T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/445
KARAR NO: 2024/537
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/10/2019
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketinin Hayat, Ferdi, Kaza branşlarında sigortacılık hizmetleri faaliyetini yürütmekte olup, müvekkili şirketin ise sigorta acentesi olduğunu, bu kapsamda taraflar arasında hayat, ferdi kaza branşlarında sigorta sözleşmesine aracılık etmek üzere 31.01.2018 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında acentelik sözleşmesine ek olarak 06.02.2018 tarihinde “Komisyon ve Ödül Ek Protokolü” nün imza altına alındığını, taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca muaccel olan ve mutabakatı yapılan protokol ödülü, yıl sonu ödülü, komisyon ödemelerinin ödenmediğini, bunun üzerine ----Noterliği 01.03.2019 T----- lu ihtarnamesi ile müvekkiline yönelik aykırılıkların giderilmesi ve muaccel olan alacakların ödenmesinin bildirildiğini, ayrıca müvekkili tarafından kullanılan ve karşı yan sistemi ile entegre çalışan müvekkilin poliçe bilgilerini takip edebildiği, işlemlerini yürüttüğü bilgisayar sistemine erişimlerinin karşı yanca tek taraflı kapatılıp açılmak suretiyle kısıtlanmasından kaynaklanan aykırılıklar ve müvekkili şirket tarafından aracılık yapılan sigorta sözleşmelerine yönelik gerçek dışı ithamlarla müvekkili alacaklarının ödemesinin ihtar edildiğini, işbu ihtarnamenin davalı yanca 04.03.2019 tarihinde tebliğine rağmen müvekkili alacaklarının ödenmemesi üzerine ----İcra Müdürlüğü ----- sayılı icra takibinin başlatıldığını, taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca aşağıda ayrıntısı ile belirtilen 153.607,37-TL alacağın ihtarname ile tebliği ile temerrüde düşen karşı yandan işlemiş avans faizi ile birlikte tahsiline yönelik ödeme emrinin karşı yana tebliğ edildiğini, karşı yanca yasal süresi içerisinde yapılan itiraz ile takibin durdurulmasının sağlandığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap ve 2. Cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın denetimi altında Hayat Sigortacılığı alanında faaliyet gösterdiğini ve müşterilere hayat sigortası sözleşmelerinin tanıtımını yaparak poliçe satışı gerçekleştirmek ve sonrasında da poliçe süresi boyunca poliçe kapsamındaki her türlü hizmeti verdiğini, müvekkili şirketin faaliyetlerini kendi bünyesindeki -- Satış Ekipleri üzerinden yürüttüğünü ve aynı zamanda da iş ortakları olan acentelerinin bulunduğunun, işbu davanın davacısının müvekkili şirketin ortaklarından olduğunu, aralarında 15.11.2016 tarihinde imzalanmış acentelik sözleşmesi bulunduğu, davacının yapmış olduğu poliçe satışları üzerinden poliçelerin yürürlükte bulunduğu yıllar bazında ödül ve komisyon tutarına hak kazanmakla birlikte bu hususların düzenlendiği 06.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren Komisyon ve Ödül Ek Protokolün bulunduğunu, davacı gibi bir başka iş ortakları olan --- - tarafından ----isimli müşteriye poliçe satış yapıldığı, daha sonra müşterinin poliçesinde prim indirimi yapıldığı, bunun ardından davacı tarafından müşteriye yüksek montanlı yeni bir poliçe satışı yapıldığının taraflarınca tespit edildiğini, bunun üzerine davacıya 02.10.2018 tarihinde konuya ilişkin bir e-posta gönderildiği, bu e-postada ayrıca müşterinin zararına olması sebebi ile poliçenin iptal ediliğini, burada amaçlarının prim indirimi yapılan müşteriye yeni bir poliçe yapılmasının önlenmesi böylece hem acenteleri hem de müşteriyi zarara sokacak herhangi bir işlemin