T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/449
KARAR NO: 2025/413
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/05/2025
KARAR TARİHİ: 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil ...'ye ait ----- isimli tekstil firması ile ,------ gibi online satış mağazalarında satış yaptığını. Ciddi bir satış hacmine ulaşmış olan müvekkil firmanın satışları,------ isimli firmanın haksız rekabette bulunarak yapmış olduğu satışlar nedeniyle zarara uğramış ve uğramaya devam ettiğini karşı taraf; ürün bazlı riske ve dolayısıyla satışı az olan ürün zararına girmeden, doğrudan belli bir satış hacmi oluşturmuş ürünleri nokta atışı müvekkilin satışlarından seçerek üretmekte, müvekkilin satış marjını bozduğunu, Üstelik tüm ürünler doğrudan müvekkilin satış formatının aynısı olarak satışa sunulmakta, ürün ismi, özellikleri, açıklamaları, promosyon ürünleri aynen kullanıldığını, Müvekkil ..., 2017 yılından itibaren çeşitli tekstil ürünleri üreterek toptan ve çeşitli firmalar aracılığı ile satışta bulunmaktadır. Bu süreçte birçok firma ile anlaşmalar yaparak üretimde bulunan müvekkilin dönem itibariyle en çok çalıştığı firmalardan biri olan ----- Marketlerine ----- ürünlerini farklı modellerde üretip satmaya başladığını. ------- ürünlerinde müşteri talebinin ve ürün memnuniyetinin yüksek olduğunu fark eden müvekkil firma, ürünler üzerinde çeşitlendirmeler yapmış, online satış platformlarında da perakende satışa başladığını, müvekkil ..., ------ başvuru numaralı Türk Patent ve Marka Kurumu başvurusu ile " ------." isimli markasını tescil ettirdiğini, işbu başvuru ile men'i talep edilen ve ciddi boyutlara ulaşmasıyla müvekkilin katlanamayacağı zararlara sebebiyet veren haksız rekabette bulunan firma ------ sahibi ..., müvekkil ...'nin teyzesinin oğlu olduğunu Taraflar arasında akrabalık ilişkisinin bulunması sürecin arabuluculuk ile sonlandırılması istenmiş ancak görüşmelerde uzlaşmaya varılamadığını, davalı taraf, müvekkile ait ürünleri alırken değiştirmeye dahi tenezzül etmemiş, aynı isim, aynı resim, aynı açıklamalar (tamamıyla aynı olmakla birlikte yazım hataları dahi birebir alınmaktadır) ile satmaya devam ettiğini, . Burada firma adının benzerliği hususuna müşteri algısı bakımından oluşturduğu karışıklık sebebiyle yer verildiğini, Müvekkilin Marka Tescil Belgesinde görüleceği üzere "------." markası tescilli özel üretimler yapan bir marka olup Davalı yanın firma adının ise "------" olduğu görüldüğünü. Aynı ürünlerin bizzat müvekkilin ürünleri ile hiçbir değişiklik yapılmadan sunulmasının yanında davalının kullandığı söz konusu satış isminin benzerliği açık olduğunu, Müvekkil öncelikle ------- ürünleri satışı ile başlayan satış yelpazesine sonrasında spor giyim ürünlerini de eklemiş olup, birebir aynı şekilde davalı yan da ------ ürünleri satışlarından sonrasında müvekkilin satışlarını yaptığı spor giyim ürünlerinin aynısını üretip satmaya başladığını, iki farklı ürün kategorisinde müvekkili takiben satışa başlayan davalı yanın müvekkilin düşünce, tasarı ve öngörülerine ortak olmak maksadıyla satışlara başladığı ve açıkça haksız rekabeti fazlasıyla oluşturan satış politikalarını uyguladığı görüldüğünü, dava dilekçesi ile haksız rekabetin var olduğu açıkça ortaya konulduğunu, . Şöyle ki aynı isim, aynı görsel, aynı açıklamalar ancak müvekkilin satış bandından daha aşağıda fiyatlar ile satış yapan davalı yan ile müvekkil arasında haksız rekabete ilişkin bir durumun söz konusu olduğu açıkça görüldüğünü, müvekkilin uğramış olduğu haksız rekabet eylemin kardan yoksun kalmaya sebebiyet verdiği açık olduğunu, müvekkilin söz konusu haksız rekabet süreci boyunca davalı yanın teyzesinin oğlu olduğu da düşünülerek ne denli bir psikolojik yıkıma ve yorgunluğa sebebiyet verdiği aşikar olduğnu. Nitekim söz konusu durumla mücadele etmek için müvekkil her ne kadar sürekli yeni ürünler üretme hali içinde de olsa çok fazla tasarımını da sırf kopyalanma sebebiyle yorularak bırakmış, ürünlerine küstüğünü Bununla birlikte yeni bir ürün tasarladığında ise yine kopyalanma korkusuyla satışa sunmakta tereddüt etmekte, inandığı ve önemli gördüğü tasarımlarına beklettiğini. En önemlisi ve manevi tazminatı asıl konu olan ise müvekkilin ve markasının bilinirliğinin ve iyi şöhretinin zarar görmesi olduğunu. Nitekim firmalar arasındaki benzerlik sebebiyle müşteriler firmaları karıştırmakta, davalı yanın olumsuz satışları müvekkili de etkilediğini, tüm bu nedenlerle Devam eden haksız rekabet fillerinin bir an önce sonlandırılması adına haksız rekabetin men'i husususunda ihtiyati tedbire hükmedilmesi, bu kapsamda işbu davanın tarafı şahıs şirketinin satış yaptığı ------satış platformlarından belirtilen 20 ürünün satışının durdurulması ve perakende ve toptan satışın önlenmesi amacıyla söz konusu ürünlerin toplatılmasını müvekkilin uğramış olduğu maddi zararın tespiti için davalı yanın ------ online satış mağazalarında belirtilen 20 ürüne ilişkin satış verilerin istenmesi, Veriler doğrultusunda bilirkişi marifetiyle zarar hesaplanmasını, Bilirkişi raporuna binaen ıslah haklı saklı kalmak kaydıyla zararın tespiti tarafımızca mümkün olmadığından şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat talebinin kabulüne, Müvekkilin haksız rekabet dolayısıyla uğramış olduğu manevi zararın tazmini amacıyla 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, dava sonucu belirtilen ürünler ve online satış mağazalarından kaldırılması ve perakende ve toptan satışın durdurulmasına karar verilerek haksız rekabetin sonlandırılması, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Dilekçeler teattisi ve ön inceleme tamamlanmadan dosya üzerinden karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasıdır.Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkili şirket adına tescilli markayı ve ticari ünvanı kullanmasının haksız ve marka hakkına tecavüz olduğunu ileri sürerek marka hakkına dayalı olarak da talepte bulunmuştur. Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında, marka hakkına dayalı olarak da açılmış bir dava olması nedeniyle, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin de tartışılması gerekmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156/1.maddesi gereğince Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Tüm dosya kapsamı , davanın niteliği ve davaya konu talep dikkate alındığında uyuşmazlığın mahkememizin görevi dahilinde bulunmadığı, uyuşmazlığın görevli Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği düşüncesi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli -------- Nöbetçi FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,Dair; dosya üzerinden yapılan incele sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verildi.