T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/188
KARAR NO: 2024/475
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/03/2022
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/03/2022
KARAR TARİHİ: 31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ESAS DAVA VE BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili esas dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında akdedilen 15/3/2018 tarihli iş sözleşmesi 15 maddesinde ----- yetki alanındaki ilerde iki yıl süre ile kendi namına veya başka bir firma bünyesinde işverenle rekabet edecek herhangi bir iş yaparsa, İki yıl süre ile işverenin müşterileri ile işverenden onaysız çalışırsa son altı aylık ücretinin 10 katı tutarında cezai şart ödemenin kararlaştırıldığı rekabet yasağı düzenlendiğini, davalı işten 17/8/2020 tarihinde iş akdini feshetmiştir. Fesih tarihinden sonra İşverene verilen bu taahhüde rağmen davalı , davacının hizmet verdiği ve davalınında davacı adına görevlendirildiği----- işyerinde çalışmaya başlamıştır. Müvekkili şirketin hizmet verdiği----- Davalı kendisinde işe başladıktan sonra bazı hizmetleri almaktan vazgeçmiş ve faturalarda indirim istediğini, davalı iş sözleşmesinde belirlenen taahhüde rağmen hem rakip bir firmada hemde işverenin iş ilişkisinin sona erdirildiği bir işyerinde çalışarak taahhüdünüze açıkça aykırı davranması nedeniyle Son brüt maaşı olan 3.050.00 TL tutarı üzerinden 10 aylık maaş tutarı olan 30.500.00 TL tutarındaki tazminatın ödenmesi için ---- Noterliği ----- yevmiye numaralı 21/06/2021 tarihli ihtarname keşide edildiğini, davalının ihtara cevap vermemesi üzerine----İcra müdürlüğü ----- sayılı dosyasından ihtara konu tazminat için icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile 30.500.00 TL’nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Davacı İş sağlığı ver güvenliği hizmeti veren bu hizmeti verir iken üçüncü şahıs firmalar nezdinde İş güvenlik uzmanı ve Sağlık ekibi istihdam eden bir firmadır. Davacı ile davalı arasında akdedilen 15/3/2018 tarihli iş sözleşmesi 15 maddesinde -----yetki alanındaki ilerde iki yıl süre ile kendi namına veya başka bir firma bünyesinde işverenle rekabet edecek herhangi bir iş yaparsa, İki yıl süre ile işverenin müşterileri ile işverenden onaysız çalışırsa son altı aylık ücretinin 10 katı tutarında cezai şart ödemenin kararlaştırıldığı rekabet yasağı düzenlendiğini, davalı işten 17/8/2020 tarihinde iş akdini feshedildiğini, fesih tarihinden sonra İşverene verilen bu taahhüde rağmen davalı , davacının hizmet verdiği ve davalınında davacı adına görevlendirildiği---- işyerinde çalışmaya başladığını, müvekkili şirketin hizmet verdiği---- davalı kendisinde işe başladıktan sonra bazı hizmetleri almaktan vazgeçmiş ve faturalarda indirim istediğini, davalı iş sözleşmesinde belirlenen taahhüde rağmen hem rakip bir firmada hemde işverenin iş ilişkisinin sona erdirildiği bir işyerinde çalışarak taahhüdünüze açıkça aykırı davranması nedeniyle Son brüt maaşı olan 3.050.00-TL tutarı üzerinden 10 aylık maaş tutarı olan 30.500.00-TL tutarındaki tazminatın ödenmesi için ----Noterliği ----- yevmiye numaralı 21/06/2021 tarihli ihtarname keşide edildiğini, davalı ihtara cevap vermemesi üzerine ---- İcra müdürlüğü ------ sayılı dosyasından ihtara konu tazminat için icra takibi başlatıldığını, İcra takibi itiraz üzerine durduğunu, bu nedenlerle 30.500.00 TL’nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ESAS DAVA VE BİRLEŞEN DAVAYA İLİŞKİN SAVUNMA;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş sözleşmelerinden kaynaklanan rekabet yasağı ihlali iddialarını incelemede görevli mahkeme iş mahkemeleri olduğunu, dava