T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/5
KARAR NO: 2023/907
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/01/2020
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilinin---adı altında perakende zirai ilaç satan gerçek kişi (şahıs) firması olup, Ağustos 2013 tarihinde rahatsızlığı sebebiyle işyerini kapatmak zorunda kaldığını, müvekkilinin faaliyeti esnasında Toptan Tarım ilacı pazarlayan Davalı (----- firması ile (29/03/2012 - 17/06/2013) tarihleri arasında mal alımında bulunduğunu, bu süre zarfında yaklaşık 30 ayrı fatura da toplamda 30.244,97 TL lik mal alarak karşılığında da muhtelif miktar, tanzim ve vade tarihlerinde 13 adet toplam 30.250.00 TL bedelinde senet (bono) düzenlendiğini, ve firma yetkilisi ------ imzalı tahsilat makbuzu karşılığında teslim edilerek ticari hesabın kapatıldığını, Bazı senetlerin vadesinde ödendiğini bazı senetlerin ise müvekkilinin geçirmiş olduğu rahatsızlık sonucu ve işleriyle ilgilenemediğinden ve piyasadaki alacaklarını tahsil etmede zorlandığından ödenemediğini, ödenmeyen bazı senetler----- İcra Müdürlüklerinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılarak takipde ödeme emri olarak takip işlemine konmuş ve bir kısmı müvekkili tarafından İcra Müdürlükleri banka hesaplarına,bir kısmı da davalı vekilinin hesabına gönderilerek ödendiğini, ödenmemiş takiplerin devam ettiğini, hesaplar kapatıldıktan sonra ticarete 17/06/2013 tarihinde kadar devam edildiğini, bu tarihten sonra davalı firmadan faturalı (resmi) veya faturasız (gayriresmi) herhangi bir mal da alınmadığını, müvekkilinin muhasebe resmi defterlerini gerçeğe uygun olarak tutmuş ve beyan etmiş olduğunu ispatlamak zorunda olmadığını, iddiada bulunan taraf iddiasını ispatla mükellef olduğunu beyanla; davanın kabulü ile müvekkilinin davalı firmaya borçlu olmadığının tespitine, -----İcra Müdürlüğünün ------ sayılı takibin iptaline, davalının %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ------ile davacı, aralarında anlaşmaları sonucunda davalı borçlunun siparişi üzerine müvekkilinin, davacıya birtakım mallar verdiğini ve fatura kestiğini, davacı borçlu da bunun karşılığında mal bedelini ödeyeceğini, davacının üstüne düşen edim olan, fatura bedellerini ödememesi sebebiyle müvekkilimin alacağının tahsil edebilmesi adına davacı hakkında icra takipleri başlatıldığını, davaya konu -----. İcra Müdürlüğü'nün ------. sayılı icra takibi de müvekkilin ödenmeyen cari hesaptan kaynaklanan alacağı ile ilgili olduğunu, davacının, borçlarının tamamını ödemediğinin farkında olup (dava dilekçesinde de ifade edildiği şekilde bilinçli olarak işbu huzurdaki davayı ikame ettiğini, şöyle ki, davacının tapusuna müvekkilin alacaklı olduğu icra dosyalarından daha önce hacizler koyulduğunu, davacı, taraflarına tapunun üstündeki haciz kalktığı takdirde satışını yapacağını ve borcunu ödeyeceğini beyan ettiğini, davacı borçlunun sözüne itibar edilerek haciz kaldırıldığında, borçlu davacı taşınmazı kötü niyetli olarak eşinin üzerine geçirdiğini, davacının borçlu olduğu dosyalardan tapu, araç bilgilerinin sorgulandığını, bankalara müzekkere yazıldığını, davacının borçlu olduğu dosyalardan, borçlu adına kayıtlı taşınmaz için yeninden haciz talebinde bulunulduğunu, -----Tapu Müdürlüğü'nden gelen cevapta, davacı üstüne kayıtlı taşınmazın borçlu adına kayıtlı iken 11.04.2014 tarih ----- yevmiye ile ------ ( davacının --- isimli kişiye satılmış olduğu belirtildiğini, bunun üzerine----- Asliye Hukuk Mahkemesi -----. Sayılı doşyası ile davacı ve eşi hakkında tasarrufun iptali davası açıldığını, ancak ----- Asliye Hukuk Mahkemesi -----. Sayılı dosyası ile davanın reddine karar verildiğini, kararın temyiz edildiğini, Yargıtay------. Hukuk Dairesi ----- Sayılı dosyası ile verilen karar ile yerel mahkemenin red kararı lehlerine bozulmuş olup yargılama kaldığı yerden -----. Sayılı dosya ile devam ettiğini beyanla; Davacının kötü niyetli davasının davasının reddi Masraf ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan ticari ilişki kapsamında oluşan alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takipleri nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.08.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tarafların 2012 ve 2013 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı ve tasdik açısından sahibi lehine delil kabiliyetlerinin bulunduğu, davacı tarafın davalıya olan borcunu verdiği senetlerle ödemiş olduğu görülmekle beraber verilen senetlerden 4 adedinin ödenmediği için davacının davalıya ödenmeyen senetlerin toplam tutarı olan 10.680,00 TL borçlu olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.