önlenmesi olduğunu, buna ek olarak sektörde çalıştığı bilgisi alınan ----- isimli bir kişinin müvekkili şirketi arayarak müşteri gibi davrandığını, müşterilerin poliçeleri hakkında işlemler yaptırdığının tespit edildiğini, müvekkilini, acenteler bölümü tarafından birden fazla kez bu kişi ile çalışmamaları gerektiği ve usulsüz işlemler yapıldığının bildirildiğini, bunun ardından ---- yüksek montanlı bir satış yapıldığı fark edilmiş olup müşteri memnuniyetin esas alarak satış kalitesini ölçmek amacıyla müvekkili şirketin ---- ve --- Bölümü çalışanları tarafından 14.02.2019 tarihinde yüksek montanlı müşteri ziyareti kapsamında müşteriye gidildiği, yeni poliçe satışının --- - tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, yeni poliçe satışı yapıldığının tespiti ile birlikte önemle belirttikleri husus poliçe satışının --- çalıştırılması sakıncalı personel listesinde yer aldığının bildirilmiş olmasına rağmen kişi tarafından yapıldığını bununla birlikte -----yapılan yeni poliçe satışın prim indirimi yapılan müşteriye yeni poliçe satış yasağının önüne geçilmesi amacıyla müşteriye ait mevcut poliçede sigorta ettiren değişikliği yapılarak, müşterinin kızının sigorta ettiren olarak belirlemesi suretiyle aşıldığının tespit edildiğini, davacının prim indirimi yapılan müşterilere yeni poliçe satışı ve özellikle ---- ile ilgili uyarılmasına rağmen aynı eylemlerine devam etmesi sonucunda Acentelik Sözleşmesinin 26.04.2019 tarihi itibari ile fesih edildiğini, acentelik sözleşmesinin Acentenin Yükümlülükleri başlığı altında 9.1.maddesinde kendi eylemleri nedeni ile müvekkili şirketin uğrayacağı her türlü zarardan sorumlu olacakları sözleşmenin feshi ile birlikte davacının müvekkili şirketin poliçelerinin satışını yapabilmek için kullandıkları sistemlere de erişiminin engellendiği, bu noktada davacı ile müvekkili şirket arasında ihtarnamelerin gönderilmesi sürecinin yaşandığını, Acentelik Sözleşmesinin 9.3 maddesinde müvekkili şirketin hak ve menfaatinin zarara uğratılması hususu ile 9.9 maddesi doğrultusunda davacı müvekkili şirketin prim indirimi talep eden müşteriye yeni poliçe satış yapılması sonucu emir ve talimatlara aykırı davranılması sonucu davacının sözleşmeye aykırı davrandığını açıkça ortada olduğunu, davacının ----- 15 aylık vadelerin bir seferde ödenmesi sonucu kapatılması ile Ödül ve Komisyon Protokolüne istinaden poliçenin ilk üç ay yürürlükte kalması sonucu ödenen ve ödül ve komisyonun bir seferde ödenmiş olup davacı müvekkili şirketi zarara uğratmak pahasına ödül ve komisyon ücretine hak kazandığı, söz konusu poliçe şu anda yürürlükte statüsünde olmayıp tenzil statüsünde olduğu, ilgili poliçenin primlerinin ödenmediğini, Mahkemeye ek olarak sunulan Acentelik Sözleşmesinin 2.8 maddesinde sözleşmenin feshedilmesi halinde “ ödenen komisvon tutarlarının seri alınacağının belirtildiği, son tahvilde davacının Acentelik Sözlesmesi başta olmak üzere mevzuata aykırı eylemleri nedeniyle müvekkili şirkete 397,20 TL avans ve 101.052,16 TL ödül ve komisyon borcu bulunduğunu belirterek, Haksız ve ispatlanamamış davanın reddine, davacı aleyhine alacağın en az %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, -----. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu,---- İcra Müdürlüğünün ------ esassayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Davacı şirketin faaliyet alanı ----- bulunduğundan, Talimat yolu ile ---- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinden bilirkişi raporu tanzimi istenilmiştir.