mükerrer dava olduğunu, ---asliye ticaret mahkemesi ----- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, davacı sözleşmeden ve yasadan kaynaklanan yükümlülüklerine uymaması sebebiyle müvekkili sözleşmesini haklı sebeple feshedildiğini, hmk madde 447/2 gereği rekabet yasağı sona erdiğini, sözleşmede yer alan rekabet yasağı hükmü geçer olduğunu, cezai şart fahiştir. davacının rekabet yasağının somut koşullarının oluştuğu iddiaları dayanaksız olduğunu, davalı müvekkil iş sözleşmesini haklı sebeple feshedildiğini, rekabet yasağı uygulanabilecek nitelikte bir işte çalışmadığını bu nedenlerle öncelikle görev ve iş bölümü itirazlarımız doğrultusunda dosyanın görevli iş mahkemesine gönderilmesini, dosyanın---- Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyası ile dosyamızın birleştirilmesini, --- İş Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyasında ana uyuşmazlık konusunun iş akdinin müvekkil tarafından haklı sebeple feshi olduğundan bu dosyanın dosyamız yönünden bekletici mesele yapılmasını, başta BK 447/2 maddesi olmak üzere yukarıda açıklanan sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmilini, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Davacılar ile davalı arasında imzalanan “Belirsiz ve Belirli Süreli İş Sözleşmesinde” yer alan Rekabet Yasağının; - davacıların korunmaya değer haklı menfaati olduğu olgusunun ortaya koyamamış olması, rekabet yasağı konusunun (“işveren ile rekabet edebilecek herhangi bir işte çalışmayacağı”) çok geniş olarak tespit edilmiş olması, sebebiyle rekabet yasağı maddesinin geçersiz olduğu, Davalı tarafın eylemlerinin “davacı şirketler açısından önemli ölçüde zarar verme ihtimali”ne yol açacağı konusunda yeterli bir kanaate ulaşılamadığı, Belirsiz ve Belirli Süreli İş Sözleşmesinde yer alan cezai şartın uygulanması için gerekli şartların oluşmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Duruşmada dinlenilen tanık Tanık: ... Beyanında; "Ben davacı şirkette ve birleşen dosya davacısı olan şirkette İsg uzmanı olarak 2017 yılından 2019 eylül ayına kadar çalıştım, davacı şirketlerden kendi isteğim ile istifa ettim zira maaşımızın bir kısmını elden alıyorduk, bu durum beni rahatsız ettiği için şirket yetkilisine durumu bildirdim akabinde bana başka bir iş bulma isteğim halinde de işten ayrılmam söylendi, davalı da isg uzmanıydı isg uzmanı olarak davacı şirketler nezdinde tarafımıza isg katip programı üzerinden atanan şirketlere giderek isg alanında görüşlerimizi bildiriyorduk, söz konusu şirketlere isg eğitimi verip işçilere gerekli bilgilendirmeleri yapıyorduk ve iş yerini isg alanında uygunluğunu denetleyip rapor düzenleyip sisteme kaydediyorduk, bizim doğrudan müşterilerle bundan kaynaklı olarak ta şirketin ticari sırlarına dair bir bilgimiz yoktur iş tanımımız tamamen ilgili yönetmelik hükümlerine doğrultusundadır bu nedende ötürü şirkette çalışan işçi ve yönetici pozisyonunda ki çalışanları tanıyorduk ayrıca defterde şirket sahibine onaylatmamız gereken bir bölüm vardı söz konusu bölümde işçi hakları yer alıyordu, bu defteri imzalatıyorduk, bazen defteri bırakıp kendi işçilere imzalatıyordu, isg uzmanları müşteri portföyüne ve ticari sırlara vakıf değildir söz konusu hususlar satış birimini ilgilendirmektedir söz konusu sözleşme hatırladığım kadarıyla iş sözleşmesinin içindeki bir maddeden ibaretti ve söz konusu sözleşmeyi ben ve bir çok arkadaşım okumadık imzaladık bunun bir formalite olduğumuz tarafımıza ibraz edildiği hatta işe girdikten çok sonra eski tarihli olarak imzalatıldı söz konusu sözleşmedeki mesai saatlerine uyulmadı sözleşme dışında ekstra görevler verildi, sözleşme hükümlerine tam