T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/824 Esas
KARAR NO: 2025/969
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/07/2025
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, emlak komisyonculuğu işi yaptığı, emlak komisyonculuğu işi taşınmaz satımı ve kiralamacı için potansiyel alıcıları bir araya getirerek istişare ortam hazırlamak ve taşınmazın satımı veya kiralanması konusunda anlaştırma şeklinde icra edildiği, kanunda simsarlık olarak tabir edildiği, davalı şirket temsilcisi taşınmaz kiralamak için emlak komisyonculuğuyla uğraşan müvekkiline gelerek kiralama niyetlerinden bahsettiğini, taşınmazları gezip görmek, incelemek istediklerinde müvekkili ile davalı şirket yetkilisi uyuşmazlığa konu olan gayrimenkul yer gösterme belgesi’ni imzaladıklarını, bu belgeye göre davalı şirketin şuan kiracı olarak bulunduğu --------adresindeki taşınmaz gösterildiğini, davalı şirket taşınmaz kiralamasına aracılık etmesi maksadıyla emlak komisyoncusu müvekkili ile anlaşıldığını, yer gösterme belgesinde kiralanması halinde kiraya veren ile kararlaştırılacak bir aylık net kira bedeli+KDV tutarındaki hizmet bedelini danışmana kiralama gerçekleştirildiğinde peşin ve nakden ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum, şeklinde ifade yer aldığını, müvekkili, davalı şirketin isteği üzerine yer gösterme belgesi imzalandıktan sonra dahi haricen 3-4 kere daha taşınmazı davalı şirkete gösterdiğini ve hizmetini sunduğunu, buna rağmen davalı şirket müvekkilini aradan çıkararak taşınmazı kiraladığını ve müvekkilinin hak kazandığı hizmet bedelini ödemeyi reddettiğini, davalı şirket müvekkili ile imzalanan ----tarihli yer gösterme belgesi imzalandıktan sonra----- tarihli ticaret sicili gazetesinde görüleceği üzere şirketin adresini müvekkilinin gösterdiği yer olan ------ taşıdığını, davalılar kendi iradeleriyle imzaladıkları sözleşme gereğince borç altına girdiğini, muaccel borçlarına itiraz ettiklerini, takip borçluların yaptıklarını itiraz üzerine itirazın iptali davası açma zorunluluğu olduğunu, davalı-borçlunun -----esas sayılı icra takibine etmiş oldukları itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz eden borçlular aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 138.000,00 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibine başlandığı, borçlu tarafından borca itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür.
SAVUNMA :Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı ile davalı müvekkili şirket yetkilisi ------- akdedildiği, ikame edilen dava da hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, simsarlık sözleşmesinden doğan ücret alacağı hakkında itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevini düzenleyen kurallar kamu düzeninden olup 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun göreve ilişkin maddelerine göre simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan davalar ticari davalardan sayılmadığı, Uyuşmazlık konusu simsarlık sözleşmesi 6098 Sayılı TBK'nın 520. maddesinde düzenlenmiş olup, uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve ticari işletmesiyle ilgili bulunması halinde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olacağı, somut olayda, davanın mutlak ticari dava olmasını gerektirir bir yanının da olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği beyan edilmekle , görevsizlik nedeniyle reddini, davacı tarafından, haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyeli olarak ikame edilen davanın, her halükarda külliyen reddine, davacının kötü niyetli olması nedeni ile alacak miktarının, % 20’sinden aşağı olmamak üzere, kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava; Taraflar arasında ----- esas numaralı takip dosyasında davacının emlak komisyonculuğundan kaynaklı alacaklı olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunduğu anlaşıldı.Mahkemenin görevli olması 6100 Sayılı HMK'ın 114. maddesinde dava şartları arasında sayılmış olması nedeni ile yine 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi gerekmektedir.Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 Sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.Mahkememiz dosyası------Karar sayılı kararı ile Ticaret Mahkemelerine görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiş yargılamaya--- üzerinden devam olunmuştur. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Yukarıda açıklanan nedenlerle, somut olayda davacının tacir olup olmadığı araştırılmış vergi dairesinden gelen müzekkeri cevabında davacının İşletme esasına göre defter tuttuğu bilanço esasına geçiş sınırını aşmadığı, Ticaret sicilden gelen yazı cevabı birlikte değerlendirildiğinde mahkememizin görevli olmadığı, mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı ve Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesi uyarınca davanın Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanına girdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkememiz görevsizdir. Görev, dava şartlarından olduğundan ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/1. maddesi uyarınca her aşamada resen gözetilmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
G.D:Gerekçesi ekli karar da açıklanmak üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/12/2025