T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/591
KARAR NO: 2024/637
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/09/2023
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait --- plakalı araca davalı ---- Plaka nolu aracın 08.03.2023 tarihinde kusur ile çarpması neticesinde meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı ve aracın kullanımından mahrum kalınan gün karşılığı/ ikame araç bedeli tazminatı talep ettiklerini, ilgili sigorta şirketine yazılı olarak başvurulmuş ise de sigorta şirketi tarafından ----- nolu hasar dosyası kapsamında davalı sigorta ettirenin kusursuz olduğu kanaatiyle talebe olumlu yanıt verilmediğini, devamla dava şartı arabuluculuk yolunda da anlaşamamaya dair tutanak düzenlendiğini, ancak meydana gelen kaza neticesinde davalı yanın sevk ve idaresindeki aracın kusuru neticesinde meydana geldiği anlaşılmakla davacı müvekkil kusursuz davalı yan ise tam kusurlu olduğunu, bu nedenler ile müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı için belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini beyan ile, araçta oluşan değer kaybı için 100 TL davalıdan kaza tarihi itibariyle avans faizi ile tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine dair karar verilmesi, arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemek kaydıyla; Kazaya karışan ---- plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ----- poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun şüphesiz tespiti gerektiğini, sigortalı araç sürücüsü SBM kayıtlarına göre kusursuz olup, kazaya karışan ---- plakalı araç sürücüsünün %100 oranda kusurlu olduğunu, sigortalı aracın davaya konu kazada kusurunun bulunmaması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araçta değer kaybı bulunmadığından başvurunun reddi gerektiğini, başvurucu vekilinin talep etmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahrumiyet zararının teminat dışında olduğunu beyan ile, zamanaşımı nedeni ile davanın usulden reddini, araçta değer kaybı bulunmadığından davanın reddini, KDV'den sorumlulukları bulunmaması sebebiyle davanın reddini, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini masraf ve ücreti vekaletin davacıya tahmilini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, Meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan hasarın, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili amacı ile açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; "kusur yönünden: Dava konusu ---- plaka sayılı ---- markaltip, ---- model) araç sürücüsü davacı ---- kusursuz olduğu, davalı tarafa sigortalı araç---- plaka sayılı -- ---marka araç sürücüsü) dava dışı ---- kusursuz olduğu, dava dışı ---- plaka sayılı araç sürücüsü ---- %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, söz konusu kazaya ait ----- SBM Kaza İhbar Nolu TRAMER kaydındaki kazaya karışan araç sürücülerinin mutabakat ile sonuçlanan kusur durumu değerlendirmesinde de; dava konusu ---- plaka sayılı araç sürücüsünün kusursuz (%0) olduğu, ---- plaka sayılı araç sürücüsünün kusursuz (0) olduğu, diğer ----- plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak tespit edildiği görülmüş olup, Tramer kusur durumunun tespit edilen kusur durumu ile uyumlu olduğu, Değer Kaybı-kazanç Kaybı Yönünden: Dava konusu aracın 08/03/2023 tarihli hasarının Kasko Sigortacısı ---- nolu hasar dosyası kapsamında onarıldığının anlaşıldığı, söz konusu onarıma İlişkin ayrıntılı. kasko hasar dosyasına rastlanılmadığı, ayrıca dava konusu ----- plaka sayılı ------ Şasi No araç ile ilgili SBM-TRAMER hasar geçmişi sorgulaması yapıldığında 08/03/2023 tarihinden öncesine ait sistemde kayıtlı (Dava konusu aracın eski kazlarında Kasko Sigortacısı ---- Sigorta Şirketi'ne ait) 3 adet hasar kaydının bulunduğu, söz konusu kazalara ait ayrıntılı hasar detaylarının bulunmadığı, bu nedenle de değer kaybı hesaplamasının yapılamadığı, Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü (---- plaka sayılı ----- marka araç sürücüsü) dava dışı ---- kusursuz olduğu hususu dikkate alındığında, ikame araç bedeli ve dava konusu ----- plaka sayılı araçta değer kaybı oluşabilecekse de, oluşabilecek değer kaybından sorumlu olmayacağı" şeklinde rapor sunulmuştur.2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (------). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
6098 sayılı Yasanın 49 ve devam maddeleri gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile dava konusu kazanın meydana gelmesinde dava dışı----- plakalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davalıya ait aracın sürücüsünün ve davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı sabit hale gelmiştir. Somut olayda zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı sigorta şirketi, araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olacağı ve kazanın oluşumunda sigortalısı olan araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile artan 157,75-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 100,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.