T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/695
KARAR NO: 2024/718
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/10/2023
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Gümrük mevzuatına tâbi olan eşyaların, gümrük gözetimi altındayken muhafaza edildiği ve ilgili dış ticaret işleminin tamamlanabilmesi için gerekli işlemlerin yapıldığı bir tür ardiye olduğu, müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasındaki antrepo hizmetinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, işbu ticari ilişki gereği davalı şirketin müvekkili şirkete borçlu olduğunu, davalı borçlunun borcunu ifa etmemesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından alacağın tahsili amacıyla ----İcra Müdürlüğünün ----. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı şirketin 15.09.2023 tarihinde haksız ve kötü niyetli bir şekilde takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında aynı ticari ilişki kaynaklı daha öncesinden de ödenmeyen borçlar bulunduğu, taraflarınca bu borçlara ilişkin daha önce ---- İcra Müdürlüğü ----- sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, o tarihte başlatılan takibe de davalı borçlu aynı bugün olduğu gibi itiraz ettiğini, taraflarınca davalı şirketin yapmış olduğu itiraza karşı ----Asliye Ticaret Mahkemesinde---- Karar dosya numaralı itirazın iptali davası açıldığı, işbu dava yerel mahkemece müvekkili şirket lehine sonuçlanarak itirazın haksız olduğunun tespiti ile iptaline karar verildiği, davalı şirket verilen ilamdan sonra bahse konu dosyaya borcunu ödediği, taraflarınca dava şartı olan arabuluculuğa işbu davadan önce başvurulduğu, ---- Arabuluculuk Bürosu ---- Büro Dosya numaralı, ----- Arabuluculuk başvuru numaralı arabuluculuk dosyasında anlaşma sağlanamadığı ve iş bu davanın açıldığı beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----İcra Müdürlüğünün --- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya 15/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından yasal süresi içerisinde 19/09/2023 tarihinde borca itiraz edildiği, takibin durduğu, boca itirazın alacaklı tarafa tebliğ edilmediği, davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda ,"Davacı yanın 2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve belgelerin incelendiğini, defterlerin yasalara uygun olarak tutulduğunu ve sahibi lehine delil teşkil ettiğini, İncelenen davacı ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 44. 250,00 TL alacaklı olduğu, davalı incelemeye iştirak etmediğinden ve delil de sunmadığından karşıt incelemenin yapılamadığı, Mahkeme tarafından davacı lehine alacağa hükmedilmesi durumunda konu alacak için takip tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, " şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; "İncelenen davacı ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 126.341,40 TL alacaklı olduğu, diğer hususlarda kök rapordaki görüşün korunduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir. Yasa hükmü uyarınca tarafların ticari defterleri lehlerine delil olarak sayılmıştır.Bilirkişiler tarafından davacı tarafın ticari defterleri incelenmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamıştır. Davacı tarafın kendi ticari defterlerine göre davalıdan 126.,40 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı ve davalının 2023 yılına ait 14 adet vergi dairesine bildirdiği, tarafların BA/BS formlarının uyumlu olduğu görülmüştür. Yargıtay ----HD nin ---- esas ,----- karar sayılı 4.11.2019 tarihli ilamında da açıklandığı üzere davalı, davaya dayanak faturalara ilişkin beyanname vermekle faturaya konu hizmeti almış sayılacağı değerlendirilmelidir.Buna göre davalının davacıdan hizmet aldığı, aldığı hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı tarafından ek rapora itiraz dilekz-çesinde taraflarınca iade faturası kesildiğine yönelik olarak itiraz edilmiş ise de iadeye konu faturaların takip tarihinden sonra düzenlenmiş olduğu ve dava konusu yapılmadığı anlaşılmıştır. Vergi dairesine taraflarca bildirilen 14 faturadan 02/02/2023 tarihi, 23.6000 TL bedelli ve 17/02/2023 tarih, 23.600 TL bedelli iki adet fatura için davalı tarafından iade faturası kesildiği, davacının da iade faturalarını ticari defterlerine işleyerek kabul ettiği, nihai olarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formlarına göre davalıdan 126.341,40 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.----Asliye ticaret Mahkemesinin -----. Sayılı dosyasında tarafların 29/01/2021 tarihi ile davalarına esas icra takibinin açılış tarihi olan 10/01/2022 tarihleri arasında doğmuş borçların irdelendiği ve bu tarihler arasındaki faturalar için değerlendirme yapılarak davanın 40.233,60 TL üzerinden devamına karar verildiği, mahkememiz dosyasının ise 2023 yılı faturaları için açıldığı, mükerrer tahsilata sebebiyet verecek bir durumun olmadığı, cari hesap bakiyesinden ----- Asliye ticaret Mahkemesinin ----- Sayılı dosyasında hükmedilen fatura alacakları düşülerek eldeki takibin başlatıldığı mahkememizce resen yapılan incelemede tespit edilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 8.630,38 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan1.525,89-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.104,49-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 1.525,89-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.795,74- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 322,75-TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.822,75 -TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.