T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/268
KARAR NO: 2025/534
DAVA: İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/03/2025
KARAR TARİHİ: 04/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ------. ile davalı taraf arasında ticari ilişki kapsamında davalı tarafa; ------ tarafından sağlanan ürünleri koymak üzere emaneten soğutucu cihaz temini sağlandığını, taraflar arasında akdedilen emanet cihazların geçici kullanılması hakkında teslim ve izin belgesi ile takibe konu soğutucunun teslimatı davalı yana yapıldığını, anlaşma dahilinde davalının kullanımına bırakılan ve mülkiyeti davacı şirkette yer alan ------ barkod numaralı soğutucu iadesi talep edilmiş ise de, davalı tarafından söz konusu soğutucu dolabın müvekkil şirkete teslimi ve iadesi gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine davalı tarafa 28.08.2023 tarihinde ------ barkod numarası ile sözleşmede yer alan adresine iadeli taahhütlü ihtar gönderilmiş, söz konusu ihtar da davalı yana 29.08.2023 tarihinde tebliğ edildiğini buna rağmen davalı tarafından söz konusu soğutucu dolabın iade ve teslimi yapılmadığını taraflar arasında akdedilen emanet cihazların geçici kullanılması hakkında teslim ve izin belgesi 1,2 ve 3 no.lu hükümleri uyarınca davalı tarafın mülkiyeti davacı şirkette olan cihazları teslim etmekle yükümlü olduğu, bunun gerçekleşmemesi halinde ise yine sözleşmede yer alan cihaz bedelini ödemesi gerektiği açık olduğunu, davalı yan bunun bilince olup, ilgili sözleşme ile söz konusu bedeli ödeyeceği hususunda kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, davalı yan ile gerçekleştirilen görüşmeler ve ihtar işlemleri neticesinde soğutucu dolabın teslim alınmaması ve/veya soğutucu bedeli ödemesinin gerçekleşmemesi üzerine davalı aleyhinde ----icra dairesi'nin -----. sayılı dosyası üzerinden takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, davalı/borçlu tarafından ----. İcra Dairesi’nin ------sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun, dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlu tarafa yükletilmesine,karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu alacak zamanaşımına uğradığını, davacı taraf ----- icra müdürlüğü ----- sayılı dosyası kapsamında 28.02.2025 tarihinde takip başlatarak 1.250,00 usd soğutucu bedelinin tahsilini talep etmiş ve takip dayanağı olarak 25.02.2013 tarihli tek sayfalık bir sözleşme sunduğunu, sözleşmede açıkça yer aldığı üzere ilgili malın teslimi ve borcun doğum tarihi 25.02.2013'tür. ilgili tarihten takip tarihine kadar ise 12 yılı aşkın süre geçmiştir. dolayısıyla türk borçlar kanunu'nda öngörülen genel zamanaşımı süresi dolduğunu, davaya bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğunu, müvekkilin alacaklıya borcu bulunmadığını, müvekkil o dönemde bir şarküteri işletmesini üstlenmiş ve bu doğrultuda davalı ile sözleşme akdedildiğini, ancak sözleşmeden çok kısa bir süre sonra ilgili işletmeyi tüm hak ve borçları ile birlikte bir üçüncü kişiye devrettiğini, aradan 10 yıla aşkın bir süre geçmesi sebebi ile maalesef ilgili devire ilişkin olarak herhangi bir belge elinde bulunmadığını, tüm bu nedenlerle açılan haksız davanın esastan reddine, her türlü yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
------ defterdarlığı yazı cevabında;davalı ...-----Şirketi'nin kanuni temsilcisi olduğu, 01/01/2018-31/12/2019 tarihleri arasında 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Madde 5'e — istinaden şahsi ticari faaliyeti/mükellefiyeti olmamasına karşın 2018 ve 2019 yılları için(gelir vergis/KDV yönünden) matrah artırımında bulunulabilmesi için mükellefiyet tesis edildiği anlaşılmış olduğu ------ ticaret sicil müdürlüğünün yazı cevabında; davalı ...'in gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarımıza göre halihazır ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamadığı, ------ Esnaf ve sanatkarlar odası yazı cevabında ; davalı ...'in esnaf kaydına rastlanılmadığı, hususlfur tespit edilerek mahkememize bildirildiği görülmüştür.Yukarıda anlatılan nedenlerle davalının gelir vergisi mükellefi olduğu ve tacir vasfının bulunmadığı ve TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ------ Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,Dair, davacı vekiline ( e duruşma sistemi üzerinden ) ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------ Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.