olarak hatırlamamla beraber tam olarak uyulmadı, Söz konusu şirket isg uzmanı olan kişileri fiilen çalıştırmadan çalışmış gibi gösterip onların programları üzerinden fiili olarak çalışan isg uzmanlarını çalıştırıyordu normalde yönetmelik hükümleri uyarınca ortalama 10 firma ile çalışılması gerekirken daha fazla firma ile çalışılması sağlanıyordu" şeklinde beyanda bulunmuştur.Duruşmada dinlenilen tanık ... Beyanında; "davacı ve birleşen dosya davacısı olan şirketler grup şirkettir, benim ----geçmiş olsa da diğer tüm üç şirkette (dava dışı olanda) grup şirketlerdir, 2015 yılından itibaren muhasebe bölümünde çalışmaktayım, davalı bizim çalışmış olduğumuz iş sağlığı ve güvenliği uzmanıdır, davalı çalıştığı sürede dava dışı ----- davacı şirket çalışanı olarak isg hizmeti vermiştir akabinde davalının davacı şirket ile şirket aracının mesai dışında kullandığı hususunda --- izlenmesi neticesinde tespit edilmesi üzerine uyarılması nedeni ile sürtüşme yaşandı ve davalı kendi isteği ile işten istifa etti, söz konusu şirket araçları ile bu durum yalnızca davalıya özgü değildir şirket politikası olarak diğer çalışanlarda mesai dışı araç kullanımı olarak uyarılmaktadır, akabinde davalı işten ayrıldıktan sonra davacının isg hizmeti vermiş olduğu firmada işe başladı hangi alanda çalıştığını doğrudan bilmiyorum ancak davalının alanı isg uzmanlığıydı muhtemelen kendi alanında işe başlamıştır davalı dava dışı şirkette çalışmaya başladıktan sonra iade faturası düzenlendiğini tahmin ediyorum fatura 2021 yılının 2. Ayına ilişkindir akabinde dava dışı ----- şirketine vermiş olduğumuz hizmetler yarı yarıya düşmüştür tarihini tam hatırlamamakla birlikte belli bir süre sonrada davacı şirkette çalışmaktan vazgeçmiştir, davalının şirket sırlarına dair bir bilgisi olduğunu düşünmüyorum tüm ---- firmaları rekabet yasağına ilişkin olarak sözleşme imzalatmaktadır diğer çalışanlarımız iş yeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları bu alanda sözleşmelerimiz bulunmaktadır, isg uzmanlarının muhatapları işverenlerdir muhtemelen davalının da muhatapları isg hizmeti verilen şirket işverenleridir, isg uzmanları muhasebesel konularda bilgi sahibi değildir, firma olarak herhangi bir satış işlemimiz yoktur yalnızca firmalara ---- hizmeti için anlaşmalar yaparız anlaşmalar bazen süreli bazen süresizdir, dava dışı ----sözleşmesi de belirli süreli idi ancak tekrarlanıyordu ilgili şirketin süresi bittikten sonra mı çalışmakta vazgeçildiğine dair doğrudan bilgim yoktur, davacı şirket tarafından isg alanında herhangi bir eğitim verilmemektedir ancak karşılaşılmayan bir durum halinde şirkette kordinatör bulunmaktadır kordinatör gerekli yardımı sağlamaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Duruşmada dinlenilen tanık ... Beyanında; Benim davacı şirket temsilcileri ile herhangi bir akrabalığım yoktur, davacı şirkette 2016 yılından beri idari işler bölümünde çalışmaktayım, davalı 2018-2020 yılları arasında isg uzmanı olarak çalıştı, davalı önce başka bir şirkette daha sonra-- davacı uhtesinde isg hizmeti vermeye başladı, davalının işten ayrılmasına şirket aracını bayramda teslim etmeyip şirket aracı ile tatile gitmesi neticesinde şirket sahibi ile aralarında çıkan sürtüşme neden oldu, akabinde davalı işe gelmedi, işten kendisinin mi istifa ettiği yahut işten çıkarıldığını bilmiyorum, davalı şirketin ticari sırlarına şu şekilde vakıf olabilir bazen çevre denetimi, kalite denetimi vb denetimler neticesinde davacı ---- firması ile hizmet verilen firma arasında düzenlenen sözleşmelerin örneklerine ihtiyaç duyulmaktadır bu örnekler isg uzmanlarına verilmektedir, sözleşmelerde iş bedelleri yer