Talimat mahkemesince alınan raporda özetle; " Taraflar----- arasında 31.01.2018 tarihinde, davacı şirketin Türkiye’de “hayat ferdi kaza” branşlarında sigorta sözleşmesine aracılık etmek üzere süresiz Acentelik Sözleşmesi aktedildiği, ayrıca yine taraflar arasında, 31.01.2018 tarihli Acentelik Sözleşmesine EK OLARAK, KOMİSYON ve ÖDÜL EK PRTOKOLÜ adı altında bir sözleşme ile aracılık edilen sigorta sözleşmelerinde alınacak komisyon ve ekstra ödül hususunda özel bir anlaşma yapıldığı, ---- Noterliği 26.04.2019 tarihli ve ------ yevmiye numaralı ile ihtarnamesi ile ve dayanak olarak acentelik sözleşmesinin 2.3 maddesi gösterilerek davacının Acentelik Sözleşmesi 26.04.2019 tarihinde feshedildiği, davalı sigorta şirketi tarafından fesih nedenini olarak gösterilen acentelik sözleşmesinin 2.3 maddesi “Acentenin kanuna ve sair mevzuatı ile iş bu sözleşmeye aykırı hareketlerinden dolayı ve bunlarla sınırlı kalmamak kaydıyla, her türlü usulsüzlük, evrakta sahtekarlık, dolandırıcılık, sigorta şirketini yanıltma, müşteriye yanıltıcı bilgi vererek zarar uğratma ve bunlara ilişkin ortaya çıkan müşteri şikayetinin haklı olduğu yönündeki bulguların tespiti halinde, şirket sözleşmeyi 3 aylık ihbar müddeti aranmaksızın her zaman derhal fesih edebilir. Acente bu fesih dolayısıyla tazminat ve/veya portföy kaybı, portföy mülkiyeti, komisyon ve sair diğer her ne nam adı altında olursa olsun başkaca hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını kabul ve taahhüt etmiştir. “ hükmüne havi olduğu davalı sigorta şirketi tarafından sözleşmenin 2.3 maddesi gereği feshedildiği hallerde aynı sözleşmenin 2.8 maddesi gereği, ödenen ödül komisyonunun da iade alınacağını belirttiği, Acentelik Sözleşmesinin 2.8 maddesi “İş bu sözleşmenin feshinden sonra Acenta’ya ek protokoller ile belli bir taahhüdün yada üretimin karşılığında ödenecek olan ödül tutarı sona erecektir. Acentenin iş bu sözleşme süresi boyunca üretmiş olduğu hayat sigorta poliçelerinden doğan komisyonlardan Acente ‘nin iptal edilen poliçelerden doğan eksi bakiye ile müşteri şikayetlerinin haklı bulunması nedeniyle müşterilere ödenen prim iadeleri ve her türlü ödemenin düşülmesinden sonra , kalan komisyon bakiyesi, poliçelere ilgili primler ödenmeye devam ettiği sürece gerekli vergisel makbuz ve diğer belgelerin düzenlenmesi kaydıyla Acenteya ödenecektir." Hükmüne havi olduğu, bu hükümde, acentenin ödül ve komisyonlarının iptal edileceği yada bu ödemelerin durdurulacağına dair bir içerik görülmediği, davacı ----- 2018-2019 yıllarına ait yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olduğu, Taraflar arasındaki acente sözleşmelerine istinaden davalı ---- tarafından 2018 yılında çeşitli tarihlerde 376.333,73-TL tutarında Hayat Sigortası Ürünleri Komisyonu ve 246,24-TL tutarında Hayat Sigortası Ürünleri Ek Komisyonu, 49.505-TL tutarında Hayat Sigortası Ürünleri Ödül Komisyonu olarak toplam 426.084,97 TL tutarında 10 adet sigorta komisyon gider belgesi düzenlendiği, İşbu gider komisyon belgelerine istinaden davacı ----- adına banka aracılığı ile toplam 385.064,94-TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından 30.11.2018 tarih ---- numaralı gider belgesine istinaden 4.609,54 TL tutarında alacak kaydı tahakkuk işlemi yapıldığı, davalı ------ 28.03.2019 icra takip tarihi itibari ile 36.410,49-TL tutarında borç bakiyesi bulunduğu, davacı Acente tarafından ------Noterliğinin 01.03.2019 tarih ------ yevmiye numaralı ihtarnamesinde muaccel olan alacakları “2018 yılı protokol ödülü 21.000-TL, 2018 yılı 3.çeyrek ödülü 73.359,11-TL, 2018 yılı yılsonu ödülü 26.798,48-TL, 2019 yılı ocak ayı komisyonu 28.500-TL olmak üzere toplam 149,657,59-TL’nin” işbu ihtarnamenin tebliği ile birlikte aynı gün ödenmesinin ihtar edildiği, bu ihtarın davalı sigorta şirketine 04.03.2019 tarihinde tebliğ olduğu, davalının ----- bulunan elektronik sistemindeki kayıtlarının incelenmesi amacıyla tespit yetkisi alınmış olmasına rağmen, davalının bu karara itiraz etmesi nedeniyle tespit gerçekleştirilememiş ve raporumuz bu yönü ile tamamlanamadığı, davacı----tarafından davalı -----. aleyhine 2018 yılı ödülü 21.000-TL, 2018 yılı 3.