17.08.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı tarafın davalıya olan borcunu verdiği senetlerle ödemiş olduğunun görüldüğü, davacının davalıya ödenmeyen senetlerin toplam tutarı olan 10.680,00 TL borçlu olduğu,----İcra Müdürlüğü ---- sayılı dosyadan dolayı taraflar arasında bir alacak-borç ilişkisinin kalmadığı," şeklinde rapor sunulmuştur.20.02.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " Davacı taraf kayıtları ile davalı taraf kayıtlarının düzenlenen faturalar ve karşılığında verilen senetler bakımından uyumlu olduğu, taraflar arasındaki uyumsuzluğun davacı tarafından davalıya verilip vadesinde ödenmeyen senetlerden kaynaklandığı, davalı taraf kayıtlarına göre 31.12.2014 tarihi itibariyle ödenmeyen senetlerden dolayı davalının davacıdan 12.564,98 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın iddiasına göre davalıya ödenmemiş senetlerin toplamının; 30.12.2013 vadeli 2.800,00 TL, 30.01.2014 vadeli 2.500,00 TL, 28.02.2014 vadeli 2.500,00'TL, 28.03.2014 vadeli 2.880,00 TL olmak üzere 10.680,00 TL olduğu, aradaki 1.884,98 TL.'lik(12.564,98 - 10.680,00) farkın; 13.300,00 TL (---- yılı protesto senetler):1.884,98 TL kaynaklandığı" şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi ek ve kök raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmaması sebebi ile tarafların itirazları ile yeni bir mali müşavir bilirkişiden rapor tanzimi istenilmiştir.19.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, Davalı şirketin 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davacının Menfi Tespit Talebi Yönünden, davacı şirketin 04.04.2014 icra takip tarihi itibariyle, davalıya teslim edilen senetlerin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle 9.874,97 TL ana para borcunun bulunduğu, 28.03.2014 vadeli 2.880,00 TL, 28.02.2014 vadeli 2.500,00 TL, 30.01.2014 vadeli 2.500,00 TL ve 30.12.2013 vadeli 2.800,00 TL tutarlı senedin 1.994,97 TU'lik kısmının ödenmemesinden kaynaklanmış olduğunun tespit edildiği, takip konusu yapılmış İşbu senetlerden, 30.12.2013 vadeli, 2.800,00 TL tutarlı senedin tahsili amacıyla ----. İcraMüdürlüğü'nün----- Esas (Eski No: ----Esas) sayılı dosyası, 30.01.2014 vadeli, 2.500,00 TL tutarlı senedin tahsili amacıyla ----- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas (Eski No: ----- Esas) sayılı, 28.03.2014 vadeli, 2.880,00 TL tutarlı senedin tahsili amacıyla başlatılan ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğu, 28.02.2014 vadeli, 2.500,00 TL tutarlı senedin tahsili amacıyla başlatılan herhangi bir icra takip numarasının dosyaya bildirilmediği, davalı vekili, dosyada mevcut bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde, davacı tarafından kendilerine teslim edilen senetlerin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takiplerinin, icra müdürlüğü tarafından yapılan kapak hesapları ile birlikte dosyaya kazandırılması, sonrasında alacağın ferileriyle birlikte hesaplamada dikkate alınması gerektiğini belirtmiş olup, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davalı şirket vekilinin talebinin yerinde görülmesi halinde; 30.12.2013 vadeli, 2.800,00 TL tutarlı senedin tahs macıyla başlatılan-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas (Eski No: ----- Esas) sayılı dosyası ile huzurdaki davaya konu icra takip tarihi olan 04.04.2014 ve 02.01.2020 dava tarihi itibariyle kapak hesabı, 30.01.2014 vadeli, 2.500,00 TL tutarlı senedin tahsili amacıyla başlatılan -----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas (Eski No: ------ Esas) sayılı dosyasına konu alacağın, huzurdaki davaya konu icra takip tarihi olan 04.04.2014 ve 02.01.2020 dava tarihi itibariyle kapak hesabı ve 28.03.2014 vadeli, 2.880,00 TL tutarlı senedin tahsili amacıyla başlatılan------İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına konu alacağın, huzurdaki davaya konu icra takip tarihi olan 04.04.2014 ve 02.01.2020 dava tarihi itibariyle kapak hesabının yapılarak gönderilmesinin istenmesi sonrası tekrar hesaplamanın yapılabileceği" şeklinde rapor sunulmuştur.