almaktadır, iş bedelleri ticari sır niteliğindedir daha sonra isg hizmeti verilen şirket davacı tarafça kesilen faturaları dosyalaması için isg uzmanına verir bu şekilde isg uzmanı kesilen faturalar hakkında bilgi sahibi olur başka çalışanlardan başımıza şöyle bir olay geldi kesilen faturalar hakkında bilgi sahibi olduğu için şirketten çıkılması ve başka bir şirkette çalışması akabinde diğer çalışılan şirketin fazla fatura kestiği şimdi çalıştığı şirketin daha az fatura keseceği gibi fatura bilgileri hakkında iyi niyetli olmayan davranışlarda bulunulduğuna şahit oldum daha sonra davalının bizim çalışmış olduğumuz dava dışı ---- işe başladığını doğrudan ---- yemeğin çalışanlarından öğrendik, şirket bünyesinde ne görev yaptığını bilemiyoruz, ancak meslek olarak isg uzmanı idi başka bir mesleği yoktu davalı taraf dava dışı ---- şirketi bünyesinde çalıştıktan belli bir süre sonra dava dışı şirket davacı şirket ile çalışmaktan vazgeçti, isg denetim dosyalarında davacı şirketin dava dışı isg hizmetine verilen ücretin faturası bulunmaktadır denetim dosyası ile ilgili dosyalar düzenlenirken dosya içerisindeki fatura isg uzmanı tarafından görülebilir davalı ... seherin böyle bir işlem yapıp yapmadığını görmedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Haksız rekabete ilişkin sözleşme maddesi yer ve süre açısından işçiye (davalıya) sınırlama içermektedir. Fakat 6098 sayılı TBK'nın 445/2. maddesi, aşırı nitelikteki rekabet yasağının bütün durum ve koşullar serbestçe değerlendirilmek ve özellikle işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edim de hakkaniyete uygun bir biçimde göz önünde tutulmak suretiyle kapsamı ve süresinin hakim tarafından sınırlandırılabileceğini öngörmektedir. Asıl ve birleşen dosya davacı ile asıl ve birleşen dosya davalısı arasında düzenlenen iş sözleşmesinin rekabet yasağı yer bakımından sınırlandırılmıştır.Davalının çalıştığı iş kolunun rekabet yasağı yasağı sözleşmesi ile ciddi anlamda sınırlandırıldığı da dikkate alındığında bu durumun davalı işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde olduğu ve bu nitelikteki sözleşmelerin geçersiz olduğu da gözetildiğinde ayrıca davacı taraf davalının iş sözleşmesi kapsamında ihlal ettiğini öne sürdüğü fiillerinin neler olduğu tam anlamıyla somutlaştıramadığı salt davacı ile aynı veye benzer faaliyet alanında bulunan bir iş yerine girilmesi haksız rekabette bulunulduğunu kabul etmeye imkan verecek nitelikte görülmemiştir. Davalı tarafın davacıya ait müşteri çevresi, üretim sırları ve davacının yaptığı işlere ilişkin bilgilerin davalı tarafından yeni girdiği işte kullanıldığı ve önemli bir zararına sebebiyet verdiğini ispat edemediği de dikkate alındığında yukarıda izah edilen tüm bu nedenlerle açılan asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava ve birleşen davanın REDDİNE,
2-) ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
a-) Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 367,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 60,42 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına
b-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
d-)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
f-)Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
3-) BİRLEŞEN DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
a-) Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 367,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 60,42 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına
b-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
d-)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
f-)Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.