çeyrek ödülü 73.359,11-TL, 2018 yılı yıl sonu ödülü 26.798,48-TL, 2019 yılı ocak ayı ödülü 28.500-TL, 2019 yılı mart ayı komisyonu 3.949,78 TL alacakların tahsili için 28.03.2019 tarihinde -----.İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas sayılı dosyası ile 153.607,37-TL Asıl Alacak ve 04.03.2019 tarihinden 28.03.2019 takip tarihi arası işleyen 1.946,32-TL İşlemiş Faiz olmak üzere 155.553,69-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, ancak davacının icra takibine konu ettiği, 153.607,37 TL sı asıl alacak tutarlarının sadece 36.410,49 TL sının tespit edilebildiği diğeri kısmının yasal defterlerden tespit edilmesinin mümkün olmadığı, " şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememizce alınan 11.06.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; " 14.12.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacının davalıdan 28.03.2019 icra tarihi itibariyle 36.410,49 TL tutarında borcu olduğu ve davacının icra takibine konu ettiği 153.607,37 TL asıl alacak tutarının sadece 36.410,49 TLsinin tespit edildiğinin belirtildiği, 28.03.2019 icra tarihi itibari ile davalı şirket kayıtlarına göre davalının davacıya 103.050,78 TL borçlu olduğu, 14.12.2020 tarihli davacı tarafın defterlerinin incelendiği bilirkişi heyet raporunda cari muavinleri, davacı kayıtlarının detayı bulunmadığı mutabakatsızlığın sebebi bulunamadığı, acente İptal Komisyon faturaları düzenlenerek davacı firma davalı firma nezdinde borçlu duruma düştüğü, sonuç itibariyle 30.04.2021 tarihi itibariyle davalı şirket kayıtlarına göre 154.441,48-102.653,58= 51.787,90 TL davalının davacıdan alacağı olduğu tespit edildiği, davacının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle acentelik sözleşmesinin feshedildiği, fesih olan sözleşmeye dayanarak, davacının ikramiye, ödül vb. ödemeleri talep edemeyeceği sonuç ve görüşlerine varıldığı, nihai hukuki takdirin Mahkemeye ait olduğu " şeklinde rapor sunulmuştur.15.04.2022 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; "Davacı itirazları doğrultusunda davalı sigorta şirketi kayıtları ve dosyaya mübrez belgelerin yeniden incelenerek değerlendirilmesi sonucunda, daha önce sunulan kök raporda ulaşılan; Davacının sözleşmeye aykırı davranışı nedeni ile acentelik sözleşmesinin feshedildiği, fesih olan sözleşmeye dayanarak, davacının ikramiye, ödül, vb. Ödemeleri talep edemeyeceği şeklinde görüşlerin muhafaza edildiği," şeklinde rapor sunulmuştur.24.11.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Sigorta Yönünden; Davacı acentenin ödül ve komisyonlarını var ise talep edebileceği, sigorta yönünden yapılan değerlendirmeye göre davacının ödül ve komisyonları talep edebileceği değerlendirilmiş olduğundan davacının sadece 2018 yılı için olmak üzere alacak talep edebileceği, sözleşmede bu hususun açıkça kararlaştırılmış olduğu, davacı alacağının 2018 yılı için olmak üzere 121.157,59-TL asıl alacak ve 716,99 TL işlemiş faiz olarak hesaplanmış olduğu, hesaplamanın davacı iddiasına göre yapıldığı, sözleşmeye göre hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı," şeklinde rapor sunulmuştur.23.03.2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; " Davacı Şirketin153.607,37 TL asıl ve 1.946,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 155.553.69 TL alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında; Sigorta yönünden görüşlerin korunduğu, Teknik görüşlerin aynen korunduğu, Kök rapordaki görüşlerin aynen korunduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacı ve davalı taraf arasında 31/01/2018 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye ek 06/02/2018 tarihli Komisyon ve Ödül Ek protokolü imzalandığı, 26/04/2019 tarihinde davalının sözleşmeyi feshettiği ve komisyon ve ödül ödemelerinin yapılmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki