı aracın iadesi sırasında --------- firmasına ait --------- sökülüp alınması gerekirken alınmadığını beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak talebine ilişkindir
.Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı BK)’nun konuya ilişkin 61 ve devamı maddelerindeki (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (Benzer hüküm 6098 sayılı TBK)’nun m. 77 vd.yer almıştır.) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmesi için aranan şartların şartlardan; birinci şart, taraflardan birisinin malvarlığında bir eksilmenin vukubulmasına karşı, diğerinin malvarlığında bir çoğalmanın gerçekleşmiş olmasıdır. Bir malvarlığındaki eksilme, aktifin azalması ya da pasifin çoğalması şeklinde olabileceği gibi, aktifin çoğalmasına ya da pasifin azalmasına engel olma yoluyla da gerçekleşebilir.İkinci şart; sözü edilen eksilme ile çoğalma arasında bir illiyet bağının bulunmasıdır.Üçüncü şart, yine sözü edilen azalma ile çoğalmanın haklı bir sebebe dayanmamasıdır. Taraflardan biri, diğerine hükümsüz bir sözleşme gereğince misli mahiyette bir şey vermişse muteber olmayan sebebe dayanan bir iktisap söz konusudur. Sözleşmedeki şekil noksanlığı, fiil ehliyetsizliği, imkansızlık, hukuka veya ahlaka aykırılık, muvazaa gibi sebepler, butlan nedeniyle kazandırmayı geçersiz kılan sebepler olduğundan bu durumlarda kazandırma geçerli hukuki sebebe dayanmamaktadır.Dördüncü şart; vukubulan iktisabın (çoğalmanın) sebepsiz iktisap kuralları dışında, özel bir hukuk kuralına dayanılarak iadesi mümkün olmamalıdır. Zira böyle bir imkan varsa artık sebepsiz iktisap kuralları değil, sözü edilen özel kurallar uygulanır. İadenin; istihkak davası, haksız inşaat sebebiyle tazminat davası, sözleşmenin ifası davası, sözleşmeden dönme sebebiyle iade davası, vekaletsiz iş görmeye dayanan iade davası gibi yollarla gerçekleştirilmesi mümkünse, artık sebepsiz iktisap kurallarına başvurulamaz . Somut olayda davacı tarafın davalı taraftan uzun dönem kira sözleşmesi ile kiraladığı aracı kira sözleşmesinin bitiminden sonra davalı tarafa teslim etmesine rağmen davalı tarafın kiraladığı araç üzerinde bulunan ve davacıya ait taşıt tanıma kartını kullanarak yakıt aldığını, yakıt alım bedellerinin taraflarına iadesini talep ettiği, davalı tarafın ise aralarındaki sözleşmenin 6.5. Maddesine göre yakıt tanıma kartının araçta bırakılmasından kendilerinin sorumlu olmayacağını beyan ettiği görülmüştür.Dosya kapsamında bulunan aracın davalıya teslimine ilişkin tutanağın incelenmesinde kira sözleşmesine konu aracın davacı tarafından davalıya 25/11/2022 tarihinde saat 17:37'de teslim edildiği, dava dışı -------- yazılan yazı cevabında ise 25/11/2022 tarihinde saat 12:29'da 527,32 TL benzin alındığı, alınan bu benzinin aracın halen davacı uhdesinde iken alındığı anlaşıldığından 527,32 TL'lik benzin bedelinin iadesi talebi yerinde olmadığı anlaşılmıştır.. 25/11/2022 tarihinden sonra 24/01/2023 ve sonrasındaki muhtelif tarihlerde muhtelif miktarlarda yakıt tanıma kartı ile yakıt alındığı görülmüş ise de --------- 29/09/2023 tarihli yazı cevabına göre 09/12/2022 tarihinde söz konucu aracın davalı tarafından dava dışı -------- satıldığı anlaşılmakla sözleşmenin 6.5. Maddesine göre de yakıt tanıma kartının araçta bırakılmasından davalının sorumlu tutulması mümkün olmadığından ve yakıt alım tarihlerinde davalının araca malik olmaması sebebiyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 247,70-TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 6.667,11-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024