19.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı vekilinin beyanlarına ilişkin hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu, davalı itirazları yönünden; davalı vekilinin itirazları üzerine yeniden yapılan incelemede kök rapor kanaatlerini değiştirecek bir hususun bulunmadığı, nihai değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu, davacının Menfi Tespit talebinden, Bilirkişi kök raporunda detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davacı şirketin 04.04.2014 icra takip tarihi itibariyle, davalıya teslim edilen senetlerin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle 9.874,97 TL ana para borcunun bulunduğu, davalı vekili, dosyada mevcut bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde, davacı tarafından kendilerine teslim edilen senetlerin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takiplerinin, icra müdürlüğü tarafından yapılan kapak hesapları ile birlikte dosyaya kazandırılması, sonrasında alacağın ferileriyle birlikte hesaplamada dikkate alınması gerektiğini belirtmiş olup, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davalı şirket vekilinin talebinin yerinde görülmesi halinde, kapak hesapları dikkate alındığında, davacı şirketin 04.04.2014 icra takip tarihi itibariyle, davalıya teslim edilen senetlerin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle 12.141,75 TL (ana para, faiz, masraf, avukatlık ücreti vs. dahil) borcu bulunduğunun hesaplandığı," şeklinde rapor sunulmuştur.Davacının ticari defterlerinde 09/06/2012 tarih, ------seri nolu, 259,20 TL bedelli fatura dışındaki tüm faturaların kayıtlı olduğu, 259,20 TL'lit faturanın defterlerde kayıtlı olmasa da davacının kabulünde olduğu ancak davacının davaya konu faturaları jdediğini iddia ettiği senetleri kendi ticari defterlerine işlemediği, davalının ticari defterlerinde ise tüm faturalar ile senetlerin kayıtlı olduğu, davalının bazı senetlerin ödenmediğini belirtilerek 10.300 TL borç kaydı yaptığı, 2014 yılında da 30/12/2013 vadeli 2800 TL, 30/01/2014 vadeli 2500 TL, 28/02/2014 vadeli 2500 TL, 28/03/2014 vadeli 2880 TL bedelli senetlerin ödenmediği belirtilerek borç kaydı yapıldığı görülmüştür.Tüm dosya kapsamı itibariyle taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişki sebebiyle davalının toplam 30.244,97 TL bedelli 30 adet fatura düzenlediği, faturalara karşılık davacının 800 TL nakit ödeme, 13 adet toplam tutarı 30.250 TL olan senet ile ödeme yapıldığı sabitir. Uyuşmazlık ödeme kayıtlarının kapatıldığı senet bedellerinin davacı tarafından davalıya ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır. 30/12/2013 vadeli 2800 TL, 30/01/2014 vadeli 2500 TL, 28/02/2014 vadeli 2500 TL, 28/03/2014 vadeli 2880 TL bedelli senetlerin ödenmediği tarafların kabulündedir. Bu senetlerden 30.12.2013 vadeli, 2.800,00 TL olanı -----.İcra Dairesi ---- esas- yeni: ----- dosyası ile, 30.01.2014 vadeli, 2.500,00 TL olanı -----.İcra Dairesi ----esas- yeni: ------ dosyası ile, 28.03.2014 vadeli, 2.880,00 TL olanı ise de -----.İcra Dairesi ----- esas sayılı dosyası ile takibe konu edilmiş olup 28.02.2014 vadeli, 2.500,00 TL senet ise takip konusu yapılmamıştır. Borçlu olmadığının tespiti istenilen----- İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı dosyasında alacağın dayanağı taraflar arasındaki cari hesaba dayanmakta olup cari hesaba konu faturalar ve senetler bilirkişi raporlarında da belirtilen ve bir kısım icra dosyaları ile takibe zaten konu edilen senet ödemelerinden kaynaklanmaktadır. Bu senetlerden sadece biri için takip başlatılmamıştır. O senet de 28.02.2014 vadeli, 2.500,00 TL senettir. Kalan senetler olan 30.12.2013 vadeli, 2.800,00 TL olanı -----.İcra Dairesi----- esas- yeni: ----- dosyası ile, 30.01.2014 vadeli, 2.500,00 TL olanı ----.İcra Dairesi ----- esas- yeni:-----dosyası ile, 28.03.2014 vadeli, 2.880,00 TL olanı ise de -----.