T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/515
KARAR NO: 2025/851
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/06/2025
KARAR TARİHİ: 11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin------ ismiyle mobilya dekorasyon ve montaj işi ile iştigal ettiğini, bu kapsamda davalı şirketle arasında akdedilen sözlü hizmet sözleşmesi gereği, davalı şirketin müşterilerine yaptığı işlerde mobilya montajı işini ifa ettiğini, söz konusu iş ve işlemlerin, davalı şirketin talebi üzerine tamamlandığını, montaj işine ilişkin hizmetin müvekkil tarafından eksiksiz olarak yerine getirilmiş, yapılan işlerle alakalı raporların belirli tarihler aralığında davalı şirket yetkilisine verilerek bilgilendirme yapıldığını, müvekkili tarafından ifa edilen iş karşılığında ödenmesi gereken ve davalıdan defalarca kez talep edilen bakiye hizmet bedeli olan 152.000,00- TL müvekkilinin tüm taleplerine rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili için ---- İcra Müdürlüğü’nün -----. sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, yapılan arabuculculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılması gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığını, davacı yanın, müvekkili şirkete herhangi bir sözleşme ile bağlı olmadığını, aralarında yazılı veya sözlü bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığını, davacının, müvekkili şirketle zaman zaman ve geçici nitelikte çalıştığını, sürekli ve düzenli bir istihdam ilişkisi içinde bulunmadığını, davacının yalnızca belli dönemlerde , iş oldukça çağrıldığını ve karşılığında kendisine ödemeler yapıldığını, davacı tarafın kendi işleriyle meşgul olduğunu, müvekkili şirketle herhangi bir ticari bağlantısı söz konusu olmayıp ara ara yardım niteliğinde çalışmalara iştirak ettiğini, taraflar arasında sürekli ve sigortalı bir çalışma ilişkisinin bulunmadığını, davacıya zorunlu işler için sigorta yapıldığını beyanla; Davacı tarafça görevsiz mahkemede açılan iş bu davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, İcra takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
İş Mahkemelerinin görev alanını belirleyen 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Yasası'nın 1. maddesinde; " İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle ( o kanunu değiştiren 2. maddenin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş aktinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur." düzenlemesi mevcuttur.Yasal düzenleme uyarınca bir davanın iş mahkemesinde görülebilmesi için, davanın iş akdinden veya iş kanunundan doğması, taraflarının işçi ve işveren veya işveren vekili olması gerekir.Eldeki davada davacının işin yapıldığı tarihlerde davalının yanında işçi olarak çalıştığının dosya kapsamındaki SGK kayıtları ile sabit olduğu, davacının ticaret sicil kişi kaydının ve vergi kaydının bulunmadığı anlaşıldığından davacının tacir olduğundan bahsedilemeyecektir.
Talep bu hali ile işçinin hizmet akdi ile çalıştığı sırada doğan işçi alacağından kaynaklandığı, iddia yönünden uygulanması gereken yasal mevzuat olan 4857 Sayılı İş Yasası ve 5521 Sayılı Yasa'nın 1. maddesi gereğince davaya bakma görevi özel yetkili iş mahkemelerine ait olduğundan görev dava şartı eksikliği sebebiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ------ İş Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------ Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.