T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/594
KARAR NO: 2025/641
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/09/2023
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müvekkili şirketten uluslararası taşıma hizmeti aldığını bunun karşılığında davalıya 3.200,00Euro tutarında fatura keşide edilerek gönderildiğini, davalı şirketin faturaya itiraz etmeyerek kesinleştiğini, ekte sunulan taşıma evrakları incelendiğinde taşımanın
gerçekleştiğinin ve davalı tarafa teslimin yapıldığının görüleceğini ve alacağın ispat edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğunu
beyan ederek, vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacak tutarının %20’si
oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava
etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket bünyesinde hizmet alınacak şirketlerden teklif alınması ve işin verilmesi
konusunda satın alma departmanı müdürü dava dışı ----- şüpheli işlemleri
olduğunun bildirilmesi üzerine yapılan incelemeler sonucunda; --------
Departmanının lojistik hizmeti konusunda çalışılmakta olan davacı şirket piyasaya göre yüksek
fiyatlarla anlaşmalar yapıldığını, çifte faturalandırma yapıldığı şüphelenilmesi üzerine;
---- tarafından --------- ödeme yapıldığının teyit edildiğini, yapılan suç duyurusu
üzerine davacı şirket hakkındaki cezai soruşturmanın devam etmekte olduğunu ve yapılacak
yargılama neticesinde davacının suç işlediğinin tespiti halinde müvekkili şirketin zararı ortaya
çıkacağından takibe itiraz edildiğini beyan ederek; açıklanan nedenler ile öncelikle davacı şirket
yetkililer hakkında yapılan suç duyurusunun bekletici mesele yapılmasını, davacı tarafından
müvekkili şirketi zarar uğratmak kastıyla yapılan işlemler neticesinde düzenlenen
faturalara itirazın yerinde olması sebebiyle davanın reddini, şartları oluşmadığından icra
inkar tazminatı talebinin reddini, davacı tarafından başlatılan takip haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden aşağıya olmamak üzere kötü niyet
tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, taşıma hizmetine dayalı faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile mali açıdan; tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu
birbirlerine olan borç ve alacak bakiyelerinin birbirini teyit ettiği,
davacının takip tarihi itibarıyla, davalıdan 11.000,00 USD ve 16.746,87 Euro
takipteki asıl alacak tutarı kadar alacağı olduğu,
3. Taşıma açısından; davacının takipte dayandığı fatura konusu taşıma hizmeti için,
her bir fatura bazında, taşıma öncesi davalıya navlun fiyat teklifi sunduğu,
davalının navlun teklifine onay verdiği, davacının her bir fatura bazında taşıma
hizmetini sorunsuz ve tam olarak ifa ettiği, taraflarca üzerinde önceden anlaşılan
bedel üzerinden düzenlenen navlun faturası alacağına hak kazandığı, takipte dayanılan navlun faturalarında, mükerrer faturanın varlığına
rastlanmadığı, dosyada bu yönde bir belgenin mevcut olmadığı,
davacı tarafından teklif edilen ve davalı tarafından onaylanan navlun ücretlerinin,
taşımanın yapıldığı tarihlerdeki piyasa şartlarına uygun olduğu, fahiş fiyat olgusuna
yönelik somut bir delilin dosyada bulunmadığı,
davalının kendi şirketi içindeki sorumluluk ihlalleri ve personelinin suistimali
nedeniyle oluştuğunu iddia ettiği zarar nedeniyle navlun borcunu ödemekten imtina
etmesindeki haklılık durumu konusunda hukuki değerlendirmenin münhasıran
mahkemeye ait olacağı,
davacının takipte dayandığı faturalar muhtevası navlun hizmetini ifa ettiği sübuta
ermekle, davacının takipteki asıl alacak tutarı kadar vaki itirazın iptalini talep
edebileceği, davacı alacağının likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı koşulları oluşmakla
birlikte bu konudaki hükmün münhasıran mahkemeye ait olacağı,
mahkemenin davacı lehine hüküm kurması halinde, davacının
hükmolunacak yabancı para cinsinden alacağına, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve
Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince, takip tarihinden itibaren,
Kamu Bankalarının EURO ve USD cinsinden bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en
yüksek faiz oranında faiz talep edebileceği sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında -----İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı takip başlatılarak 16.746,87 Euro ve 11.000,00 USD talep edildiği, takip dayanağı olarak "toplam16.746,87 Euro ve 11.000,00 USD bedelli faturalar" gösterildiği, davalı tarafından süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, takip talebi ile ödeme emrinde yabancı para alacaklarının harca esas Türk Lirası karşılıklarının gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur.
Anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk Parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esası getirildiği ifade edilmiştir.İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 115/3. Maddesi, dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez, şeklindedir. Ancak eldeki uyuşmazlıkta dava ve karar tarihi itibariyle icra dosyasında usulüne uygun takip talebi bulunmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( ------ Bölge Adliye Mahkemesi ------Hukuk Dairesi-----emsal niteliktedir)
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usulüne uygun başlatılan icra takibi bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 16.191,63 TL harçtan karşılanarak bakiye 15.576,23 TL harcın davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı ve vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.