İcra Dairesi ----- esas sayılı dosyası ile takibe konu edilmiştir.Aynı alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile birden fazla takip yapılmasına kural olarak yasal bir engel yoktur. Ancak bu kural, aynı alacak nedeniyle genel haciz yoluyla ilamsız takipten ayrı olarak tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile farklı bir yolla takip yapılması hali için geçerlidir. Aynı alacak için aynı haciz yoluyla birden fazla takip yapılması mümkün değildir.Bir alacak için kambiyo senedi verilmesi halinde, alacaklı tarafından genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinden ayrı olarak tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başvurulması da mümkündür. (Yargıtay ----- HD esas no:----- karar no: -----) Davalı taraf cari hesabında yer alıp ancak davacı tarafından ödenmeyen senetler için ----- İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı dosyası ile cari hesaba dayalı ilamsız takip başlatmıştır. Cari hesaba konu olan ve ödenmediği kabul edilen üç senet için yukarıda dosya numaraları belirtilen dosyalar ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile takip başlatılmıştır. Ödenmediği tespit edilen 28/02/2014 vade tarihli ve 2500 TL bedelli senet için icra takibi başlatılmamıştır. Tahsilde tekerrür olamamak kaydı ile Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile takip başlattığı alacağı için cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak ilamsız takip başlatabilecektir. Ödenmediği sabit olan dört adet senet toplam bedeli 10.680 TL yönünden davalı takip başlatmakta haklı olup tahsilde tekerrür olmamak üzere takiplerine devam etmelidir.Yargılama devam ederken davacı tarafça takibe konu edilen üç senet borc için bu senetlerinde yer aldığı cari hesap alacağını içerir şekilde başlatılan ve davacının borçlu olmadığının tespiti talep ettiği dava konusu -----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosya borçları infaz edilerek ilgili dosyaların infazen kapatıldığı anlaşıldığından İİK 72/6. Maddesi gereğince davaya istirdat davası olarak devam edilmiştir. Davacının ödenmeyen dört senet sebebiyle davalıya borçlu olduğu sabit olduğundan dört senet borcu toplamı olan 10.680,00 TL için davalıya karşı sorumludur. Bu dört senetten üç tanesi ayrı ayrı icra takibine konu edilmiş ve bu senet bedelleri zaten kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile başlatılan icra dosyalarının infazen kapatılmasıyla ödenmiş olduğundan yukarıda da bahsedildiği üzere tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapılan cari hesap alacaklarından da aynı oranda borçtan kurtulmuştur. Bu durumda davalı ---- İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı dosyasında iş bu senet bedelleri yönünden mükerrer tahsilat yapmıştır. Davalı taraf ------. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında sadece cari hesapta yer alıp ancak takibe konu edilmeyen 28/02/2014 vade tarihli, 2500 TL bedelli senet için talepte bulunabileceğinden davacı taraf ----- İcra Müdürlüğünün ------Esas sayılı dosyasındaki 15.334,37 TL'lik borcun 2500 TL lik kısmının düşülmesi neticesinde ortaya çıkan 12.834,37 TL'yi davalı tarafa mükerrer olarak 12.834,37 TL ödediğinden bu ödeme yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötüniyet tazminatı istemi yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas( -----yeni esas ) sayılı dosyasında davacının yapmış olduğu ödemenin 12.834,37 TL'lik kısmının davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Koşulları bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
3-Karar harcı 876,71-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 261,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 614,83-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 261,88-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 316,28-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 171,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.800,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.971,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.325,93-TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 12.834,37 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.105,57-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 214,43-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.