fesih ihbarnamesinin incelenmesinde acentelik sözleşmesine feshine dayanak somut bir sebep gösterilmediği görülmüştür. Cevap dilekçesinde de fesih sebebi olarak sakıncalı kişi listesinde yer alan dava dışı ---- davacı nezdinde çalışması olarak gösterilmiştir. Davalının komisyon ve prim ödemelerinde sorumlu tutulmaması için davalının feshini haklı sebeple yapılması gerekmektedir. Davalının 02/10/2018 tarihinde mail yoluyla tüm acentelerine çalıştırılması sakıncalı görülen kişilerin isimlerini içerir liste gönderdiği, sakıncalı isim listesinde yer alan --- 30/09/2018 tarihinde dava dışı müşteri ----- adına poliçe düzenlediği görülmüştür.
Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 2.3 maddesinde "Madde 2.3: Acentenin, kanuna ve sair mevzuatı ile iş bu sözleşmeye aykırı hareketlerinden dolayı ve bunlarla sınırlı kalmamak kaydıyla her türlü usulsüzlük, evrakta sahtekarlık, dolandırıcılık, sigorta şirketini yanıltma,müşteriye yanıltıcı bilgi vererek zarara uğratma ve bunlarla ilişkili ortaya çıkan müşteri şikayetinin haklı olduğu
yönünde bulguların tespiti halinde, şirket sözleşmeyi 3 aylık ihbar müddeti aranmaksızın her zaman derhal fesih edebilir. Acente, bu fesih dolayısıyla tazminat ve/veya portföy kaybı, portföy mülkiyeti, komisyon ve sair diğer her ne nam altında olursa olsun başkaca hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını kabul ve taahhüt etmiştir." hükmü ile feshin şartları düzenlenmiştir. Maddenin lafzı incelendiğinde komisyon ve ödül ödemesinin yapılmaması için müşterinin veya acentenin zarar uğraması ve müşteri şikayetinin kümülatif şart olarak arandığı görülmektedir. Dosya kapsamına göre lehine poliçe düzenlenen dava dışı -----acenteye yönelik bir şikayeti olmadığı gibi acente ve sigortalının yasaklı listesinde yer alan personelin düzenlemiş olduğu poliçe sebebiyle doğmuş zararı bulunmamaktadır. Kaldı ki sigortalının tazminat talebi de yoktur. Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davalı taraf fesih sebebinin yalnızca sigortalı ----- olmadığını belirterek başkaca isimlerle ilgili de itirazlar ileri sürmüş ise de bu iddiaların ne cevap dilekçesinde ne de fesih ihtarında ileri sürmediği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca komisyon ve ödül ödemesinin salt ------ poliçe düzenlemesinin ileri sürülmüş olması sebebiyle davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı, davalının davacıya 2018 yılına ilişkin komisyon ve ödülleri ödemekle yükümlü olduğu, protokolün 2018 yılı komisyon ve ödülleri düzenlenmesi sebebiyle 2019 yılı komisyon ve ödüllerini talep edemeyeceği kanaati ile 24/11/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ve ek raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar mahkememizce alınan ilk raporda davacının sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle tazminat talep edemeyeceği düzenlenmiş ise de hukuki niteleme ve yorum mahkemeye ait olduğundan ilk rapor hükme esas alınmamış olup hukuki niteleme gerektirmesi sebebiyle ikinci rapor ile çelişki doğurmadığına kanaat getirilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının -----İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 121.157,59 TL asıl alacak, 716,99 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar harcı 8.276,27-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.878,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.397,57-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 1.878,70- TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.923,10- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 322,00- TL tebligat ve müzekkere gideri, 11.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.022,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 9.419,10- TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 19.499,93 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.034,21-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 285,79-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.